Anahtar kelimeler: Avukatgeldiler Gününün Gelenlerin Vasi İstemli Bittiği Başlandı Davetiye Günde Dinlenerek
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2021/6 E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı birleştirilen davada davacı tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden vasi ... ve vekili Avukat ... ... ile karşı taraftan davacı vekili vekili Avukat..........geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...'tan satın aldığı taşınmazın boş olarak davacıya teslim edilmediğini, davalının fuzuli olarak taşınmazı işgal ettiğini, davalının taşınmazı kullanmak için herhangi bir hakkının bulunmadığını belirterek el atmanın önlenmesini ve ecrimisil talep etmiştir.
2. Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı vekili; müvekkilinin dava dışı kimseler tarafından imzalatılmış olan senetlerin icra takibine konulması sebebiyle haksız ve usulsüz hacizlere maruz kaldığını, müvekkilinin kendisine ait taşınmazın haciz yoluyla elden çıkmaması için herhangi bir bedel ödenmeden ve daha sonra iade edilmek koşulu ile birden fazla kişiye devrettiğini, taşınmazın son maliki olan davalının taşınmazı iade etmeyip elden çıkarmak istemesi nedeniyle tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın ... adına kayıtlı olduğu dönemden itibaren devrine esas senetler incelendiğinde, taşınmazın ... adına tescilli iken 19.06.2009 tarihinde ... ... devredildiği, bilahare 21.08.2009 tarihinde ... .... vekaleten ... tarafından........ devredildiği, ......... tarafından 02.09.2009 tarihinde........ devredildiği, .....'e vekaleten yine ... tarafından 04.01.2011 tarihinde ...'a devredildiği, ... tarafından ise 10.10.2012 tarihinde 116.000,00 TL bedelle ...'a devredildiği, taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu tarihten itibaren kullanıcısının ... olduğu, ... ile dava dışı ... arasındaki 09.04.2012 tarihli protokol ile taşınmazın bedelsiz olarak ve emaneten ...'a devredileceğinin kararlaştırıldığı, bilahare protokole uygun şekilde ...'a yapılan devir senedinde gösterilen 116.000,00 TL'nin bilirkişi tarafından saptanan 400.000,00 TL ile uyumlu olmadığı, ayrıca taşınmazı davalı-birleştirilen davada davacı ...'ün kullanmaya devam ettiği, bu durumun 08.01.2014 tarihine kadar devam ettiği, birleştirilen davada inançlı işlem açısından yapılan değerlendirmede, delil olarak dayanılan 09.04.2012 tarihli protokoldeki imzanın iddia edildiği gibi yapıştırma imza olmadığı, ıslak imza niteliğinde olduğu, davacının iç yapısını hiç görmeden satın aldığını belirttiği taşınmazla ilgili beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca davalı-birleştirilen davada davacı ile 09.04.2012 tarihli inanç sözleşmesini yapan ...'tan inanç sözleşmesi içeriği doğrultusunda taşınmazı devralan davacının davalıya karşı iyiniyetli üçüncü kişi olduğuna dair iddiasının kabule şayan olmadığı, taşınmazın 09.04.2012 tarihli inanç sözleşmesi doğrultusunda davacıya emaneten devredildiği, ancak davacının aradan geçen 2 yıla yakın süre sonunda söz konusu inanç sözleşmesini kabul etmediğini belirterek davalının müdahalesinin meni ve ecrimisil istemi ile işbu davayı açtığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleştirilen dosyada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın evveliyatının birleştirilen davada davacı ... adına kayıtlı iken kısa aralıklarla beş kez devir işlemi yapıldığı, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dosyasında ...'ın taraf olmadığı, davalı ... ile bir önceki kayıt maliki ... arasında akrabalık iş ilişkisi ve tanışıklık bulunduğuna dair davacı tarafça herhangi bir delilin ibraz edilmediği, birleştirilen dosyada davalı ...'ın önceki devirleri bildiği ya da bilmesi gereken kişilerden olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, ...'ın taşınmazı 116.000,00 TL bedelle tapuda satın aldığı, 200.000,00 TL ipotek bedeli olduğu, taşınmazın davalıya satışı olan 10.10.2012 tarihindeki değerinin 400.000,00 TL olduğu, bu hali ile satış tarihindeki rayiç değer ile tapudaki satış değeri arasındaki farkın fahiş olmadığı, zira davalı ...'ın taşınmazı bir önceki malikten üzerindeki 200.000,00 TL ipotekle satın aldığı, bu hâliyle ...'ün inançlı işleme dayalı iddiasının yukarıda belirtildiği şekilde 05.02.1947 tarihli 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı çerçevesinde ispat edemediği, yemin deliline de dayanmadığı, son kayıt maliki davalı ... ile dava dışı ... arasındaki ilişkinin danışıklı olduğu ve aralarında iş birliği bulunduğu ve son kayıt malikinin inanç ilişkisini bildiği de ispatlanamadığından birleştirilen davanın reddine karar verilmesi gerektiği, bu haliyle inançlı işlemi ispat edemediğinden davacı ... tarafından açılan ecrimisil talebine yönelik davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, ...'ün dava konusu taşınmazı boşaltması konusunda ... 40. Noterliğinin 11.11.2013 tarih, ... yevmiye No.lu ihtarname gönderdiği, ihtarnamede 15 günlük süre verildiği, ihtarnamenin 13.11.2013 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 15 günlük sürenin sonundan itibaren dava tarihine kadar geçen süre için davalı-birleştirilen dosya davacısı ...'ün asıl dosya davacısına karşı ecrimisilden sorumlu olduğu, öncesindeki dönem için taşınmazda hak sahibi olduğu inancıyla ikamet ettiğinden bu süredeki kullanımın kötüniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davacı-birleştirilen dosyada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulü ile davalı ...'ün dava konusu taşınmaza yapmış olduğu el atmanın önlenmesi ve taşınmazdan tahliyesi ile 1.140,00 TL'nin ecrimisil bedelinin davalı ...'den alınıp davacıya verilmesine, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı-birleştirilen davada davacı vekili duruşmalı temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi ve birleştirilen davada dava dilekçesinin içeriğini tekrarla dava konusu taşınmazın müvekkili kısıtlı ...’ün 04.11.1998 yılında satın aldığını, 2017 yılı Eylül ayına kadar aile konutu olarak kullandığını, müvekkilinin tedavisi nedeniyle davalarda hukuki haklarını yeterince savunamadığını, fiil ehliyetinin olmadığını bilen mali müşaviri ...’un kısıtlının dava konusu taşınmaz dâhil 29 adet taşınmazının tapusunu bu şekilde bedelsiz devrettiğini, ...'ın tapunun iyiniyetli olmadığını ileri sürerek hükmüm bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleştirilen davada ise; inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
40.000,00 TL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davalı-birleştirilen davada davacıdan alınarak davacı-birleştirilen davada davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!