Anahtar kelimeler: Reddolduğunu Azaltan Potansiyel Kitlesini Kanalında Satımdan Huzurdaki Açması Asıllarının Davacıkarşı

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı/karşı davalının müvekkile karşı ---- kanalında yaptığı haksız rekabet içeren davranışlarına ilişkin 15.04.2019 tarihinde huzurdaki davanın açılmasından önce ---. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyası kapsamında dava açıldığını, işbu dava taraflarınca arabuluculuk tutanak asıllarının süresinde sunulmaması sebebiyle usulden reddolduğunu, davacı/karşı davalının haksız rekabet içeren ve müvekkilin mevcut ve potansiyel müşteri kitlesini azaltan davranışları halen devam ettiğini, davacı/karşı davalının işbu huzurdaki davayı açması sebebiyle, davacı/karşı davalıya karşı taraflarınca yeni bir dava açılması yerine, usul ekonomisi gereği işbu cevap ve karşı dava dilekçe ile bu davaya karşı dava açıldığını, davacı/karşı davalının haksız rekabet içeren ve müvekkili firma yetkililerine hakaret eden paylaşımları aynı zamanda Türk Ceza Kanunu'nun 125. Maddesinde düzenlenen Hakaret suçunu oluşturduğunu, davacı/karşı davalının işlediği hakaret ve haksız rekabet suçlarına ilişkin --- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ---- Soruşturma numaralı dosyası kapsamında █████/2019 tarihinde şikayette bulunulduğunu, soruşturma dosyası kapsamında haksız rekabet suçuna ilişkin kovuşturmaya yer olmadığı hakkında karar verilmişse de; hakaret suçuna yönelik soruşturma devam ettiğini, --- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ---- Değişik İş sayılı dosyası ile haksız rekabet nedeniyle internet içeriğinin yayından engellenmesini talep etmişsek de; mahkemece "İhtiyati tedbir talep edenin dilekçesi incelendiğinde, karşı tarafın haksız olarak ürünlerini kötülediği dışında sınai mülkiyet haklarına veya FSEK'ndan kaynaklanan haklarına bir tecavüzden söz edilmediği, yalnızca haksız rekabette bulunduğunun belirtildiği, TTK'nun 4. Maddesi uyarınca haksız rekabetle ilgili davalara bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu, bu nedenle mahkememizin ihtiyati tedbir talebiyle ilgili görevli olmadığı tespit edilmiştir." gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebimiz mahkemenin görevli olmaması sebebiyle USULDEN reddedildiğini, Davacı/karşı davalı, dava konusu teknenin ayıplı olduğunu iddia ederek müvekkilden iade talebinde bulunduğunu, ancak davacı/karşı davalının dava konusu teknede meydana geldiğini iddia ettiği hasar, kendi hatalı kullanımından meydana geldiğinden ve davacı/karşı davalının müvekkile başvurduğu tarihte dava konusu teknenin garanti süresi dolduğundan, müvekkili davacı/karşı davalının haksız ve mesnetsiz talebini kabul etmediğini, davalı/karşı davalı, haksız ve mesnetsiz talebinin kabul edilmemesi üzerine, ---- kanalından düzenli olarak müvekkili ve müvekkilin ürünlerini kötüleyen gerçeğe aykırı paylaşımlar yapmaya başladığını, davacı/karşı davalı haksız rekabet içeren bahsi geçen videoları ---- hesabından da paylaştığını, davacı/karşıdavalı haksız rekabet içeren bahsi geçen videoları-----hesabından da paylaştığını, bunun yanında davacı/karşı davalı, teknelerle ilgili bir platform olan -- geçip, müvekkili kastederek "bunlardan tekne almayın" diyerek müvekkilin mal ve ürünlerini kötülemiş ve müvekkilin potansiyel ve devamlı müşteri kitlesini gerçeğe aykırı beyanlarla etki altına almaya çalıştığını, davacı/karşı davalı bu davranışlarıyla müvekkilin ticari itibarını zedeleyerek müvekkili baskı altına alıp haksız ve hukuka aykırı taleplerini kabul ettirmeye çalıştığını, davacı/karşı davalının --- kanalında paylaştığı videolara gelen yorumlar da, davacı/karşı davalının müvekkilin potansiyel müşterilerini etkilediğini açıkça ortaya koyduğunu, kanun maddesinde de açıkça ifade edildiği gibi davacı/karşı davalının ---- kanalında paylaştığı videolar haksız rekabete sebebiyet vermekte olup, müvekkilin itibarını zedelendiğini, müvekkili bu durum sebebiyle hem maddi hem manevi zarara uğramış olup, davacı/karşı davalının paylaşımları devam ettiği sürece müvekkil de zarara uğramaya devam edeceğini, dolayısıyla öncelikle davacı/karşı davalının hukuka aykırı, haksız ve mesnetsiz davasının reddine, ardından öncelikle;---- hesabına erişimin engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilin uğradığı manevi zararın giderilmesi amacıyla 50.000 TL müvekkilin uğradığı maddi zararın giderilmesi amacıyla -bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilecek değer üzerinden arttırılmak, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000 TL olmak üzere toplam şimdilik 51.000 TL tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle haksız rekabete ilişkin talep konulu davada, davalı karşı davacının tacir sıfatı ile uygulanacak hükümler nazara alındığında görevli yargı yeri Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, zaten davalı daha önce de aynı davayı Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış ancak süresi içerisinde arabuluculuk son tutanağını dosyaya sunmadığından davası usülden reddedildiğini, bu sebeple öncelikle görev yönünden itiraz ettiklerini, müvekkilinin davalı tarafından satılan ürünle ilgili şikayetlerini dile getirmesi haksız rekabet sayılamayacağını, dünyanın her yerinde her markaya ait ürün ya da hizmet ayıplı olabilmekte ve bir çok internet sitesinde de sırf ürünle ilgili şikayetleri bildirmek üzere forumlar yapıldığını, müvekkilin aldığı tekne yağmur suyu ile dolana kadar memnuniyetini bildiren videolar çekmiş, yağmur suyu dolup da davalı tarafından malırı ayıbının giderilmesi için gerekeni yapmadığından müvekkilim şikayetlerini dile getirdiğini, davalı taratça TBK 57. Maddeye atıf yapılarak zarar gördüğünü iddia etmişse de müvekkilin gerçeğe aykırı hiç bir durum paylaşmadığını, davalı tarafa yağmurda tekneye dolan suyu boşalttığı bir çok - video gönderdiğini, şu anda müvekkilin teknesi evinin kapalı garajında tutulduğu halde hala içinde su olduğunu, davalının iddia ettiği gibi müvekkilin kötü kullanımı ile alakalı (alttan hasar alıp kırılması gibi) bir durum olsa içerisindeki su kalmaması gerektiği ancak teknenin alt içerisinde bulunan bu su hem teknenin hızını yavaşlatlığı gibi. hem de daha fazla yakıt yakmasına neden olduğunu, müvekkilin yanıltıcı ya da dürüstlük kuralhına uymayan hiç bir beyanı olmadığını, davalı firma malının arkasında durmayarak müşterisini mağdur ettiğini, asıl müvekkil manevi zarar gördüğünü, her yağmur yağdığında teknenin içine dolan suyu kovalarla boşaltmak zorunda kaldığını, iddia edildiği gibi satış sonrası hizmet anlayışı davalı firmada olmadığını, ---- müvekkilim kendisi ile temas sağladığı sürede dahi garanti süresinin bittiğini iddia etmiş yaptığı paylaşımlar sebebi ile de kendisine destek verilmeyeceğini söylediğini, herkese açık platformlarda bile müvekkile bu şekilde cevap veren firma yetkilisi ----- müvekkile hiç bir destek vermediği aşikar olduğunu, asıl firmanın itibarını bu davranışlar düşürdüğünü, müşteriyi garanti süresinin bittiği yönünde aldatmaya çalışmak, destek vermeyeceğini ifade etmek hiç bir alıcı muhatap olmak istemeyeceği satıcı tutumu olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER ve GEREKÇE
: Dava; Hukuki niteliği itibariyle maddi-manevi tazminat isteminden ibarettir.Dosyanın ---Tüketici Mahkemesinin ---- Karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize gönderilerek yukarıdaki esasa kaydı yapıldığı anlaşılmıştır. ---. Tüketici Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyasının Uyap sureti incelenmek üzere dosyamız arasına alınmış, davacı ... Teknenin sahibi --- vefat etmiş mirascılarına tebligat çıkartılmış, davacılar vekilleri tarafından vekaletname sunulduğu taraf teşkilinin sağlandığı görülmüştür.Mahkememiz █████/2025 tarihli celsede; Davacı vekilinin davalının --- hesabına ve ----- kanalına erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir verilmesi talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere uzman bilirkişi heyetinden alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2017yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUKhükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Haksız Rekabet Hukuku Yönünden: Uyuşmazlığın davalı tarafından yapılan beyanlarınkötüleme suretiyle haksız rekabet eylemine neden olup olmadığı yönünde toplandığı, beyanlarakonu teknedeki sorunun üreticiden (davacı) mi yoksa kullanıcıdan (davalı) mı kaynaklandığıyönünde net bir belirlemenin yapılmadığı, dosya kapsamında farklı raporların yer aldığı, işburapordaki teknik incelemede de sorunun her iki taraftan da kaynaklı olabileceğinin belirtildiği,bu itibarla beyanların gerçeği yansıtıp yansıtmadığının tam olarak tespit edilemediği, davalıiddialarının gerçeğe aykırı olması durumunda eylemin haksız rekabet teşkil edebileceği, Davalı iddialarının gerçeği yansıttığı durumda ise beyanların gereksiz yere inciticilik kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, gereksiz yere inciticilik değerlendirmesi yapılırken,davalının beyanlarının yoğunluğu, bunların sıklığı gibi hususların dikkate alınacağı, dosyakapsamından anlaşıldığı üzere davalının çok sayıda paylaşım yaparak ısrarlı bir şekilde davacışirket ve ürünü hakkında olumsuz beyanlarda bulunduğu, elbette tüketici konumunda olan davalının yaşadığı sorunla ilgili şikayet hakkını kullanmasının ifade özgürlüğü kapsamındadeğerlendirileceği, ancak bu şikayet hakkının makul sınırlar içinde kullanılması gerekmekte olupaksi halde gereksiz yere incitici bir beyanın varlığından bahsedileceği, somut olayda gerçek olupolmadığı tartışmalı olan olumsuz yorumların, gerek içerik gerek beyanların sıklığı ve yoğunluğugöz önünde bulundurulduğunda TTK m. 55/1,a-1 kapsamında haksız rekabet eyleminioluşturmasının mümkün olabileceği, Davacının Maddi / Manevi Tazminat Talepleri Yönünden: Davalı tarafından yapılan kötületarihinden önceki ve sonraki yılların satış, kâr ve öz kaynak tutarları aşağıda karşılaştırılmış,2017-2018-20219 ve 2020 yıllarında satışların her yıl en düşüğü %31,28 olmak üzere sürekliarttığı, öz kaynakların da bir önceki yıllara göre artış gösterdiği, sadece 2018 yılında 2017 yılınagöre %364’lük öz kaynak artışı 2019 yılında 2018 yılına düşüş gösterse de yaşanan kötülemesebebiyle davacı satış ve kârlarında bu sebeple bir düşüşün izlenmediği, Sayın mahkemeninkötüleme yönünde karar vermesi durumunda davacının satışlarında, kârlılığında bir düşüşünyaşandığının gözlemlenmediği, eş deyişle, davacının davalının kötülemesi sebebiyle maddiolarak bir zarara uğradığını ispatlayamadığı, Manevi tazminat talebinin değerlendirmesinin Sayın mahkemenin takdirinde olduğu,mütalaa edilmiştir" tespitinde bulunmuşlardır.Bilirkişi raporunun döndüğü taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Haksız rekabet hukuki bir fiil olup, bu fiiller tanık dâhil her türlü delil ile kanıtlanabilir. Bu tür durumlarda ispat yükü HMK'nın 190 ve TMK'nın 6. maddesine göre, davalının haksız rekabet yaptığını iddia eden davacıya aittir. Davacının, usulüne uygun delillerle davalının, haksız rekabet oluşturduğunu ve hangi müşterinin ne şekilde, hukuka aykırı şekilde ayartılarak davacı ile olan ticari ilişkisinin sona erdirildiğini ve video ve diğer sosyal medya paylaşımları nedeniyle davacının ne miktarda zarara uğradığının kanıtlaması gerekmektedir.Davacı tarafın ticari defterleri incelenmiş, davacının davalının söylemleri sebebiyle maddiolarak bir zarara uğradığını ispatlayamadığı görülmüştür. TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde yaptırıma bağlanan sadece haksız rekabettir. Haksızlık unsuru içermemek şartı ile rekabetin önlenmesi mümkün değildir. Ticari hayatın gereklerine uygun düzgün bir rekabet, şirket ve tüketiciler açısından önem arz ettiğinden, her türlü rekabetin yasaklandığı şeklinde bir sonuca varılamayacaktır. Tüm bu sebeplerle davacının şartları oluşmayan maddi manevi tazminat davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-) Davanın maddi-manevi tazminat talebi yönünden REDDİNE,2-a) Maddi tazminat talebi yönünden
: Alınması gerekli 732,00-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,b-) Manevi tazminat talebi yönünden; alınması gerekli 732,00 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-)Davalı tarafından yapılan 25,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-)Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,6-)Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-)Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarakdavalıya verilmesine,Dair, davacılar vekillerinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.