Anahtar kelimeler: Darlığından İstemli İleriye Yoğunluğu Ötürü Ret Dinlenildikten Hazır Avukat Şartı
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.03.2026 günü hazır bulunan davacı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ... A.Ş. arasında akdedilen sözleşmenin anılan şirket tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, sözleşmenin teminatı olarak davalı banka tarafından düzenlenen teminat mektubunun anılan şirket tarafından nakde çevrildiğini, davalının nakde çevrilen teminat mektubu bedeli ve sair alacağın tahsili talebiyle müvekkili ve kefiller aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, teminat mektubundan kaynaklanan alacak için talep ettiği %72 oranındaki temerrüt faizinin hukuka aykırı olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 88... . maddelerinin emredici nitelik taşıdığını, davalının %72 faiz uygulamasının anılan emredici hükümlere aykırı bulunduğunu ileri sürerek davalının icra takip dosyasında yıllık %72 temerrüt faizi uygulama hakkının bulunmadığının tespitine, muarazanın giderilmesine, uygulanması gereken faiz oranının mahkeme tarafından belirlenmesine, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydı ile davalı tarafından %72 temerrüt faizi uygulanması sebebiyle müvekkilinin anılan dosyadaki tahakkuk etmiş faiz tutarından şimdilik 550.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; uygulanan faiz oranının genel kredi sözleşmesi ve ekleri ile mevzuat hükümlerine uygun olduğunu, Genel Kredi Taahhütnamesinin 28.maddesinin (m) paragrafında ve Genel Kredi Sözleşmesinin 5.13.16.maddesinde teminat mektuplarının nakde tazmin edilmesi halinde Genel Kredi Taahhütnamesinin 4/V maddesinin (a) paragrafına ve Genel Kredi Sözleşmesinin 2.7.1. maddesine atıfta bulunarak temerrüt tarihinden itibaren müvekkili banka tarafından uygulanan ve TCMB'na bildirilen en yüksek kredi faiz oranının 2 katına kadar hesaplanacak faiz oranının uygulanabileceğinin hüküm altına alındığını, nakde tazmin tarihi itibarıyla TCMB'na bildirilen faiz oranlarım gösteren tablonun dilekçe ekinde sunulduğunu, tabloda kredilere uygulanabilecek en yüksek akdi faiz oranı %50 olarak bildirilmiş olup bankanın bu oranın 2 katı olan % 100 oranına kadar temerrüt faizi talep etme hakkı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kredi sözleşmesi hükümleri dikkate alındığında davalı bankanın dava konusu takipte uyguladığı yıllık %72 faiz oranının aynı dönemde diğer bankaların fiilen uyguladığı ve davalı bankanın TCMB'ye bildirdiği faiz oranının iki katı ile uyumlu ve makul olduğu, dava konusu kredinin mahiyeti itibarıyla somut uyuşmazlıkta TBK'nın 88... . maddelerinde düzenlenen faize ilişkin sınırlamaların uygulanmasının mümkün olmadığı, davacının davada itirazına ve muarazanın men'i talebine konu banka teminat mektubu tazmininden kaynaklanan nakdi kredi alacağına ilişkin olarak kendisinden haksız yere fazla temerrüt faizi talep edildiği iddiasının yerinde olmadığı, dava konusu icra takibinde bahse konu nakdi kredi alacağı kalemi yönünden yıllık %72 oranında hesaplanarak takibe konu edilen işlemiş temerrüt faizi 128.520,52 TL olup bu miktarın hesaplanmasında bir isabetsiz bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketin tazmin talebi üzerine davalı bankanın 20.03.2014 tarihinde 16.049.016,00 TL teminat mektubu bedelini ödediği, dava konusu icra takibinde tazmin edilen teminat mektubu bedeli yönünden %72 oranında temerrüt faizi işletmek suretiyle işlemiş temerrüt faizi ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %72 oranında temerrüt faizi işletilmesinin istendiği, genel kredi sözleşmelerin 5.13.16. maddesinde nakde dönüşen teminat mektubu nedeniyle davalı banka tarafından müşteriye nakdi kredi kullandırılmış ise sözleşmede öngörülen oranda temerrüt faizi işletileceğinin düzenlendiği gibi temerrüt faiz oranının ne şekilde tespit edileceğinin de sözleşmenin 2.7.1 maddesinde açıklandığı, hesap kat ihtarnamesinin 20.03.2014 tarihinde davalı asıl borçluya tebliğ tarihinden itibaren işleyecek olan 1 günlük atıfet süresinin sonunda davacının 22.03.2014 tarihinde temerrüde düştüğü, davacının temerrüt tarihinde davalının nakdi kredilere fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranları davalı banka tarafından TCMB'ye bildirilmiş olup, bu oranlar Uyap üzerinden temin edilerek yargılama aşamasında dosyaya eklendiği, anılan belge esas alınarak yapılan inceleme sonunda hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporu ile davacının temerrüt tarihinde davalının fiilen uyguladığı ve TCMB'ye bildirdiği en yüksek faiz oranının %42 olduğu, sözleşmenin 2.7.1 maddesi uyarınca bu oranın iki katı olan %84 oranının temerrüt faizi oranı olacağının tespit edildiği, davalı banka tarafından dava konusu icra takibinde tespit edilen bu oranın altında, %72 oranında temerrüt faizi uygulandığı, bu oranın taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tazmin edilen teminat mektubundan kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibinde uygulanan temerrüt faizi oranına ilişkin muarazanın giderilmesi, takipte hesaplanan işlemiş faiz yönünden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere Mahkemece, davacının temerrüt tarihinde davalı bankanın nakdi kredilere fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranları davalı banka tarafından TCMB'ye bildirildiği, bu oranlar UYAP üzerinden temin edilerek dosyaya eklenmek suretiyle alınan kök ve ek raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Dairemizin ve Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin emsal ilamlarında, davalı bankanın TCMB'na bildirdiği faiz oranları değil bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, bankanın temerrüt tarihinde aynı cins kredilere fiilen uyguladığı faiz oranı belirlenip, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de nazara alınmak suretiyle borçlunun sorumlu olduğu temerrüt faizi miktarı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği içtihat edilmiştir (Dairemizin 19.06.2025 tarihli, █████████ E., █████████ K. sayılı, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 06.03.2019 tarihli █████████ E., █████████ K. sayılı, 30.05.2019 tarihli ████████E., █████████K. sayılı ilamları). Bankaların fiilen uyguladığı temerrüt faiz oranı, serbest rekabet ortamında müşteriler ile banka arasında uygulanan oran olup İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince sistemden çıktıları alınan oranlar davalı banka tarafından beyan edilen oranlardır.
Bu durumda Mahkemece, bankacılık konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetince davalı banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de nazara alınmak suretiyle temerrüt tarihinde dava konusu kredi türü için gayrınakdi kredilerin tazmin edilmesi halinde fiilen uyguladığı oranlar belirlenerek davacının sorumlu olduğu rakam tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!