Anahtar kelimeler: Bulana Yaraşır İçecek Yiyecek Eseri Kültürel Restoranın Restoran Fikir Sanat

T.C.
İSTANBUL4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2016KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin yiyecek ve içecek sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin 80 yılı kültürel ve tarihi değeri olan ...'ın sahibi olduğunu, bu kullanımı tescilli ve tanınmış markalar üzerinden gerçekleştirdiğini, restoranın mülk sahibi ile yaşanan sıkıntılar nedeniyle, müvekkilinin ...'ı 2011 yılında ... adına yaraşır bir taşınmaz bulana kadar kapatmak durumunda kaldığını, şirketin TPE nezdinde tescilli ... tescil numaralı "..." ... tescil numaralı "..." tanınmış markaların hak sahibi olduğunu, markaların restoran işletmeciliği, yiyecek içecek hizmetlerinin sağlanması, restoran hizmetleri, bloka hizmetleri vb.sağladığı ... ve başkaca sınıflara tescilli olduğunu, restaurantın ... denilince akla gelen ilk restaurant olduğu, ... Ticaret Odasına ...yılında kayıt olduğunu, davalı yanın ... restoranın yeniden açılacağı yönünde algı oluşturduğunu, aynı mekanda, aynı isimde bir restaurant açtığını, müvekkilinin ihbarına rağmen davalının kullanımına devam ettiğini, davalının davranışlarının haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının ... markası yanına "..." ibaresi getirmek suretiyle marka benzerliğini ortadan kaldırmaya çalıştığını, davalının "..." başlığı altında "..." ifadesine yer vererek, müşteri çevresini yanıltıcı faaliyetlere başladığını, davalının menülerinde "..." ifadelerini kullandığını, davalı şirketin "..." internet sitesi üzerinden hukuka aykırı ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerine devam ettiğini, müvekkilinin tescilli tanınmış markalarının iltibas yaratacak biçimde çeşitli internet sitelerinde izinsiz ve hukuka aykırı bir biçimde kullandığını ... 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin tespit dosyası ile tespit edildiğini, bu dosyada (███████ D.iş) alınan raporda ..., ....com adlı internet sitelerinin tümünün sahibinin ...olduğunun tespit edildiğini, davalının başka sitelerde de .... markası kullandığının tespit tespit edildiğini beyan ederek müvekkilinin tescilli markalarına dayanarak kullandığı "..." markasının, davalı şirketçe kullanıyor olması nedeniyle, haksız rekabetin önlenmesine ve men'ine, davalı tarafa ait internet sitesinin kalıcı olarak kapatılmasına, her türlü tanıtım vasıtalarına el konularak imhasına, davalı aleyhine verilecek kararın kesinleşmesi halinde masrafı davalı tarafça karşılanmak suretiyle kararın usul gazete de ilanına , belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000.00 TL fiili zarar ile 10.000,00 TL yoksun kılınan karın toplamı olan 20.000,00 TL'nin tespit tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte ayrıca 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının marka olarak tescil ettirmiş olduğu "..." isminin, restaurant işletmeciliği faaliyetinin gerçekleştirdiği tarihi binaya ait bir isim olduğu söz konusu binanın T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul 1 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından █████/2004 tarihinde verilen karar ile koruma altına alındığını ve kültür varlığı statüsünde olduğunu, ... isminin , restaurant olarak işletilen tarihi binaya ait olduğunu ve hiçbir şekilde davacıya sıkı sıkıya bağlı hale gelmiş, davacı ile özdeşleşmiş bir marka özelliği ve ayrıca tanınmış marka ölçütlerini de taşımadığını, davacının tanınmış marka olma yolunda TPE ve yargı mercileri nezdinde herhangi bir başvurusu ve bu konuda verilmiş ve kesinleşmiş kararın bulunmadığını, müvekkil şirketin iltibas yaratacak herhangi bir ifade ve eylemi, bununla birlikte haksız rekabete esas teşkil edecek şekilde kötü niyetli bir tutum ve davranışlarının bulunmadığını, "..." isimli binada gerçekleştirilen restaurant işletmeciliği faaliyetine ilişkin kamuoyunda ve basında, algının karışıklığa neden olduğu iddiası, "..." isminin binanın ismi olmasından ve bina ile özdeşleşmiş olmasından kaynaklandığını, ... 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.iş dosyasında hazırlanan rapora taraflarca itiraz edildiğini, davacının 5 yılı aşkın süredir "...." markaları ile restaurant işletmeciliği faaliyetinde bulunmadığını, davacının "..." markasını amir kanun hükümlerinde bahsedilen "markanın 5 yıllık süre için kesintisiz kullanma" yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve markayı fiilen kullanmadığını, kullanılmayan bir marka için haksız rekabet iddiası ile tazminat talep edilemeyeceğini, davacının dava konusu ettiği markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi için de, huzurdaki davanın açılmasından daha önce, taraflarınca ... 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas, ... Karar sayılı kararı ile dosya görevsizlik kararı verilmekle mahkememize tevzii edilerek mahkememizin...esas sırasına kaydı yapılmış, mahkememizce █████/2021 tarih ve ...Esas ... sayılı kararı ile verilen görevsizlik kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin █████/2022 tarih,...Esas, ...Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla dosyanın mahkememize gönderilmiş olduğu anlaşıldı.... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında alınan █████/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "davalı iş yerinin bulunduğu adresteki handa binada restaurant girişindeki kapı üzerinde "..." isminin kazılı olduğu görülmüş olup, bu ismin silinmesi mümkün değildir. Davalı iş yerinin tabelası, menüsü ve resmi kayıtları incelendiğinde hepsinde ... adı görülmüştür. Hiçbir yerde ... ibaresi görülmemiştir. Davalı iş yerinin internet sitesi olan... incelendiğinde "..." isminin kullanılmadığı görülmüştür. Dinlenen tanık ifadeleri de bunu doğrulamaktadır. Ancak hanın isminin ... olması ve ... lokantası olması nedeniyle halka ...'ın geri döndüğü algısı yaratmıştır. Ancak müşteriler restauranta geldiklerinde müşteriler burayı eski ...'ı işleten kişiler mi işletiyor dediklerinde yetkili müdür; Biz bu restaurantın yeni işletmecisiyiz ve restaurantımızın da yeni ismi "... ve "..." ile hiçbir ilgisi yoktur diye bilgi vermişlerdir. Yerinde yapılan incelemede de görüldüğü üzere davalı şirket ... ismini hiçbir yerde kullanmamıştır. Taktir sayın mahkemeye ait olmak üzere davalı yan davacının tescilli "..." ismini resmi defter kayıtlarında kullanmamıştır. " şeklinde rapor düzenlenmiştir.Mahkememiz dosyasında alınan bilirkişi heyetinin █████/2023 tarihli raporunda özetle ; "Davalıya ait olan ticari defterlerin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulmuş olduğu, sahipleri lehine Yüce Mahkemenin takdirinde olmak üzere takdiri delil niteliğine haiz olduğu, ... Ticaret Odası’na yazılan müzekkere cevabında oda tarafından rayiç bedel belirlenemeyeceği değerlendirmesi yapıldığı, bu minvalde SMK 151/2-c maddesi uyarınca yoksun kalınan kar hesaplamasının yapılması için yeterli veri olmadığı, Davalı tarafın kullandığı “...” “...” “....” ifadeleriyle davacı tarafın işletmesi ile bağ kurulmaya çalışıldığı, Davacı tarafın 2011 ile 2016 yılları arasında ... isimli kafe işletmeye başladıktan sonra çeşitli özel günlerde hazırladıkları organizasyon materyallerinde “...” ibaresini kullandığı, ... markası TPE’nin... tescil numarası ile davacılar adına ...sınıfta ilk defa 11.04.2001 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle tescil edilmiş olup, 11.04.2011 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle yenilendiği, ... markası TPE’nin ... tescil numarası ile davacılar adına ... sınıfta ilk defa 27.12.2001 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle tescil edilmiş olup, 27.12.2011 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle yenilendiği, ... markası TPE’nin ... tescil numarası ile davacılar adına ...sınıft ilk defa 08.06.2010 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle tescil edildiği, markaların halihazırda tescilli ve güncel olmadığı ancak dava tarihinde marka tescilinin mevcut olduğu, Dosyaya sunulu tüm deliller kapsamında, takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, dava konusu markanın tanınmış marka olabileceği, Dosyaya sunulu tüm deliller kapsamında, takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davalı tarafın eylemlerinin iltibasa yol açabileceği kanaatine varıldığı, Davanın açıldığı tarihte SMK’nın yürürlükte olmaması göz önünde bulundurulduğunda, bu dönemde davalı tarafın markanın kullanılmadığı yönünde savunma yapmasının olanaklı olmadığı ve bu sebeple söz konusu iddianın hukuki dayanaktan yoksun olduğu kanaatine varıldığı, Davalı tarafından davacı markasının kullanılmasına ilişkin eylemlerin TTK 55/1/a/4 hükmüne göre haksız rekabet teşkil ettiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." şeklinde rapor düzenlenmiştir.Mahkememiz dosyasında alınan bilirkişi heyetinin █████/2023 tarihli raporunda özetle ; "Davalı vekilinin 12.06.2023 tarihli dilekçesinde husumete yönelik itirazına yönelik olarak, Yukarıda detaylı açıklamış olduğumuz Türk Marka ve Patent Kurumu nezdinde kayıtlarla sabit olduğu üzere, ‘...’ ibareli davacı firma ‘...ŞTİ.’ adına marka tescilinin mevcut olmadığı ve marka hakkı sahibi olmadığı, husumete yönelik itirazların ise bilirkişi sıfatıyla hukuki değerlendirme ve takdir yetkimiz mevcut olmadığından, Türk Marka ve Patent Kurumu nezdinde sunmuş olduğumuz kayıtları hukuki değerlendirme yetkisi Sayın Mahkemenindir. " şeklinde rapor düzenlenmiştir.Mahkememiz dosyasında alınan bilirkişi heyetinin █████/2024 tarihli raporunda özetle ; " Davacının MarKHK 66/c maddesi uyarınca tazminat talep ettiği, Davanın açılış tarihi göz önüne alındığında 2016 yılı için 11 aylık lisans bedeli hesaplanması gerekeceği, ... Ticaret Odasına yazılan müzekkereye cevaben ‘’ rayiç bedelin odamızca belirlenemeyeceği’ değerlendirmesinin yapıldığı, Davalının Gelir Tablosu hesapları incelendiğinde, gelir tablosunun hiçbir kaleminde kar unsurunun oluşmadığı, firmanın zarar ettiği, bu nedenle de gelir tablosu üzerinden lisans bedeli hesaplanamadığı, bu nedenle takdirin Sayın Mahkemeye ait olacağı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." şeklinde rapor düzenlenmiştir.Mahkememiz dosyasında alınan bilirkişi heyetinin █████/2024 tarihli raporunda özetle ; "Davacı tarafın marka hakkı sahibi olmadığı yönündeki tespit de esas alındığında artık marka hakkına dayalı haksız rekabet talebinde bulunulamayacağı, 2016 Yılı için 11 aylık gelirinin ; (9.754.821,67 / 12 ) x 11 = 8.941.919,86 TL lik satış gerçekleştirebileceği görülmektedir ancak firmanın zararı oluştuğundan Gelir Tablosu verileri üzerinden dava konusu haksız rekabet kanaatinin oluşması halinde talep edilebilecek tazminat miktarının hesaplanması mümkün olmadığından takdirin Yüce Mahkemeye ait olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde rapor düzenlenmiştir.KANAAT VE GEREKÇEDava konusu uyuşmazlık haksız rekabetin önlenmesi, ortadan kaldırılması ile birlikte maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.TPMK kayıtlarının incelenmesinde; ... markası TPE’nin ... tescil numarası ile davacılar adına ...sınıfta ilk defa 11.04.2001 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle tescil edilmiş olup, 11.04.2011 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle yenilendiği, ... markası TPE’nin ... tescil numarası ile davacılar adına... sınıfta ilk defa 27.12.2001 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle tescil edilmiş olup, 27.12.2011 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle yenilendiği, ... markası TPE’nin ... tescil numarası ile davacılar adına ...sınıfta ilk defa 08.06.2010 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle tescil edildiği, markaların halihazırda tescilli ve güncel olmadığı ancak dava tarihinde (█████/2016) marka tescilinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.Dava konusu uyuşmazlık Sayın Mahkeme’nin görevlendirmesinde belirtildiği üzere, uyuşmazlık konusu yönünden davacının talebinin marka hakkından kaynaklı haksız rekabet iddiasına dayandığı, bu haliyle SMK kapsamında bir koruma talep etmediği gözetilerek, yalnızca haksız rekabet yönünden inceleme yapılması, çerçevesinde değerlendirildiğinde, 6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1)Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2)Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükümlerine amridir. Yine TTK Madde 55- (1)Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;.... 4.Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,... dürüstlüğe aykırı davranmış olur. Şeklinde düzenlenmiş Madde 56 da "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a)Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b)Haksız rekabetin men'ini, c)Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d)Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e)Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür.Genel ilke çerçevesinde haksız rekabet belirlenirken taraflar arasında rekabet olması, failin yarar sağlaması, failin kusurlu olması veya haksız rekabete uğrayan kimsenin zarar görmüş olması şart değildir. Haksız rekabetin varlığından söz edebilmek için, ticari nitelikte bir davranış veya uygulamanın bulunması, söz konusu davranış veya uygulamanın aldatıcı veya başka bir şekilde dürüstlük kurallarına aykırı olması ve rakipler arasında veya tedarik eden kimselerle müşteriler arasındaki ilişkinin etkilenmesi gerekmektedir (Ülgen/Helvacı/Kaya/Nomer Ertan, s. 559).Dava konusu markaların icra takibi altında dava dışı 3. Kişiye devredildiği buna ilişkin mahkememizce yazılan müzekkere cevabında; ... 2.İcra Müdürlüğü ... Talimat dosyası 24.09.2014 tarihli kıymet Takdiri Raporu Özetle; Raporda alacaklı sıfatı ..., borçlu sıfatında ise ..., ..., ... ve ... olarak görülmekte, Kıymet takdirine konu markaların ..., ..., ... sayılı ve ‘...’, ‘...’ ve ‘...’ ibareli markaların üçüne toplam 400.000,00 TL kıymet takdir edildiği görülmektedir.Yukarıdaki talimat sayılı dosyasında borçlu adına kayıtlı ve İcra müdürlüğü talimat dosyasının esas dosyası olan ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasından hacizli olarak bulunan;1- ... sayılı ... Şekil ibareli marka ... Sınıfı ...nolu marka İcra Müdürlüğü tarafından █████/2017 tarihinde yapılan ihale neticesinde dosya alacaklısı ...'e alacağa mahsuben 201.001,00 TL bedelle ihale edilmiş ve ihalesi █████/2017 tarihinde kesinleşmiş olmakla;2- ... sayılı ... ibareli marka Nice Sınıfı ... ibareli marka icra müdürlüğünce █████/2017 tarihinde yapılan ihale neticesinde dosya alacaklısı ...'e alacağa mahsuben 51,001,0 TL bedelle ihale edilmiş ve ihalesi █████/2017 tarihinde kesinleşmiş olmakla;3- ...sayılı ... şekil ibareli marka nice Sınıfı .. ibareli marka icra müdürülüğünce █████/2017 tarihinde yapılan ihale neticesinde dosya alacaklısı ...'e alacağa mahsuben 101.001 TL bedelle ihale edilmiş ve ihalesi █████/2017 tarihinde kesinleşmiş olmakla; Söz konusu markaların tüm takyidatlarından ari olarak ihale alıcısı adına tesciline karar verildiği anlaşılmıştır.Bu doğrultuda ... tescil numaralı "..." markasının 12.03.2018 tarihinde, ... tescil numaralı "..." markasının 17.04.2018 tarihinde ve ... tescil numaralı "..." markasının ise 12.03.2018 tarihinde dava dışı ...'e devredildiği anlaşıldı.6100 sayılı HMK'nın 125/2. maddesi uyarınca "Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder." hükmü uyarınca dosya incelendi.Huzurdaki davanın █████/2016 tarihinde ikame edildiği, davanın marka hakkına dayalı haksız rekabet istemeli olduğu, dayanak markaların dava tarihinden sonra dava dışı gerçek kişiye devredildiği görüldü.Devralan kişinin █████/2025 tarihli dilekçe ile davaya dahil olduğu bu nedenle taraf sıfatı yönünden noksanlık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Kullanmama Def’ine İlişkin İddianın Değerlendirilmesi:Davalı vekili tarafından ileri sürülen uyuşmazlık konusu markanın davacı tarafından beş yıldan uzun süredir kullanılmadığı iddiası değerlendirildiğinde, davanın açıldığı tarihte SMK’nın yürürlükte olmaması göz önünde bulundurulduğunda, bu dönemde davalı tarafın markanın kullanılmadığı yönünde savunma yapmasının olanaklı olmadığı, bu hakka başvurmanın ancak karşı dava olarak kullanmama nedeniyle iptal davası açılması şeklinde kabul edildiği (Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, 4. Bası, s. 685) ve bu sebeple de söz konusu iddianın hukuki dayanaktan yoksun olduğu kanaatine varılmıştır.İfade etmek gerekir ki markayı oluşturan işaretin aynısı veya benzerinin internet ortamında ve ticari etki oluşturacak şekilde alan adı olarak kullanılması, arama motorlarında, adwords reklam ve ilan sisteminde yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzer şekillerde kullanılması hallerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmektedir. İnternette arama motorlarının reklam panelinde başkasına ait ve tescilli bir sözcüğün “anahtar sözcük” olarak seçilip kullanılması halinde, markanın internet ortamında ticari etki yaratmak suretiyle marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmelidir (Çolak, s. 522). Zira adWords reklam sistemi aracılığıyla gerçekleşen kullanımlar, koşulların sağlanması halinde, markanın ayırt ediciliğinin sulandırılması, reklam gücünden haksız şekilde yararlanma, kaynak gösterme fonksiyonların aşındırılması sonuçlarına yol açabilmektedir (Çolak, s. 527). Markanın internet ortamında somut uyuşmazlıkta olduğu gibi kullanılması markanın kullanılması anlamına gelmektedir. Kullanımın hukuka aykırı olabilmesi için ayrıca ticari bir etkisinin de bulunması gerekir. Alan adı sahibinin ticari faaliyetleri ile ilgili reklam, tanıtım yapılması bu anlamda yeterlidir. Dava konusu uyuşmazlıkta da bu şartların sağlandığı anlaşılmaktadır.Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda dosyada mevcut bilirkişi raporlarında tespit edilen, tespit tarihi itibariyle erişime açık olan... sitelerinin alan adına davacı markalarının kullanılması ve site içeriklerinde yer alan telefon numaralarının davalı işletmeye ait olmasının esas alınması gerektiği, bunun yanı sıra ek raporda belirtilen uyuşmazlık konusu markanın arama motorlarında yazıldığında davalı işletmesinin ilk sıralarda çıkmasının da dikkate alınarak, ayrıca yukarıda bilişim kısmında açıklanan “DAVALI-... ile analitik bağ kurulmakla, İçerik Sağlayıcının özdeş olduğu değerlendirilen ... hesabında “...” ibaresinin içeriklerde kullanıldığına dair kesit tespiti ve █████/2015 tarihli örnek” de esas alındığında davalı tarafın eylemlerinin iltibasa yol açtığı kanaatine varılarak haksız rekabetin tespiti ile Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş olup TTK Md. 55/4 “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” hükmünü ihtiva et tiğinden , davalı kullanımları davacı yanın markaları ve faaliyetleri ile karışıklığa sebebiyet vereceğinden haksız rekabet teşkil ettiğinden ve haksız rekabet niteliğindeki eylemlerinin önlenmesine, menine ve haksız rekabet teşkil eden her türlü tanıtım vasıtalarına el konularak kararın kesinleşmesine müteakip imhasına karar verilmiştir.Davalının Gelir Tablosu hesapları incelendiğinde, gelir tablosunun hiçbir kaleminde kar unsurunun oluşmadığı, firmanın zarar ettiği, bu nedenle de gelir tablosu üzerinden lisans bedeli hesaplanamadığı, 2016 Yılı için 11 aylık gelirinin; (9.754.821,67 / 12 ) x 11 = 8.941.919,86 TL lik satış gerçekleştirebileceği bilirkişi raporu ile görülmektedir ancak firmanın zararı oluştuğundan Gelir Tablosu verileri üzerinden dava konusu haksız rekabet kanaatinin oluşması halinde talep edilebilecek tazminat miktarının hesaplanması mümkün olmadığından takdirin mahkemeye olduğu bilirkişiler tarafından rapor edilmiş olmakla; Bilirkişiler tarafından yapılan ciro üzerinden tazminat hesaplanmasının Cironun %2’sinin takdiri halinde 8.941.919,86 % 2 = 178.838,39-TL, Cironun %5’inin takdiri halinde 8.941.919,86 %5 = 447.095,99-TL olabileceği hesaplanmış olup bedelin tam olarak hesaplanamadığı anlaşılmıştır. İşbu tutar üzerinden bir tenkisat yapılıp yapılamayacağı hususunun mahkeme takdirine bırakıldığı; TBK 50. maddesi uyarınca, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, mahkeme hakimine zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleme yetkisi de tanındığı nazara alınarak ve bilirkişi raporlarındaki tespitler, beyan edilen gelir vergisi ve dosya kapsamına göre lisans bedelinin tam olarak tespit edilemediğinden mahkemece davalının cirosuna, kapasitesine, elde ettiği gelire göre ödemesi gerekli, hakkaniyete ve menfaatler dengesine uygun olarak TBK 50-51 maddesine göre, somut olayın özelliği, ihlalin süresi ve boyutu dikkate alınarak 125.000,00 TL maddi tazminatın ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... Değişik iş ...karar sayılı değişik iş tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine, manevi tazminat talebi yönünden davacının tescilli marka hakkına yapılan tecavüzün niteliği, davacının manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp durumu, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak, nesafet ve adalet ilkesine keza manevi tazminatın, maddi bir zenginleşme talebinden çok manevi tatmine yönelik bir talep olması, dolayısıyla somut olaya göre davalının davacının markasını, haksız rekabet teşkil edecek şekilde izinsiz olarak kullandığı, dolayısıyla eyleminde kusurlu olduğu bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde 25.000,00 TL manevi tazminatın ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... Değişik iş ...karar sayılı değişik iş tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine; davacının haklı nedeni ve menfaati dikkate alındığında hüküm özetini karar kesinleştiğinde Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek bir gazetede masrafları davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalının oluşturduğu haksız rekabetin önlenmesi ve menine, haksız rekabet teşkil eden her türlü tanıtım vasıtalarına el konularak kararın kesinleşmesine müteakip imhasına,2-"...", "....", "...", "..." ve "..." internet adreslerine ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE,3-Maddi tazminat yönünden dava ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak TBK 50 uyarınca 125.000,00-TL'nin █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,4-25.000,00-TL manevi tazminatının, █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,5-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 10.246,50-TL karar harcından peşin ve tamamlama olarak yatırılan 9.256,98-TL'nin mahsubu ile kalan 989,52-TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen haksız rekabet talepleri yönünden davacılar yararına hesap olunan 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine,8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat yönünden davacılar yararına hesap olunan 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine,9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat yönünden davalı yararına hesap olunan 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden davacılar yararına hesap olunan 25.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine,11-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat yönünden davalı yararına hesap olunan 25.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,12-Davacılar tarafından yatırılan toplam 9.713,78-TL harcın (peşin+başvuru+tamamlama) davalıdan alınarak davacılara verilmesine,13-Davacılar tarafından yapılan
: bozmadan önce 2.250,00 TL bilirkişi ücreti, 311,40 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.561,40 TL, bozmadan sonra bilirkişi ücreti 27.250 TL ve posta gideri olan 343,60 TL toplam 27.593,60 ve ... 3. FSHHM' nin ...Değişik İş delil tespiti dosyasında yapılan 500,00-TL bilirkişi ücreti, 13,00-TL posta gideri ve 2.078,50-TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 2.591,50-TL neticeten toplam 32.746,50-TL'den kabul-ret oranına göre hesap olunan 16.700,74-TL olmak üzere yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmının davacılar üzerinde bırakılmasına,14-Davalı tarafından yapılan
: bozmadan önce posta gideri olan 492,00-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesap olunan 241,08-TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının davalı üzerinde bırakılmasına,15-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair davacılar vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...¸Hakim ...¸