Anahtar kelimeler: Yidk Esaskarar Sinai Sınai Şahıs Fikri Hükümsüzlüğü Haklar Marka Layihalar

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: ████████ - █████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2023 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şahıs ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şahsın ███████████ sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... YİDK'nın 2022-M-18625 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının görsel ve işitsel olarak benzer olduğunu, taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ileri sürerek, 2022-M-18625 sayılı YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın 31. sınıf hizmetler bakımından sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı gerçek kişi, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, taraf markalarının esas unsurlarını oluşturan sözcükler arasında gerek harf dizilimsel gerekse de fonetik olarak son derece yüksek bir benzerlik mevcut olmasından ötürü ilgili tüketicinin iki marka arasındaki bu tek harf farkını, markaların aynı ya da benzer ürünler üzerinde kullanılma ihtimalinin mevcudiyeti karşısında, algılayamayabileceği, kelimeler arasındaki bu yakınlığın karıştırılma ihtimalini ortaya çıkarabileceği; taraf markalarının, dava konusu edilen 31. sınıf malların tamamı bakımından birebir aynı, aynı tür emtiaları kapsadıkları bir durumda, işaretler arasında karıştırılma ihtimalinin önüne geçilmesi için karşılaştırılan markaların somut ve belirgin olarak birbirlerinden uzaklaşmalarının gerektiği, somut olayda ise bu kriterin sağlanamadığının açık olduğu, karşılaştırılan işaretlerin esas unsurları bakımından tek bir harf farkından ibaret farklılıklarının, markaların birbirlerinden ayrıştırılmaları için yeterli olmadığı, karıştırılma ihtimalinin temelinde, makul orandaki ortalama tüketicilerin, bu iki işaret arasında bir sebeple bir bağlantı kurmasının yer aldığı, taraf markaları arasındaki benzerliğin tüketicinin bu bağlantıyı kurmasına neden olacak düzeyde oluşu nedeniyle somut uyuşmazlıkta iltibas ihtimalinin mevcut olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, ... YİDK'nın 2022-M-18625 sayılı kararının taleple bağlı kalınarak 31. sınıf mal hizmetler yönünden iptaline, dava konusu ███████████ sayılı markanın yine taleple bağlı kalınarak 31. sınıf mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik ve karıştırma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı gerçek kişi istinaf başvuru dilekçesinde, araştırmanın yetersiz ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı gerçek kişinin "... ... ..." ibaresinin, 31 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının "..." ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas, tanınmışlık ve kötüniyet iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazının da, YİDK'nın 2022-M-18625 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 16.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 09.05.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı noktasındadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru "... ... ..." ibaresinden ve şekil unsurundan oluşmaktadır. Başvuruda yer alan "..." ibareli markanın kapsamındaki mallar bakımından tanımlayıcıdır. Yine başvuruda "...-" ibaresine eklenen "..." ibaresi profesyonel kelimesinin kısaltması olup, herkesin kullanımına açık, tanımlayıcı bir ibaredir. Her ne kadar, ilk derece mahkemesince, taraf marka işaretleri arasında tek harf farklılığının bulunduğu gerekçesiyle markalar benzer görülmüş ise de, yukarıda açıklandığı gibi "..." ibaresinin herkesin kullanımına açık olduğu, öte yandan taraf markalarının tüketiciler tarafından "...-..." ve "...-..." olarak okunup algılanacağı, taraf markalarının ilk hecelerinin "..." ve "..." şeklinde anlamsal olarak farklılaştığı, bu anlamsal farklılığın da markaların ayırt edilmesini sağladığı, bu hale göre, başvuruyu gören tüketicilerin bunun davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği kanaatine varılmış; nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21.04.2025 tarih ve █████████ E.-█████████ K. sayılı kararında "..." ve "..." ibareli markaların benzer bulunmamış; ayrıca dava konusu markada ayırt edici bir şekil unsurunun da bulunduğu dikkate alındığında, taraf markaları arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, taraf markalarının bütünü itibariyle bıraktığı izlenim farklı bulunduğundan, SMK'nın 6/1. maddesi şartlarının oluşmadığı sonucuna ulaşılmış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü de yerinde görülmemiştir.
Tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından, Dairemizce emtia benzerliği şartı yönünden değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve ███████-696 E.- ████████ K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.
Bu itibarla, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce, davalı ... vekili ile diğer davalı şahsın istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı şahıs ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi █████/2023 gün ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre tayin ve tespit olunan 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
6-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 188,00-TL tebligat ve posta masrafı, 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 1.357,40-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan Kuruma verilmesine,
7-Davalı şahıs tarafından istinaf kanun yoluna başvuru harcı 1.169,40-TL olarak yatırılan yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
9-Davalılardan ayrı ayrı peşin olarak alınan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talebi halinde davalılara iadesine,
10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!