Anahtar kelimeler: Beren Nog Halili Koşuyolu Göktürk Yamaç Arife Dilek Çetin Zafer

T.C. İSTANBUL BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ÇETİN HANSU (38471)ÜYE
: BEREN ARİFE GÜVEN (151304)ÜYE
: ZAFER YAMAÇ (174725)*KATİP
: YAVUZ YURT (127177)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas - ███████ KararDAVACI
: ... - 65731079312 - Koşuyolu Mah. Halili Sk. No:4 İç Kapı No:3 Kadıköy/ İSTANBULDAVALILAR
: 1-... - 20143187758VEKİLİ
: Av. DİLEK AYDAĞ YİĞİTTÜRK - [16526-25134-37922] UETS: 2-... - 43975395252: 3-... BANK ANONİM ŞİRKETİ: 4-... - 51607166248: 5-... - 34288755024: 6- ... - 31199048702VEKİLİ
: Av. ... - [16698-96478-54700] UETSVEKİLLERİ
: Av. ... - Göktürk Merkez Mah. Tan Sk. No:1G İç Kapı No:2 Eyüp/ İSTANBUL: 7-... - 10613955864 - Göktürk Merkez Mah. Tan Sk. No:1G İç Kapı No:2 Eyüp/ İSTANBUL: 8-... - 61873286854: 9-... - 25301254136 - [16698-96478-54700] UETS: 10-...-59248087632-[16751-57043-21910] UETSDAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı dava dilekçesinde; Davalı ... A.Ş.'nin İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu takip emri alacaklısı, müflis şirketi ... A.Ş. ile ... ... A.Ş.'nin takip borçluları, kendisinin ise kredi sözleşmelerinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduğunu, müflis şirketinin o dönem iflas erteleme sebebiyle kayyım olarak atanan Prof. Dr. ...'nun onayı ile davalı alacaklı bankaya dosya borcundan mahsup edilmek üzere 660.100,00 TL tutarında dosya harici ödeme yaptığını, davalı alacaklı bankanın dosya harici yapılan bu ödemeyi takip dosyasından mahsup etmeden takibe devam ettiğini, süreç içerisinde müflis şirketin iflas ettiğini ve iflas tasfiye işlemleri için Anadolu 3. İcra ve İflas Müdürlüğü ... İflas dosyasına kayıt edildiğini, iflas kararının kesinleşmesi üzerine müflis şirket hakkındaki tüm takiplerin düştüğünü, davalı banka vekillerinin müflis şirketin iflas masasına yapmış olduğu 4.250.000,00 TL tutarındaki rüçhanlı alacak talebinin tamamının Anadolu 3. İcra ve İflas Müdürlüğü tarafından reddedildiğini, ret kararı üzerine davalı banka tarafından Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyası ile açılan kayıt kabul davasında banka alacağının rüçhanlı olmadan masaya kayıt ve kabulüne karar verildiğini, kararın davalı banka ve iflas idaresi tarafından istinaf edildiğini, süreç içerisinde alacaklı bankanın diğer takip borçlusu ... A.Ş.'nin takibinden feragat ettiğini ancak davalı bankanın feragat talebinin feragat harcı tahsil edilmeden kabul edildiğini, ardından davalı bankanın kayıt kabul davası derdest iken üstelik alacağının miktarı ve nevi belli olmadan sanki alacağı rüçhanlıymış gibi üstelik taşkın haciz ile müflis şirkete ait 6.686.000,00 TL ve 1.992.000,00 TL değer tespiti yapılan taşınmazların satışını da talep ettiğini, davalı müflis şirkete ait taşınmazların satış talebinin İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasınca kabul edildiğini, davalı bankanın 4.250.000,00 TL tutarındaki alacağı için 6.686.000,00 TL tutarındaki müflis şirkete ait taşınmazın satılması durumunda alacağını alma şansı varken müflis şirkete ait 1.992.000,00 TL değerindeki diğer taşınmazın da satışını talep ettiğini, süreç içerisinde mülflis şirkete ait taşınmazların satılarak paraya çevrildiğini, davalı banka vekillerinin tüm bu süreçteki usulsüz işlemlerinin tarafınca şikayet edildiğini, baronun şikâyetini haklı bulduğunu ve davalı banka vekillerini cezalandırmak üzere disiplin kuruluna sevk ettiklerini, davalıların İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile müflis şirket hakkında başlatılan icra takibinden tam 9 sene sonra, takip dosyasını dayanarak göstererek sundukları eksik ve yanıltıcı belgeler ile hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini ve bu talebin mahkeme tarafından kabul edildiğini, aldıkları haksız ihtiyati haciz kararı ile şahsına ait olduğu gerekçesi ile müflis şirket ile annesine ait villada gerçekleştirdikleri haksız, hukuksuz ve ahlaksız haciz işlemi sırasında maruz bırakıldığı aşağılık iş ve işlemlerin huzurdaki davaya konu olduğunu belirterek talep ve dava açma hakkı ile maddi talepli tazminat davası açma hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalıların haksız ihtiyati haciz ile yine haksız haciz işlemi ve haciz işlemi esnasında yaşadığı aşağılık eylemler sebebiyle çektiği üzüntü, acı ve keder için; 100.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işletilecek kanuni faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde; Davanın taraf sıfatı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının uğramış olduğu zarara dayanak olarak belirtmiş olduğu fiillerin hepsinin icra memuru işlemi olduğunu, söz konusu haciz işleminde taraflarınca hukuka ve usule uygun haciz talep edildiğini, işlemler esnasında ise haciz seyrini değiştirmeye yönelik herhangi bir müdahalelerinin bulunmadığını, haciz işleminden kaynaklanan usulsüzlük veya haksiz fiilden taraflarının değil işlemleri gerçekleştiren icra memurunun sorumlu olduğunu, huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, haksız ihtiyati haciz sebebiyle açılacak tazminat davalarında yetkili mahkemenin genel hükümlere göre belirleneceğinden, 6100 Sayılı HMK gereğince huzurdaki davada yetkili Mahkemenin İstanbul Çağlayan Mahkemeleri olduğunu, ayrıca huzurdaki davanın "haksız ihtiyati haciz sebebiyle manevi tazminat" davası olup, davaya konu ihtiyati haczin İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verildiğinden ve bu davalar, kararı veren Mahkemede görülebileceğinden, yetki itirazının kabul edilmemesi halinde, dosyanın yetkili İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, dosyanın, görevli Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, İİK'nun █████ maddesi gereğince tazminata hükmedilmesi için istihkak davası üzerine takibin talikine karar verilmesi ve neticede davanın reddolunması gerektiğini, davacının manevi tazminat taleplerinin kabulü için, öncelikle haciz işleminin hukuka aykırı olması ve şahsının ağır kusurunun bulunması gerektiğini, oysa gerçekleştirilen haciz işlemlerinin İİK hükümlerine uygun şekilde ve üstelik dosya borçlusu davacı huzurunda gerçekleştirildiğini, müvekkili bankanın alacağının tahsili amacıyla gerek davacının yetkilisi olduğu dava dışı müflis ... İnş. A.Ş. hakkında ve gerekse davacı borçlu hakkında icra takibi işlemleri gerçekleştirilmesinin haksız fiil olarak nitelendirilemeyeceğini, manevi tazminat talebinin kabul edilebilmesi için, takibin haksız olmasının yeterli olmadığını, davacı ...'nın müteselsil kefil sıfatıyla müvekkili ... ... A.Ş'ye borçlu olduğunu, hukuka ve usule aykırı eylem bulunmadığından aleyhe maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, müvekkili bankanın alacağının tahsili amacı ile İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile borçlu ... aleyhine takip başlatıldığını, söz konusu dosyadan gönderilen talimat gereği İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğüa'nün ... Tal. sayılı dosyası ile 30.10.2019 tarihinde ''... Cad. No:... Koşuyolu" adresinde haciz işleminin gerçekleştirildiğini, gerçekleştirilen haciz işleminin haksız olmadığını, icra ve iflas hukuku'ndan kaynaklanan hakka dayandığını, icra memurunun borçluya ait olduğu belirtilen menkuller üzerinde haciz uygulamasının İİK m. 85/1 gereği olduğunu, -haciz tutanağıyla sabit olduğu üzere, dosya borçlusu davacı ... mahalde hazır bulunmuş ve haciz işleminin borçlu davacı huzurunda gerçekleştirildiğini, haciz işleminin gerçekleştirildiği adresin davacı borçlu ...'nın ticaret sicil gazetesi ve İTO'da ilan edilen resmi faaliyet adresi olduğunu, haciz işleminin gerçekleştirildiği adresin davacı borçlu ...'nın eski mernis adresi olduğunu, mahalde hazır bulunan davacı borçlu ... ve iflas idare memuru Onur Dağlı'nın mahalle ilişkin muvazaalı beyanlar vermesi istihkak iddiasının kötü niyetle ileri sürüldüğüne dair haklı kanaat oluşturmalarına neden olduğunu, davacı borçlunun haciz işlemi sırasında adreste hazır bulunduğunu ne borçlu ne de 3.kişi tarafından haciz işlemi sırasında istihkak iddiasını ispata yönelik herhangi bir evrak sunulamadığını, davacının manevi tazminat taleplerinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu belirterek öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde; Dava konusu İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü'nün ... talimat sayılı dosyasından yapilan haciz islemine icra memuru sıfatıyla katıldığını, İcra ve iflas kanunumuzun 5. Maddesinde yer alan “ icra ve iflas dairesi gorevlilerinin kusurlarindan dogan tazminat davalari, ancak idare aleyhine açılabilir” hükmü karsisinda huzurdaki davanin tarafima yoneltilmesi mumkun degildir. Bu nedenle oncelikle davanin dava sarti yoklugu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, şahsının davaya konu edilen eylemlerinin İİK 80. maddesi gereği görevi olup, işbu davanın şahsına yöneltilmesinin hukuken olanaklı olmadığından, şahsı adına pasif dava ehliyeti (taraf sıfatı) içermeyen işbu yersiz davanın reddini talep ettiğini, İstanbul Anadolu 6. İcra müdürlüğünde yapmış olduğu icra memurluğu görevi gereği İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından gönderilen █████/2019 tarihli ihtiyati haciz talimatinda yazılı olduğu üzere borçlu ...'nın adresi olarak gösterilen dava konusu adreste İIK'nın ilgili maddelerini yerine getirmek üzere icra müdür yardımcısı Tamer Korkmaz'ın görevlendirmesi üzerine gidildiğini, davacının dava dilekçesinde adresin borçluya değil şirkete ait olduğunun belirtilmesine rağmen Anadolu 6. İcra müdürlüğünden hacze çıkıldığı beyan edilmiş ise de İstanbul 33. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından gönderilen talimatta görüldüğü üzere şirket yönünden değil borçlu ... yönünden haciz işleminin uygulandığını, haciz işleminde borçlunun mahalde hazır bulunduğunu ve haciz işleminin borçlu huzurunda gerçekleştirildiğini, gerçekleştirilen haciz işleminin hukuka aykırı olmadığını, davacının dava dilekçesinde müflis sirkete ait odaların gezildigi kapalı çekmecelerin açıldığı, haczedilemeyecek esyalarin tutanağa geçirildiği beyan edilmiş ise de haciz tutanağındada yazılı olduğu üzere müflis sirkete ait olduğunu beyan ettikleri 3 katın sadece tasvirinin yapıldığını, hiçbir çekmeceye bakılmadığını, kapalı yerlerin açılmadığını ve şirkete ait hiçbir malın haczedilmediğini, tutanakta yazılı haczedilen malların 2 katın konut olarak kullanıldığı yerde olup ev eşyası olarak kullanilan mallar olduğunu, tutanaktan da anlaşılacağı üzere haciz mahalinin ikametgah olarak kullanıldığını, iflas masasına girdiği ve alacakların ödenmesine tahsis edildiği iddia edilen mahcuzların da borçlu ve borçlunun annesi tarafından kullanıldığını, oysa iflas masasına girmiş ve alacakların ödenmesine tahsis edilen mahcuzların borçlu ve annesi tarafından kullanılması mümkün olmayacağı gibi yasal da olmadığını, haczedilen malların ikametgah olarak kullanılan katlarda haczedildiğinin tutanakta yazılı olup davacının da haciz tutanağında imzasının bulunduğunu, tutanakta yazılı olduğu üzere haciz mahali tek girişli olup 5 katlı villa olduğunu, tek girişi olan mahalin katlarının davacı tarafından bölünmüş alt iki kat ve giriş kat şirket olarak üst iki katın ise konut olarak kullanıldığını, dilekçede belirtildiği gibi 79/1 nolu ayrıca bir numara almış adresin olmadığını, mahalin tamamı gezilirken davacı ve iflas idaresi memuru ...tarafından üst katların kilitli olduğunun beyan edildiğini, anahtarların nerede olduğu birkaç kez sorulmasına rağmen iflas idaresinde olabileceği kendilerinde olmadığı cevabının alındığını, davacı ve iflas idaresi memuru tarafından üst katların konut olarak kullanıldığı içeride davacının annesinin bulunduğunun söylenmediğini, açıklanan nedenle kapının çilingirle açılması hususunda kusur yüklenecek taraf varsa bu kişilerin davacı borçlu ve iflas idare memuru olduğunu, alacaklı vekilinin kapalı kapıların çilingir marifetiyle açılmasını talep ediyorum demesi üzerine mahale çilingir ve polis memuru çağrıldığını, İİK’nın 81'inci maddesine göre kapının çilingir ile açılacak olması durumunda bir polis muvafakatinin zorunlu olduğunu, üst 2 katın kapısının polis eşliğinde çilingir marifetiyle açıldığını, borçlunun yatak odasına girilmediğini, kapalı hiçbir çekmeceye bakılmadığını, altın gümüş ve paraların yerlerinin sorulmadığını, alacaklı vekili tarafından değerli eşyaların haczinin talep edilmediğini, söz konusu hukuka ve usule uygun alacaklı haciz talebi dışında başkaca bir müdahale olmayan haciz işlemi ile ilgili tarafından tazminat talep edilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek davacının tazminat talebine konu ettiği işlemlerin İcra ve İflas Mevzuatı’na uygun şekilde gerçekleştirildiğini, haciz tutanağının şeffaf ve açık bir şekilde tarafınca düzenlendiğini, tarafına kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.Davalılar ..., ... adına vekaleten kendi adına asaleten Av. ... cevap dilekçesinde; Davacı tarafından şahsı ve müvekkilleri hakkında 100.000,00 TL'lik manevi tazminat davası yersiz ve dayanaksız olduğu gibi kötü niyetli olup reddini talep ettiklerini, işbu davada, alacaklı banka vekili olarak şahsına ve alacaklı banka yöneticileri olan müvekkili ... ve ...'a husumet yöneltilemeyeceğini, huzurda görülen davanın İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı (İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Tal. sayıl dosyası) icra takibi ve İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ D.iş.-█████████ K. sayılı ihtiyati haciz kararının uygulanması kaynaklı tazminat davası olup, anılı icra takibi ve ihtiyati haciz kararında şahsı ve müvekkillerinin alacaklı olmadığını, dolayısıyla işbu davada şahsına ve müvekkillerine husumet yöneltilmesinin hukuken olanaklı olmadığından, şahsı ve müvekkilleri bakımından pasif dava ehliyeti (taraf sıfatı) içermeyen işbu yersiz davanın reddini talep ettiklerini, davacı ...'nın gerçek dışı iddialarla, İstanbul Anadolu 6. İcra Müd.nün ... Tal. Sayılı dosyasından █████/2019 tarihinde borçlu ...'nın adresinde gerçekleştirilen ihtiyati haciz sebebiyle müvekkili hakkında tazminat davası açtığını, davacı tarafın iddialarının gerçek dışı olduğu gibi, açılan davada fiili ve yasal dayanak içermediğinden reddi gerektiğini, davaya dayanak █████/2019 tarihli haciz tutanağıyla da sabit olduğu üzere, alacaklı ve haczi gerçekleştirenlerin şahsı ve müvekkillerinin olmadığını, alacaklı ... ... A.Ş. çalışanı ve vekili olduğunu, müvekkilleri ... ve ...'ın ise alacaklı bankanın yöneticileri olduğunu, gerek haczin gerçekleştiği İstanbul Anadolu 6. İcra Müd.nün ... Tal. Sayılı dosyasında, gerek bu dosyaya haciz talimatı gönderen İstanbul 33. İcra Müd.nün ... E. sayılı dosyasında ve gerekse borçlu adresinde infaz edilen İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ D.İŞ.-█████████ K. Sayılı ihtiyati haciz kararında alacaklının ... ... A.Ş. olup, şahsı ve müvekkilinin alacaklı olmadığını, haciz uygulama kaynaklı tazminat davalarının haciz alacaklısına yöneltilebilecek olup, alacaklı banka çalışanına husumet yöneltilmesinin hukuken olanaklı olmadığını, öte yandan, davacı yanın uğramış olduğu zarara dayanak olarak belirtmiş olduğu fiillerin hepsinin İcra Memuru işlemi olduğunu, söz konusu haciz işleminde alacaklı banka tarafından hukuka ve usule uygun haciz talep edildiğini, işlemler esnasında ise haciz seyrini değiştirmeye yönelik herhangi bir alacaklı müdahalesinin bulunmadığını, müvekkili ... ve ...'ın ... ... A.Ş. de genel müdür yardımcısı ve diröktür olarak görev yaptıklarını bankayı üst düzeyde temsil ettiklerini, davacı ...'nın müteselsil kefil sıfatıyla alacaklı ... ...'a borçlu olduğunu, davacı ...'nın müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı genel kredi sözleşmelerine istinaden ... ... A.Ş., davacının yetkilisi olduğu müflis ... İnş.A.Ş.'ne ticari krediler kullandırdığını, kullandırılan bu krediler sebebiyle bankanın alacaklı olduğunu, alacaklı bankanın alacaklarının tahsili amacıyla gerek davacının yetkilisi olduğu dava dışı müflis ... inş. a.ş. hakkında ve gerekse davacı borçlu ... hakkında icra takibi işlemleri gerçekleştirmesinin haksız fiil olarak nitelenemeyeceğini belirterek öncelikle; pasif dava ehliyeti (taraf sıfatı) içermeyen işbu davanın HMK 167 maddesi gereğince şahsı ve müvekkilleri ... ve ... bakımından tefrik edilerek, esasa girilmeksizin husumet yokluğundan reddine, davacının yasal dayanak içermeyen maddi ve manevi tazminat taleplerinin ve dolayısıyla işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ... A.Ş., ..., ... adına vekaleten kendi adına asaleten Av. ... cevap dilekçesinde; Gerek haczin gerçekleştiği İstanbul Anadolu 6. İcra Müd.nün ... Tal. Sayılı dosyasında, gerek bu dosyaya haciz talimatı gönderen İstanbul 33. İcra Müd.nün ... E. sayılı dosyasında ve gerekse borçlu adresinde infaz edilen İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ D.İŞ.-█████████ K. Sayılı ihtiyati haciz kararında alacaklının ... ... A.Ş. olup, şahsı ve müvekkilinin alacaklı olmadığını, haciz uygulama kaynaklı tazminat davalarının haciz alacaklısına yöneltilebilecek olup, alacaklı banka çalışanına husumet yöneltilmesinin hukuken olanaklı olmadığını, öte yandan, davacı yanın uğramış olduğu zarara dayanak olarak belirtmiş olduğu fiillerin hepsinin İcra Memuru işlemi olduğunu, söz konusu haciz işleminde alacaklı banka tarafından hukuka ve usule uygun haciz talep edildiğini, işlemler esnasında ise haciz seyrini değiştirmeye yönelik herhangi bir alacaklı müdahalesinin bulunmadığını, müvekkili ... ve ...'ın ... ... A.Ş. de genel müdür yardımcısı ve diröktür olarak görev yaptıklarını bankayı üst düzeyde temsil ettiklerini, davacı ...'nın müteselsil kefil sıfatıyla alacaklı ... ...'a borçlu olduğunu, davacı ...'nın müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı genel kredi sözleşmelerine istinaden ... ... A.Ş., davacının yetkilisi olduğu müflis ... İnş. A.Ş.'ne ticari krediler kullandırdığını, kullandırılan bu krediler sebebiyle bankanın alacaklı olduğunu, alacaklı bankanın alacaklarının tahsili amacıyla gerek davacının yetkilisi olduğu dava dışı müflis ... İnş. A.Ş. hakkında ve gerekse davacı borçlu ... hakkında icra takibi işlemleri gerçekleştirmesinin haksız fiil olarak nitelenemeyeceğini belirterek öncelikle; pasif dava ehliyeti (taraf sıfatı) içermeyen işbu davanın HMK 167 maddesi gereğince şahsı ve müvekkilleri ... ... A.Ş., ... ve ... bakımından tefrik edilerek, esasa girilmeksizin husumet yokluğundan reddine, davacının yasal dayanak içermeyen maddi ve manevi tazminat taleplerinin ve dolayısıyla işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafından, haksız ihtiyati haciz sebebiyle manevi tazminat talepli davanın haksız, kötü niyetli, soyut ve yasal temelden yoksun olup, usul ve yasaya aykırı davanın reddini talep ettiklerini, husumet itirazlarının bulunduğunu, davalı müvekkilinin, haciz sırasında, alacaklı vekili sıfatı ile haciz mahallinde hazır bulunmuş olup, haksız ihtiyati haciz sebebiyle açılacak manevi tazminat davasının, takip dosyasının alacaklısına karşı açılması gerektiğinden, müvekkili hakkında davanın husumetten reddi gerektiğini, ayrıca, davacının uğramış olduğu zarara dayanak olarak belirtmiş olduğu fiillerin hepsi İcra Memuru işlemi olduğundan, haciz işleminden kaynaklanan usulsüzlük veya haksiz fiilden müvekkilinin değil, işlemleri gerçekleştiren icra memurunun sorumlu olduğunu, yetki itirazlarının bulunduğunu, haksız ihtiyati haciz sebebiyle açılacak tazminat davalarında yetkili mahkeme genel hükümlere göre belirleneceğinden,6100 sayılı HMK.'nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre davaya konu ihtiyati haciz kararını veren İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülebileceğinden, müvekkili yönünden yetki itirazlarının kabul edilmemesi halinde, dosyanın yetkili İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, haksız haciz iddiası ile Mahkemenizde açılan manevi tazminat davasında, doğmuş bir zarar bulunmadığından, keza bir zarar var ise, zarara sebep olan kişinin iflas masası memuru ...ile davacı ...'nın kusurlu davranışları neden olduğundan,davacının haksız, kötü niyetli,soyut ve yasal temelden yoksun talepleri ile tehdit ve hakaret içeren dava dilekçesinin reddi gerektiğini, davacının manevi tazminat taleplerinin kabulü için, öncelikle haciz işleminin hukuka aykırı olması ve davalı müvekkilinin ağır kusurunun bulunması gerektiğini, oysa gerçekleştirilen haciz işlemlerinin İİK hükümlerine uygun şekilde ve üstelik dosya borçlusu davacı huzurunda gerçekleştirildiğini, dava konusu 30.10.2019 tarihli haciz işlemi sırasında dosya borçlusu davacının mahalde hazır bulunduğunu ve haciz işleminin borçlunun huzurunda gerçekleştirildiğini, manevi tazminat talebinin kabul edilebilmesi için, takibin haksız olmasının yeterli olmadığını, oysa ki, davacının dava dilekçesinde belirttiği gibi, davacının diğer davalı bankanın ipotek borçlusu olduğunu, şirketin iflas etmesinin, davacının borcunu ortadan kaldırmadığını, haciz işleminin yapıldığı taşınmazın davacının da kabulünde olduğu üzere, iflas masasında kayıtlı olduğunu, her ne kadar adrese polis marifetiyle cebren girildiği iddia edilmiş ise de bu uygulamanın kanunun öngördüğü şekilde gerçekleştirildiğini, davada, haksız bir haciz olmadığından, ve işlem sırasında iflas idare memuru, davacı borçlu ve annesi, muvazaalı davranarak, konutun anahtarı hakkında yalan bilgi verdiğinden, çilingir ile kapının açılması ve işlemin polis gözetiminde yapılmasının yasal zorunluluk olduğunu, davacının manevi tazminat talebinin soyut ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davalı müvekkilinin haciz sırasında kötü niyetli ve ağır kusurlu olmadığından, öncelikle usul yönünden, husumet, yetki, işbölümü ve zamanaşımı itirazlarının değerlendirilerek kabulüne, haksız, kötü niyetli, soyut ve yasal temelden yoksun dava ile, hakaret ve tehdit içeren dava dilekçesinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Dava haksız ihtiyati haczin uygulanması sebebiyle manevi tazminat davasıdır. Davacı davalı banka tarafından İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ Değişik İş sayılı kararına istinaden alınan ihtiyati haciz kararına istinaden İstanbul 33. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasından verilen talimat neticesinde İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... Talimat dosyasında █████/2019 günü talimat icra müdürlüğü tarafından davacının ve annesinin konutunda uzun süre haciz işlemleri yapılması sebebiyle manevi tazminat davası olup, davacının iddiası doğrultusunda ilgili dosyalar mahkememiz dosyası arasına alınmış, davacının haciz uygulanan adreste daha önce davacının ikamet ettiği, haczin uygulandığı konutun villa bağımsız bina olduğu, villaya bir yaya giriş bir de araç girişinin bulunduğu kolluk tarafından tespit edilmiştir. Davalı bankanın İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ Değişik iş sayılı dosyası anında davacıdan alağının bulunup, bulunmadığı, bulunuyor ise miktarının ne olduğu hususunda bankacı bilirkişiden rapor aldırılması gerektiği, bu yönde mahkememizin █████/2023 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı gereğince ihtarlı bilirkişi ara kararı kurulduğu, verilen kesin süreye rağmen davacının bilirkişi ücreti yatırmadığı anlaşıldığından davacının iddialarını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.İspatlanamayan davanın reddine,..." karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı istinaf dilekçesinde; Mahkemenin kararına gerekçe olarak gösterilen “ Verilen kesin süreye rağmen davacının bilirkişi ücreti yatırmadığı” gerekçesinin doğru olmadığını, mahkemenin 28.03.2024 tarihli ara kararında “Bilirkişi ücretinin avansından karşılanmasına, gider avansının eksik olması halinde bakiye giderin davacı tarafça bugünden başlamak üzere İki haftalık kesin süre içinde yatırılmasına” karar verildiğini, ancak bilirkişi ücretinin gider avansından karşılanıp karşılanmadığı belli olmadığı gibi eksik kalan gider avansı için tarafına herhangi bir tebligat da yapılmadığını belirterek kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız haciz iddiasına dayalı manevi tazminat talebine ilişkindir.2004 Sayılı İİK' nın 5. Maddesi gereğince; İcra ve iflas dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları ancak idare aleyhine açılabilir. Devletin zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkı saklıdır.Buna göre, davalılardan ... icra memuru olup, zararın tazmini için kendisine doğrudan dava açılması mümkün değildir.Davalılar ..., ..., ... ve ...' ın avukat oldukları ve müvekkilleri adına vekil sıfatı ile hareket ederek işlem yaptıkları anlaşıldığından sorumluluklarına gidilmesi mümkün değildir. Davalılar ..., ..., ... ve ... ise alacaklı banka çalışanları olup, icra takibine taraf olmadıklarından kendilerine husumet düşmemektedir.Bu durumda, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken adı geçen davalılar yönünden de yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Haksız icra takibi veya hacze dayalı manevi tazminat istemi ise, 818 sayılı BK.'nun 49. maddesinden (6098 sayılı TBK'nun 58. maddesi) kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu sebeple de takip (haciz) yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz.Somut olayda haciz uygulanan adresin dava dışı borçlu ...'nın Ticaret Sicil kayıtlarında tescil edilen adresi olup aynı zamanda bu adres ...'nın uyap sisteminde kayıtlı yurt içi ikametgah adresi olduğundan ve davalıların ağır kusurlu veya kötüniyetli olduğu hususunda delil bulunmadığı anlaşıldığından manevi tazminat davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi hukuken doğru olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf talebinin usulen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir (Aynı doğrultuda Dairemizin ████████ E.-████████ K. sayılı ilamı).Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davacının istinaf talebinin usulen kabulüne ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince gerekçe yönünden kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden;1-Davacı tarafından davalı ... Bank A.Ş. 'ye karşı açılan manevi tazminat davasının esastan reddine,2-Davacı tarafından davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden açılan manevi tazminat davasının, 6100 Sayılı HMK'nın 114/(1)-d. ve 115/(2). maddeleri gereğince davalıların pasif husumet yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ███████ Karar sayılı █████/2024 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda;2-Davacı tarafından davalı ... Bank A.Ş. aleyhine açılan manevi tazminat davasının esastan REDDİNE,3-Davacı tarafından davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden açılan manevi tazminat davasının, 6100 Sayılı HMK'nın 114/(1)-d. ve 115/(2). maddeleri gereğince davalıların pasif husumet yokluğu sebebiyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.707,75 TL'den mahsubuyla fazla yatırılan 975,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4/b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/(3). 10. ve 13/(1). maddelerine göre 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle kendisini vekille temsil ettiren davalı ... Bank A.Ş.' ye verilmesine,4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/(3). /7(1)., 10. ve 13/(1). maddelerine göre 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle kendisini vekille temsil ettiren davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'a verilmesine,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi usulen kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026