Anahtar kelimeler: Smk Sınai İbareli Sınıflarda Fikri Oysa Çeşitli Tescilli Markası Haklar

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Davanın kabulüİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çeşitli sınıflarda tescilli, önceki tarihli "..." ibareli markası bulunduğunu, davalı Şirketin ██████████ sayılı "..." ibareli marka başvurusuna müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa davalı Şirketin başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-c ve f hükümlerine aykırı olduğunu, davalı Şirketin "..." ibaresini kullanmak suretiyle haksız yarar sağlamaya çalıştığını, "..." ibaresi coğrafi işaret olduğundan kimsenin tekeline bırakılamayacaksa da davalı Şirketin, ... ...’ndan çıkarmadığı bir suyu, üzerinde "..." etiketi ile piyasaya sürmesinin tüketicinin yanılmasına yol açacağını, davalı Şirketin başvurusunun SMK'nın 5/1-a, b, d hükümleri uyarınca da reddinin gerektiğini, başvurunun kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan dava konusu başvurunun SMK'nın 6/4 ve 6/5 hükümleri uyarınca da tescil edilemeyeceğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olup benzerliğin markaların karıştırılmasına yol açacağını, davalının başvurusunun SMK'nın 6/3 ve 6/6 hükümleri uyarınca da reddi gerektiğini ileri sürerek dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline, dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davaya konu markadaki "paşa" ibaresinin tanımlayıcı, yanıltıcı veya ilgili mallar bakımından ticaret alanında herkes tarafından kullanılan bir ibare olmadığı için yeterli bir ayırt edicilik sağladığını, markalar arasında ortak unsur oluşturan "..." ibaresinin ... ili ... ilçesinde bulunan ... Baba ...'ndan çıkan kaynak suyunu ifade ettiğini, bu nedenle bu ibarenin marka kapsamında bulunan mallar bakımından ayırt ediciliğinin bulunmadığını, dolayısı ile markalar arasındaki benzerliğin ortalama tüketicide görsel, işitsel ve kavramsal algı bakımından iltibasa neden olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı Şirket davaya cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibaresi ayırt ediciliğe ve marka vasfına sahip olup mutlak red sebebinin gerçekleşmediği, "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "... +şekil" ibareli tescilli markası arasında ortalama tüketici kesimi nazarında görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik oluşmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mallar yönünden ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, yanılgı yaşamayacağı, taraf markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmadığından iltibasın mevcut olmadığı, davacının önceye dayalı kullanım-gerçek hak sahipliği, markalarının tanınmışlığı, ticaret unvanı ve diğer fikri-sınai hak iddiası ile dava konusu markanın başvurusunun kötüniyetli olarak yapıldığının kanıtlanmadığı; ancak başvurunun 32. sınıftaki "su" ile doğrudan ilgili olan "maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar" emtiaları yönünden bu ibarenin markasal şekilde kullanılacak olmasından dolayı SMK'nın 5/1-f hükmüne göre halkı yanıltabileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının dava konusu markanın kapsamında yer alan █████ sınıfında yer alan "maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar" yönünden iptaline, anılan mallar yönünden markanın hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SMK'nın 5/1-f hükmünde "Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markaların" mutlak tescil engelleri arasında kabul edildiği, anılan hüküm uyarınca başvuru aşamasında dahi ürünlerin coğrafi kaynağı, üretim yeri, niteliği ve kalitesi yönünden halkı yanıltabilecek nitelikte olan marka başvurularının reddinin gerektiği, ... suyunun, ... İli ... İlçesi'nin sınırları içinde bulunan ... ...'ndan çıkan memba suyunun adı bulunduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08.07.2019 tarihli, █████████ E., █████████ K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere başvuru kapsamında yer alan 32. sınıftaki "maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar." malları yer almasına rağmen davalı Şirketin "..." bölgesi suyu ile anılan malların üretimi veya bu nitelikteki malların pazarlanması konusunda bir faaliyet izninin bulunduğunu ispat edemediği, sayılan mallar yönünden dava konusu başvurunun, coğrafi kaynak konusunda yanıltıcı nitelik taşıdığı anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği, davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; anılan Yargıtay kararından anlaşılacağı üzere, "Biralar, bira yapımında kullanılan preparatlar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz)" mallarının niteliği itibarıyla içerisine "su" katılabilecek emtialardan olmaları nedeniyle bu mallar üzerinde "..." ibaresinin kullanılabilmesi için kullanımın yanıltıcı nitelikte olmaması gerektiği, somut uyuşmazlık yönünden, Mahkemece dava konusu markanın kapsamında bulunan "maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar." yönünden tescil engelinin varlığı kabul edilmiş ve bunların dışında kalan "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri" malları açısından bu malların ... ...'nda var olduğu anlaşılan "su" ile bir ilgisi bulunmadığından SMK'nın 5/1-(f) hükmünün uygulanmayacağı yönünde karar verilmiş ise de anılan mallar da "su" kullanılmak suretiyle üretildiğinden "..." ibaresinin anılan bu emtialar için kullanılmasının SMK'nın 5/1-f hükmü anlamında yanıltıcı olabilecek nitelikte olduğu, ... İl Sağlık Müdürlüğü'nün 07.01.2021 tarihli yazısına göre davalı şirketin ... ili genelinde ve özellikle ... ...'ndan çıkarılan herhangi bir kaynakla ilgili tesis ve üretim için izin talebinin bulunmadığı da nazara alındığında başvuru kapsamında yer alan 32. sınıftaki bu mallar yönünden de dava konusu başvurunun yanıltıcı nitelik taşıdığı ve SMK'nın 5/1-f hükmü uyarınca tescil engelinin bulunduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava; YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.