Anahtar kelimeler: Harmantepe İpekçi Abdi Kesişimi Kağıthane Tahtında Kablosunun Yağmur Yeraltı Caddesi

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ███████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.11.2022 tarihinde İstanbul ili Kağıthane Harmantepe Mahallesi, Abdi İpekçi Caddesi, ... Sokak Kesişimi adresinde, alacaklıya ait yeraltı güzergah ve F/O kablosunun borçlunun yaptığı yağmur suyu kazı çalışması sebebiyle meydana gelen hasarın tazminini talep etme zorunluluğu doğduğunu, davacı şirketin, hasarın tazmini İstanbul 19. İcra Müdürlüğü nezdinde ... E. numarası tahtında icra takibi başlattığını, hasarlar sebebiyle davacı müvekkil şirket çalışanı ... ve ...tarafından Hasar Tespit Tutanağı düzenlendiğini, hasar sebebiyle müvekkili şirket zarara uğramış olup, verdiği verilen hizmetlerin aksamaması adına onarım gerçekleştirildiğini, davalı ise icra takibine ve borca haksız şekilde itiraz ettiğini, itirazın iptali davasını ikame etmeden davacı müvekkil, dava şartı olan zorunlu ticari arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, Haklı davamızın kabulü, davalının icra takibine yapmış olduğu haksız itirazın iptaline, İstanbul 19. İcra Dairesi ... E. sayılı icra takibinin devamına, davalının icra takibine konu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Hizmet kusurundan kaynaklanan uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine,..." karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Dairemizin █████████ E. - █████████ K. sayılı ilamı ile; "...Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, işin esası incelenip varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile yargı yoluna ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Dairemizin istikrar kazanan uygulaması bu yöndedir (█████████-1757 esas ve karar sayılı, █████/2023 günlü, █████████-2058 esas ve karar sayılı, █████/2023 günlü, █████████-2059 esas ve karar sayılı, █████/2023 günlü, █████████ esas, ████████ karar sayılı, █████/2024 günlü ve █████████ esas, ████████ karar sayılı, █████/2024 günlü ilamları).Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın esası ve diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,..." karar verilmiştir.Dairemizin kaldırma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince; "...Zamanaşımı ve Husumet itirazı yönünden; davalı ile dava dışı zarar veren şirket arasında düzenlenen sözleşmede iş sahibi davalı İSKİ'nin yükleniciye emir ve talimat verme yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış bulunduğu bir başka anlatımla taraflar arasında bağımlılık ilişkisi kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı İSKİ'nin de meydana gelen zarardan dolayı adam çalıştıran sıfatıyla ve mütesilsilen sorumlu olduğu kuşkusuzdur. Sözleşmedeki iç ilişkiyi düzenleyen hükümlerin zarar görene karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Nitekim Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı da bu yönde olup, davalının husumet itirazının reddine, haksız fiilin ika ve takip tarihi itibariyle iki yıllık süre dolmadığının zaman aşımı def'inin reddine karar vermek gerekmiştir.Emsal davaya ilişkin Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nce verilen █████████ Esas - █████████ Karar sayılı ilamda "Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar montaj bedeli,araç eleman bedeli, etüt koordinasyon bedeline dair bu giderlerin istenemeyeceği", aynı dairenin ██████████ Esas - ██████████ karar sayılı başka bir ilamında ise "Tüketilmeyen elektrik santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek eneji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre içinde giderilmesi ve eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de talep edilemeyeceği" belirtilmiştir.Dosyanın bilirkişi incelenmesinde, davacının altyapı tesislerinin mevzuata aykırılık teşkil ettiğine dair bir delil bulunmadığı tespit edilmiş, kabloların/alt yapının yeterli derinlikte bulunmadığına dair farklı bir delil sunulmadığı görülmüştür. Dinlenen tanık beyanlarına göre kazının İski tarafından veya onun yararına olacak şekilde gerçekleştiği sabittir. Bunun yanında kablolara verilen zararın kasıtlı davranıştan doğup doğmadığı ise önem arz etmemektedir. Zira haksız fiile dayalı sorumluluk için kusurlu bir davranışın varlığı yeterlidir. Dosyadaki mevcut delil durumuna göre, ispat yükü kendisine düşen davacının haksız fiil iddiasını ispat ettiği, davalının veya sorumluluğunda olan kişi veya kurumun kazı yapmadan önce davacıyı bilgilendirmediği, tedbirsizlik ve dikkatsizlik sebebiyle hasara sebebiyet verdiği açıktır. Ancak zararın kapsamının nelerden ibaret olup hangi miktarda davalıdan tahsili gerektiği ayrıca irdelenmelidir.Davacı tarafından meydana gelen hasarların giderilmesi için özel olarak, dışarıdan, hak ediş usulü ile çalışan şirketlerden hizmet aldığı, malzeme ve işçi tedarikine göre ödeme yapıldığı, dava dışı hizmet alınan şirketlerin götürü şekilde ücrete hak kazanmadığı, dolayısıyla dışarıdan işçi tutulduğunun kabul edilmesi gerektiği, hasarların onarımına ilişkin yükleniciye ek ödeme yaptığına dair belgelerin dosyaya sunulduğu, buradaki işçilik ve malzeme bedellerinin kadri maruf olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiği, personel ve malzeme giderleri yönündeki davacı talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple kazıyı icra eden davalının, sorumluluğunda bulunan kusurlu davranış sonucu meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olup davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.1-Davanın Kısmen Kabulü ile; İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin 57.103,58 TL asıl alacak, 7.639,99-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 64.743,57-TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa avans faizi uygulanmasına, fazlaya dair talebin Reddine,2-Haksız fiile dayalı alacağın miktarı likit olmayıp, uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin Reddine,..." karar verilmiştir.Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararında idarenin adam çalıştıran sıfatıyla müteselsilen sorumlu olduğu ve husumet itirazının yerinde olmadığı yönündeki tespitinin açıkça hukuka aykırı olduğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Davacı tarafından, davalının kusurlu eylemi sebebiyle uğradığı zararların tazmini talepli tazminat istemine ilişkindir.TBK.m.49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Dosyada mevcut delil durumuna göre, ispat yükü kendisine düşen davacının haksız fiil iddiasını ispat ettiği, davalı tarafın kusurlu eylemiyle zarara sebebiyet verdiği,İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen ve alanında uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen 16/5/2025 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü ve denetime elverişli olduğu, uzman heyet raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf isteminin reddi gerekir.Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin █████████ E - █████████ K sayılı ilamı ve aynı mahiyette bir çok ilamında belirtildiği üzere; adam çalıştıranın sorumluluğu olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 66. maddesinde; ''Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre; adam çalıştıran ile zarar veren kimse arasında bir çalıştırma ilişkisi bulunması halinde TBK'nun 66.maddesi gereğince sorumluluk söz konusu olacaktır.Bilindiği gibi adam çalıştıranın sorumluluğu bir kusur sorumluluğu değil, olağan sebep sorumluluğudur. Burada yasa adam çalıştırana genel nitelikte objektif bir özen yükümlülüğü, bir gözetim ödevi yüklenmiştir. Adam çalıştıranın sorumluluğu kendisinin kusurdan bağımsız olarak doğmaktadır. Sorumluluğun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlaliyle meydana gelen zarar arasında, uygun illiyet bağının bulunması yeterli kabul edilmiştir.Dosya kapsamından; Davalı ile dava dışı şirket arasında, TBK'nın 66. maddesi anlamında adam çalıştıran ilişkisi olduğu, adam çalışanın sorumluluğunu düzenleyen TBK madde 66 düzenlemesinin lafzından da anlaşılacağı üzere çalışan kendisine verilen işin yürütülmesi sırasında, 3.kişilere verdiği zararlardan, istihdam eden kusursuz olarak sorumlu olduğu, her ne kadar davalılar arasında akdedilen sözleşmede sorumluluk yüklenici üzerinde bırakılmış ise de söz konusu düzenleme sözleşmenin tarafları arasındaki iç ilişki yönünden önemli olup sözleşmenin tarafı olmayan davacı yönünden bağlayıcı olmadığı, davalı tarafın kusurlu eylemiyle zarara sebebiyet verdiği ve dava konusu olayda tazminat şartlarının oluştuğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Esas No: ████████ - Karar No:█████████)Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2025 günlü kararına yönelik davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.422,63 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.106,00 TL'nin mahsubuyla bakiye 3.316,63 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026