Anahtar kelimeler: Lihkab Roperli Adada Ölçümler Çorlu Bürosu Tekirdağ Lisanslı Pafta Aplikasyon

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Tekirdağ İli Çorlu İlçesi ... Mahallesi 14 pafta ... adada kayıtlı taşınmazın davacı şirkete ait olduğunu, söz konusu taşınmaz üzerinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Lisanslı Harita ve Kadastro Bürosu tarafından █████/2017 tarihinde 5902 numaralı Çorlu lihkab roperli aplikasyon krokisi çıkartıldığı ve çıkartılan krokide "Yapılan ölçümler neticesinde ... numaralı parsel kullanıcısı .... Ltd. Şti., ... Mahallesi ... nolu parselin krokide gösterildiği üzere, kendisine ait olmayan A ile gösterilen A= 2318,80 m2'lik kısma ve yine kendisine ait olmayan B ile gösterilen B=3596,32 m2'lik kısımları kazmak ve çıkarılan malzemeyi almak şeklinde yasal olmayarak tecavüz ettiği anlaşılmıştır" şeklinde tespitte bulunulduğunu, yine aynı krokide "A ile gösterilen kısımda ortalama derinliğin 4-5 metre, B ile gösterilen kısımda ortalama kazı derinliğinin 12 metre civarında (Bazı kısımlarda 18 metre, bazı kısımlarda 6 metre) olduğu" tespit edildiğini, tespit üzerine davalılar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalılardan .... Ltd. Şti. yetkilisi ... hakkında Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın █████████ Soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma yürütülmeye başlandığını, davalı şirket yetkilisi ... aleyhine Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesi' nin ████████ Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, bilirkişi tarafından oluşturulan raporda, araziden çıkarılan stabilize malzeme bedeli belirlendiğini, arazinin eski hale getirilebilmesi için stabilize malzemenin temin edilmesi, nakliyesi ve tekrar kazı yapılan alana sıkıştırılarak serpilmesi ve arazinin bu surette eski hale getirilmesi toplam bedelinin 2.532.060,00 TL olduğunun belirlendiğini, Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından █████/2022 tarihli celsede davalı ...'nin hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini, davalının haksız fiili neticesinde davacı şirketin açık şekilde ciddi bir maddi zarara uğradığını belirterek henüz belirsiz olan ve ileride belirlenecek bedel üzerinden artırılmak üzere şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; Davanın niteliği gereği belirsiz olarak açılamayacağını, davalı şirketin maliki olduğu tarla ile davacının maliki olduğu taşınmaz parsellerinin komşu olduğunu, kadastrodan ölçümlerinin yapılmadığını, kağıt üzerinde uydu haritası üzerinden yapılan incelemenin gerçeği yansıtmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin kastı olmaksızın haksız fiili mevcut ise de bu olayın mağdurunun davacı olmadığını, söz konusu eylemin mağdurunun devlet olduğunu, davalı şirkete devlet tarafından idari para cezası kesildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davalının tacir olmadığını belirsiz alacak davası açamayacağını, davacı ile davalı arasında herhangi bir hukuki ilişki mevcut olmadığını belirterek davanın husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "... Gerek dosyaya celp edilen Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı dava dosyasının kapsamı, gerekse de Mahkememizce yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporları kapsamında davacının toplamda dosyaya sunulan fen bilirkişisinin █████/2023 havale tarihli raporunda A harfi ile gösterilen kısım olan 4634,56 m3 B harfi ile gösterilen kısım olan 6021,39 m3'lük kazı yapıldığının tespit edildiği, dosyaya sunulan bilirkişi heyetinin █████/2023 havale tarihli raporunda ise A harfi ile gösterilen kısım olan 4634,56 m3 B harfi ile gösterilen kısım olan 6021,39 m3'lük kısmın eski hale getirilmesi için gerekli malzeme, nakliye ve sıkıştırma için gerekli toplam maliyetin 3.344.949,40 TL olduğunun tespit edildiği, davacının da söz konusu bu A harfi ile gösterilen kısım olan 4634,56 m3 B harfi ile gösterilen kısım olan 6021,39 m3'lük kısmın eski hale getirme bedelini talep ettiği, davalı şirketin davacıya ait taşınmazdan A harfi ile gösterilen kısım olan 4634,56 m3 B harfi ile gösterilen kısım olan 6021,39 m3'lük kısım itibariyle toprak aldığı sabit olduğundan bu suretle de haksız fiil eyleminde bulunduğu, haksız fiil eyleminde bulunmasından dolayı eski hale getirme bedelinden sorumlu olduğu anlaşıldığından davacının talep arttırım dilekçesi de dikkate alınarak 3.344.949,40 TL eski hale getirme bedelinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ayrıca davacı vekili haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiz talep ettiğinden olayın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle haksız fiil tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren hükmedilen bedele yasal faiz hükmedilmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar davalı şirket söz konusu bedelin talep edilemeyeceğini, bunun ancak Devlet tarafından istenebileceğini cevap dilekçesinde öne sürmüş ise de davacının talebinin çıkarılan topraktan dolayı kaynaklanan malzeme bedeli olmadığı, toprağın alınmasından kaynaklanan eski hale getirme bedeli olduğu, bu yüzden kamulaştırma yapılmayan davacıya ait taşınmazdan mülkiyet hakkı ihlal edilerek yer altı ve yer üstü olarak zarar verilemeyeceği ve davacının da taşınmazı eski hale getirme talebinde bulunduğu, toprak bedeli yani maden bedeli talebinde bulunmadığı anlaşıldığından davalı tarafın bu itirazı yerinde görülmemiştir.
Yine ayrıca davalı taraf hükme esas alınan bilirkişi raporu kapsamında itiraz dilekçesinde Madencilik Faaliyetleriyle Bozulan Arazilerin Doğaya Yeniden Kazandırılması Yönetmeliği kapsamında değerlendirme yapılarak eski hale getirme bedelinin tespiti talep etmiş ise de söz konusu Yönetmeliğin uygulanabilmesi için ruhsat alanı içerisinde Yönetmelikte belirtilen yerler kapsamında madencilik faaliyeti sonrasında geri dönüştürme işlemlerinde doğaya yeniden kazandırma işlemlerinde bu yönetmeliğin uygulandığı, söz konusu Yönetmeliğin uygulanabilmesi için hukuka uygun bir şekilde madencilik faaliyetinin olması gerektiği, oysa ki dava konusu uyuşmazlıkta davalı şirketin eyleminin haksız fiil olduğu, bu nedenle Madencilik Faaliyetleriyle Bozulan Arazilerin Doğaya Yeniden Kazandırılması Yönetmeliği hükümleri gereğince hesaplama yapılamayacağından davalı tarafın buna dair itirazı yerinde görülmemiş, dosyaya bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2023 havale tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Davacı her ne kadar davasını ...'ye karşı açmış ise de davanın konusunun yukarıda da açıklandığı üzere haksız fiilden kaynaklanan eski hale getirmeden kaynaklanan zarar talebi olduğu, gerek kovuşturma dosyasında gerekse de Mahkememizin dava dosyası kapsamında söz konusu haksız fiil nedeninin davalı şirket tarafından meydana getirildiğinin sabit olduğu, davalı şirket yetkilisi aleyhine iddianame düzenlenip mahkumiyet kararı verilmiş ise de söz konusu hususun Türk Ceza Hukuku'nda ki şirketin şüpheli/sanık olamayacağından kaynaklandığı, bu yüzden husumetin davalı şirkete düştüğü, husumetin davalı ...'ye karşı yöneltilemeyeceği anlaşıldığından davacının davalı ...'ye karşı açmış olduğu davasının husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir:
1-) Davacının davalı ...'ye kaşı açmış olduğu davasının husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine,
2-) Davacının davalı .... Ltd. Şti.'ye karşı açmış olduğu davasının KABULÜ ile,
Davacının eski hale getirmeden kaynaklanan zarar talebinin kabulü ile, 3.344.949,40 TL'nin olay tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalı .... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davalı ...'nin şirketi temsile yetkili müdür olarak .... Ltd. Şti. adına görev aldığını, TMK'nın 50. maddesi gereğince organların da kişisel olarak sorumlu tutulacağını belirterek kararın davalı ... yönünden kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkili şirketin, dava konusu parsele komşu "Tekirdağ İli, ... Mahallesi, ... Ada, 90 Parselde kayıtlı taşınmazda ruhsat sahibi olarak maden çıkarma işi yaptığını, bilirkişi raporunun fahiş hatalar içerdiğini, haksız fiil koşullarının oluşmadığını, müvekkili şirketin kastı olmaksızın haksız fiili mevcut ise de bu olayın mağdurunun davacı değil, devlet olacağını, talebin zaman aşımına uğradığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; Haksız fiil sebebiyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
Davalılardan ...' nin diğer davalı .... Ltd. Şti.'nin yetkilisi olduğu ve şirket tüzel kişiliği borcundan sorumlu tutulamayacağı, işbu davalının kişisel bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde değildir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”.
Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir.
Aynı kanunun 50. maddesi gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
6100 sayılı HMK'nın 198. maddesinde yer alan,“Kanuni istisnalar dışında hâkim delilleri serbestçe değerlendirir" hükmüne istinaden yerel mahkemenin dosyaya sunulmuş olan delilleri takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalıların, davacının mülkiyetinde bulunan arazide kazı yapmak suretiyle toprak aldıkları, bu haliyle gerçekleştirilen haksız fiil sebebiyle davacının maddi zararına sebep oldukları, dava konusu alanın eski hale getirilmesi için kullanılacak malzeme, nakliye ve sıkıştırma için toplam bedelin hesaplandığı bilirkişi raporunun somut verilere dayalı ve denetime elverişli olduğu, olayın █████/2017 tarihinde gerçekleştiği, haksız fiilin aynı zamanda hırsızlık niteliğinde olduğu ve 6098 sayılı TBK'nın 72 maddesi gereğince davanın uzamış ceza zaman aşımı süresi içinde açıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2024 günlü kararına yönelik taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 228.493,49 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 57.123,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 171.369,89 TL harcın davalı .... Ltd. Şti.' den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6-Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemleri ile 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!