Anahtar kelimeler: Yerelleştirilmiş Yerelleştirilmesinin Yerelleştirme Önerildiğini Paketinin İddiadavacı Uyarlanmış Piyasaya Sahipliğinden Fikir

T.C.
İSTANBUL1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA
:Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle;; dava dışı ... firmasının 2012 yılında piyasaya sürdüğü ... isimli ... programının Türkiye’ye göre uyarlanmış (yerelleştirilmiş) paketinin işletmelerce en çok tercih edilen paketinin müvekkili firma tarafından geliştirilen ... isimli paket olduğu, bu nedenle ... tarafından 2016 yılında piyasaya sürülen ... isimli ... programının da müvekkili ile birlikte davalı şirket tarafından yerelleştirilmesinin ... tarafından önerildiğini, bu şekilde davalı ile müvekkili arasında 14.8.2017 tarihli Yerelleştirme Sözleşmesi imzalanarak geliştirilecek olan programının satış gelirlerinin taraflar arasında %50-%50 paylaşılmasının öngörüldüğü, bu sözleşmenin 6. Maddesi ile yeni programın fikri haklarının davalıya ait olacağı kararlaştırıldığını, Sözleşmenin 4. Maddesi uyarınca ... programının kodlarının davalıya teslim edilmesi ve bu programın ... versiyonuna güncellenmesi kararlaştırıldığından 17.9.2017 tarihinde müvekkili tarafından davalı tarafa bu kodlar mail olarak gönderilmiş ise de davalı tarafça ... güncellenmesi bir türlü sonuçlandırılamadığını, bu güncelleme işlemlerinin tamamının yine müvekkili tarafından yapıldığını, nitekim dilekçeleri ekinde ... olarak sunulan USB içeriğinde bu kodların müvekkil şirket çalışanları tarafından yapıldığının anlaşılacağını, sonuç olarak ... yerelleştirilmiş paketi 17.11.2017 tarihinde piyasaya çıkmış ve 28 işletmeye satıldığını, satış gelirlerinin de 10.3.2021 tarihine kadar müvekkil ile paylaşılmış olup müvekkil şirkete davalı tarafça toplam 95.000-USD ödeme yapıldığını, 2019 yılında ise davalı firmanın Türkiye’de kuracağı ... firması ile müvekkili firma arasında bir franchise sözleşmesi imzalanacağını ve ... ‘nin ... uygulama marketinde satışını yapacağı 365 programından müvekkile yine pay verileceğini ve ayrıca bakım hizmeti alınacağı kararlaştırıldığını, bu sözleşme kapsamında müvekkiline ödemeler yapılmış ise de 2021 yılına gelindiğinde davalı tarafından gönderilen 6.7.2021 tarihli mail ile taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği müvekkiline bildirildiğini ve 2021 yılına ait ödemeler yapılmadığını, davalı tarafın bu konuda müvekkile ödeme yapmamak için 18 nolu sürümün kendileri tarafından geliştirilmesi sebebiyle bu sürümden müvekkilin herhangi bir hak iddia edemeyeceğini ileri sürmüş ise de müvekkil tarafından güncellenen 17 nolu sürümle 18 nolu sürümün karşılaştırılmasından her iki sürümün hiçbir farklılık içermediği anlaşılacağını, bu nedenlerle öncelikle 365 isimli programın haklarının müvekkiline aidiyetinin tespiti ile bu programın davalı tarafça 10.3.2021 tarihinden sözleşmenin fesih tarihi olan 2.8.2021 arasında gerçekleşen satış gelirlerinin yüzde 50’sinin , fesih tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için de satış gelirlerinin tamamının 3 katının müvekkiline ödenmesini, bu talep yerinde görülmezse ödemelerin kesintiye uğradığı 10.3.2021 den dava tarihine kadar geçen sürede elde edilen satış gelirlerinin yüzde 50’sinin müvekkiline ödenmesini, ayrıca davalının ... programının satışlarına devam etmesi müvekkilin telafisi güç zararlarına sebebiyet verdiğinden bu satışların durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle;... ile ... programlarının tamamen farklı olduğunu, dolayısıyla bu programlarının Türkiye’ye özgü olarak yerelleştirilmesine ilişkin programların da tamamen farklı mimariye sahip olduğunu, bu iki programın birinin diğerine yükseltilmiş sürümü gibi lanse edilmesinin yanlış olduğunu, kendilerinin ... Merkezli ...firmasının Türkiye’deki iştiraki olduğunu,... firmasının ise ... firmasının iş ortağı olduğunu, dolayısıyla ... firmasının davacı firma ile müvekkil ... arasında akdedilen 14.8.2017 tarihli sözleşme aracılık ettiğini, ... programının yerelleştirilmesinin 2018 yılında tamamlandığını, 2019 yılında da müvekkili ile davacı arasında Niyet Mektubu imzalandığını, böylece satışı yapılan programlarının gelirlerinden davacıya düşen pay ödendiğini, ancak davacı şirket yetkilisinin müvekkile gönderdiği mail ile yerelleştirilme sözleşmesinin feshedilmek istendiğini, bilahare tarafların bir araya gelerek fesih protokolü düzenlediğini, ancak bu protokolün davacı tarafça imzalanmadığını, davacının söz konusu ... programı üzerinde hak sahipliği iddia etmesinin hukuka aykırı olduğunu zira taraflar arasındaki sözleşmenin 4. Maddesinin açık olduğunu, bu madde uyarınca 2012 yılı ... programının müvekkiline teslimi ile davacının sorumluluğunun sona erdiğini, bu teslimden sonra ... versiyonunun geliştirilmesi için müvekkili şirketin davacıdan veya davacı dışı firmalardan destek alıp almama konusunda muhayyer olduğunu, alınan her destek için ayrı ücretlendirme yapıldığını, nitekim bu durumun da 4. maddede yer aldığını, dolayısıyla davacının bu yeni programın geliştirilmesi sürecinde müvekkil firmanın destek aldığı diğer 3. Firmalarla herhangi bir farkının bulunmadığını, yine taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça değil davacı tarafın yetkilisi tarafından feshedilmek istendiğini, bu feshin gerekçesi olarak da ... firmasının iş ortakları arasında kendilerini göstermemesini gerekçe olarak gösterdiklerini, .... paketinin tüm haklarının müvekkiline ait olduğu hususunun sözleşmenin 6. Maddesi ile sabit olduğu, ayrıca EK 14’de yer alan davacı firma yetkilisi mailinde de bu hususun ikrar edildiği, ürünün piyasaya sunulmasından sonra yaklaşık 4 yıllık süreçte de tüm lisanslamaların müvekkili tarafından yapılmış olup bu durum da söz konusu program üzerinde müvekkilinin hak sahibi olduğunu gösterdiğini, ayrıca EK-15’de yer alan belgeden de görüldüğü üzere bu paket müvekkil adına tescil edildiğini, tüm bu nedenlerle davacı firmanın 15.4.2021 tarihinden sonra satışını yaptığı yerelleştirme paketinden elde ettiği gelirlerin müvekkiline ödenmesini talep ettiklerini (en az 5 şirkete satış yaptığı iddia edilmekte) yerelleştirme paketinin yeni versiyonunun 2012 versiyonundan tamamen farklı olması sebebiyle bu ürün üzerindeki hakların müvekkiline ait olduğunu, şayet bu ürünün hak sahipliğinin müvekkiline ait olmadığı kabul edilirse bu durumda da bu yeni versiyon için müvekkili tarafından yapılan tüm masrafların davacıdan tahsilini talep etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:Dava konusu uyuşmazlığın; ASIL DAVADA; fesih tarihi itibariyle ...ile uyumlu yükseltilmiş (...) yerelleştirme yazılımının her nevi fikri haklarının davacıya aidiyetinin tespitine , Yükseltilmiş (...) yerelleştirme yazılımının; ödemelerin kesintiye uğradığı iddiası kapsamında 10.03.2021 tarihi ile feshin ihbar tarihi olan 02.08.2021’e kadar geçen dönemde gerçekleşen satış gelirlerinin %50’sinin, fesih tarihinden dava tarihine kadar geçen dönemde ise satış gelirlerinin tamamının hesap edilecek alacağın şimdilik 1.000 USD’lik kısmının FSEK 68 vd. hükümleri uyarınca üç katına tekabül eden tazminatın davacıya ödenmesine; tazminat taleplerinin kabul görmemesi halinde ise hesap edilecek alacağın şimdilik 1.000 USD’lik kısmının, kamu bankalarınca 1 yıl vadeli USD mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davacıya ödenmesine: Bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde ise; Yerelleştirme Sözleşmesi’nin feshedilmiş olması bu sözleşmeye istinaden üretilmiş olan ... ile uyumlu yükseltilmiş (...) yerelleştirme yazılımının satışına bağlı olarak doğmaya devam eden hakların talep edilmesini engellemeyeceği iddiasıyla ödemelerin kesintiye uğradığı 10.03.2021 tarihinden dava tarihine dek gerçekleşen satışlardan elde edilen gelirlerin davacıya ödenmeyen %50’lik kısmının davalının defterleri incelenmek suretiyle hesap edilerek şimdilik 1.000 USD’lik kısmının, kamu bankalarınca 1 yıl vadeli USD mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davacıya ödenmesine, ... ile uyumlu yükseltilmiş (upgrade) yerelleştirme yazılımının davalı tarafından ....’nde (...) ve diğer satış kanallarından satışının ihtiyati tedbir kararı verilmek suretiyle önlenmesine ilişkin olarak açıldığı anlaşılmıştır.KARŞI DAVA KONUSUNUN; Yerelleştirme Paketi’nin tüm fikri mülkiyet haklarının KARŞI Davacı Şirket’e ait olduğunun TESPİTİNE, Davacı-Karşı Davalı Şirket tarafından gerçekleştirilen satışlardan elde edilen gelirlerin tamamının hesap edilerek, alacağın şimdilik 2.000 USD’lik kısmının FSEK 68 vd. hükümleri uyarınca fikri mülkiyet hakları karşı davacıya ait olan Yerelleştirme Paketi’nin haklarını ihlal edilmesi dolayısıyla üç katına tekabül eden tazminatın karşı davacıya ödenmesi, tazminat taleplerinin kabul görmemesi halinde ise hesap edilecek alacağın şimdilik 2.000 USD’lik kısmının, kamu bankalarınca 1 yıl vadeli USD mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte karşı davacıyla ödenmesi; Bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde ise, karşı davacı tarafından söz konusu yerelleştirme paketinin geliştirilmesi kapsamında yapılan tüm masrafların hesap edilerek şimdilik 2.000 USD’lik kısmının, kamu bankalarınca 1 yıl vadeli USD mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte karşı davacıya ödenmesine, İhtiyati Tedbire hükmedilmesine karar verilmesi(Davacı-Karşı Davalı Şirket tarafından ...’nin satışlarını durdurması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, aksi kanaatte olunması halinde satışlardan elde edilecek tüm gelirlerin dava sonuna kadar Mahkeme’ce takdir edilecek blokeli vadeli bir USD mevduat hesabına yatırılması yönünde karar verilmesini ) istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Davacı karşı davalı vekili █████/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile ; 43.960,00 USD ve 560,00 Euro alacaklarına kamu bankalarınca 1 yıl vadeli USD ve 1 yıl vadeli EURO mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini" talep etmiştir.Davalı karşı davacı vekili █████/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile "Yerelleştirme Paketi’nin haklarını ihlal edilmesi dolayısıyla 22.136,00 USD olarak hesaplanan gelirin kamu bankalarınca 1 yıl vadeli USD mevduata uygulanan en yüksek faiz ile Müvekkili Şirket’e ödenmesini ve fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, 682.915,25 EUR olarak hesaplanan yerelleştirme masraflarının şimdilik 1.000,00 Euro’suna tekabül kısmının kamu bankalarınca 1 yıl vadeli EURO mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte Müvekkil Şirket’e ödenmesini" talep etmiştir.Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap ve karşı dava dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişiler ..., ...ve... tarafından düzenlenen █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı tarafından 2012 yılında meydana getirilen ... isimli program üzerinde davacının hak sahibi olduğu, davacı ile davalı firmanın yaptığı adi ortaklık ile meydana getirilen ve sözleşme kapsamında fikri haklarının davalıya ait olacağı belirtilen ...isimli program üzerinde de davalının hak sahibi olduğu, ancak taraflar arasındaki ilişkinin sona ermesi sebebiyle davacının hak sahibi olduğu ... programının söz konusu ortaklığa fikri emek olarak konulmuş olması sebebiyle bu programın değerinin davacıya ödenmesi gerektiği, bu konunun taraflarının uzmanlığı dışında olması sebebiyle hesaplama yapılamadığını, ayrıca taraflar arasındaki sözleşme gereğince ortaklık kapsamında meydana getirilen ... isimli programın davalı tarafça satışından elde edilen gelirin yarısının davacıya ait olduğu kararlaştırılmış olması sebebiyle fesih tarihine kadar yapılan satışlardan elde edilen gelirin yarısını davacının talep hakkı bulunduğu, bu konunun da uzmanlık alanları dışında kalması sebebiyle bir hesaplama yapılamadığı bildirilmiştir.Bilirkişiler ..., ...ve ...tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ...’nin talebi üzerine tarafların bir araya gelerek ...adlı yazılımın ... kullanımına uygun hale getirilmesi amacıyla “...’nin akdetmiş oldukları, taraflar arasında yapılmış olan sözleşmeye istinaden Davacı ... tarafından geliştirilen “...” isimli yazılımın kullanılmaya başlanıldığı, 17.11.2017 ile 15.03.2021 tarihleri arasında davacı tarafından “17. Versiyon”a kadar ilgili yazılımın geliştirilmesinin / güncellenmesinin yapıldığı, 17. Versiyondan yaklaşık (3,5) üç buçuk ay sonrasında yani “01.07.2021” tarihinde “18. Versiyon”un davalı tarafından yayına alındığı anlaşıldığı, ancak “18. Versiyon”da “17. Versiyon” haricinde sadece (4) dört değişikliğin / geliştirmenin yer aldığı, bu nedenle de davacı ... tarafından geliştirilen “...” yazılım altyapısı üzerine davalı ... tarafından devam edilerek “18. Versiyon” geliştirildiği, Programın 17 nolu versiyonu ile 18 nolu versiyonunun yaklaşık %95 oranında aynı olduğu, ayrıca davacı tarafından yaklaşık 4 yıl boyunca geliştirilen davaya konu yazılımın davalı tarafından yaklaşık (3,5) üç buçuk ay kadar kısa bir sürede geliştirilmesinin teknik olarak mümkün olamayacağı, davacının ... yazılımının geliştirilmesi ve yükseltilmesi ve yükseltme sonrası ortaya çıkan ...yerleştirme paketi üzerindeki fikri mülkiyet haklarının davalıya ait olacağını kabul ettiği, ... yerleştirme paketi üzerinde davalının hak sahibi olduğu, davacı her ne kadar sözleşmenin 6 ıncı maddesindeki düzenlemenin FSEK 52’ye uygun olmayıp geçersiz olduğunu ileri sürmüş ise de mali hakkın devrine ilişkin tasarruf işlemlerinin herhangi bir sınırlandırma olmaksızın devrinin Yargıtay tarafından kabul edildiği, ayrıca davalı her ne kadar ...yazılımının davacı yazılımı ile ilgili olmadığını ileri sürmüşse de raporlarında heyette yer alan teknik bilirkişisinin tespitleri doğrultusunda davalının yazılımının davacı yazılımının geliştirilmiş ve yükseltilmiş hali olduğu hususları bir bütün olarak dikkate alındığında; davacının sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince Microsoft 365 yazılımı Türkiye’de satıldığı sürece yazılımın satışından elde edilen gelirin yarısını davacıya lisans bedeli olarak ödemesinin gerekeceği, davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapmak için davalı tarafın malı bilirkişi tarafından arandığı , davalı şirketten dönüş yapılmadığından davacıya 10.3.2021 tarihinden dava tarihine kadar ödemesi gereken lisans bedelinin hesaplanamadığı bildirilmiştir.Bilirkişiler..., ... ve ...tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli EK bilirkişi raporunda özetle; teknik açıdan kök rapordaki görüşlerinin aynen geçerli olduğunu, davalı şirketin █████/2021 tarihi ile 27.01.2022 tarihleri arasında yurtiçi Yazılım Geliştirme Geliri toplam 907.246,68 TL hesap edilmiştir. İşbu tutarın %50’sinin 453.623,32 TL ( 907.246,63 /2=453.623,32) tazminat olarak hesap edildiğini, davalı şirket, davaya konu sözleşmenin feshi öncesinde yerelleştirmenin geliştirilmesi kapsamında yapılan hizmet ve danışmanlık masrafları toplam tutarının 682.915,25 Euro olduğu iddiasında bulunulduğunu, işbu 682.915,25 Euro toplam masraf tutarına ilişkin masraf açıklamalarının raporlarında yer alan tabloda ayrıntılı olarak yer aldığını , takdirin Mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir.Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Bilişim Yönüyle: Dosya kapsamında yapılan teknik incelemeler sonucunda; ...'nin talebi doğrultusunda tarafların bir araya gelerek ... adlı yazılımın Türkiye kullanımına uygun hale getirilmesi amacıyla "14.08.2017" tarihli ... ("Yerelleştirme Sözleşmesi")'nin akdedildiğinin tespit edildiğini, sözleşme çerçevesinde Davacı ... tarafından geliştirilen "..." yazılımının kullanılmaya başlandığı ve 17.11.2017 ile 15.03.2021 tarihleri arasında "17. Versiyon"una kadar davacı tarafından sürekli olarak güncellenip geliştirildiğinin belirlendiğini, 17. Versiyondan yaklaşık üç buçuk ay sonra, yani "01.07.2021" tarihinde davalı tarafından "18. Versiyon"un yayına alındığını, ancak 18. Versiyonun, 17. Versiyon haricinde sadece dört değişiklik veya geliştirme içerdiği ve bu nedenle davacı tarafından geliştirilen ....yazılımının altyapısının üzerine davalı ... tarafından devam edilerek geliştirildiği, Programın 17. ve 18. versiyonlarının yaklaşık %95 oranında aynı olduğu, Davacı tarafından dört yıl boyunca geliştirilen yazılımın davalı tarafından üç buçuk ay gibi kısa bir sürede geliştirilmesinin teknik olarak mümkün olamayacağı,Mali Yönüyle Davalı şirketin defterlerinde 10.03.2021 tarihinden 27.01.2022 tarihine kadar yurtiçi yazılım geliştirme gelirlerinin 907.245,95 TL olduğu iş bu tutarın % 50 sinin 453.622,98 TL, Davalı tarafından düzenlenen faturaların 87.920,00 USD ve 1.120 Euro olduğu, iş bu tutarların % 50 sinin 43.960,00 USD ve 560,00 Euro Takdirin Mahkememizde olduğu, FSEK Yönüyle yapılan incelemede; taraflar arasındaki 14.08.2017 tarihli yerelleştirme sözleşmesinin 4 ve 6. Madde hükümlerine göre, ... isimli programın davacı/karşı davalıya ait olduğu ancak işbu sözleşmenin 5.maddesi gereği ... isimli program davalı/karşı davacı tarafından ... platform versiyonuna yükseltileceği, sözleşme hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ... isimli program davacı/karşı davalıya aitken; ... programının ise davalı/karşı davacıya ait olduğu, yine sözleşmenin 6. ve 7. maddelerine göre, yerelleştirme kapsamında ...programının gelir paylaşımının taraflar arasında %50 - %50 olarak kararlaştırıldığı, hak sahibinin FSEK m. 68 kapsamında talep edebileceği varsayımsal sözleşme bedelinin yani sözleşme yapılmış olması halinde talep edebileceği bedel olup; somut uyuşmazlıkta zaten taraflar arasında davaya konu programlara yönelik sözleşme ve sözleşme bedeli bulunduğundan davacının FSEK m. 68 kapsamında talepte bulunma hakkının olmadığı, davacı/karşı davalı her ne kadar sözleşmenin FSEK m. 52 şartlarını sağlamadığı iddiasında bulunsa da, sözleşme hükümleri ve dosyada mevcut taraf yazışmaları birlikte değerlendirildiğinde davacının/karşı davalının sözleşmeye dair şekle aykırılığı ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanımı teşkil edip etmediğini Mahkemenin takdirinde olduğunu bildirilmiştir.Bilirkişiler ..., ... ve... tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli EK bilirkişi raporunda özetle; Bilişim Yönüyle kök raporda herhangi bir değişikliğe gerek olmadığını, ... yazılımının altyapısının üzerine davalı ... tarafından devam edilerek geliştirildiği, programın 17. ve 18. versiyonlarının yaklaşık %95 oranında aynı olduğu, 17. Versiyonuna kadar AX, 2012 18. Versiyon ... olarak belirtilmiş ise de 18. Versiyonda aynı yazılımın yani ...devamı yani üzerine devam edilmiş bir yazılım olduğu, Davacı tarafından dört yıl boyunca geliştirilen yazılımın davalı tarafından üç buçuk ay gibi kısa bir sürede geliştirilmesinin teknik olarak mümkün olamayacağı, Mali Yönüyle Terditli hesaplamalara göre : 10.03.2021 tarihi ile sözleşmenin fesih tarihi olan 02.08.2021 tarihleri arasında yurtiçi yazılım geliştirme Geliri toplam TL olarak 345.882,96 TL hesap edilmiştir. İş bu tutarın % 50 sinin 172.941,48 TL, düzenlenen faturaların döviz bazlı düzenlendiği 39.180,00 USD ve 1.120,00 EURO olduğu bu tutarların % 50 sinin 19.590 USD (39.180,00/2) 560,00 EURO (1.120,00/2) hesap edildiğini,10.03.2021 Tarihi ile dava tarihi olan 27.01.2022 tarihine kadar Kök rapordaki hesaplamanın değişmediği, raporlarındaki tabloda da açıklandığı üzere; davalı şirketin 10.03.2021 tarihi ile 27.01.2022 tarihleri arasında yurtiçi yazılım geliştirme Geliri toplam TL olarak 907.245,95 TL hesap edilmiştir. İş bu tutarın % 50 sinin 453.622,98 TL, düzenlenen faturaların döviz bazlı düzenlendiği 87.920,00 USD ve 1.120,00 EURO olduğu bu tutarların % 50 sinin 43.960 USD (87.920,00/2) ve 560,00 EURO (1.120,00/2) hesap edildiğini; FSEK Yönüyle; Sunulu deliller kapsamına göre; kök raporlarındaki görüş ve kanaatlerinde bir değişiklik olmadığı, Buna ilaveten, taraflar arasındaki sözleşme feshedilse dahi, taraflar arasındaki yazışmalar ve sözleşmenin mevcudiyeti, tarafların işbirliği karşısında davalı/karşı davacı kullanımlarının FSEK m. 68 kapsamında izinsiz kullanım olarak nitelendirilemeyeceği, fesih bildirimin karşı tarafa varmasıyla birlikte ancak davacının varsa ödenmeyen telif bedelini talep edebileceği, keza davacı/karşı davalı her ne kadar özleşmenin FSEK m. 52 ve 48/3 şartlarını sağlamadığı iddiasında bulunsa da, Mahkemece bu aşamada davacının/karşı davalının sözleşmeye dair şekle aykırılığı ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanımı teşkil ettiği ve yazılım devrinin FSEK’e uygun olduğu kanaatindeyse, bahsi geçen sözleşmenin 4, 5 ve 6 maddeleri gereğince ... programı davalı/karşı davacıya ait olduğundan ve yine sözleşmenin 7. maddesi gereğince yerelleştirme kapsamında ... programının gelir paylaşımı taraflar arasında %50 - %50 olarak kararlaştırıldığından FSEK m. 68 gereği 3 katı tazminatı yerine sözleşmenin 7. maddesinde kararlaştırılan söz konusu yazılım gelirinin %50’sinin telif bedeli olarak ödenmesi gerektiği, Karşı dava açısından da, asıl davada FSEK m. 68 kapsamında talepte bulunamama hali ve gerekçesi karşı dava için de geçerli olup, taraflar arasındaki sözleşme feshedilse dahi, taraflar arasındaki yazışmalar ve sözleşmenin mevcudiyeti, tarafların işbirliği karşısında davacı/karşı davalı kullanımlarının FSEK m. 68 kapsamında izinsiz kullanım olarak nitelendirilemeyeceği, ancak feshin karşı tarafa ulaştığı an itibariyle karşı davacı/davalının, davacı/karşı davalıdan ancak sözleşmenin 7. Maddesi gereği, söz konusu yazılım gelirinin %50’sini telif bedeli olarak talep edebileceği, Kök raporda da bildirdikleri üzere, davacı/karşı davalı her ne kadar sözleşmenin FSEK m. 52 ve 48/3 şartlarını sağlamadığı iddiasında bulunsa da, sözleşme hükümleri ve dosyada mevcut taraf yazışmaları birlikte değerlendirildiğinde bu aşamada davacının/karşı davalının sözleşmeye dair şekle aykırılığı ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanımı teşkil edip etmediğinin Mahkemenin takdirine bırakıldığı bildirilmiştir.Bilirkişiler ..., ... ve ...tarafından düzenlenen 2.EK raporda özetle: Bilişim Yönüyle Kök raporda değişiklik yapılmasını gerektirecek bir husus olmadığı, Mali Yönüyle Davalı defterlerinde 10.03.2021 Tarihi ile dava tarihi olan 27.01.2022 tarihine kadar Kök rapordaki hesaplamanın değişmediği, rapordaki tabloda yer aldığı şekilde; Davalı şirketin 10.03.2021 tarihi ile 27.01.2022 tarihleri arasında yurtiçi yazılım geliştirme Geliri olarak 907.245,95 TL hesap edilmiştir. İş bu tutarın % 50 sinin 453.622,98 TL, düzenlenen faturaların döviz bazlı düzenlendiği 87.920,00 USD ve 1.120,00 EURO olduğu bu tutarların % 50 sinin 43.960 USD (87.920,00/2) ve 560,00 EURO (1.120,00/2) hesap edildiğini,Davacı şirketin defterlerinde Davacı şirketin 10.03.2021 tarihi ile 27.01.2022 tarihleri arasında düzenlenen faturaların ... ait satış olması halinde döviz bazlı düzenlendiği 44.272,00 USD bu tutarın %50 sinin 22.136,00 USD olduğunun hesap edildiğini,FSEK Yönüyle önceki raporda belirtilen değerlendirmeleri değiştirecek herhangi bir unsura rastlanmadığı bildirilmiştir.Toplanan deliller, 14.08.2017 tarihli ... ("Yerelleştirme Sözleşmesi") kapsamı, Davacı tarafından dosyaya sunulan USB bellek içeriğinde, taraflar arasında çeşitli versiyonlarhakkında yapılan e-posta yazışmalar, HMK 266 madde kapsamında dosyaya sunulan rapor ve kök rapor içerikleri, davacı ve davalıya ait mali kayıtlar, ticari defter ve belgeler bir arada incelendiğinde; her üç raporun FSEK kapsamında sözleşme hükümlerinin yorumlanmış açısından aynı bakış açısına sahip olduğu, tarafların her ikisinde tazminat talep etmesi nedeniyle en son alınan rapordaki mali incelemeler doğrultusunda hüküm kurulması gerektiği anlaşılmıştır.TOPLANAN DELİLLER IŞIĞINDA MAHKEMEMİZİN DELİLLERİ GEREKÇELENDİRMESİHuzurdaki davada Uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan 14.08.2017 tarihli “... (Yerelleştirme Sözleşmesi)” kapsamında geliştirilen ... isimli yazılımın fikri ve mali haklarının kime ait olduğu, tarafların gelir paylaşımından doğan hak ve alacakları bulunup bulunmadığı,FSEK kapsamında tazminat taleplerine göre FSEK 68. Madde kapsamında talepde bulunup bulunamayacaklarına ilişkindir.Asıl davada davacı; ... isimli kendi yazılım altyapısının davalı tarafından kullanılarak geliştirilen ... yazılımı üzerinde hak sahibi olduğunu, davalının gelir paylaşımına ilişkin sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürmüş; FSEK m.68 kapsamında üç kat tazminat ile gelir paylaşımından kaynaklı alacak isteminde bulunmuştur.Karşı davada ise davalı-karşı davacı; yerelleştirme paketinin tüm mali haklarının kendisine ait olduğunu, davacının yazılım satışları gerçekleştirdiğini ileri sürerek gelir paylaşımı ve masraf alacağı talebinde bulunmuştur.Taraflar Arasındaki Sözleşmenin DeğerlendirilmesiTaraflar arasında akdedilen 14.08.2017 tarihli Yerelleştirme Sözleşmesi’nin özellikle 4, 5, 6 ve 7. maddeleri uyuşmazlığın çözümü bakımından belirleyici niteliktedir.Sözleşme hükümleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde; ... isimli ana yazılımın davacı tarafından geliştirildiği ve davacıya ait olduğu,... isimli yükseltilmiş versiyonun ise sözleşme gereği davalı adına geliştirildiği ve mali haklarının davalıya ait olduğu, Buna karşılık gelir paylaşımının sözleşme kapsamında devam edeceğinin kararlaştırıldığı dolayısıyla taraflar arasındaki anlaşmazlığın sözleşme kapsamında incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır.HMK 266 madde kapsamında konunun teknik inceleme gerektirmesi nedeniyle alınan teknik inceleme ve mali inceleme sonucu düzenlenen Bilirkişi Raporlarının Değerlendirilmesinde ise; alınan tüm bilirkişi raporlarının tamamında teknik açıdan ortak kanaat oluştuğu ve özellikle 16.08.2023 tarihli bilirkişi raporu ile 22.07.2024 ve 30.12.2024 tarihli raporlarda; Davacı tarafından geliştirilen ... altyapısının ... yazılımının temelini oluşturduğu, 17.versiyon ile davalı tarafından yayımlanan 18. versiyon arasında yaklaşık %95 oranında benzerlik bulunduğu, Davalı tarafından 3,5 ay gibi kısa sürede bağımsız bir yazılım geliştirilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, versiyonun, davacı tarafından geliştirilen yazılımın devamı niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.Mahkememizce de incelenen sözleşme hükümleri açık olup, sözleşme hükümleri alınan rapor içerikleri, tarafların uzun süreli uygulamaları, gelir paylaşımına ilişkin fiili davranışları ve taraf yazışmaları birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki 14.8.2017 tarihli sözleşme uyarınca...isimli programın davacı yana ait olduğunun tespitine, ... ..ibareli yazılımının ... isimli yazılımdan faydalanılarak oluşturulmuş olduğunun ancak yükseltilmiş dava konusu ( ... )programın mali haklarının sözleşme ile davalı-karşı davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerekmiştir.FSEK m.68 Kapsamındaki tazminat istemlerinin DeğerlendirilmesiFSEK m.68 kapsamında üç kat tazminat talebinde bulunmuş ise de; somut olayda taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunduğu, kullanımın izinsiz değil sözleşmeye dayalı olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin lisans ve gelir paylaşımı esasına dayandığı anlaşılmıştır. FSEK m.68 hükmü ancak hak sahibinden izin alınmaksızın kullanım halinde uygulanabilecektir. Oysa somut olayda; Taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunduğu, Yazılım kullanımının sözleşmeye dayandığı, Tarafların uzun süre sözleşmeyi uyguladığı, Davacının da uzun süre gelir paylaşımı kapsamında ödeme aldığı, sabit olduğundan kullanımın “izinsiz kullanım” niteliğinde olmadığı değerlendirilmiştir. Bu nedenle gerek asıl dava gerekse karşı dava yönünden FSEK m.68 kapsamında üç kat tazminat koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığından 3 kat tazminata ilişkin istemlerin reddine karar verilmesi gerekmiştir.Gelir Paylaşımı ve Alacak Taleplerinin incelenmesi:Bilirkişi raporlarında yapılan mali incelemelerde; 10.03.2021 – 27.01.2022 tarihleri arasında davalı şirketin dava konusu yazılımdan elde ettiği yurtiçi yazılım geliştirme gelirinin 907.245,95 TL olduğu, bu tutarın sözleşme gereği %50’sinin 453.622.98 TL olduğu, davalı tarafından düzenlenen döviz bazlı faturalar incelendiğinde ; 87.920 USD ve 1.120 EURO tutarlarında gelir elde edildiği, bunların %50’sine tekabül eden tutarın ise; 43.960 USD,ve 560 EURO olduğu ve mali yönden belirlenen bu tutarlarının davacı alacağı olduğu hususu HMK 266 madde kapsamında düzenlenen ve mahkememizce de hükme dayanak olarak alınan Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen kök ve ek raporda tespit edilmiştir.Mahkememizce alınan bilirkişi raporları HMK 266 madde kapsamında denetim ve hüküm kurmaya elverişli, dosya kapsamındaki deliller ile uyumlu görülmüş; sözleşmenin 6 ve 7. maddeleri gereğince gelir paylaşımından kaynaklanan alacak talepleri de dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğinden asıl dava yönünden;ASIL DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE (asıl davacı ... tarafından açılan davada) . Taraflar arasındaki 14.8.2017 tarihli sözleşme uyarınca ... isimli programın davacı yana ait olduğunun tespitine,... ..ibareli yazılımının ... isimli yazılımdan faydalanılarak oluşturulmuş olduğunun ancak yükseltilmiş dava konusu (... )programın mali haklarının sözleşme ile davalı-karşı davacıya ait olduğunun tespitine, FSEK 68. Madde kapsamında tazminat istemleri yerinde olmadığından reddine, -Sözleşmenin 6 ve 7. Maddeleri bir bütün olarak değerlendirilerek ... ibareli yazılımının; gelir paylaşımı taraflarca %50 -%50 oranında kararlaştırıldığından 10.03.2021 tarihinden 27.1.2022 tarihine kadar %50 oranında belirlenen tutar( yurt içi yazılım geliştirme gelirinin %50 si 453.622.98 TL olarak belirlenmiş olup bu bedel ile birlikte davacının 11.2.2026 tarihli ıslah dilekçesi gözetilerek talebini Euro ve dolar olarak talep ettiğinden; ayrıca 43.960 usd ve 560 uero’nun kamu bankalarınca 1 yıl vadeli usd ve 1 yıl vadeli Euro mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı yana ödenmesine,) ... ile uyumlu yükseltilmiş (upgrade) yerelleştirme yazılımının davalı tarafından ...’nde (...) ve diğer satış kanallarından satışının ihtiyati tedbir kararı verilmek suretiyle önlenmesine dair istemin REDDİNE karar verilmesi gerekmiştir.Karşı Davadaki istemlerin Değerlendirilmesi: Karşı davacı tarafından ileri sürülen; FSEK m.68 kapsamında üç kat tazminat, Yerelleştirme masrafları, Davacının satış gelirlerinin tahsili istemleri bakımından; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi, gelir paylaşımı modeli ve kullanımın sözleşmeye dayanması nedeniyle FSEK kapsamında izinsiz kullanım koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.Dolayısıyla toplanan deliller ve hükme dayanak alınan son heyetin kök ve ek raporları mali yönden dikkate alındığında;, taraflar arasındaki sözleşme feshedilse dahi, taraflar arasındaki yazışmalar ve sözleşmenin mevcudiyeti, tarafların işbirliği karşısında davacı/karşı davalı kullanımlarının FSEK m. 68 kapsamında izinsiz kullanım olarak nitelendirilemeyeceği, ancak feshin karşı tarafa ulaştığı an itibariyle karşı davacı/davalının, davacı/karşı davalıdan ancak sözleşmenin 7. Maddesi gereği, söz konusu yazılım gelirinin %50’sini telif bedeli olarak talep edebileceği, Kök raporda da bilirkişilerin işaret ettiği üzere davacı/karşı davalı her ne kadar sözleşmenin FSEK m. 52 ve 48/3 şartlarını sağlamadığı iddiasında bulunsa da, sözleşme hükümleri ve dosyada mevcut taraf yazışmaları birlikte değerlendirildiğinde ; Taraflar arasındaki 14.8.2017 tarihli sözleşme uyarınca ...isimli programın asıl davacı yana, ...ibareli yazılımının ana yazılıma bağlı olarak geliştirildiğinden geliştirilmiş halinin sözleşme hükümleri ile bağlı kalınarak yazılım üzerinde fsek kapsamında karşı davacının mali hak sahibi olduğunun tespitine, FSEK 68. Madde kapsamında tazminat istemleri yerinde olmadığından reddine, Sözleşme hükümlerine göre; ...ibareli yazılımının; gelir paylaşımı taraflarca %50 -%50 oranında kararlaştırıldığından 10.03.2021 tarihinden 27.1.2022 tarihine kadar %50 oranında belirlenen fatura bedelinin %50 sinin 22.136.00 usd olduğu (ticari defter ve son ek raporun 22.sayfasında exell tablosusuna göre ... in satışına dair kayıtlarda toplamda 44.272 usd satış gerçekleştiği ve bedelin sözleşme hükümlerine göne %50 sinin 22.136 usd olduğu gözetildiğinde 22.136. usd nin kamu bankalarınca 1 yıl vadeli usd mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalı-karşı davacı yana ödenmesine, yerelleştirme masraflarına ilişkin euro talepli ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin yönünden ise masrafların doğrudan davacıdan talep edilebileceğine ilişkin bir delil bulunmadığı, bu giderlerin davalının kendi ticari faaliyeti kapsamında katlandığı işletme gideri niteliğinde olduğu kanaatine varıldığından istemin reddine, Tedbir isteminin Reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
:I-ASIL DAVADA
:ASIL DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE (asıl davacı ... tarafından açılan davada)a. Taraflar arasındaki 14.8.2017 tarihli sözleşme uyarınca ... isimli programın davacı yana ait olduğunun tespitine, ... ..ibareli yazılımının ... isimli yazılımdan faydalanılarak oluşturulmuş olduğunun ancak yükseltilmiş dava konusu ( ... )programın mali haklarının sözleşme ile davalı-karşı davacıya ait olduğunun tespitine,b. FSEK 68. Madde kapsamında tazminat istemleri yerinde olmadığından reddine,c-Sözleşmenin 6 ve 7. Maddeleri bir bütün olarak değerlendirilerek ... ibareli yazılımının; gelir paylaşımı taraflarca %50 -%50 oranında kararlaştırıldığından 10.03.2021 tarihinden 27.1.2022 tarihine kadar %50 oranında belirlenen tutar( yurt içi yazılım geliştirme gelirinin %50 si 453.622.98 TL olarak belirlenmiş olup bu bedel ile birlikte davacının 11.2.2026 tarihli ıslah dilekçesi gözetilerek talebini Euro ve dolar olarak talep ettiğinden; ayrıca 43.960 usd ve 560 uero’nun kamu bankalarınca 1 yıl vadeli usd ve 1 yıl vadeli Euro mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı yana ödenmesine,)d- ... ile uyumlu yükseltilmiş (...) yerelleştirme yazılımının davalı tarafından ...’nde (...) ve diğer satış kanallarından satışının ihtiyati tedbir kararı verilmek suretiyle önlenmesine dair istemin REDDİNE,-41.537,94-TL ilam harcının yatırılan 232,91-TL peşin harç ile 32.549,87 TL olmak üzere toplam 32.782,78 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 8.755,16-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,-kabul edilen 43.960 usd ve 560 euro’nun dava tarihindeki kur değeri toplamına göre hesaplanan Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 97.085.40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Reddedilen fsek kapsamındaki mali hakların tespiti istemi yönünden ; 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 80,70 TL başvuru harcı 232,91 TL peşin harç 3.315,00- TL tebligat ve müzekkere masrafı, 21.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 24.628,61 TL yargılama giderinin taktiren 2/3 sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,II-KARŞI DAVADA
: (Davacı ... …tarafından açılan davada)a- Taraflar arasındaki 14.8.2017 tarihli sözleşme uyarınca ... isimli programın asıl davacı yana, ... ..ibareli yazılımının ana yazılıma bağlı olarak geliştirildiğinden geliştirilmiş halinin sözleşme hükümleri ile bağlı kalınarak yazılım üzerinde fsek kapsamında karşı davacının mali hak sahibi olduğunun tespitine,b. FSEK 68. Madde kapsamında tazminat istemleri yerinde olmadığından reddine,c-Sözleşme hükümlerine göre; ... ibareli yazılımının; gelir paylaşımı taraflarca %50 -%50 oranında kararlaştırıldığından 10.03.2021 tarihinden 27.1.2022 tarihine kadar %50 oranında belirlenen fatura bedelinin %50 sinin 22.136.00 usd olduğu ve davacının 30.1.2026 tarihli ıslah harcı ve 28.1.2026 tarihli ıslah dilekçesi gözetilerek talebini Euro ve dolar olarak talep ettiğinden; 22.136. usd nin kamu bankalarınca 1 yıl vadeli usd mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalı-karşı davacı yana ödenmesine, euro talepli ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine,d- Tedbir isteminin Reddine,-22.486,59-TL ilam harcının yatırılan 507,40-TL peşin harç ile 23.576,66 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 24.084,06 TL harçtan mahsubu ile artan 1.597,47 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,-kabul edilen fsek kapsamında mali hakların tespiti istemi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine,-kabul edilen usd talepli tazminat talebi yönünden; 55.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine,-Reddedilen euro talepli ıslah talebi yönünden; 16.315,80-TL vekalet ücretinin karşı davacıdan alınarak davalıya verilmesine,-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 80,70-TL başvuru harcı 507,40-TL peşin harç 283,00-TL tebligat ve müzekkere masrafı, 21.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 21.871,10- TL yargılama giderinin taktiren 2/3 sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesineDair karar davacı –karşı davalı ve davalı-karşı davacı vekilinin yüzüne karşı , gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde İstanbul bölge adliye mahkemesi nezdinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi.█████/2026Katip ... Hakim ...¸e-imzalıdır e-imzalıdır