Anahtar kelimeler: Vakıfta Ytlye Ştine Vakfın Aşye Satıldığını Lik Aşnin Hissesinin Çeşitli

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: 2025/7
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili olduğu Vakıfta davalıların Vakfın ve Vakfın bağlı olduğu ortaklıklarında çeşitli tarihlerde yönetici ve sorumlu olarak görev yaptıklarını, davalıların Vakıfta ve bağlı oldukları ortaklıklarda görevli oldukları sırada 30.11.1998 tarihinde dava dışı ... A.Ş.'nin bağlı ortaklığı ... A.Ş. %55'lik hissesinin 3.000,00 YTL'ye, ... A.Ş.'nin bağlı ortaklığı... Ltd. Şti.'ne satıldığını, ... A.Ş.'ye %10'luk 1.450,00 YTL nominal değerli hissesinin ... A.Ş.'ye ait ... A.Ş.'nin %9,93'lük nominal 7.450,00 YTL'lik hissesi ile takasının gerçekleştiğini, aynı şekilde ... A.Ş.'nin hisselerinin devrinin 2007'de gerçekleştiğini, bu şekilde ... A.Ş. Ve ...Ltd. Şti şirketler grubuna ve buradan da kısmen ... Ltd. Şti'ne şirket hisselerinin aktarıldığını, davalıların Vakıfta ve/veya bağlı ortaklıklarda görevli oldukları esnada dava dışı ... A.Ş.'nin... A.Ş.'deki hisseleri ile ilgili olarak gerçekleşen 30.11.1998 tarihli hisse devirlerine bağlı olarak davacı vakfın zarara uğratıldığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer sebeplerle şimdilik 50.000 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... vekili cevap dilekçesinde; Davacı vakfın davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacının dava hakkının zamanaşımına uğradığını, davacı vakfın davada dava sebebi olarak gösterdiği █████/1998 tarihli alış ve satış sözleşmelerinden kaynaklı herhangi bir zararının olmadığına dair ikrarı bulunduğunu dava konusu hisse alış ve satışları ile ilgili olarak müvekkillerinin yöneticisi oldukları ... A.Ş. Genel Kurulu tarafından ibra edildiklerini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer sebeplerle davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davanın hakdüşürücü süre dolduktan sonra açıldığını, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, davacı vakfın davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, Vakıf Genel Kurulu'nun iddia edilen hususlar bakımından en geniş anlamda ibra ettiğini, müvekilinin iddia konusu fiillerin işlendiği █████/1998 tarihinde ... Yönetim Kurulu yada bağlı iştirak şirketlerinin yönetim kurulu üyesi olmadığını, hisse alım satımlarından sorumlu tutulamayacağını, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer sebeplerle davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; "...Somut olayda davalılara yüklenen ve yukarıda özetlenen zararlandırıcı eylem ve işlemler;
Davalıların davacı Vakıf ve/veya bağlı ortaklıklar yönetiminde bulundukları █████/1998 tarihinde, ... 'ın bağlı ortaklığı ... A.Ş'nin %55'lik payının, bağlı ortaklığı ...Ltd. Şti'ne satılması; ... A.Ş 'nin %10'luk payının, ...A.Ş'nin %9,93'lük payı ile takasının yapılması olarak özetlenebilir.
Olaya uygulanması gereken TTK'nın 560.maddesinde öngörülen zamanaşımı süreleri; davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her halde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl olarak düzenlenmiştir. Eylemin cezayı gerektirdiği durumlarda ise, olaya ceza zaman aşımı uygulanacaktır.
Yukarıda özetlendiği şekliyle davalılara yüklenen eylem ve işlemler █████/1998 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu durumda ilgililer hakkındaki sorumluluk davasının bu tarihten itibaren, davalılar hakkında aynı eylemlere ilişkin olarak hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanmak suçundan İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasına kamu davası açılmış olunması göz önüne alınarak, 5237 sayılı TCK 'nın 155. Ve 66. Maddeleri gereğince 15 yıllık ceza zamanaşımı süresi içerisinde açılması gerekir.
Somut olay bakımından eldeki davanın, █████/998 tarihinden itibaren 15 yıllık ceza zamanaşımı süresi geçtikten sonra █████/2022 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, TTK 560.md gereğince davanın zamanaşımı sebebiyle reddine,..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Yerel mahkemece eylem tarihleri nazara alınarak davanın eksik incelemeyle zamanaşımı sebebiyle reddine karar verildiğini, suç tarihi sonrası 15 yıl eklendiğinde son zaman aşımı süresinin 03.04.2027 tarihine tekabül edeceğini ve davanın süresinde ikame edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; Vakıf yöneticilerinin sorumluluğundan doğan tazminat talebine ilişkindir.
Dava dilekçesinde 30.11.1998 tarihli hisse devirlerine bağlı olarak davacı vakfın zarara uğratıldığı ileri sürülerek tazminat talep edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 560. maddesi gereğince tazminat isteme hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiğ itarihten itibaren iki ve her halde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zaman aşımına uğrar. Fiil cezayı gerektirip Türk Ceza Kanunu'na göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zaman aşımı uygulanır.
Somut olayda; Davalılar dava konusu eylemler sebebiyle aynı zamanda hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma suçundan yargılanıp cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma suçunda ceza zamanaşımı süresi 15 yıl olup █████/2022 dava tarihi itibariyle bu süre geçmiş olduğundan ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmayıp davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2024 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!