Anahtar kelimeler: Yeşilkent Çekimleri Avcılaristanbul Ekipleri Hasara Altyapının Mah Firması Fiilden Tutulan

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: █████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Yeşilkent Mah. ... Sk. Avcılar/İstanbul adresinde 18.11.2022 tarihinde ... yüklenici firması.... Tic. A.Ş. ekipleri tarafından yapılan çalışmalar esnasında müvekkili şirkete ait altyapının hasara uğradığını, durumun aynı gün müvekkili şirket personeli tarafından tutulan hasar tespit tutanağı ile kayıt altına alınarak hasar mahallinde fotoğraf çekimleri yapıldığını, müvekkili şirketin, yüklenici firması olan .... San. Ltd. Şti.'ne hasarın giderimini sağlattırdığını, hasar kapsamında kullanılan malzeme ve işçilik bedellerinin sunulan tablolarla belgelendirilerek faturalandırıldığını, müvekkili şirketin hasardan dolayı toplamda 50.096,76-TL zarara uğradığını ve zararın giderilmediğini belirterek 50.096,76-TL zararın 18.11.2022 hasar tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davalı idarenin dava konusu bedelden sorumlu olması için, ortada bir zarar olması gerektiğini, bu zarar idarenin eylem ve işleminden kaynaklanması, bu zarar ile idari işlem veya eylem arasında uygun nedensellik bağı olması gerektiğini, zarara sebep olanın üçüncü kişi yahut zarar görenin bizzat kendisi olduğu durumlarda kusur-zarar-illiyet bağı şartlarının bir arada bulunmadığı dikkate alınarak usul ve esas bakımından hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "...Mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmış olup dosya kapsamında sunulan belgeler kapsamında yapılan incelemelerde dava konusu olan haksız fiilden kaynaklanan hasar/zarar durumunun ... Anonim Şirketi’nin yaptığı kazı çalışması neticesinde oluştuğu kanaatine varılmıştır. Ortaya çıkan arızaların onarımı için malzeme ve işçilik bedelleri için yapılan 50.096,76 TL bedelindeki harcamanın uygun olduğu da bilirkişi raporunda tespit edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; alınan bilirkişi raporu ile de alacak ispatlanmıştır. Buna göre davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Davanın kabulü ile; 50.096,76TL'nin hasar tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davalı vekillerince ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde; Dava konusu yapılan adreslerde müvekkili idare elemanlarınca değil diğer davalı firma tarafından kazı çalışmaları yapıldığını, hasarlarla ilgili idarenin herhangi bir kusuru bulunmadığını, diğer davalı firma ile İdaremiz arasında imzalanan sözleşme gereğince sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu, işçilik ve araç giderlerinin zarar kapsamına sokulamayacağını ve hükmedilen tazminata hasar tarihinden itibaren faiz işletilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; Hükme esas alına bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, dava konusu zararın davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, müvekkili firmanın kusuru bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; Davacı şirketin, davalının yapmış olduğu kazı çalışmasında tesislerine hasar verdiği iddasıyla hasar onarım bedeli istemine ilişkindir.
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu yönünde yapılan incelemede;
Davalı ... Genel Müdürlüğü ile diğer davalı arasında, imzalanan sözleşme hükümleri gereğince TBK'nın 66. maddesi anlamında adam çalıştıran ilişkisi vardır. Davalılar arasında yapılan sözleşmede, işin yapımı sırasında verilecek zararlardan ...'nin sorumlu olmadığı belirtilse dahi, sözleşme hükümlerinin taraflar arasında geçerli olacağı ve 3. kişi olan davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, bu hali ile davalı ... Genel Müdürlüğünün de diğer davalı ile birlikte zarardan müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla davalı ... vekilinin bu yöne değinen istinafı yerinde değildir.
Dosya kapsamından; dava konusu yerde davalı ...'nin sözleşme kapsamında kazı işi yaptırdığı, davaya konu hasarın meydana geldiği tarih, hasarın mahiyeti ve yeri dikkate alındığında davalılar arasında akdedilen sözleşme tarihi ve sözleşmeye göre yapılacak kazı sahası içerisinde kaldığı, hasarın ancak kazı ile meydana gelebileceği , söz konusu tarih aralığında davalıların hasar meydana gelen sahada kazı çalışması yaptıkları, fotoğrafın hasar tespit tutanağıyla birlikte dosyaya ibraz edildiği anlaşılmakla dava konusu edilen hasarın davalılar tarafından meydana getirildiği anlaşılmıştır. Yer altından geçen boru hattının zarar görmemesi için dosya kapsamına göre davacıya atfı kabil kusur bulunmamaktadır.
Yerel Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun usulüne uygun ve denetime elverişli olduğu, davacı kurumun özel hukuk tüzel kişisi olduğu, zararın davacı telekom işçileri tarafından giderilmediği, hasarın başka firmaya bedeli mukabilinde yaptırıldığı ve buna ilişkin faturanın sunulduğu anlaşılmakla hasar bedeline ilişkin gerçek zarar ilkesi dikkate alınarak yapılan hesaplama yerinde olup davalı ... vekilinin bu yöne değinen istinafı yerinde değildir.
Tarafların tacir olması ve eylemin ticari işletmeyle ilgili hususlardan doğmuş olması karşısında ticari (avans) faizi yürütülmesi ve TBK'nın 117. maddesi gereğince haksız fiil tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hukuka uygun olup davalı ... vekilinin bu yöne değinen istinafı yerinde değildir (Aynı doğrultuda Yargıtay 4. HD' nin ████████ E. - 2693 K. ve ████████ E. - 3278 K. sayılı ilamları).
Davalı ........ A.Ş. vekilinin istinaf başvurusu yönünde yapılan incelemede;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir.
Somut olayda, hasar tutanağı ve fotoğraflardan çalışmanın ve hasarın davalı ... ve yüklenici olan ........ A.Ş. tarafından gerçekleştirildiği anlaşıldığından davalı ...... A.Ş. vekilinin istinaf istemi yerinde değildir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2024 günlü kararına yönelik davalılar vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.422,10 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 856,00 TL'nin mahsubuyla bakiye 2.566,10 TL harcın davalı ... Genel Müdürlüğü'nden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.422,10 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 855,52 TL'nin mahsubuyla bakiye 2.566,58 TL harcın davalı .... A.Ş.'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!