Anahtar kelimeler: İbraza Bulvarı Atatürk Hamil Evraktan Şubesi Eskişehir Kıymetli Ciro Davacısı

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ███████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ...'ın, işbu davaya konu ... Bankası, 1258-Atatürk Bulvarı Eskişehir Şubesi, ... nolu, 31.09.2023 keşide tarihli, 200.000-TL bedelli ... tarafından keşide edilen, keşide yeri İstanbul olan, son ciro sahibi olup çeki ibraza yetkili kişi olduğunu, Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. sayılı dosya davacısı ...(işbu davada davalı) tarafından müvekkilinin yetkili hamil sıfatıyla hak sahibi olduğu çeke istinaden “kıymetli evrakın iptali” davası açıldığını, mahkemece çeke ilişkin ödeme yasağı konulduğunu, müvekkilinin çeki, keşide tarihinde ve ibraz süresi içerisinde çek bedelinin tahsili için muhatap bankaya ibraz ettiğini ancak Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından konulan çek yasağından dolayı çek bedelini tahsil edemediğini, Söz konusu çek üzerindeki ciro silsilesi incelendiğinde, davalı ...’ın söz konusu çek üzerinde cirosu olmadığı gibi herhangi bir hak sahipliği de bulunmadığını, davalının haksız olarak ikame etmiş olduğu Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. sayılı kıymetli evrakın iptaline ilişkin davadan 23.10.2023 tarihli feragat dilekçesi sunarak feragat ettiğini, her ne kadar davalı davasından feragat etmiş olsa da çek alacaklısı olan müvekkilinin, kötü niyetli ikame edilen dava sebebiyle ibraz süresi içerisinde çek bedelini tahsil edemediğini, maddi olarak zarara uğradığını ve zor duruma düştüğünü belirterek sonradan arttırılmak üzere şimdilik 30.000 TL'nin davalıdan tazminine, davalı tarafından yatırılan teminatın davacıda oluşan zararların tanzimi amacıyla davalıya iade edilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince; "...Dava ve müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde davanın, çek ödemeden men talimatı sebebiyle uğramış olan zararın tazmini talebine ilişkin olduğu, her ne kadar davacı taraf ... Bankası ... çek numaralı █████/2023 keşide tarihli, 200.000,00 TL'lik çek sebebiyle davalının Bakırköy 6 ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasında kıymetli evrakın iptali ve ödeme yasağı konulmasına ilişkin davalının açmış olduğu davada tedbir konulduğunu bu sebeple zarara uğradıkları gerekçesiyle işbu davayı açmış ise de mahkememizce ilgili bankadan ödeme yasağı konulan çekin vade tarihinde çek karşılığının bulunup bulunmadığının sorulduğu, gelen bankanın █████/2014 tarihli cevabi yazısında vade tarihinde ilgili çekin karşılığının bulunmadığının bildirildiği, çekin karşılığının bulunmaması sebebiyle ödeme yasağının davacının bu çekten kaynaklı hesaptan alacağını almasını engellemediği, çek karşılığının bulunmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine,..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemenin tespitinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin çekin karşılıksız olması sebebiyle kanundan doğan haklarından faydalanamadığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; Haksız ihtiyati tedbir sebebiyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 399. maddesinde ise;" (1) Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir sebebiyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür.
(2) Haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davası, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır.
(3) Tazminat davası açma hakkı, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren, bir yıl geçmesiyle zaman aşımına uğrar." hükmü düzenlenmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir.
Haksız ihtiyati tedbirde zararın tazmininde uygulanacak hüküm haksız fiil hükümleri olup zararın belirlenmesi de gerçek zarar ilkesine göre yapılmalıdır. Davacının talep edebileceği gerçek zarar ise tedbir kararı olmasaydı elinde olacak değer ile tedbir sebebiyle elinde olan değer arasındaki farktır.
TBK' nın 50. maddesinde; zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla yükümlü olduğu düzenlenmiştir.
HMK' nın 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir.
Somut olayda; Davacı, davalının kötü niyetli olarak çek iptali davası açtığını ve ödemeden men yasağına ilişkin tedbir kararı aldırıldığını, bu sebeple çeki bankaya ibraz ettiklerinde işlem yapamadıklarını, bu süreçte zarara uğradığnı belirterek bu zararın tazminini talep etmiştir.
Dosya kapsamından vade tarihinde ilgili çekin karşılığının bulunmadığı ve davacı tarafça maddi zarara uğranıldığına dair somut bir delil sunulmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmayıp davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2024 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!