Anahtar kelimeler: Refakatçi Zmss Yakıt Müzakere Yaya Çarpması Motosikletin Heyetince Göremezlik Maliki

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ40. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ (E) - ███████ (K)DAVANIN KONUSU
: Maddi ve Manevi TazminatKARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nin maliki, ...'nin idaresindeki kaza tarihi itibarıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan motosikletin yaya müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek HMK'nin 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası kapsamında 1.000 TL maddi tazminatın (iş göremezlik nedeniyle oluşan maddi zararlar, refakatçi, yol, yakıt giderleri vs.) tüm davalılardan müteselsilen tahsiline, davalı ...yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren artan oranlarda yasal faiz uygulanmasına, 50.000 TL manevi tazminatın davalı Hüseyin Haydari ve...'den müteselsilen tahsiline ve kaza tarihinden itibaren artan oranlarda yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiş; █████/2023 havale tarihli bedel belirleme dilekçesiyle geçici iş göremezlik tazminatını 8.971,33 TL, sürekli iş göremezlik tazminatını 403.824,84 TL, bakıcı giderini 1.134 TL, ulaşım giderini 18,75 TL olmak üzere maddi tazminat talebini toplam 413.948,92 TL olarak belirlemiştir.Davalı ...vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. Davalı... cevap dilekçesinde özetle; kazaya davacının sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "1-Davalı... ve ... vekilinin zamanaşımına yönelik itirazının reddine,2-Davacının davalı ...aleyhine açtığı davanın feragat sebebiyle reddine,3-Maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 403.824,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatı 8.971,33 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.134 TL bakıcı gideri, 18,75 TL ulaşım gideri olmak üzere toplam 413.948,92 TL tazminatın kaza tarihi olan █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ...dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine;4-Manevi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılar... ve ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine" karar verilmiştir.Karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalılar... ve ... vekili dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, kazanın meydana geldiği tarih ve ıslah dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde maddi ve manevi tazminat talepli alacağın zamanaşımına uğradığını, kusur ve aktüer bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazlar değerlendirilmeden hukuka aykırı karar verildiğini, müvekkili...'ye atfedilen %50 kusur oranının hatalı olduğunu, alınan kusur raporlarının sadece bir tanesinin öncesinde keşif yapıldığını, bu raporda da davacının %100 kusurlu, müvekkili Talha'nın kusursuz bulunduğunu, diğer ATK ve İTÜ raporlarının keşif incelemesi yapılmaksızın dosya üzerinden düzenlendiğini, müvekkiline %50 kusur atfedilen bilirkişi raporlarında olay ve kusur değerlendirmesinin hiçbir teknik açıklama içermediğini ve bilimsel verilere göre değerlendirilmediğini, davacının yolun karşısına geçerken sadece 11.70 metre gerisinde yer alan yaya yolunu kullanmadığını, davacı tam kusurlu olduğundan aracın maliki olan diğer müvekkili ... yönünden de davanın reddi gerektiğini, mahkemece maluliyet ve meslekte kazanma gücü kaybı oranına ilişkin yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, davacının maluliyetinin kaza tarihi itibarıyla yürürlükte olan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde tespiti gerekirken Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre rapor düzenlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece aktüerya bilirkişi incelemesine yaptıkları itirazlarının değerlendirilmediğini, aktif, pasif dönem hesaplamaları ve ücret hesaplamalarının tamamen hatalı olduğunu, güncel yasal mevzuata aykırı olduğunu, fahiş rakamlar tespit edildiğini, müvekkilinin hiçbir şekilde kusuru olmayan bir kazadan kaynaklı olarak bir manevi tazminata mahkum edilmesinin kabul edilemeyeceğini, manevi tazminat faizi ve faizin başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Eldeki davaya bakmaya ilk derece mahkemesinin görevli olmasına, belirsiz alacak niteliğindeki davada, zararın tamamı için zamanaşımı süresinin, davanın ilk açıldığı anda kesilmiş olması nedeniyle bilirkişi raporu ile maddi tazminat miktarının belirlenmesinden sonra artırılan kısım yönünden zamanaşımının dolmamış olmasına göre bu konulara yönelen istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen █████/2018 tarihli raporda; davalı sürücü...'nin %50 oranında, davacı yaya ...'ın %50 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, mahallinde keşif yapılarak düzenlenen █████/2019 tarihli bilirkişi raporunda, yaya davacı ...'ın % 100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü...'nin kusurunun olmadığı tespit edilmiştir.Mahkemece kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla İTÜ trafik kürsüsünden seçilen üçlü bilirkişi heyetinden alınan █████/2021 tarihli raporda, davacı yayanın, taşıt yolunda yolun karşısına geçmek için, olay yeri yakınındaki 11,70 metre gerideki yaya geçidinden yararlanması ve trafik ışıklarında araçlara kırmızı ışık, yayalara yeşil ışık yandığı sırada geçiş yapması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kavşak veya yaya geçidi bulunmayan yol kesiminde, araçların arasından geçerek ilerlediği, bu geçiş sırasında tek yönlü yolda sol tarafı sürekli olarak kontrol altında tutmadığı, bu nedenle yaklaşmakta olan davalı idaresindeki motosikleti farkedemediği, davacı yaya ...'ın, dikkat ve özen yükümlülüklerine ve yaya hareketlerini düzenleyen kurallara aykırı şekilde hareket ettiği olayda hatalı davranışının birinci (asli) derecede ve % 50 oranında etkili bulunduğu, trafik sigortası bulunmayan 34 JJ 7608 motosiklet sürücüsü davalı...'nin yerleşim yerinde, yoğun yaya hareketliliğinin bulunduğu mahalde, yaya geçidi civarında, muhtemel yaya hareketlerine karşı müteyakkız davranması, aracının hızını olay yeri şartlarına göre ayarlaması gerekirken, bu hususlara riayet etmediği, yolda seyreden araçların solunda serbest bir trafik şeridi bulunmadığı halde bizzat beyan ettiği gibi araçların solundaki boşluktan yararlanarak yoluna devam etmek istediği, davalı sürücü...'nin tedbirsiz, dikkatsiz, trafik düzeni ve güvenliği ile ilgili özen yükümlülüklerine, karayollarında trafiğin akışı ve şerit izleme kurallarına aykırı şekilde seyrettiği, hatalı sevk ve idaresinin, olayda, birinci (asli) derecede ve davacı yayanın hatalı davranışı ile eşdeğer derecede % 50 oranında etkili olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan █████/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda olay anını gösteren CD içeriği incelenmek suretiyle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapor doğrultusunda çelişkinin giderildiği, mahkemece benimsenen kusur durumunun oluşa ve dosya kapsamına uygun olmasına göre kusura ilişkin kabul şeklinde isabetsizlik bulunmamaktadır.ATK Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli raporda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak davacının %35.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği tespit edilmiştir.TBK'nin 54. maddesi kapsamında açılan davalarda, maddede öngörülen meslekte kayıp oranının belirlenmesinde yargısal uygulamalarda, kaza tarihi itibarıyla ayırım yapılarak kaza tarihi █████/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, █████/2008 tarihi ile █████/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, █████/2013-█████/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, █████/2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlardaki atıf gereğince █████/2015-█████/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, █████/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak maluliyet raporu alınması gerektiği kabul edilmektedir.Eldeki davada olduğu gibi, TBK'nin 54. maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp nedeniyle açılan davalarda, beden ve ruh tamlığı ihlallerinin, zarar görenin sanatına veya mesleğine yapmış olduğu etkinin ve bunun oranının gözetilmesi ile belirlenmesi gerekir. 2918 sayılı Kanun'un 90. maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar anılan kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olup ayrıca bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda TBK'daki haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür. Bu maddedeki, maddi tazminatın genel şartlara göre hesaplanacağına ilişkin ibareler, Anayasa Mahkemesinin 17/7/2020 tarih ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.Davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi bakımından (somut olayda) kaza tarihi itibarıyla yargısal uygulamalarda uygulanması kabul edilen Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği yürürlükte olduğu gibi, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği de yürürlüktedir. Bu yönetmeliğin (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği) "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde; 5510 sayılı Kanunun 107. maddesi hükmüne dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin (1) numaralı bendinde de yönetmeliğin, "5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına," ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmektedir. Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde bu Yönetmeliğin, 5510 sayılı Soyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 25, 28, 47, 94, 95 ve 16/5/2006 tarihli ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun 41. maddesi hükümlerine dayanılarak hazırlandığı; yine anılan Yönetmeliğin 1. maddesinde Yönetmeliğin amacı "31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre sigortalı sayılanlar ve bunların bakmakla yükümlü oldukları veya hak sahibi çocuklarının maluliyetinin tespitine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." şeklinde açıklanmıştır. Yönetmeliğin kapsamı ise 2. maddede; "5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre sigortalı sayılanlar ile bunların bakmakla yükümlü oldukları veya hak sahibi çocuklarını kapsar." olarak öngörülmüştür. Bu açıklamalara göre, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 4. maddesindeki tanımıyla, çalışma gücünün en az % 60'ının hangi hallerde kaybedildiğinin tespiti için düzenlenmiş, yönetmelik ekindeki listelerde hangi hastalık veya arızaların bu kapsamda sayılabileceği liste halinde gösterilmiş, kapsama girmeyenler için bir oran belirtilmemiştir. Yönetmelikte sadece Ek-1 bölümü bulunmaktadır. Bu bölümde vücudun bölümlerinde malulen emeklilik için gerekli görülen çalışma gücünü %60 oranında kaybettiren araz ve hastalıklar yer almakta olup bu araz ve hastalıkların çalışma gücünü hangi oranda (yüzde olarak) azalttığı belirtilmemiştir. Bu nedenle sadece bu cetvel kullanılarak, tazminat hesabında en önemli parametre olan çalışma gücü kaybı oranının belirlenmesi olanağı bulunmamakta, bilirkişi tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ekindeki cetveller kullanılmaktadır.Bunun dışında, Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde, meslek hastalıklarına, meslekte kazanma gücü kaybına, meslek grup numaralarına, arıza ağırlık ölçüsünün meslek gruplarına göre değişimine ilişkin cetveller ile meslekte kazanma gücünün kişinin yaşına göre değerini belirten cetvelin bulunmadığı, arıza ağırlık ölçülerinin karşılığında sınırlı sayıda mesleklerin yer aldığı; buna karşılık Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içerdiği gibi haksız fiile maruz kalan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermektedir. Bu itibarla tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması ve bilirkişinin/adli tıp uzmanının yorumuna olanak tanıması nedeniyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenen ATK Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun █████/2023 tarihli raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.İlk derece mahkemesince alınan █████/2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; tazminat hesabının davacının asgari ücret düzeyinde gelirinin olduğu kabul edilerek davalı sürücünün % 50 kusur oranına, davacının %35.2 oranında maluliyet oranı, 18 aylık iyileşme süresine göre Yargıtay'ın güncel içtihatlarında belirtildiği şekilde TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemi uygulanarak yapılmış olmasına göre hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesine göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı Kanunun 51. maddesine göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.Kazanın oluş şekline, kusur durumuna, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, davacının yaralanmasının niteliğine ve olayın meydana geldiği tarihe göre manevi tazminat müessesinin amacı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak mahkemece davacı lehine takdir edilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik bulunmamaktadır.Manevi tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş ise de kaza tarihi █████/2014 olup hüküm fıkrasında █████/2014 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir.KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalılar... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 28.276,85 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 14.138,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.138,43 TL istinaf karar ve ilam harcının davalılar... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalılar... ve ...'nin istinaf başvuruları nedeniyle sarf ettikleri yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026