Anahtar kelimeler: Okulu Kazanan İhaleyi Kalıp Anlaştığını İnşaatı Taahhüt Metrekaresi Metrekarelik İşleri

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ Esas, █████████ KararDAVANIN KONUSU
: Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:I. DAVADavacı vekili, müvekkilinin ... Okulu inşaatı kapsamında, ihaleyi kazanan asıl işveren davalı ...’ın alt yüklenicisi olan davalı ... ile metrekaresi 23,50 TL bedel üzerinden kalıp işleri yapmak üzere anlaştığını, müvekkilinin 12.500 metrekarelik işi taahhüt edilen süre içinde tamamladığını ve bu iş için 20 işçi çalıştırdığını, toplam hakediş bedelinin 293.750,00 TL olduğunu, ancak 197.000,00 TL’sinin ödenmesine rağmen kalan 96.750,00 TL’nin ödenmediğini, taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucunda davalı şirketin ekonomik durumu nedeniyle bakiye alacakta 38.750,00 TL indirim yapılarak 58.000,00 TL'lik bakiye tutarın ödenmesi konusunda mutabık kalınmasına rağmen bu ödemenin yapılmadığını, müteselsil sorumluluk gereği davalı ...’ın alt yüklenicisi ...’ın borçtan aynı derecede sorumlu olduğunu, ayrıca ...’ın borç ve yükümlülüklerinin ...-... İş Ortaklığı’na devredildiğini ve bu iş ortaklığının da borçtan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek, dava konusu 58.000,00 TL’nin █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı .... Şti. vekili , müvekkilinin dava konusu inşaatın ihale alıcısı olmayıp diğer davalı ... şirketi ile ...-... Adi Ortaklığı’nın alt taşeronu olduğunu, davacının alacağına dayanak olarak sunduğunu iddia ettiği █████/2016 tarihli protokolün dosyaya ibraz edilmemesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığını, bu belgenin aslı ibraz edildiğinde inceleme yapılarak gerekli beyanlarda bulunulacağını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece, dosya kapsamındaki deliller, tarafların iddia ve savunmaları, Milli Eğitim Bakanlığının █████/2019 tarihli müzekkere cevabı, bilirkişi raporu ve davacı tarafından sunulan █████/2016 tarihli protokol birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu okul inşaatının ihalesinin dava dışı ... ve ... İnşaat ortak girişimi tarafından alındığı, ancak yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle idarece feshedildiği ve ödemelerin bu firmaların hesaplarına yapıldığı, davacının dayandığı protokolde tarafların davalı ... ve ...-... adi ortaklığı olduğu, protokol gereği davalı ...’ın ...’a olan borçlarının ...-... adi ortaklığı tarafından devralındığı ve bu kapsamda davacı ...’e 58.000,00 TL ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı, davacının tarafı olmadığı şirketler arasındaki ödeme tarihlerine vakıf olmasının kendisinden beklenemeyeceği, bu nedenle ödemenin yapılmadığının ve alacağın muaccel hale gelmediğinin davalılar tarafından ispat edilmesi gerektiği, ancak bu hususta somut bir delil sunulmadığı anlaşıldığından, davacının protokol tarihi itibariyle 58.000,00 TL alacak hakkının doğduğunun kabulü ile protokolde imzası bulunan davalılar ... ve ...-... adi ortaklığının müşterek ve müteselsil sorumluluklarının bulunduğu, buna karşılık protokolde taraf ve imzası bulunmayan ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF SEBEPLERİDavalı ... vekili istinafında, ihaleyi... A.ş- .... .... Şti. iş ortaklığının aldığını, ihalenin feshedildiğini, davalılar ... şirketi-...-... iş ortaklığı ve... ise taşeron firmalar olduğunu, davacının sunduğu 8.09.2016 tarihli protokol ile ... iş ortaklığı, ... AŞ'nin ... şirketine olan cari borclarını üstlendiklerini, bununla birlikte protokolün 5. maddesinin” 8.09.2016 tarihinde noterden yapılan temlik sözleşmesinin kabulü ardından alacaklı firmanın 50. yıl okulu şantiyesi ile ilgili ...iş ortaklığı ya da...-... iş ortaklığından temlik konusu alacak dışında herhangi bir alacağı kalmamıştır.” şeklinde olduğu, temlik eden ... şirketi olduğu ve muhatabın borçlu... şirketi olduğu, bir alacak temlik sözleşmesi daha olduğunu ve sunduklarını, bununla davalı ....’nın üstlendiği borca karşılık borçlu...'dan olan alacağını alacaklı ... şirketine devrettiğini ve davanın taraflarına borçu kalmadığını, husumet itirazlarının olduğunu, mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmaksızın verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının verilen kesin sürede defterlerini sunmadığını, tebligat kanunu 21/2’ye göre yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, davacının davalı ...’nın defterlerine dayanmadığından sunmamalarının aleyhlerine değerlendirilemeyeceğini, eksik inceleme bulunduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı .... Şti. vekili istinafında, dosyada vekil ile temsil edilmelerine rağmen tebligatların vekile yapılmaksızın yargılamaya devam edildiğini, bu suretle müvekkilin savunma hakkının kısıtlandığını ve usule aykırı şekilde yokluklarında hüküm kurulduğunu, mahkemece davacıdan istenmesine rağmen ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediğini, buna rağmen eksik inceleme ile karar verildiğini, kendilerine usulüne uygun tebligat yapılmadığından müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtlarının da incelenemediğini, davacı tarafından dayanak yapılan 08.09.2016 tarihli belgenin aslının sunulmadığını, bu nedenle belge üzerindeki imzanın müvekkiline ait olup olmadığını inceleme imkânı bulunmadığını ve söz konusu belge ile imzanın inkâr edildiğini, ayrıca sözleşmenin 7. maddesinde yer alan muacceliyet şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin de mahkemece araştırılmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Davacı yüklenici, müvekkilinin ... Okulu inşaatında davalı ... ile kalıp işleri yapılması konusunda anlaştığını, işin tamamlanmasına rağmen bakiye 58.000,00 TL alacağın ödenmediğini, sonradan yapılan protokol ile bu borcun davalı ... ile ...-... adi ortaklığı tarafından üstlenildiğini ileri sürerek alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, davalı ... ise davacıya borçlarının bulunmadığını ve dayanak protokolün ibraz edilmediğini savunmuş, diğer davalılar cevap vermemiştir. Mahkemece, dava konusu 58.000,00 TL ödemenin davacıya yapılmasının kararlaştırıldığı, ödemenin yapıldığının davalılarca ispatlanamadığı, protokolde imzası bulunan ... ile ...-... adi ortaklığının borçtan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, buna karşılık protokolde taraf ve imzası bulunmayan ... yönünden husumet bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dosya kapsamının incelenmesinde, tahkikat aşamasında yargı yeri ve görev hususunda belirleme yapılmasını müteakip, davalı ... ... .... Şti.’ne vekilinin yokluğunda doğrudan TK’nın 35. maddesi uyarınca tebligat işlemleri gerçekleştirildiği ve tahkikatın davalı vekilinin yokluğunda tamamlandığı anlaşılmıştır. Ne var ki, anılan davalı vekiline tahkikat işlemlerine ilişkin tebligatların usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği hususu dosya kapsamından açık, kesin ve denetime elverişli biçimde tespit edilememektedir.6100 sayılı HMK hükümleri uyarınca tarafların hukuki dinlenilme hakkı kapsamında tahkikat işlemlerinden haberdar edilmesi, delillerini sunma ve yargılamaya katılma imkanının sağlanması zorunludur. Usulüne uygun tebligat yapılmaksızın tahkikat işlemlerinin tamamlanarak hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; davalı ... ... .... Şti. vekiline usulüne uygun şekilde tebligat yapılarak tahkikat işlemlerinin taraf teşkili ve hukuki dinlenilme hakkı gözetilmek suretiyle yürütülmesi, tarafların delil ve savunmalarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin eksik usul işlemleri ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı görülmüş, sair istinaf itirazlarının şu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının usulen kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin istinaf taleplerinin usulen kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin usul yönünden KABULÜNE,2-İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../███████ tarih, 2021/.... Esas, 2023/.... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine İADESİNE,5-Davalılar tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.