Anahtar kelimeler: Yumurtalık Gününün Gelenlerin Geldiler İstemli Bittiği Başlandı Davetiye Günde Dinlenerek
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Yumurtalık Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalılar vekili Avukat ... ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...’nun davalıların murisi ........ ait dava konusu taşınmazın yaklaşık 4.000 m²'lik kısmını satın alarak 1964 yılından bu yana ev yapmak ve ağaç dikmek suretiyle zilyet olduğunu, ... vefat ettikten sonra bu yeri davacıların kullanmaya devam ettiğini, davalıların murisi .... de 1985 yılında vefat ettiğini belirterek, TMK'nın 713/2. maddesi gereğince dava konusu kısma ilişkin tapunun iptali ile miras hisseleri doğrultusunda davacılar adına tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; TMK'nın 713/2. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmediğini ve Anayasa Mahkemesince ölüm şartına bağlı olarak tapu elde edilmesinin iptal edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli kararı ile; dava konusu taşınmazın kadastro sonucunda 1967 yılında ½ payının davalıların murisi ..........., ½ payının da dava dışı İsmail Temiz adına tapu kaydının oluşturulduğu, ......... 1985 yılında vefat etmiş olup tapudaki payının herhangi bir şekilde intikal görmediği, tapu kayıt malikinin ölümünden itibaren, Anayasa Mahkemesince yürürlüğün durdurulması kararının verildiği 17.3.2011 tarihine kadar nizasız ve kesintisiz bir şekilde davacıların zilyetliğinin devam ettiği, bu haliyle TMK'nın 713/2. maddesi uyarınca tescil şartlarının gerçekleşmiş olduğu; ancak İlk Derece Mahkemesince harca esas değer, tescili istenen kısmın zemin değeri ile muhtesat (yapı ve ağaçlar) değeri toplamı üzerinden belirlenmişse de, davacıların talebi zemine yönelik olduğundan harca esas değerin de zemin değeri olan 135.000,00 TL olduğunun kabulü ile bu değer üzerinden nisbi harca hükmedilmesi gerekirken buna aykırı şekilde fazla harç alınmasına hükmedilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, HMK'nın 3 55... /1-b-2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 05.04.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında belirtilen, "...Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından ve dinlenen tanık beyanlarına göre, kayıt malikleri arasında tarihi ve sınırları belli olan, dava tarihine kadar bozulmadan devam eden fiili taksimin varlığı ispat edilememiştir. 4712 sayılı Kanun'un 688. maddesine göre, paylı mülkiyette birden çok kimse, maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktirler. Bu durumda davacının tüm payları kapsayacak şekilde taşınmazın tamamını kayıt maliklerinin ölüm tarihinden itibaren 20 yıl süreyle tek başına kullandığını ispat etmesi gerekir. Bu bilgiler ışığında, kayıt malikleri arasında fiili bir taksimin olmadığı ve davacılar tarafından kullanılan yerlerin de fiili taksim sonucunda iptali istenen paylara özgülenmediği açıktır. Bu durumda davacıların rastgele kullandıkları bir miktar yerin davalıların murisi adına kayıtlı pay olduğunun kabulü mümkün olmadığından davanın kabulüne ilişkin karar doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir...” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilamında belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı değerlendirme ve eksik gerekçe ile sonuca gidildiğini, Dairemizin bozma ilamı gerekçesine katılmadıklarını, mahalli bilirkişi ve tanık anlatımlarının lehlerine olduğunu, dava konusu taşınmazın davalıların murisinden satın alınarak 1965 senesinden beri kullanıldığının ifade edildiğini, kullanıma bu güne kadar bir itirazın olmadığını, bu durumun malikler arasında fiili taksimin varlığını gösterdiğini, kayıt malikleri arasında fiili taksim yapıldığını, bir an için fiili taksimin kabul edilmemesi halinde bile Hamit Temiz hissesinden vekil edenlerinin kullandığı 2.250 m²’lik alana tekabül gelen ½ payın iptali gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK'nın 713/2. fıkrasında yer alan “maliki 20 yıl önce ölmüş” hukuki sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!