Anahtar kelimeler: Eseri Fikir Sanat Davalıborçlu Emrine Sinai Ferilerine Faize Lisans Oranına

T.C.

İSTANBUL
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Şirketi hakkında ... 1. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile 31.08.2022 tarihli Lisans Sözleşmesi ve faturalardan kaynaklanan 44.797,65 TL asıl alacak ve 2.632,02 TL faiz olmak üzere toplam 47.429,67 TL alacağın tahsiline ilişkin olarak █████/2024 tarihinde ilamsız takip başlatıldığını, Borçlu █████/2024 tarihli itiraz dilekçesi ile takibe, ödeme emrine, faize, faiz oranına, işlemiş faize, yetkiye, tüm ferilerine itiraz ederek takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiğini, Davalı-borçlu gerek sözleşmenin imzalanması döneminde gerekse faturaları tebliğ aldığında, faturalarla ve mali hak bedelleriyle ilgili hiçbir itirazda bulunmadığını, Faturalardan ve sözleşmeden gayet haberdar olan borçlu-davalının itirazı kötü niyetli olup kaldırılması gerekmekte olduğunu, İtirazın iptali ile takibin devamına, davacı lehine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesi talep etmiştir.
Bilirkişi heyeti █████/2026 tarihli raporlarında ; Davacı ve davalı arasında FSEK m. 41/1 kapsamında 01.09.2023 tarihinde yazılı olarak “Umuma Açık Mekanlara İlişkin Lisans Sözleşmesi” akdedildiği; Davacı tarafın ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere defterlerin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, Davalının cevap dilekçesinin bulunmadığı, sözleşme feshine ilişkin dosyada veri bulunmadığı, Davacı tarafından tanzim edilen faturaların taraflar arasındaki sözleşme şartlarına uygun olduğu, İcra takip tarihi itibariyle davalının sözleşmeden kaynaklı olarak davacıya 44.797,65-TL asıl alacak, 3.387,35-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 48.185,00-TL borçlu olabileceği, davacının talebiyle bağlı olacağı, sonuç ve kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Uyuşmazlığın; davacı ...tarafından ... 1. İcra Müdürlüğünün ... İcra Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe, davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, davalı Şirket aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talebinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Yasal dayanağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı, borçlunun itirazının iptali ile 2004 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlayan, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Hukuk Genel Kurulunun 31.05.2023 tarih, ...Esas,...Karar sayılı kararı).
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukuki sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı, 6100 sayılı Kanun’un 190 ıncı maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını kanunda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
02 Aralık 2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasanın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 TL'ye çıkarılmıştır. Bu miktar 2018 yılı için 3.560,00 TL, 2019 yılı için 4.400,00 TL'dir, 2020 yılı için 5.390,00 TL, 2021 yılı için 5.880,00 TL, 2022 yılı için 8.000,00 TL, 2023 yılı için 17.830,00 TL, 2024 yılı için 28.250,00 TL, 2025 yılı için 40.000,00 TL ve 2026 yılı için 50.000,00 TL'dir. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
04.06.2025 yürürlük tarihli 7550 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile değişik HMK’nın Ek 1/2. maddesi ile hükmün verildiği tarih ibaresinin, davanın açıldığı tarih olarak değiştirildiği, HMK’nın 448. maddesine göre ise değişen kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı, ilk derece mahkemesi tarafından hüküm kurulmakla; usul işleminin tamamlandığı, bu nedenle 04.06.2025 tarihinden önce verilen kararlarda kesinlik miktarının tespiti için karar tarihi, anılan tarihten sonra verilen kararlarda ise dava tarihinde talep edilen miktara göre kesinlik tespit edilecektir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda kesinlik hususunda dava değerinin dava açıldığı tarihteki kesinlik sınırı üzerinden değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla dava tarihi olan █████/2025 tarihi itibariyle asıl alacak bedelinin 40.000,00 TL olduğu anlaşılmakla karar İstinafa tabi olarak verilmiştir.
Davaya konu İstanbul ... 1. İcra Müdürlüğünün ... icra esas sayılı dosyası incelendiğinde; borçlu davalı hakkında Müzik Eserleri Yayını İzin Sözleşmesi ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin olarak ilamsız takip başlattıklarını, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğu davanın süresi içerisinde ( borca itiraz tarihi: █████/2024, arabuluculuğa başvuru tarihi █████/2024, anlaşamama tarihi █████/2024, dava tarihi ise:█████/2025) olduğu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi...Esas, ... Karar sayılı kararında; "1.2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasında, icra takip dosyasında borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğ edilmediği bir durumda, zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ise dava açmak için Kanunda öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin ARABULUCULUK ANLAŞAMAMA TUTANAĞININ İMZA TARİHİNDEN İTİBAREN BAŞLAMAYACAĞINA, İTİRAZIN DAVACI-ALACAKLIYA TEBLİĞ EDİLDİĞİ TARİHTE BAŞLAYACAĞINA, uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine," karar verildiği anlaşılmakla, dosyamızda itirazın davacı tarafa tebliğ edilmediği anlaşılmakla davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Davacı ...(...) ile Davalı ... Şirketi arasında 31.08.2022 tarihinde imzalanan, █████/2022 ile █████/2022 dönemini kapsadığı sözleşmenin süresi ve feshi başlıklı 3.maddesinin 1.fıkrasında görülmektedir. 21.07.2023-31.12.2023 dönemi için mali hak bedeli olarak ödenmesi gereken tutar ise mali şartlar başlıklı 3. Maddesinin 1.fıkrasında ve Ek-1’de 8.981,78 TL+ KDV olarak belirtilmiş olup; ödeme seçeneği ise 3.9. Madde ile açıklanmış ve EK-1 olarak sunulan belgeden anlaşılacağı üzere davalı ücreti 4 eşit takbit halinde 1 Haziran, 1 Ağustos, 1 ekim ve 1 Aralık tarihlerinde ödemeyi secmiş ve imza altına almıştır. Ayrıca uzama halinde de uzamaya esas bedel ödemesinin (nakit taksitli) 1 Haziran, 1 Ağustos, 1 Ekim, 1 Aralık tarihlerinde ödeneceğinin hüküm altına alındığı, sözleşmenin madde 5-sözleşmenin süresi ve feshi başlıklı maddesinin 2.fıkrasında "Taraflardan her biri, 5.1 maddesinde belirtilen süre sonunda sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir. Ancak fesih iradesi sözleşmenin hitam tarihinden en geç bir ay öncesine kadar ulaşacak şekilde noter vasıtasıyla yazılı olarak karşı tarafa bildirmediği takdirde, sözleşme aynı şartlarla yıldan yıla yenilenerek devam eder." hükmünün bulunduğu, yine sözleşmenin Madde 3 Mali Şartlar başlıklı maddesinin 4. Fıkrasında "01.01.2024 tarihinden itibaren sözleşmenin otomatik olarak yenilendiği her bir takvim yılı için ödenecek mali hak bedeli, bir önceki yılın mali hak bedeli esas alınarak TÜİK tarafından bir önceki yıl için belirlenen ÜFE+TÜFE/2 oranında artış uygulamak suretiyle belirlenir ve bu bedel EK-1’de seçilen ödeme biçimine uygun olarak Meslek Birliklerine ödenir." şeklinde hükme bağlandığı görülmektedir.
Sözleşmenin Madde 5- Sözleşmenin Süresi ve Feshi başlıklı maddesinin 2.fıkrasında " Taraflardan her biri, 5.1 maddesinde belirtilen süre sonunda sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir. Ancak fesih iradesi sözleşmenin hitam tarihinden en geç bir ay öncesine kadar ulaşacak şekilde noter vasıtasıyla yazılı olarak karşı tarafa bildirmediği takdirde, sözleşme aynı şartlarla yıldan yıla yenilenerek devam eder.’’ hükmünün bulunduğu, yine sözleşmenin Madde 3 Mali Şartlar başlıklı maddesinin 4. Fıkrasında "01.01.2023 tarihinden itibaren sözleşmenin otomatik olarak yenilendiği her bir takvim yılı için ödenecek mali hak bedeli, bir önceki yılın mali hak bedeli esas alınarak TÜİK tarafından bir önceki yıl için belirlenen ÜFE+TÜFE/2 (12 aylık ortalamalara göre) oranında artış uygulamak suretiyle belirlenir ve bu bedel EK-1’de seçilen ödeme biçimine uygun olarak Meslek Birliklerine ödenir." şeklinde hükme bağlandığı görülmektedir.
Tarafların ticari defter ve belgelerini mahkemede hazır etmesi halinde bilirkişiler tarafından yapılacak inceleme yönünde ara karar kurulmuş olup; tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, lisans sözleşmesi kapsamında değerlendirme yapması, mali bilirkişinin tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yapmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen FSEK kapsamında lisans sözleşmesi alacağının tahsiline yönelik takip dosyasından kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı ve davalı savunmaları da dikkate alınarak diğer uyuşmazlık noktaları dikkate alınarak diğer hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek, bilirkişiye tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 6100 sayılı HMK'nun 278/4 maddesi gereğince yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verilmiş; dosya kapsamına sunulan esas █████/2026 tarihli bilirkişi rapor içeriğine göre davacının sözleşmeye konu alacakları usulüne uygun faturalandırdığı anlaşılmıştır. Buna karışın davalı tarafından ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir delil sunmadığı anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama sırasında █████/2026 tarihli bilirkişi raporu alınarak davacı ticari defterleri incelenmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesi doğrultusunda davacı kayıtlarına göre davacının sözleşme uyarınca davalı adına 2023 ( 17.783,90 TL) ve 2024 (27.013,75 TL) yılları telif bedeli ve tespit bedeli olarak KDV dahil 44.797,65-TL’lik fatura düzenlediği, davalının herhangi bir ödeme kaydının
bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamından Davacı tarafından davalı adına icra takibine konu edilen mali hak bedellerinin sözleşme hükümlerine uygun olduğu, 2023 ve 2024 dönemi mali hak bedeli faturalarının davacı tarafından davalı adına tanzim edildiği ve davacı ticari defter kayıtlarında mevcut olduğu, davalıya ilişkin
herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı,
Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan asıl alacak yönünden 44.797,65-TL, işlemiş faiz olarak 3.387,35 olmak üzere toplam 48.185,00-TL alacaklı olabileceği ancak davacının talebiyle bağlı olması nedeniyle icra takip miktarı olan 47.429,67-TL tutarında alacaklı olduğu kanaatine varılmakla, davacının davasının kabulü ile davalı tarafından ... 1. İcra Müdürlüğünün ...İcra Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden, takip talebindeki şartlar ile aynen devamına, icra iflas kanun'unun 67/2. maddesi uyarınca alacak miktarının %20 si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davacının davasının KABULÜ ile, davalı tarafından ... 1. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin toplam 47.429,67 TL üzerinden takip talebinde belirtilen değişken oranlardaki avans faiziyle birlikte DEVAMINA,
2-İcra İflas Kanun'unun 67/2. maddesi uyarınca asıl alacak miktarının %20.'si (9.485,93 TL) oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 3.239,92-TL karar harcından peşin ve tamamlama olarak yatırılan 810,00-TL'nin mahsubu ile kalan 2.429,92-TL bakiye karar harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına hesap olunan 47.429,67-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 18.000,00-TL bilirkişi ücreti, 75,00-TL posta tebligat ve 1.425,40-TL harç (peşin+tamamlama+başvuru) olmak üzere toplam 19.500,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekili yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸
Hakim
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!