Anahtar kelimeler: Korkuluk Merdiveni Üstlenilen İmalatların Yangın Akdedildiğini İşler İşleri Kısımları İadesi

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:I. DAVADavacı vekili, müvekkili ile davalı arasında “...” ile █████/2015 tarihli “... Yangın Merdiveni Korkuluk İşleri Sözleşmesi” kapsamında iki ayrı sözleşme akdedildiğini, sözleşme ve ilave işler uyarınca üstlenilen imalatların süresinde tamamlanarak davalıya teslim edildiğini, buna rağmen iş bedellerinin bakiye kısımları ile sözleşme gereği iadesi gereken nakdi teminatların ödenmediğini, bu nedenle .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas ve.... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyaları ile toplam 434.173,88 TL tutarındaki alacak için icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, alacağın önemli kısmının (336.599,29 TL) iadesi gereken nakdi teminattan kaynaklandığını ve davalının bu bedeli dahi ödemeyerek temerrüde düştüğünü ileri sürerek, anılan icra takiplerine yapılan itirazların iptaline, takibin devamına, alacağın avans faiziyle tahsiline ve %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili, davacı tarafından iki ayrı icra takibine ilişkin itirazın iptali taleplerinin tek dava dosyasında ileri sürülmesinin usule aykırı olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, esas yönünden ise .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasına konu ... kapsamında davacının bakiye alacağının bulunmadığını, bu sözleşmeden doğan tüm alacağın █████/2018 tarihinde 41.456,79 TL olarak ödendiğini, davacının bu ödemeyi başka bir sözleşmeye mahsup ettiğini ileri sürmesinin dayanaksız olduğunu, gönderilen ihtarnamelerle ödemenin ... ilişkin olduğunun açıkça bildirildiğini, buna rağmen aynı alacağın yeniden takibe konu edilmesinin haksız olduğunu, ayrıca █████/2015 tarihli ...sözleşmesi kapsamında da davacının bakiye alacağının bulunmadığını ve sözleşmenin 15. maddesi uyarınca teminat iadesi şartlarının (kesin kabul, SGK ilişiksizlik belgesi, garanti süresi vb.) oluşmadığını, davacının işlerini sözleşmeye uygun şekilde ifa etmediğini ve ayıplı imalatların giderilmediğini savunarak davanın reddine, ayrıca davacının haksız icra takibi nedeniyle %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre davacının ... kapsamında üstlendiği yangın merdiveni korkuluk işlerinde geçici kabulün yapıldığı, geçici kabulde tespit edilen eksikliklerin giderildiğine ilişkin tutanakların düzenlendiği, kesin kabulün yapıldığı ancak davalı tarafından onaylanmadığı, bu iş kapsamında davacının ayrıca bir alacağının bulunmadığı, bilirkişi raporlarında tespit edilen ayıpların ise kullanım kaynaklı paslanma niteliğinde olduğu ve sözleşmede öngörülen garanti süresi henüz dolmadığından bu ayıpların davacı tarafından giderilmesinin istenebileceği, sözleşmenin 15. maddesi uyarınca teminat kesintisinin; geçici kabul sonrası %50’sinin, kesin kabul sonrası %40’ının ve garanti süresi sonunda kalan %10’unun iade edileceği, somut olayda garanti süresinin henüz dolmadığı, bu nedenle davacının kesilen 360.215,19 TL teminatın %90’ına tekabül eden 324.193,67 TL’yi talep edebileceği, davalı tarafça garanti kapsamında giderilmesi gereken ayıplar yönünden davacıya herhangi bir talepte bulunulmadığı da gözetildiğinde bu miktarın davacıya iadesinin gerektiği, davacının işlemiş faiz talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; ihtarnamelerde talep edilen teminat miktarının açıkça belirtilmediği, ihtar tarihinin kesin kabul tarihinden önce olduğu ve icra takibine esas alınan tarihler dikkate alındığında işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile 324.193,67 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, alacak miktarının bilirkişi incelemesi ile belirlendiği ve bu nedenle likit olmadığı anlaşıldığından icra inkâr tazminatı talebinin reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş; diğer icra dosyası yönünden yapılan değerlendirmede ise; davalı tarafından söz konusu borcun icra takip tarihinden önce █████/2018 tarihinde ödendiği, bu nedenle davacının ...işine ilişkin alacağının kalmadığı, davacının yapılan ödemeyi başka bir iş kapsamında mahsup ettiğine ilişkin beyanına itibar edilemeyeceği, zira ...işinden kaynaklı bir alacağının bulunmadığı, bu durumda ödemenin ...işine ilişkin olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla, .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinafında; taraflar arasında “...” ve “20.01.2015 tarihli ... Yangın Merdiveni Korkuluk İşleri”ne ilişkin sözleşmeler kapsamında üstlenilen işlerin süresinde tamamlanarak davalıya teslim edildiğini, buna rağmen bakiye alacaklar ile iadesi gereken nakit teminatların ödenmediğini, davalının defalarca ödeme sözü vermesine karşın edimini yerine getirmeyerek temerrüde düştüğünü, bu nedenle iki ayrı icra takibi başlatıldığını ve davalının bu takiplere haksız itiraz ederek alacağın tahsilini engellediğini, yerel mahkemece .... İcra Müdürlüğü dosyasına ilişkin davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, zira davalı tarafından yapılan 41.456,79 TL’lik ödemenin hangi borca mahsup edildiğinin TBK m.101 uyarınca alacaklı tarafından bildirildiği ve davalının buna süresinde itiraz etmediği, dolayısıyla söz konusu ödemenin mahkemenin kabul ettiği gibi farklı bir sözleşmeye değil, davacının ihtar ile belirttiği borca mahsup edilmesi gerektiğni, bu alacak kalemine ilişkin mahkemece değerlendirme yapılabilmesi için davalı tarafından açılmış bir menfi tespit veya istirdat davası bulunması gerektiği, aksi halde re’sen değerlendirme yapılmasının usule aykırı olduğu, .... İcra Müdürlüğü dosyası yönünden ise bilirkişi raporuna süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle davacı lehine usuli müktesep hak oluştuğu, buna rağmen mahkemece davanın kısmen kabul edilmesinin hatalı olduğu, 10.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda alacağın 390.173,33 TL olarak hesaplandığı ve teminat iadesine hak kazanıldığının açıkça belirtildiği halde bu tespitin dikkate alınmadığını, mahkemenin faiz başlangıcını hatalı belirlediği, alacağın kesin kabul tarihi olan 30.12.2017 itibarıyla muaccel hale geldiği ve ticari iş niteliği gereği ticari avans faizi uygulanması gerektiği, icra inkâr tazminatının ise alacağın likit ve belirli olması karşısında reddedilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının reddedilen kısımlar yönünden usul ve yasaya aykırı olduğu, kararın kaldırılarak davanın kabulü ile icra takiplerinin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmüştür .Davalı vekili istinafında; yerel mahkemenin davanın itirazın iptali davası niteliğini göz ardı ederek hatalı değerlendirme yaptığı, oysa İİK m.67 uyarınca bu tür davalarda borçlunun itirazında haklı olup olmadığının takip tarihi itibarıyla belirlenmesi gerektiği, buna rağmen mahkemenin bu ilkeye aykırı şekilde inceleme yaptığı, davacı tarafça talep edilen teminat alacağı yönünden sözleşme hükümleri gereği kesin kabul işlemleri yapılmadan ve sözleşmede öngörülen SGK ilişiksizlik belgesi ile diğer şartlar yerine getirilmeden teminat iadesinin mümkün olmadığı, bilirkişi raporunda da kesin kabulün yapılmadığının ve davacının SGK borcu bulunduğunun tespit edildiği, buna rağmen mahkemenin teminat iadesine hükmetmesinin hatalı olduğu, taraflar arasındaki ...Projesi’ne ilişkin sözleşmenin dikkate alınmaması nedeniyle eksik inceleme yapıldığı, bu sözleşmeden doğan karşı alacaklar bakımından takas imkânının değerlendirilmesi gerektiğini, davacının ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesine rağmen bu defterler incelenmeden hüküm kurulmasının usule aykırı olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda nakit teminat ile kesin teminatın karıştırıldığı ve iade edilen tutarların dahi borç gibi değerlendirilerek hatalı hesaplama yapıldığını, davacı tarafından yapılan işlerde paslanma gibi eksik ve kusurlu imalatların bulunduğu, bu durum giderilmeden kesin kabul yapılamayacağı ve teminat iadesinin söz konusu olamayacağı, buna rağmen mahkemenin hem teminat iadesine hem de kusurlu imalat bedelinin davacıya ödenmesine karar vermesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, takip tarihi itibarıyla muaccel bir alacak bulunmadığı, bilirkişi raporunun hatalı olduğu ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçeleriyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı, taraflar arasında ... ile ... kapsamında iki ayrı sözleşme bulunduğunu, davacının üstlendiği imalatları tamamlayarak teslim ettiğini, buna rağmen bakiye iş bedelleri ile sözleşme gereği iadesi gereken nakdi teminatların ödenmediğini ileri sürerek icra takiplerine yapılan itirazların iptali ile alacağın tahsilini talep etmiş, davalı ise ... ilişkin tüm borcun ödendiğini, ...yönünden ise teminat iadesi şartlarının henüz oluşmadığını, ayrıca ayıplı imalatlar bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, ...yönünden geçici ve kesin kabul işlemlerinin yapıldığı, garanti süresi henüz dolmamakla birlikte kesilen teminatın %90’ına karşılık gelen 324.193,67 TL’nin davacıya iadesinin gerektiği, ancak işlemiş faiz ve icra inkâr tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle bu dosya yönünden davanın kısmen kabulüne; ... ilişkin alacağın ise takipten önce ödendiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle bu dosya yönünden davanın reddine karar verilmiştir....Projesine İlişkin İstinaf İtirazlarının İncelenmesinde;Dosya kapsamındaki bilirkişi raporları ile davacının üstlendiği işlerin tamamlanarak kesin kabule hazır hale getirildiği anlaşılmaktadır. Davalı taraf, teminat alacağının henüz muaccel olmadığını ve ödeme yükümlülüğünün doğmadığını savunmuş ise de, ödeme yapıldığına ilişkin ispat yükü davalı taraftadır. Ne var ki mahkemece bu hususta yalnızca davalı ticari defter kayıtlarına dayanılarak değerlendirme yapıldığı, davacı defterleri incelenmeden ödemenin sabit görülmesinin doğru olmadığı, davalının ödeme savunmasına ilişkin yemin de dahil tüm delillerinin eksiksiz şekilde toplanıp değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.Öte yandan taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesinde; alt yüklenici tarafından SGK ilişiksiz belgesinin alınması ve müteahhidin zarar riskinin bulunmaması halinde kesin teminatın %50’sinin geçici kabul sonunda, %40’ının kesin kabulden sonra, kalan %10’unun ise garanti süresi tamamlandıktan sonra iade edileceği düzenlenmiştir.Bu durumda mahkemece, teminat iadesi koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi bakımından davacının takip tarihi itibariyle dava konusu iş nedeniyle SGK’ya borcunun bulunup bulunmadığının ilgili kuruma müzekkere yazılarak sorulması, ayrıca davalının ödeme savunmasına ilişkin tüm delillerinin toplanması, yemin delili de değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.... İlişkin İstinaf İtirazlarının İncelenmesinde;Mahkemece dava konusu ödemenin ... ilişkin borçtan mahsup edildiği kabul edilmiş ise de, dosya kapsamındaki sözleşmeler, ödeme kayıtları ve taraflar arasındaki ticari ilişki birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu ödemenin taraflar arasındaki önceki sözleşme ilişkisi kapsamında bulunan varsa ...projesine ilişkin borçtan mahsup edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, ... kapsamında tarafların iddia, savunmaları ayrıntılı şekilde değerlendirilerek, bilirkişi incelemesi yaptırılması, tarafların tüm delillerinin toplanması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine, sair istinaf sebeplerinin şu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,2-İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ..../███████ tarih, 2018/.... Esas, 2021/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine İADESİNE,5-Davacı ve davalı tarafca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.