Anahtar kelimeler: Reddettiğini Yapmayı Poliçeden Yaptırdığı Malul Ödemeyi Çarpması Malikinin Rücu Karayolları

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2017
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ----- yine dava dışı--- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın █████/2011 tarihinde çarpması sonucu ----- %24 malul kaldığını kazanın gerçekleştiği tarihte aracın malikinin ----- Karayolları Zorunlu Trafik sigortası olmadığından kaza konusu aracın bir önceki malikinin yaptırdığı karayolları zorunlu trafik poliçesini düzenlettirdiğini davalı şirkete başvurulduğunu ancak sigorta şirketinin ödemeyi yapmayı reddettiğini müvekkili şirketin 36.825,00-TL----- ödeme yaptığını davalının keşide ettiği poliçeden dolayı ödenen miktar kadar müvekkilinin davalıya rücu etme hakkı olduğundan dolayı davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını davalının itirazı sebebiyle davalı borçlu açısından takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini, inkar edilen tutar üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu aracın trafik sigortası ile sigortalandığını sigortalının --- olup söz konusu aracın █████/2011 tarihinde noter satış sözleşmesi ile ---- satıldığını kazanın aracın satışından 11-12 gün sonra meydana geldiğini söz konusu poliçe nedeniyle müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını davaya konu bakımından uygulanacak 2011 yılında geçerli olan hükme göre işletenin değişmesi halinde sigorta poliçesinin 10 gün süre ile geçerli olacağını bu süreden sonra ise poliçenin artık geçersiz olacağını ayrıca işleten değişikliğinin sigortalı tarafından bildirilmediğini davanın tarihi itibariyle 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesinin gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalı aleyhine ----- İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlularından birinin mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, rücu alacağına dayalı olarak toplam 38.141,62-TL tutarlı ilamsız icra takibine davalı borçlunun süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür.
Eldeki davada Mahkememizin----- Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacının istinaf başvurusu üzerine --- BAM. -----. Hukuk Dairesi'nin --- Esas, ---- Karar sayılı kararında özetle; "..Mahkemece verilen ara kararda belirtilen yasal süre içerisinde davacı tarafça █████/2019 tarihli dilekçeyle, dava dışı---- tedavi gördüğü hastane ismi, bilgisi ve rapor örneğinin dosyaya ibraz edildiği tespit edilmiştir. Ayrıca, ---- Merkez Müdürlüğü tarafından düzenlenen █████/2012 tarihli özürlü sağlık kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğünün █████/2011 tarihli raporunun dosyada bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, Mahkemece, davacının tedavi gördüğü ilgili kurumlardan, davacının maluliyet raporunun alınabilmesi için gerekli olan tüm tedavi bilgi ve belgelerinin getirtilerek, maluliyet raporunun alınması yoluna gidilmesi gerekirken, yukarıda yazılı olduğu gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmadığı.." şeklinde gerekçe ile kararın kaldırıldığı, kaldırma kararı üzerine dosya mahkememizin----. sırasına kaydedilmiştir.
Mahkememizce istinaf kaldırma kararı doğrultusunda ---- Hastanesi kayıtlarının celp edildiği, dosyanın ATK ----İhtisas Kuruluna gönderilerek kaza tarihindeki yönetmeliğe göre maluliyet tespitinin yapılmasına karar verildiği, █████/2023 tarihli ATK raporunda özetle; "..E cetveline göre %5.3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği.." şeklinde rapor sunulduğu rapora karşı davacı vekili tarafından itiraz dilekçesi sunulduğu, mahkememiz █████/2024 tarihli duruşma, 3 nolu ara karar gereği dosyanın Mahkememizce alınan █████/2023 tarihli ATK----. İhtisas Kurulu raporu ile aynı olay ve kişiye ait ---- Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı' nın █████/2023 tarihli raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için ---- Hastahanesi Adli Tıp Anabilim dalına gönderilerek rapor alınmasına karar verildiği, █████/2024 tarihli ---- Hastahanesi Adli Tıp Anabilim dalı raporunda özetle; "..meslekte kazanma gücünde kaybın %5.3 olduğu, geçici iş göremezliğin ise 9 aya kadar uzayabileceği.." şeklinde rapor sunulduğu, raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi sunulduğu, raporun denetime elverişli olması nedeni ile rapora karşı itirazların reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz █████/2024 tarihli duruşması 2 nolu ara karar gereği, dosyanın bir kusur, bir aktüerya bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edilerek dava dışı ----- ödeme tarihi olan █████/2014 tarihindeki veriler dikkate alınarak ve davacının sürekli maluliyet oranının %5.3 , geçici maluliyetinin 9 ay olduğu dikkate alınarak kusur ve aktüerya raporu alınmasına karar verildiği, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ".. Dava Dışı ----- maluliyeti nedeniyle Maluliyet Tazminatı yönünden yapılan ödemelerin yerindeliğinin tespiti açısından ödeme tarihi esas alınarak yapılacak hesaplamada, yapılan ödemenin yapıldığı tarihte geçerli olan Yargıtay Kararları ve genel şartların yürürlüğü girdiği 01.06.2015 tarihinden önce ödemenin de 02.04.2014 'de dikkate alınarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, davacı: ancak, yüz metre kadar mesafede yaya geçidi veya kavşak bulunmayan yerlerde yayalar, taşıt trafiği için bir engel teşkil etmemek şartı ile ve yolu kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda taşıt yolunu geçebilirler. Kuralını ihlal etmiştir. Kusurludur. Kusur Oranı %50 dir, davalı: Yine olay tarihinde Sürücü ---- adına kayıtlı ----- plaka sayılı Motosikleti ile motosikletinde yolcu olarak bulunan eşi ile birlikte ---- ili --- ilçesi ---- Caddesi üzeri --- istikametinden istikametine seyri esnasında sürücülerin araçlarını sevk ve idare ederken olası tehlikelere karşı algı ve dikkatlerini sürekli yola ve eklentilerine vermeleri, tehlikeyi algıladıktan sonra güvenli sürüş için tedbirli davranmaları gerektirdiğinden gerekli dikkat ve özen yükümlülüğne riayet etmediği kanaati ile önceden teknik olarak belirlenmiş, trafik güvenliğini ve düzenini sağlayan, 2918 sayılı karayolları trafik kanunu hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak madde 52/B ile aynı kanun yönetmelik madde 101/B bentlerinde belirtilen, Kızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadırlar. Kuralını ihlal etmiştir. kusurludur Kusur Oranı %50 olduğu, dava dışı SGK tarafından dosyaya sunulan evrakta davacıya yapılan Geçici ve Sürekli İş Göremezlik ödemesinin bulunmadığı tespit edildiğinden hesaplanan tazminattan bu yönde indirim yapılmadığı; davacı tarafından talep edilen sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı bakımından; Dava dışı ---- % 5,3 maluliyet oranı ve davalı tarafın %50 kusur oranı ile hesaplanan; Sürekli İş Göremezlik zararının toplamı 6.608,83 TL, Geçici iş göremezlik zararının ise 2.155,20 TL; olmak üzere toplam hesaplanan tazminat tutarının 8.764,03 TL olduğu.." şeklinde rapor alınmıştır.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraflarca bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesi sunulduğu, mahkememiz █████/2025 tarihli 1 nolu ara kararı gereği, rapor sunan aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek hesaplama yaparken bilinen dönemdeki yasal asgari ücretin dikkate alınması gerektiği, zira bilinen bir durum var iken farazi hesaplama yapılmasının doğru olmayacağı, hesap tarihine kadar bilinen dönemdeki yasal asgari ücret dikkate alınarak bilinmeyen dönem için ise progresifrant yöntemi gereğince bilinen son dönem asgari ücret üzerinden %10 artış ve %10 indirim yapılmak suretiyle hesaplama yapmasının, ayrıca asgari ücretten hangi tarihte AGİ 'nin kalktığı dikkate alınarak hesaplama yapması için bilirkişiye tevdi edildiği, █████/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "..dava dışı ----maluliyeti nedeniyle Maluliyet Tazminatı yönünden yapılan ödemelerin yerindeliğinin tespiti açısından ödeme tarihi esas alınarak yapılacak hesaplamada, yapılan ödemenin yapıldığı tarihte geçerli olan Yargıtay Kararları ve genel şartların yürürlüğü girdiği 01.06.2015 tarihinden önce ödemenin de 02.04.2014 'de dikkate alınarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, davacı: ancak, yüz metre kadar mesafede yaya geçidi veya kavşak bulunmayan yerlerde yayalar, taşıt trafiği için bir engel teşkil etmemek şartı ile ve yolu kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda taşıt yolunu geçebilirler. Kuralını ihlal etmiştir. Kusurludur. Kusur Oranı %50 Kusurlu olduğu, davalı: Yine olay tarihinde Sürücü ---- adına kayıtlı---- plaka sayılı Motosikleti ile motosikletinde yolcu olarak bulunan eşi ile birlikte --- ili ---- ilçesi ---- Caddesi üzeri ---- istikametinden ---- istikametine seyri esnasında sürücülerin araçlarını sevk ve idare ederken olası tehlikelere karşı algı ve dikkatlerini sürekli yola ve eklentilerine vermeleri, tehlikeyi algıladıktan sonra güvenli sürüş için tedbirli davranmaları gerektirdiğinden gerekli dikkat ve özen yükümlülüğne riayet etmediği kanaati ile önceden teknik olarak belirlenmiş, trafik güvenliğini ve düzenini sağlayan, 2918 sayılı karayolları trafik kanunu hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak madde 52/B ile aynı kanun yönetmelik madde 101/B Bentlerinde belirtilen, Kızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadırlar. Kuralını ihlal etmiştir. kusurludur Kusur Oranı ( %50 yüzde elli ) Kusurludur. Dava dışı SGK tarafından dosyaya sunulan evrakta davacıya yapılan Geçici ve Sürekli İş Göremezlik ödemesinin bulunmadığı tespit edildiğinden hesaplanan tazminattan bu yönde indirim yapılmadığı; davacı tarafından talep edilen sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı bakımından; Dava dışı ----- % 5,3 maluliyet oranı ve davalı tarafın %50 kusur oranı ile hesaplanan; Sürekli İş Göremezlik zararının toplamı 113.156,86 TL, Geçici iş göremezlik zararının ise 3.151,01 TL; olmak üzere toplam hesaplanan tazminat tutarının 116.307,87 TL olduğu.." şeklinde rapor sunulduğu, raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinde, sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişinin 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorunda olduğu, sigortacının sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihi itibariyle 15 gün içinde feshedebileceği, sigortanın fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerli olacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 95. maddesinde ise sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir. Bu bakımdan olay tarihini kapsayan ZMSS poliçesinin varlığı halinde KTK'nun 95/2. maddesi gereğince sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin poliçenin iptal edildiği, geçersiz olduğu bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığı gibi haller sigortacı tarafından 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, sigortacı zarar görene ödeme yapmak zorunda olacaktır.
Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS Genel Şartları C.4 maddesinde ise; "sigorta sözleşmesi, sözleşmeye taraf olan araç işletenini takip eder. İşleten, sahip olduğu yeni araca ilişkin bilgileri sigortacıya bildirir. Araç grubunda herhangi bir değişiklik meydana gelmesi halinde, C.3 maddesi hükümleri kıyasen uygulanır. Ancak, sözleşme süresi içinde işletenin değişmesi halinde sigorta sözleşmesi, işletenin değiştiği tarihten itibaren 10 gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten içinde geçerli olur. Araç değişikliği nedeniyle yeni bir sigorta yaptırılması durumunda, sigortacının işletenin değiştiği tarihe kadar hak kazandığı prim gün esasına göre tespit edilir ve fazlası sigorta ettirene geri verilir" hükmü düzenlenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinin 3. fıkrasındaki "Sigortacı, sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde feshedebilir” düzenlemesi ile 4. fıkrasındaki “Sigorta, fesih tarihinden onbeş gün sonrasına kadar geçerlidir” düzenlemesi, Anayasa Mahkemesinin 23.01.2024 tarih,--- Esas ve -----Karar sayılı kararıyla Anayasaya aykırı olduğundan iptallerine ve iptal hükümlerinin kararın ---- Gazete'de yayımlanmasından (05.03.2024) başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine (05.12.2024) karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının ---- Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve bu durumun da bozma kararına uyulmakla meydana gelen usuli müktesep hakkın istisnası olduğu ve uyuşmazlığa dair iptal kararının diğer mahkemelerde derdest olan davalar bakımından da uygulanması gerektiği anlaşıldığından Anayasa Mahkemesinin 23.01.2024 tarih, --- Karar sayılı iptal kararının Dairemiz içinde bağlayıcı olduğunun, somut norm denetimi içerdiğinden istinaf aşamasında bulunan ve henüz kesinleşmeyen eldeki uyuşmazlık bakımından da uygulanması gerektiğinin kabulü gerekir. (Yargıtay HGK'nun 16.05.2018 tarih----. sayılı kararı, Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin 24.06.2020 tarih, -----sayılı kararı).
Anayasa Mahkemesinin 23.01.2024 tarih, ----- Karar sayılı iptal kararı gerekçesinde "iptal edilen fıkraların, sigortalının, aracı devrettiğini sigorta şirketine bildirmesi durumunda sigortacıya takdir yetkisi tanınmasının belirsizlik oluşturması ve belirli bir süre aralarındaki sözleşmenin hüküm ve sonuç doğuracağının kabul edilmesinin Anayasa’nın 48. maddesinde güvence altına alınan sözleşme özgürlüğünü sınırlandırdığı" belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır" hükmü iptal kararı dışında tutulduğundan halen yürürlükte olup taraflar için bağlayıcıdır. Bu nedenle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94/2. maddesi gereğince aracını devreden sigortalının, aracı devrettiğini sigortacıya bildirme yükümlülüğü devam etmektedir.
TTK'nın 1484/2.maddesinde sigortacının zarar görenle ilişkide ifa yükümlülüğünün belirlenmesi bakımından "Sigorta ilişkisinin sona ermesi, zarar görene karşı ancak, sigortacının sözleşmenin sona erdiğini veya ereceğini yetkili mercilere bildirmesinden bir ay sonra hüküm doğurur." düzenlemesine yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesi kararı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinin 3. ve 4. fıkraları iptal edilmiş ise de sigorta şirketinin TTK'nın 1484/2.maddesinden doğan ifa sorumluluğu devam etmektedir.( ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----.Hukuk Dairesi---- Hukuk Dairesi ---.)
Somut olayda, ----- plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde █████/2011 başlangıç, █████/2012 bitiş tarihli ZMMS poliçesinin bulunduğu, ----plakalı aracın 21.09.2011 tarihinde --- devredildiği ve----- plakasını aldığı, kazaya neden olan aracın aynı araç olduğu ( şasi no aynı) ancak işleten değişikliği nedeniyle plakanın değiştiği, davalı olarak gösterilen sigorta şirketine ----- plaka ile █████/2011-2012 tarihlerini kapsar ZMMS poliçesinin düzenlendiği, poliçenin düzenlenme tarihinin █████/2011 olduğu, sigortalı işletenin ----- olduğu, söz konusu poliçenin işleten değişikliği nedeni ile feshedilmediği anlaşılmıştır. KTK'nun 94. maddesinde öngörülen ve zorunlu olan işleten değişikliği bildirimini anılan Kanun maddesinde belirtilen 15 gün içinde davalıya bildirmediği, KTK 94/3-4 maddelere Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş ise de, sigortanın dava konusu poliçeye ilişkin sigorta sözleşmesini fesh ettiğine ilişkin bir bilginin bulunmadığı, TTK'nın 1484/2. maddesi kapsamında davalının ZMMS poliçesine dayalı sorumluluğunun devam ettiği, davaya konu kazanın ise söz konusu poliçenin geçerli olduğu süre içerisinde meydana geldiği, sonuç olarak kaza tarihinde ve saatinde davaya konu aracın sigortalı olduğu anlaşılmıştır.
Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir. Trafik sigortacısı tarafından sigorta sözleşmesi uyarınca sigortalıya karşı açılan rücuen tazminat davalarında, sigortalının sorumlu olduğu miktar yapılan ödeme miktarı olmayıp gerçek zarar miktarı kadardır. Bu nedenle mahkemece, zarar görenlere yapılması gereken gerçek ödeme miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekir. Bu bakımdan sigorta şirketinin zarar görenlere ödemiş olduğu tazminat tutarının tamamı rücu için yeterli değildir (Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin ----sayılı kararı).
Dosya kapsamına göre davacı Güvence Hesabı'nın dava dışı yaralanan ----- Hastanesi tarafından verilen 04.10.2012 tarihli %24 maluliyet oranını gösterir Özürlü Sağlık Kurulu Raporuna göre hesaplanan tazminatı ödediği anlaşılmaktadır. Ancak davacı, davalılara gerçek zarar miktarı üzerinden rücu edebileceğinden mahkemece alınan █████/2023 tarihli ATK raporu ve █████/2024 tarihli ---- Hastanesi raporuna göre %5,3 kalıcı maluliyet ve 9 ay geçici iş göremezlik olduğu belirlenmiş olup bu maluliyet oranının tazminat hesabında esas alınmıştır. Yine hesaplama yapılırken bilinen dönem yasal asgari ücret dikkate alınmıştır. Alınan bilirkişi raporuna göre dava dışı ----- zararının davacı Güvence Hesabı tarafından yapılan tazminat ödemesinden daha fazla olduğu, yapılan ödemenin sigorta poliçesi kapsamında olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş, alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; --- İcra Müdürlüğü’nün -----. sayılı icra dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gerekli 2.605,45 TL harçtan peşin alınan 651,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.954,08 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 651,37 TL peşin harcın toplamından oluşan 682,77 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından harç dışında harcanan 17.659,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki esaslara göre belirlenen 38.141,62 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde kendilerine iadesine,Dair; davcı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!