Anahtar kelimeler: Bindikten Dolmuşu Yurttan Viraja Sürmeye Hızla Bindiğini Okula Şoförün Çıkıp

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..... 'ın öğrencilik yapmış olduğu Afyonkarahisar ilinde kalmış olduğu yurttan çıkıp, okula gitmek üzere 28.12.2016 tarihi saat 08.15 sularında şehir içi ulaşım yapan davalı ......'e ait olan ...... Plakalı nolu servis aracına bindiğini, bu esnada servis arabasını kapasitesinin üstünde doldurmuş olan şoförün, müvekkili bindikten sonra kapı açık vaziyette dolmuşu hızla sürmeye başladığını, bu hızla viraja kapı açık şekilde giren sürücünün kusuru sebebiyle müvekkilinin servis aracından sırt üstü düşmek üzere kafatasını yere çarptığını, işbu kaza sebebiyle hayati tehlike yaşayan ve kafatası dahil olmak üzere bedensel bütünlüğünde basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek ölçüde bedensel zararlar doğduğunu beyanla davalarının kabulü ile; öncelikle ...... plaka sayılı aracın halen davalılar adına kayıtlı olması halinde araçların trafik kaydına, işleten ve sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine karar kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, müvekkili ......'ın dava konusu kaza nedeniyle, iş gücü kaybından doğan maddi zararın tespitiyle, tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla; şimdilik 100 TL ( yüz) maddi zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte hüküm altına alınarak müvekkile ödenmesini, davalı ....... Sigorta AŞ hariç, sadece davalı ....... ve Afyon Karahisar Belediyesi yönünden müvekkilinin uğramış olduğu psikolojik rahatsızlığının tazmini için 150.00.00 TL (yüzelli) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen hüküm altına alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP; Davalı ...... Sigorta Anonim Şirketi tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın toplam 100,00-TL bedelli “belirsiz alacak davası” ikame ettiğini, davacının anılan alacak kalemleri açısından işbu davayı açmasında hukuki yarar olmadığını ve hukuki yararın kendiliğinden gözetilecek bir dava şartı olduğunu, davacı tarafın davadan evvel genel şartların öngördüğü Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu ile sigorta şirketine başvuru yapmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Müvekkili şirketi nezdinde sigortalı aracın kazadaki kusur oranı nispetinde müvekkili şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın zararın büyümesine sebep olduğunu, bu sebeplerle öncelikle usule ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddini, usulden ret kararı verilmediği takdirde, haksız, mesnetsiz, yasal mevzuata, hukuka ve hukukun genel ilkelerine aykırı olarak açıldığını, davanın esastan reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ..... Belediye Başkanlığı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, açılan davanın bu yönden reddinin gerekli olduğunu, müvekkilinin belediye başkanlığı davaya konu aracın işleteni olmadığını, davaya konu aracın ticari plakalı olması, araç maliklerinin kendi nam ve hesabına çalışması, kazançlarından herhangi bir payın müvekkile ödenmemesi, özel halk otobüsü olmamaları nedeniyle müvekkili davaya konu aracın işleteni olmadığını, davacının faiz talebinin haksız ve yersiz olduğunu, reddinin gerekli olduğunu, davacı tarafından müvekkilini temerrüte düşürülmediğini, davacının avans faizi talebinin de yerinde olmadığını, bu sebeplerle açılan davanın reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ..... Belediye Başkanlığı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hem ceza dosyasında hem işbu dosyada müvekkilinin kusurlu olduğunu tespit eden resmi bir kusur raporu olmadığını, davacının, davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapmadığını ve davalı müvekkiline usulüne uygun temerrüde düşürmemesi nedeniyle taleplerinde faiz isteme hakkı bulunmadığını, davacı tarafından müvekkili aleyhine talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davacının dava dilekçesi taleplerinde geçici iş göremezlik adı altında talepte bulunduğunu, kendisinin 2019 yılında çalışma yaptığını, bu sebeplerle öncelikle sigorta şirketine başvuru ön şartı gerçekleşmeden davanın açılmış olması nedenleriyle usulden reddini, mahkemece aksi kanaat hasıl olacak ise haksız fiil tarihi üzerinden kanunda öngörülen zamanaşımı süresi dolduktan sonra davanın açılmış olması nedeniyle davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın Taraflar arasındaki uyuşmazlığın █████/2016 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacının yolcu olarak bulunduğu araçta yaralanması nedeni ile davacının geçici ve kalıcı maluliyetinin oluşup oluşmadığı, dava konusu trafik kazası nedeni ile davacı tarafın geçici ve kalıcı maluliyetinin oluşup oluşmadığı, tedavi ve bakıcım gideri zararının bulunup bulunmadığı, varsa ne kadar olduğu, davacı tarafın manevi zararının bulunup bulunmadığı hususlarında olduğunun hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.Mahkememizin █████/2026 tarihli celsesinde tanık ..... beyanında; 2016 yılında ben davacı ile Afyonkocatepe Üniversitesinde beraber okuyorduk ve kazanın olduğu tarihte öğrenciydik, olay günü yurdun önünde davacı ile birlikte minibüsleri bekliyorduk, sınavımız vardı, minibüs geldi ve bindik, minibüsün dolu olması nedeniyle basamakta kaldık, ancak kapı kapanmayacak şekilde değildi, yurdun önünde bulunan viraja gelince minibüs şoförü orayı hızlı döndü ve davacı ..... minibüsten dışarıya fırladı, hareket halindeyken biz kapıyı kapatın diye şoförü uyardık ancak o sırada şoför para alışverişi yaptığı için kapıyı kapatmayı unuttu, davacı düştükten sonra minibüs şoförü davacının düştüğünü görmedi, ben de o panikle arkadaşım düştüğü için bağırmaya başladım ve ben de araçtan düştüm, ben düştükten sonra şoför durdu, ben düştükten sonra davacının yanına gittim, arkadaşımın bilinci kapalıydı ve yerde yatıyordu, sırtüstü düştüğünden dolayı kafasına darbe almıştı ve kendinde değildi, çevredekiler ambulansı çağırdılar, arkadaşımı ambulansla hastaneye kaldırdık, orada gerekli müdahaleler yapıldı, hastaneye yatışı verildi, daha sonra sağlık durumuna göre taburcu oldu, arkadaşım daha sonrasında psikolojik olarak da çok üzüldü, minibüslere binmek istemiyordu, yaşanan kazadan dolayı travması oluştu, bildiğim kadarıyla beyin kristallerinde ve nörolojik olarak sıkıntılar yaşadığını biliyorum, şu an için genel durumu iyidir, şeklinde beyanda bulunmuştur.TÜM DOSYA KAPSAMI HEP BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİNDE ;Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismanı zararın sebebiyle yolcu davacı tarafından açılan tazminat istemine ilişkindir.Somut olayda da davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı yasanın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı anlaşılmaktadır.Her ne kadar taşıma sözleşmesi TTK'da düzenlenmişse de, 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 Sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 Sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici, diğer tarafın ise satıcı, sağlayıcı olması gerekir.Davacı yolcunun davalı..... Büyükçeşir Belediyesi işleteni, davalı ...... ''ün sürücü olduğu halk otobüsünde yolcu iken meydana gelen kazada yaralandığı, bu kapsamda uyuşmazlığın yolcu taşıma ilişkisinden kaynaklı maddi-manevi tazminat istemi olduğu, 6502 sayılı TKHK'nun 3. Maddesinde taşıma sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmalıklarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu, davacıların taşıma sözleşmesi uyarınca tüketici (yolcu) olduğu ve dava tarihi gözetildiğinde, davanın temel dayanağının bizatihi tüketici işleminden (taşıma sözleşmesinden) kaynaklandığı ve eldeki davanın daha özel nitelikte mahkeme olan tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.02.2019 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı; İstanbul Bam 8.HD Dosya No: ████████ -karar No: ████████) mahkememiz görevli olmadığından davanın HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-█████/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli BAKIRKÖY TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,3-6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine,Dair, davalı ..... Belediyesi vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip .....¸e-imzalıdırHakim .....¸e-imzalıdır