Anahtar kelimeler: Kesişimi Koparılarak Kablosunun Yağmur Sok Yeraltı Kablolarının Uğratıldığını Hasara Suyu

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ... Sok. ile ... Sok. kesişimi .../ İstanbul adresinde, davalı ... tarafından atık su ve yağmur suyu altyapı yenileme çalışması esnasında yeraltı güzergahı ve GF/0 kablosunun koparılarak hasarlamak suretiyle müvekkili şirket ... A.Ş.'nin kablolarının hasara uğratıldığını, hasar mahalli krokisi ve fotoğrafları ile hasarın ardından teknik elemanlarınca durumun tespitine ilişkin hasar tespit tutanağının dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, müvekkili şirketin malzeme gideri, işçilik gideri ve işletme zararı olmak üzere toplam 36.899,05 TL zarara uğratıldığını, hasar tespit tutanağında imzası bulunan ...'ın (...) tanık olarak dinlenmesini talep ettiklerini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek söz konusu hasar bedelinin hasar tarihinden (10.11.2021) itibaren T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için öngördüğü avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Huzurda açılan dava gerek yargı yolu bakımından caiz olmaması, gerek huzurdaki dava ile müvekkil idareye husumet yöneltilemeyecek olması, gerekse taleplerin hukuki dayanaktan yoksun olması sebebiyle davanın reddini talep etiklerini, davada idari yargının görevli olduğunu (Emsal:Uyuşmazlık Mahkemesi, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı, 29.11.2021), müvekkili idare ... Genel Müdürlüğü Abone İşleri 2.Bölge Dairesi Başkanlığı'na mezkur adreste müvekkili idare tarafından herhangi bir çalışma yapılıp yapılmadığının sorulduğunu, 30.11.2023 tarih ve20231511505
sayılı yazı ile cevap verildiğini, yazıda, Yeşilkent Mahallesi, ... Sokak Avcılar/İstanbul adresinde 04.11.2023 ile 19.11.2023 tarihleri arasında ... nolu işemri ile yüklenici firma .... A.Ş. ... A.Ş. firması tarafından "2021 yılı Avrupa 2. Bölge Abone İşleri Daire Başkanlığı Avcılar ve ... İlçeleri İçme Suyu ve Atıksu Yapım, Bakım ve Onarım işi (4) (...)" işi kapsamında kanal imalatı yapıldığının bildirildiği, ... Sokağın ekteki tutanakta belirtildiği gibi ... Sokak ile kesişmediği, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin Madde 9/10 ve 25/4. Gereği "İşyeri ve çevresindeki bölgede, yeterli güvenlik önleminin alınmaması sebebiyle doğabilecek hasar ve zararın ödenmesinden yüklenici sorumludur..." hükümleri yer aldığı, bu sebeple yüklenici .... A.Ş. ... A.Ş.nin de haberdar edildiği, müvekkili idarenin işbu yazısından da anlaşılacağı üzere, müvekkili idarenin davacı şirketin kablolarında meydana gelen hasara sebep olacak herhangi bir eylemi söz konusu olmadığını, dava dışı .... A.Ş. ... A.Ş isimli şirketlerin eylemlerinden dolayı müvekkili idareye sorumluluk izafe edilemeyeceğini, eylem ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının davasını konu hasar dosyasına tek taraflı olarak düzenlediği hasar tutanağına dayanıdırmakta ise de söz konusu dayanak delillerin tamamının müvekkili idareye tebliğ etmediğini, davada personel veya eleman bedeli adı altında işçilik ücretleri ve araç bedellerinin hasar hesabına katılamayacağını, bu bedellerin davacının kendi işinde çalıştırdığı işçilere ve araç sürücülerine ödediği ücretler, yakıt giderleri gibi genel işletme giderleri olduğunu, gerçek zarar ilkesi gereği hesaplamaya katılamayacağını (Emsal; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.12.2010 tarih, 2010/7-530 E. ████████ K.ile Yargıtay 7. H.D. █████████ E -█████████ K.), reeskont avans faizi istenemeyeceğini, davacı şirketin altyapı tesislerinin yürürlükteki mevzuat ve fen ve sanat kurallarına uygun olarak tesis edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "...İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü 07.05.2024 tarihli cevabi yazılarında "İlgi yazınızda belirtilen 10.11.2021 tarihinde Avclar İlçesi, Yeşilkent Mahallesi, ... Sokak ile ... Sokak kesişimi adresinde herhangi bir gerçek ve tüzel kişilere Altyapı Kazı Ruhsat izni verilmemiştir" demiştir.
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan ve Hukuk Müşavirliği'ne hitaben yazılmış 30.11.2023 tarihli yazı ise; "İlgi yazıda belirtilen Yeşilkent Mahallesi, ... Sokak Avcılar/İstanbul adresinde 04.11.2023 ile 19.11.2023 tarihleri arasında ... nolu işemri ile yüklenici firmamız .... A.Ş. ... A.Ş. firması tarafından "2021 yılı Avrupa 2. Bölge Abone İşleri Daire Başkanlığı Avcılar ve ... İlçeleri İçme Suyu ve Atıksu Yapım, Bakım ve Onarım işi (4) (...)" işi kapsamında kanal imalatı yapılmıştır. ... Sokak ekteki tutanakta belirtildiği gibi ... Sokak ile kesişmemektedir. Yüklenici firmamızın çalışmasına ait işemri yazımızın ekinde gönderilmektedir." denilmiştir.
Mahkememizce alınan 27.04.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
Dosyaya sunulan tüm bilgi ve belgeler ile yukarıda belirtilen elektrik ve inşaat imalatları kepçe ya da başka bir iş makinası ile hasarlanmış kablonun hasarlı kısmının uygun saha dolap ya da menhollerden değiştirilmesi işine göre sokaklar boyunca yeni tesis yapım işini işaret ettiği, hasar tespit tutanağında hasarın ... tarafından yapıldığı belirtilmiş ise de, bu durumun tespit edilemediği, hasar ile ... Genel Müdürlüğü ya da dosyaya ihbar edilen yüklenicileri arasında uygun illiyet bağı kurulamadığı, bu sebeple 36.899,05.-TL Hasar bedelinden ...’nin sorumlu olamayacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Hasara ilişkin tutanak ve belgelerin incelenmesinde hasar tarihinin 10.11.2021 olduğu anlaşılmaktadır. Tutanakta hasarın meydana geldiği yer "... sokak ile ... Sokak kesişimi ..." olarak bildirilmiştir. Öncelikle bu sokakların kesişmediği krokilerden de anlaşılmaktadır.
Bilirkişi heyet raporunda da işaret edildiği üzere, hasar tutanağı ekinde bulunan fotoğraflarda (3 adet siyah beyaz fotoğraflar) hasar yeri olduğu belirtilen yerde herhangi bir iş makinasının olmadığı, üzerinde ... ve yüklenicilerinin isimleri ile yapılan işin yazılı olduğu tabelanın olmadığı, bir fotoğrafta kablo kanalının açılmış ve içinde bir adet kablonun bulunduğunun görüldüğü, bu kablonun fiber optik kablo olması durumunda ise zaten yölnetmeliğe aykırı şekilde boru içinden döşenmediği anlaşılmaktadır. Yine bilirkişi heyeti, haberleşme kablolarında bir arıza/hasar meydana geldiğinde ilgili santrale anında arıza sinyali düştüğünü, ...’un sahada olan bir ekibine çok kısa sürede görev emri yazılarak hasar yerinin bulunmasının sağlandığını, bu durumda da söz konusu fotoğrafların hasar yerine ait olması durumunda ...’nin çalışmasının mutlaka görüntüleneceğini ancak bu durumun yapılamadığına dikkat çekmiştir. Aynı şekilde 10.11.2021 tarihli Hasar Tespit Tutanağına göre fiber optik kablonun hasarlanmasından herhangi bir abonenin etkilenmediği, saat 09:00 da meydana gelen hasarın aynı gün saat 15:00 da yüklenicilerinden ... firması tarafından onarılarak kablonun işletmeye alındığı, Hasar Keşif Tutarı formunda 14.096,63 TL. malzeme zararı ile 22.802,42 TL. işçilik masrafı olmak üzere toplamda 36.899,05 TL. ...’un zarar bildirdiği bu tutarın davalı ...’ye tebliğ edildiği belirtilen 11.05.200 tarihli 38.839,77 TL. fatura ile 27.05.2022 tarihli 3.246,19 TL. meblağlı faturanın toplamı ile uyuşmadığını, ... ekibinin hakedişe esas teşkil eden üç adet günlük şantiye defteri formlarına göre 7460 No’lu Saha Dolabından başka saha dolaplarına girdi çıktı yapılarak toplamda 150 metre kablo döşendiğinin görüldüğünü, hasar Keşif Tutar Formuna göre söz konusu kablo döşeme işi aynı gün 15:00 da bittiğine göre, şantiye defterlerinden 150 metre kablo için yapılan işler incelendiğinde; kablo için kanal açılması, kablonun ... boru içinden geçirilerek döşenmesi, kablonun korunması için menhol ve uygun kapak yapılması, adaptörler ile kabloların birbirine bağlanma işlerinin yapıldıktan sonra kanalın usulüne uygun şekilde kapatılması elektrik ve inşaat işlerinin yapıldığının görüldüğünü, bu işlere ilişkin bedeller malzeme ya da işçilik (metre / adet / çalışan sayısı) x (birim fiyat) şeklinde raporlanmadığından maliyet hesabı yapılamadığını, bu sebeple 36.899,05 TL. hasar bedelini hangi iş kalemlerinin oluşturduğunun tespit edilemediğini söylemektedir. Hasar tarihi olan 10.11.2021 tarihinde davalı tarafından verilmiş bir kazı çalışması izni bulunmamaktadır. Söz konusu yerde 04.11.2023 ile 19.11.2023 tarihleri arasında davalının taşeronlarına kazı çalışması izni verildiği anlaşıldığından davacının davasını ispatlayamadığı, dosyaya sunulan delillerin yeterli olmadığı düşünüldüğünden bilirkişi heyet raporundaki görüşe itibar edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davanın reddine,..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, açmış oldukları davada tazminat koşullarının oluştuğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; Haksız fiil iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
TBK.m.49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.
Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dosyada mevcut delil durumuna göre; İspat yükü kendisine düşen davacının, haksız fiil iddiasını ispat edemediği, davanın kabulünü gerektirir nitelik ve yeterliliği haiz bir delilin dosyaya kazandırılamadığı, buna göre somut olayda maddi tazminatın yasal koşullarının oluşmadığı,İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınan alanında uzman bilirkişi heyeti raporunun denetime elverişli olduğu ve dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü, alanında uzman heyet raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2025 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 615,40 TL'nin mahsubuyla bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!