Anahtar kelimeler: Kalker Eleme Kırma Ocağı Civarında Grubu Maden Talebiyle Çorum Ruhsat

T.C.
D A N I Ş T A YDÖRDÜNCÜ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... İl Özel İdaresiVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Sanayi Ticaret Limited ŞirketiVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Çorum ili, Merkez ilçe, ... köyü civarında bulunan IR:... sayılı II (a) grubu kalker maden ocağı ruhsat sahibi olan davacı şirket tarafından, maden (kalker) ocağı ve kırma eleme tesisi için işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesi talebiyle davalı idareye yapılan ... tarihli başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İdare Dava Dairesince; Danıştay bozma kararı üzerine verilen kararda, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 17. maddesinde, maden üretim faaliyetleri ile bu faaliyetlere bağlı geçici tesislere dayalı olarak üretim yapmak isteyen gerçek veya tüzel kişilerin Örnek 7’de yer alan formu doldurarak il özel idaresine başvuracağı ve başvurularda bu formda yer alanlar dışında başka bir bilgi ve belge istenilmeyeceğinin açıkça belirtilmesi, "ÇED Gerekli Değildir Kararının" halen hukuki olarak geçerliliğini devam ettirmesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatının mevzuatta yer alan şartları sağlaması nedeniyle düzenlenmesi ve bu şartların kaybedildiğine dair bir tespitin de bulunmaması karşısında, işyeri açma ve çalışma ruhsatı talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle; İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, davaya karşı yasal süresi içerisinde cevap ve birinci savunmanın sunulduğu, gerçekleştirilen keşfe de teknik ekip ile birlikte katılmış olunduğu, keşif sonrasında, çoğu akademisyen olan uzman bilirkişi kurulunca hazırlanan ve davaya konu işlemi haklı kılan raporun da dosya arasına ibraz edildiği, keşif esnasında ve sonrasında tüm gerçekleri ile hazırlanan dosya arasındaki raporda idarelerinin haklılığının gözler önüne serilmesine rağmen, çok kısa ve anlaşılmaz bir gerekçe ile davanın kabulüne karar verildiği, söz konusu kararın, idareleri açısından asla kabul edilebilir nitelikte olmadığı, idarelerinin davacının dava konusu yerde gerçekleştirmek istediği faaliyetlerinin toplum hayatına olan olumsuz etkilerinin görmezden gelinmesini bu etkilere karşı önlem alınıyor mu diye zaten büyük bir hizmet alanından sorumlu olan idarenin başka hiçbir işi yokmuşçasına bu tesisin her dakika denetlenmesini, tabiri caiz ise buraya idarece bekçi görevlendirilmesini, her gün denetim yapılarak sınır ölçümlerinin bulunması, yine de idarece uygun görmez ise ruhsatın her zaman iptal edilebilmesinin istenildiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Cevap verilmemiştir.TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne, 4. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." hükmüne yer verilmiştir.Aynı Kanun'un "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 2. fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir." hükmüne, 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir." kuralına yer verilmiştir.Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi tarafından yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunması durumunda istinaf başvurusunun reddine, hukuka uygun bulunmaması halinde ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verileceğinin, bu halde işin esası hakkında Bölge İdare Mahkemesince karar verileceğinin, bu karara karşı temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ise ilgili merci tarafından dosyanın öncelikle inceleyerek ve varsa gerekli tahkik işlemleri tamamlanarak yeniden karar verileceğinin kurala bağlanmış olduğu görülmekte olup, Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesinin vereceği kararlar ile istinaf aşamasında bölge idare mahkemesinin vereceği kararların farklı usullere ve sonuçlara bağlandığı anlaşılmaktadır.Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, istinaf incelemesi neticesinde Mahkeme kararının hukuka uygun bularak istinaf başvurusunun reddi ile ilk derece Mahkemesi kararının hukuki varlığını kaybetmiş olması nedeniyle Danıştay'ın bozma kararına uyulması üzerine yeniden yapılan yargılamanın istinaf incelemesi niteliğinde olmadığı dikkate alındığında, hüküm mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar vermesi gereken Bölge İdare Mahkemesince ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda karar verilmesi usul ve hukuka uygun olmayacaktır.Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi yolunda verilen kararın Danıştay tarafından bozulduğu, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince bozma kararına uyularak işyeri açma ve çalışma ruhsatı talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği sonucuna ulaşıldığı belirtilerek istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Bu durumda, yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda, bozma kararına uyan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar verilmesi gerekmekte olup, ortada hukuken geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin kabulüne,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.(X) KARŞI OY
:Temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2025 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı bozma kararı üzerine verildiği dikkate alındığında; söz konusu kararın, Dairemizin bozma kararındaki esaslar doğrultusunda verilip verilmediği hususu değerlendirilerek temyiz isteminin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, Dairemiz kararına katılmıyorum.