Anahtar kelimeler: Boğaziçi Beykoz Aleyhlerine Ruhsatsız Encümen Yıkılmasına Sokak Yapının Parselde Süreci

T.C.
D A N I Ş T A YDÖRDÜNCÜ DAİREEsas No
: ████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Belediye BaşkanlığıVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak No:.., ... ada, ...-... sayılı parselde yer alan taşınmaz üzerindeki ruhsatsız yapı yapıldığının tespitine ilişkin ... tarih ve ... sayılı yapı tatil tutanağına dayanılarak 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesine göre ruhsatsız yapının yıkılmasına ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya 142.369,25 TL para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Encümen Kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyaya sunulan bilgi ve belgeler işe mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporunun değerlendirilmesinden, dava konusu işlemin yıkıma ilişkin kısmında, imara aykırı imalatların yapı sınıfında olup ruhsat gerektirdiği ancak mevcut imar planına göre ruhsata bağlanamadığından bahisle hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmında ise, aykırılığa konu yapının sınıf ve grubunun bilirkişi raporunda 2B olarak tespit edildiği ancak davalı idare tarafından yapının sınıf ve grubunun 3B kabul edilerek para cezasının hesaplandığı, dava konusu taşınmazda tespit edilen ruhsatsız imalatların, yapı sınıf ve grubunun davacı aleyhine hatalı olarak belirlendiği, söz konusu farklılığının temel cezayı etkilediğinden bahisle dava konusu para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın dava konusu Encümen Kararının yıkıma ve imar para cezasının 71.184,625 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, para cezasına ilişkin 71.184,625 TL'lik kısmı yönünden de iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İdare Dava Dairesince; uyuşmazlığın yıkıma ilişkin kısmı yönünden, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının yıkıma ilişkin usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın yıkıma ilişkin kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir, uyuşmazlığın para cezasına ilişkin kısmı yönünden ise, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi ile idari işlemlerde belirlilik ilkesinden bahisle davada, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesine göre para cezasını gerektiren imalatların tespiti üzerine, dava konusu Encümeni kararı ile söz konusu aykırılıklar için toplam para cezasının hesaplandığı ancak kararda yapı sahibinin ve kiracının hangi yapı nedeniyle sorumlu olduklarının ya da hangi tutarda idari para cezasından sorumlu oldukları yönünde ayrıca bir belirleme yapılmadan para cezasının tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarının hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmış ve davalı idarenin istinaf talebinin(imar para cezasının 71.184,625-Tl'lik kısmı bakımından) belirtilen gerekçe ile reddine, davacının istinaf talebinin kısmen kabulü ile, İdare Mahkemesi kararının dava konusu Encümen Kararının 71.184,625-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönüyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Dava konusu işlemin tümüyle usul ve hukuka uygun olarak tesis edildiği, İdare Dava Dairesi kararının aleyhlerine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Cevap verilmemiştir.TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: UYAP üzerinden yapılan incelemede davacının vefat ettiği tespit edildiğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesi gerektiğinden İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedirTÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmü yer almaktadır.Dosyanın ve UYAP bilişim sistemleri ortamında yapılan MERNİS nüfus kayıt sorgulaması sonucunda alınan nüfus kayıt örneğinin birlikte incelenmesinden, davacının ... tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.Bu durumda, yukarıda belirtilen 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi gereğince karar verilmek üzere, temyize konu kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin kabulüne,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.