Anahtar kelimeler: Çökme Hurdaya Tavanında Uğramaması İlerleyen Zarureti Yaşandığını Makinenin Oldukça Makinesinin

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026 Ara KararNUMARASI
: ████████ EsasDAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkiline ait işyerinin tavanında meydana gelen çökme sonucunda müvekkilinin baskı makinesinin zarar gördüğünü, makinenin hurdaya çıkması sebebiyle bir kazanç kaybı yaşandığını, dolayısıyla müvekkili açısından maddi miktarda oldukça yüksek bir zararın meydana geldiğini, müvekkilinin ilerleyen süreçte bir hak kaybına uğramaması ve zararın tazmini amacıyla ihtiyati tedbir talep etme zarureti hasıl olduğunu, davalının taşınır ve taşınmaz malları üzerinde ihtiyati tedbir kararı konulmasını , Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik; Kullanılamaz hale gelen baskı makinesinin bedeli açısından haksız fiilin meydana geldiği 02.10.2025 tarihinden itibaren itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının EURO üzerinden bir yıl vadeli vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faiz oranıyla 100,00-EUR'un fiili ödeme günündeki kur karşılığı olarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun'nun 107. maddesi gereğince açtığımız belirsiz alacak davasında yargılama esnasında toplanacak delillere göre, fazlaya ilişkin haklarımız ve alacağın kesin olarak tespitinin mümkün tarihte talebimizi değiştirme hakkımız saklı kalmak kaydıyla; Makinenin kullanılamamasından kaynaklanan yoksun kalınan kazanç (kar kaybı) için avans faizi ile birlikte 02.10.2025 tarihinden itibaren 100,00 TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, ayrıca, davalı aleyhine 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Somut olayda, ihtiyati tedbir talebi yönünden yaklaşık ispatın sağlanmadığı dosyaya sunulan deliller neticesinde haksız rekabet yönünden yargılama gerektirdiği, ihtiyati tedbir koşullarının bu aşamada oluşmadığı anlaşıldığından; ihtiyati tedbir isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı vekilinin İhtiyati tedbir talebinin reddine,..." karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İhtiyati tedbir koşullarının oluşması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesinde, “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır.Şu durumda, mahkemenin dosya kapsamına uygun gerekçesine ve takdirine, ihtiyati tedbir şartlarının mevcut olmamasına, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesine, değişen şartlar ve deliller doğrultusunda her zaman ihtiyati tedbir kararı verilebilmesine göre İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı █████/2026 tarihli ara kararına yönelik ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 341, 352/1-b. ve 396/2. maddeleri gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026