Anahtar kelimeler: Tanklarında Litre Yakıt Aramada Oluş Sübuta Biçimi Mücadele Kaçakçılıkla Eşyanın
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM
: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
28.05.2014 tarihinde, sanığa ait yakıt tanklarında usulüne uygun olarak yapılan aramada 40.000 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği, ele geçen üründen alınan numunelerin ... Üniversitesi’nce (...-) yapılan analizi sonucu düzenlenen 30.05.2014 tarihli analiz raporuna göre ham petrol olduğu anlaşılmakla;
Olay tutanağı, sanık savunması, analiz raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar Mahkemece sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/12. maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, yakalanan eşyanın ham petrol özelliği göstermesi ve söz konusu ürünün ulusal marker uygulamasına tabi olmaması karşısında, öncelikle suça konu eşyanın yerli ya da yabancı menşeili olup olmadığı yönünde yeniden analiz yapılarak rapor alınması, ardından eşyanın yabancı menşeili olduğunun anlaşılması durumunda suç vasfının tespiti atılı suçun 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin karar yerinde tartışılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!