Anahtar kelimeler: Akşemsettin Lavabolarından Taşan Sızıntısı Kain Fatih Cad Suyun Yürüten Katında

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ████████ Esas - ███████ KararDAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının Akşemsettin Mah. ... Cad. No: ... Fatih İstanbul adresinde kain işyerinde █████/2022'yi █████/2022'ye bağlayan gece, davacı firmanın üst katında ticari faaliyetlerini yürüten davalı şirketin lavabolarından ya da giderlerinden kaynaklı olduğu düşünülen su sızıntısı sebebiyle davacının işletmesinin ağır hasar aldığını, █████/2020 tarihinde iş yeri açıldığında, binanın girişine kadar taşan suyun fark edildiğini, suyun üst kattan sızıntı yaptığını, avizelerin, elektrik tesisatının, parkelerin, gelinliklerin, kumaşların ve imalatta kullanılan tüm ham maddelerin ağır hasar aldığını, depo olarak kullanılan işletmenin alt katında yer alan 117/1 nolu satış mağazasının tavanında biriken sıvının damlaması ile zararların oluştuğunu, zararın tespiti amacı ile İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından 2022/4 D.İş sayılı dosyasından yapılan bilirkişi incelemesi ile davacının iş yerinde meydana gelen hasarın █████/2022 tarihli bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, "Yapı elemanları ve ... ürünlerinde toplam meydana gelen hasarın 85.600,00 TL olduğu hesap ve tekdir edilmiştir." ifadeleriyle hasarın toplam tutarının belirlendiğini, delil tespitine ilişkin giderlerin yargılama giderleri olduğu gözetilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği, davacının zararının halen karşılanmadığını beyan ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalarak 10.000,00 TL tutarındaki haksız fiilden kaynaklı zararlarının yasal faizi ile davalıdan tahsiline, İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/4 D.İş sayılı dosyada yapılan yargılama giderlerini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalının dava konusu adreste kiracı olduğunu, taşınmazın olağan yıpranmasından kaynaklı oluştuğu iddia edilen zarardan taşınmazın mülkiyetini elinde bulunduran kişinin de sorumlu olacağından davanın taşınmaz malikine de ihbarını talep ettiklerini, davalının iş yerinde bulunan temiz su borusunda meydana gelen arızanın yalnız davalının kullanımından kaynaklı olmadığını, temiz su borusunun binadaki tüm bağımsız bölümlerin ortak kullanımında olduğunu, ortak kullanıma özgülenmiş yerde meydana gelen arıza sebebiyle oluşan zarardan binadaki tüm bağımsız bölüm maliklerinin ayrı ayrı sorumlu olduğundan davanın yönetime de ihbarını talep ettiklerini, davacının davalının alt katında faaliyet gösteren bir işyeri olduğunu, davacı tarafından alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, raporda yalnızca davacı talep edenin iddiaları doğrultusunda inceleme yapıldığını, talep edenin iş yerinin bulunduğu dairede herhangi bir su arızası veya bu zarara sebebiyet verecek bir arızanın olup olmadığının, arızanın anlaşıldığı gibi müdahale edildiği halde iki alt kata su sızmasının hayata aykırı olması sebebiyle bu konuda da inceleme yapılıp araştırılmadığını, tespit ve incelemelerin davacı beyanları doğrultusunda eksik hazırlandığını, söz konusu su borusunun arızasının oluşmasına sebebiyet veren binanın eski olması olduğunu, tüm binadaki su ve elektrik hatlarının birlikte kullanıldığından bu oluşan eskime ve yıpranmadan sadece davalının sorumlu olmasının söz konusu olmayacağını, davalının mal sahibi olmaması, tespite konu yerın üst katında kiracı olması sebebiyle oluşan zarardan sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle delil tespiti dosyasında yapılan zarara ilişkin hesabın fahiş olup hatalı olduğunu, bilirkişilerin iş yerinde bulunan tüm arızaları tespit ettiğini ancak arızaların su sızıntısı sebebiyle olup olmadığını irdelemediğini, söz konusu bilirkişi raporuna karşı delil tespiti dosyasında ayrıntılı itirazda bulunduklarını, davalıdan kaynaklanmayan hiçbir zararın davalıdan talep edilmesinin mümkün olmayacağını beyan ederek davanın usulden ve itirazdan reddini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine..." karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulması sonucunda;Dairemizin █████/2023 tarih, █████████ E. - █████████ K. Sayılı ilamı ile; "...Somut olayda; Her iki tarafta tacir olup, tacirler arası haksız fiilden kaynaklanan eldeki ticari davada, Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir... davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,..." karar verilmiştir.Yapılan yargılama sonucunda;İlk Derece Mahkemesince; "...Davanın dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yerine getirilmediğinden arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine,..." karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulması sebebiyle Dairemizin ████████ esas, ████████ karar sayılı ilamı ile; "...Asliye Hukuk mahkemesinden görevsizlikle gelen eldeki dava için ilk derece mahkemesince, davacıya arabuluculuk anlaşamama son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilmesi gerekirken eksik değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu sebeple davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü gerekir.Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile kararın esası ve diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince kaldırılmasına,..." karar verilmiştir.Yeniden yapılan yargılama sonucunda;İlk Derece Mahkemesince; "...Davacı vekilinin istinaf başvurusu sebebiyle Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin █████/2024 tarih, ████████ E. - ████████ K. Sayılı bozma ilamı gereği dosya yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur. 6325 Sayılı Kanunun 18/A-(2) maddesi gereğince arabuluculuğa başvurulup arabuluculuk faaliyeti neticesinde anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini mahkemeye sunulması dava şartıdır. Keza aynı yasa maddesinin son cümlesi gereğince arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Davanın türü de dikkate alınarak davacının dava öncesinde zorunlu arabuluculuk müessesesine başvurduğuna dair herhangi bir delile tesadüf edilmemiştir. Bu hususta dosyaya sunulan herhangi bir evrak bulunmadığı gibi deliller kısmında da zorunlu arabuluculuğa gidildiğine ve belge sunulacağına dair bir beyan da söz konusu değildir. Davacı yana verilen kesin süreler içinde de görevsizlik kararı verilmesi akabinde dosya mahkememize tevzi edilmeden arabulucuğa başvurulduğuna ilişkin evrak sunulmamıştır. Arabuluculuk dava şartı tamamlanabilir bir dava şartı olmadığından davanın usulden reddine ..." karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Dairemizin ████████ esas, ████████ karar sayılı ilamı ile; ''...Asliye Hukuk Mahkemesinden görevsizlikle gelen dosyanın dava açılış tarihinin █████/2022 olduğu, Asliye Hukuk Mahkemelerinde arabuluculuk dava şartı olmadığından İlk derece mahkemesince yargılama sırasında alınan ve dosya arasında bulunan █████████ İstanbul arabuluculuk Büro Dosya Numaralı, ██████████ arabuluculuk Dosya Numaralı arabuluculuk anlaşamama son tutanağı gözetilerek davaya esas yönünden devam edilip bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu sebeple davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü gerekir.Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile kararın esası ve diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince kaldırılmasına,..." karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Dava, Davacının iş yerinin davalının kullanımındaki su borularından su sızdığı iddiası ile ikame olunan haksız fiil sebebiyle tazminat davasıdır. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.Mahkememizce seçilen ... Mühendisi bilirkişi ... İnşaat mühendisi bilirkişi ... ve mimar bilirkişi ... hazırladıkları bilirkişi raporunda; "Yapı hasarı yönünden yapılan değerlendirmede hasarın 16.000,00 TL olduğu,... Mühendisliği yönünden yapılan değerlendirmede hasarın 69.600,00 TL olduğu,toplam hasarın (... * İnşaat) 85.600,00 TL olduğu,Dosya kapsamında yapılan incelemede ve yerinde yapılan incelemede davacı ... Limited Şirketi “nin işlettiği 1. Kat ve 2 katta yer alan hasarın, 3. katta bulunan... A.Ş. tarafından kullanıldığı anlaşılan mağazanın wc İavabosunda temiz su bağlantısını sağlayan spiral borunun patlaması sunucu meydana geldiği ;Davacının kullandığı işyerinde oluşan hasarın davalının kiracı olarak kullandığı tapuda 7 nolu taşınmaza ait wc lavabo spiral bağlantı borusunun patlaması sonucu meydana geldiği;WC lavabo spiral bağlantı borusu açıkta olduğu( beton altında , şap altında olmadığı) ve davalının kullandığı 7 nolu taşınmazın mütemmim cüzü olmadığı , teferruat niteliğinde olduğu ve spiral bağlantı hortumu davalı... Anonim Şirketi kiracının tasarrufunda bulunduğu ve davalının kullandığı 7 nolu taşınmazda onaylı mimari projeye aykırı olarak wc nin yerinin değiştirildiği" şeklinde mütalaada bulunmuştur.Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, mahkememizce celp edile belgeler, alınan bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirilmekle; davalının kullanımındaki taşınmazdan davacının kullanımındaki kata akan atık su davacının zararına yol açtığı bilirkişi raporu ile sabit hale geldiğinden, davalı kiracının mülk sahibi olmasa dahi yapının kullanımı neticesinde doğan zararlardan sorumlu olduğu kanaatine varılarak ve taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının talebi doğrultusunda 10.000TL'ninhaksız fiil tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davanın kabulüne; 10.000 TL'nin █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Her iki taraf tacir olup söz konusu haksız fiil her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirdiğini, işbu sebeple davaya konu haksız fiil ticari iş niteliği taşıdığından hükmedilen alacağa avans faizi işletilmesi gerekirken hukuka aykırı şekilde yasal faiz işletildiğini, eksik incelemeye rağmen ek rapor taleplerinin reddedilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminat davasıdır.TBK.m.49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Taleple Bağlılık İlkesi HMK Madde 26(1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.Dosyada mevcut delil durumuna göre; İspat yükü kendisine düşen davacının, dava konusu eylem sebebiyle maddi zarara uğradığı iddiasını ispat ettiği, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu ve dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü, alanında uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı ancak HMK.'nın 26. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince davacının dava dilekçesindeki talebiyle bağlı olması sebebi ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ███████ Karar sayılı █████/2026 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026