Anahtar kelimeler: Mesajları Fiilden Firmanın İçi Desteği Yapmadığı Bakirköy Faturalar Şirketten Ara

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026 Ara KararNUMARASI
: ████████ EsasDAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin dava dilekçesinde; Davalının müvekkili olduğu şirket nezdinde iş yapmadığı müvekkili olduğu şirket kayıtları ile açık olmasına rağmen ... ile hareket ederek müvekkili olduğu şirkete sahte faturalar düzenlediği ve bu faturalar kapsamında ...'nın şirket içi desteği ile bu ödemeleri şirketten haksız olarak elde ettiğini, ...'nın mesajları ve müvekkili olduğu şirket kayıtları bu firmanın müvekkili şirkete hiçbir hizmet sağlamadığını işbu şirket ile beraber 23 şirket iştirak halinde müvekkili şirket aleyhine sahte faturalar düzenleyerek müvekkili şirketi dolandırdığını suç teşkil eden bu eylemler sebebiyle müvekkili şirket nezdinde oluşan zararın giderilmesi gerektiğini, ancak işbu kişiler suç işlemek kastıyla organize bir biçimde hareket ettiği için suç konusu eylemlerinin ortaya çıkmaması adına mallarını kaçırıp gizleme ihtimalleri olduğunu, iş bu durumda da müvekkili şirketin zararını giderememe ihtimali ortaya çıkacağını, zira bu eylemler sadece ticari bir borç-alacak ilişkisi tahsilinden ibaret olmayıp birlikte hareket ederek organize bir suç kapsamında işlendiğinden davalının hem suç işlediğinin ortaya çıkmaması hem de mallarını gizlemek adına haksız eylemlerde bulunma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, bu sebeple davalının mal kaçırma veya gizleme ihtimaline karşı ihtiyati haciz talebinde bulunulması gereği hasıl olduğunu, malvarlığının kaçırılmasını önlemek adına ayrıca davalının tüm malvarlığı üzerine de tedbir uygulanması gerektiğini, bununla beraber davalı taraf işbu gerçeğe aykırı faturaları özel transfer bedeli altında düzenlendiğini bu sebeple işbu dava konusu ile ilgili olabileceğinden taşınır mallarına tedbir uygulanmasını zira bu kişilerin mal kaçırma ihtimalleri ortadan kaldırılması gerektiğini müvekkili olduğu şirket organize bir şekilde dolandırıldığını olup bu zararın giderilmesi için davalının malvarlığını kaçırmaması gerektiğini ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile davalının taşınır-taşınmaz malları ile üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacaklarına teminatsız olarak ihtiyati haciz uygulanmasına davalının tüm malvarlığına ihtiyati tedbir uygulanmasına, davanın kabulü ile davalının müvekkil şirket aleyhine düzenlediği gerçeğe aykırı faturalar sonucunda haksız olarak tahsil ettiği bedellerin ve bu sebeple doğan zararların, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla HMK m. 107 gereğince alacağımız tam ve kesin olarak belirli hale geldiğinde artırılmak üzere haksız eylem tarihinden itibaren avans faizi ile şimdilik 1.000.000 TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamına göre; somut olayda istemde bulunan tarafından sunulan deliller ve devam eden savcılık soruşturma dosyalarına göre, alacağın varlığının ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirir nitelikte olduğu, alacağın varlığının bu aşamada yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanamadığı, davacının iddialarının münhasıran kendi personelinden kaynaklandığı, hizmetin ifa edilmediğine yönelik mevcut durumda davacı tarafından herhangi bir belge veya delil sunulmadığı gibi savcılık soruşturma dosyalarında davalının herhangi bir beyanının da bulunmadığı, savcılık dosyasındaki masak raporlarında yalnızca para transferlerine yer verildiği, dayanağına yönelik herhangi bir tespitin bu aşamada olmadığı gibi karşı tarafın kaçtığı veya mal kaçırdığına dair de davacı tarafından mevcut aşamada sunulan herhangi bir delil bulunmadığı, bu sebeple ihtiyati haczin ve ihtiyati tedbirin yasal koşullarının bulunmadığı gibi davalının mal varlığının dava konusu da olmadığı, tedbirin ancak dava konusu hususunda uygulanabileceği anlaşılmakla, davacının koşulları oluşmayan ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir isteminin reddine,..." karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 05.02.2026 tarihli ihtiyati haczin ve ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın hukuka aykırı olması sebebiyle kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davasıdır.İhtiyati Haciz yönünden istinaf incelemesinde;İİK 257 maddesi; ''Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yerinde veya 3. şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu takiplerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizleme, kaçırma veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar yada bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.'' hükmünü içermektedir.Şu durumda, mahkemenin dosya kapsamın uygun gerekçesine ve takdirine; ihtiyati haczin İİK.m.257 vd. maddesinde de ayrıca ve açıkça düzenlenmiş bulunmasına, ihtiyati haciz şartların mevcut olmamasına göre; davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.İhtiyati tedbir yönünden istinaf incelemesinde;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesinde, “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır.Şu durumda, mahkemenin dosya kapsamına uygun gerekçesine ve takdirine, ihtiyati tedbir şartlarının mevcut olmamasına, değişen şartlar ve deliller doğrultusunda her zaman ihtiyati tedbir kararı verilebilmesine göre İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı █████/2026 tarihli ara kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 341, 352/1-b. ve 396/2. maddeleri gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026