Anahtar kelimeler: Yoklama Darlığından Sınai İstemli İleriye Bilgisayar Yoğunluğu Fikri Ötürü İsimli
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ Esas, ███████ Karar
HÜKÜM
: Kısmen kabul
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili ile davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.03.2026 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... mirasçıları vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin "...", "...", "... ...", "...", "...", "..." ve ... isimli bilgisayar yazılımlarının fikri mülkiyet ve telif haklarının sahibi olduğunu, söz konusu eserlerin/bilgisayar yazılımlarının Türkçe yazılmış ... programlarının Türkiye ve Türkçe konuşulan ülkelerde tanıtımı ve dağıtımı sağlamak amacıyla davalı ...-... ile evvelce sözleşmeler imzalandığını ve son olarak 29.11.1998 tarihinde imzalanan sözleşmenin 31.12.1999 tarihinde son bulduğunu, davalı ...’ın bu tarih itibarıyla müvekkilinin yetkili temsilcisi olmadığını, sözleşme son bulmuş olmasına rağmen, davalı ...’ın müvekkiline ait yazılımların CD-romlarını, müvekkilinin yazılı izni olmadan 5846 sayılı ... ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) hükümlerine aykırı olarak mali menfaat güderek kasten çoğaltıp satışa sunduğunu ve büyük oranda haksız kazanç elde ettiğini, bu davalının müvekkili ile yaptığı sözleşme sona ermiş olmasına rağmen, davalı ... ... San.ve Tic. A.Ş. ile ortaklık kurmak suretiyle elinde bulundurduğu ve müvekkiline iade etmediği master-CD ve kalıpları kullanarak üretim, çoğaltım, satış ve hatta müvekkilinin izni alınmaksızın Milli Eğitim Bakanlığına (...) satışlar yaptıklarını, bu durumun müvekkilinin mali ve manevi haklarını ihlal ettiğini, sözleşmenin devam ettiği 31.12.1999 tarihine kadar da yapılan satışlar nedeniyle sözleşme hükümleri çerçevesinde ödemesi gereken satış ve telif bedellerinin de ödenmediğini ileri sürerek davalıların tecavüzünün ref’i ve men’ine, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 USD maddi tazminatın FSEK gereği 3 kat cezası ile birlikte dava tarihinden itibaren faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline, 10.000,00 USD alacağın FSEK gereği 3 kat cezası ile davalı ...-...'dan faizi ile tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 10.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 25.000,00 USD maddi tazminat (3 katı cezası ile), 23.751,00 USD alacağın tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...-... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasındaki anlaşmaların 31.12.1999 tarihinde son bulduğunu söylemenin mümkün olmadığını, anlaşmaların 31.12.1999 tarihinde son bulmadığı gibi halen de devam ettiğini, son bulmasını gerektirecek hiçbir davranışın davacı tarafından ortaya konulmadığını, anlaşmalar devam etmesine rağmen, davacının haksız bir toplatma işlemi gerçekleştirdiğini ve bunun sonucunda dava açtığını, Savcılıkça toplatılan CD’lerin hiçbirinin yeni üretilmiş CD’ler olmadığını, tamamının 31.12.1999 öncesi üretilmiş CD’ler olduğunu, ... ihalesine girilmesinden şu ana kadar tüm aşamalarda davacının bilgi ve onayı bulunduğunu, davacının yıllarca CD’ler üzerindeki logoların boyutuna itirazı olmadığını, geçmiş dönemlere ilişkin ödenmeyen bedel bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... ... San.ve ... vekili, müvekkilinin dava konusu CD-romları üretmediğini, çoğaltmadığını, ...’nın talebi üzerine davacının yetki belgesi verdiğini savunmuştur.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak dava konusu bilgisayar oyunlarının eser sahibi davacı olup davalı ...'nın yazılımların distribütörü iken distribütörlük sözleşmesindeki edimlerini yerine getirmemesi, sözleşme ücretini ödememesi sebebiyle sözleşmede yazılı süre sonunda 31.12.1999 tarihinde sözleşme sonlanmış olmasına rağmen, ceza dosyasına konu edilen olay yeri tespit ve zapt etme tutanağında görüldüğü üzere, müteveffa davalının adresinde bulunan ''...'', ''...'', ''...'', ''...'', ''...'' isimli bilgisayar oyunlarının CD'lerini 18.07.2000 tarihinde dahi davacının izni olmadan CD'lerin ve kaplarının tüketiciler tarafından görülmeyecek noktalarına 1996 yılında üretilmiş gibi işaretler koyarak satmaya devam ettiği, davacı eser sahibinin mali haklarından çoğaltma ve yayma haklarının ihlal edildiği, distribütörlük sözleşmesi sonlandırılmasına rağmen davalı şirketin davacı ya da diğer davalı tarafından haberdar edildiğine ilişkin bir belge bulanmadığı, davalı şirketin, davalı müteveffanın eyleminden sorumlu tutulamayacağı, bozma ilamı öncesinde alınan ikinci bilirkişi heyetinin hazırladığı 2. ek raporda davaya konu eserler sebebiyle sözleşme yapılmış olması halinde yapılacak çoğaltmalar için rayiç bedelin 90.000,00 USD ve FSEK'nın 68. maddesi kapsamında bu miktarın üç katının 270.000,00 USD olacağı, davacının sözleşmeye dayalı olarak davalıdan 14.750,00 USD telif alacağı bulunduğunun belirtildiği, bozma sonrasında alınan kök ve ek raporda 14.750,00 USD telif alacağının bulunduğu, üç kat tazminat bedeli ile manevi tazminat talebinin mahkemenin takdirinde olduğunun belirtildiği, bozma öncesi davacı vekili 02.12.2014 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporunda belirtilen miktarlarda tazminat ve alacağın tahsilini talep etmiş ise de dilekçenin beyan dilekçesi şeklinde düzenlendiği, ıslah beyanının yer almadığı gibi talep edilen miktarlar üzerinden nispi harç ikmalinin yapılmadığı da görüldüğünden dilekçenin ıslah dilekçesi olarak işleme alınmasının mümkün olmadığı, bozma sonrası yürütülen tahkikat aşamasında davacı vekilinin 10.06.2021 tarihli ıslah dilekçesini sunduğu, bozma kararından sonra tahkikata ilişkin işlem yapılmakla davacı vekilinin ıslah dilekçesinin nazara alınmasının gerektiği, ilk karara yönelik olarak tarafların temyize başvurmaları nedeniyle aleyhe usuli kazanılmış hakkın oluşmayacağının anlaşıldığı, davacı tüzel kişi olup dosyaya sunulan belgelerden, söz konusu bilgisayar oyunlarının eser sahibi bulunduğu, eserler üzerinde adının belirtilmediği, manevi hakkının ihlal edildiği, davalının eyleminin yoğunluğu, niteliği ve dosyadaki deliller nazara alındığında takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsili gerektiği, FSEK'nın 68. maddesi kapsamında tazminat talep edildiği durumlarda mahkemece hak sahibi ile ihlalde bulunan taraf arasında farazi bir sözleşme ilişkisi kurulduğu kabul edildiğinden fazlaya ilişkin istemlerin, men ve ref istemlerinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davalı ....A.Ş. yönünden davanın reddine, davalı ...- ... mirasçıları yönünden davanın kısmen kabulü ile 25.000,00 USD maddi tazminatın FSEK gereği 3 kat cezası ile birlikte ve 14.750,00 USD alacağın dava tarihinden itibaren işletilecek bankaların USD döviz cinsinden mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranıyla davalılardan alınarak davacıya verilmesine, taktiren 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, ilan talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... mirasçıları vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, FSEK’ten kaynaklanan mali ve manevi hakların ihlali nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile taraflar arasındaki sözleşme uyarınca ödenmesi gereken bedelin tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davacı vekili 23.02.2001 tarihli dava dilekçesi ile davalıların tecavüzünün ref’i ve men’ine, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 USD maddi tazminatın FSEK gereği 3 kat cezası ile birlikte dava tarihinden itibaren faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline, 10.000,00 USD alacağın FSEK gereği 3 kat cezası ile davalı ...-...'dan faizi ile tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen ilk kararın, Dairemizin 15.11.2018 tarihli ilamı ile davalı ...'ın adil yargılanma hakkı ve savunma hakkının ihlali nedeniyle usul yönünden bozulmasından sonra Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili verdiği 10.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 25.000,00 USD maddi tazminat (3 katı cezası ile), 23.751,00 USD alacağın tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... mirasçıları vekili 21.06.2021 tarihli dilekçe ile davanın 23.02.2001 tarihinde açıldığını, o tarihte belirsiz alacak davası bulunmadığını, davacının 10.06.2021 tarihli dilekçesinin talep artırım dilekçesi olarak kabul edilemeyeceğini, bozmadan sonra ıslah yapılabileceği kabul edilse dahi davacının taleplerinin zamanaşımı/hak düşürücü süre uyarınca reddi gerektiğini savunmuştur.
22.07.2020 tarihinde kabul edilen ve 28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (HMK) 177. maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere “Yargıtay’ın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.” fıkrası eklenmiştir.
Islah, bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren, bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurur (HMK m. 179). Gerek öğretide, gerekse yerleşik yargısal kararlarda, davanın tamamen ıslahında yeni bir dava açılmamış sayılacak, tamamen ıslah edilen dava ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğundan, bunun doğal sonucu olarak, zamanaşımı, hak düşürücü süre ilk davanın açıldığı tarihteki duruma göre dikkate alınacaktır. Onun için davanın tamamen ıslahında ıslah olunan dava, ilk dava gününde açılmış sayılacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.05.2022 tarihli 2019/3-178 E., ████████ K. sayılı ilamı).
Bu durumda Mahkemece, HMK'nın 177. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan düzenleme ve davacının ıslah talebini içeren dilekçesinin söz konusu Kanun değişikliği tarihinden sonra olduğu, davalı ... mirasçıları vekilinin 21.06.2021 tarihli dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunduğu nazara alınarak, zamanaşımı defi konusunda olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı ... mirasçıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
V.SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabul ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacı vekilinin tüm, davalı ... mirasçıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... mirasçılarına verilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!