Anahtar kelimeler: Şifahi Aidat Başlattıklarını Olağan Toplantısı Kurul Olağanüstü Ödenmeyen Toplantılarında Anadolu

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatif tarafından █████/2008 tarihli 2007 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı, █████/2009 tarihli 2009 yılı olağanüstü Genel Kurul Toplantısı, █████/2010 tarihli 2009 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı, █████/2011 tarihli 2010 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı, █████/2013 tarihli 2012 yılı Olağan Genel Kurul toplantılarında alınan karar gereğince davalıya ait ödenmeyen üye aidat alacağının şifahi taleplere rağmen ödenmemesi üzerine davalı aleyhinde--- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya borcu bulunmadığını, █████/2019 tarihli feragatname ve taahhütnamede görüleceği üzere müvekkiline satılan bedellerin peşin ödendiğini, satış bedellerinin tahsil edildiğini, müvekkilinin hiçbir borcu kalmadığını, müvekkiline hiçbir icra takibi yapılmayacağını, yapılanlardan feragat edileceğini, geçmişte ve gelecekte adına herhangi bir borç tahakkuk ettirilmeyeceğinin kayıt altına alındığını, müvekkilinin kendi adına tescil olunan taşınmazı birkaç yıl gibi kısa sürede sattığını, müvekkilinin üyelik aidatlarından hiçbir şekilde sorumlu olmadığını ileri sürerek davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile davacının icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava, hukuki niteliği itibariyle; kooperatif aidat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın kısmen iptali istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde; mahkememizden verilen █████/2020 tarih ve --- Esas ---- sayılı kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile, Davalının ----. İcra müdürlüğünün ------ esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 126.180,00 TL asıl alacak, 61.330,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 187.510,50 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %1,5 oranında gecikme zammı uygulanmasına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacak likit olmakla kabul edilen 187.510,50 TL alacağın %20'si oranında belirlenen 37.502,10 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş, işbu karara karşı yapılan istinaf incelemesi sonunda; --- BAM ----. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih ve ---- Karar sayılı kararı ile "Somut davada, █████/2009 tarihli belgede davalının kooperatife hiçbir borcu kalmadığı, bundan dolayı adına icra takibi yapılamayacağı gibi icra takiplerinden de feragat edileceği ve geçmişte ve gelecekte adına bir borç tahakkuk ettirilemeyeceği belirtilmiştir. Emsal mahiyette bulunan Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin 08.04.2019 tarih ve ---- sayılı ilamında genel kurulda alınan karara istinaden yönetim kurulunca ödeme yapan üyeye ''borcunun olmadığına'' ilişkin belge verildiğinin sabit olduğu durumlarda, kooperatif üyesinin kooperatife borcunun olmadığının kabulünün gerektiği, ifade edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılamada, söze konu █████/2009 tarihli belgenin yönetim kurulu tarafından düzenlendiği, genel kurulca açık bir yetki verilmediği veya benimsenmediği durumlarda yönetim kurulunun akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasının geçerli olmadığını belirmiş olup, iş bu tespitin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim dosyadaki bilgi ve tespitlerden, 28.02.2009 tarihli belgenin genel kurulunca verilen açık bir yetkiyle düzenlendiği veya genel kurul tarafından benimsendiği tespit edilememiştir. İş bu nedenle aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davalının kooperatif üyesi olmadığına yönelik itirazı; davalı tarafça sunulan beyan dilekçelerinde ve istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde, davacının kooperatif üyesi olduğuna dair bir belgeden bahsedilmediği ve davalının başvurusu olmaksızın kooperatif yönetiminin bu başvuruyu kendi kendine kabul etmesinin hukuki sonuç doğurmayacağı ileri sürülmüştür. Kooperatifler Kanunun 8/1 maddesinde ''Kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler kooperatif ana sözleşmesi hükümlerinin bütün hak ve ödevleri ile birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar, kooperatif ortaklığına kendi varlığı dışında şahsi bir sorumluluk veya ek ödemeler yüklüyor ise ortak olmak isteyen, bu hükümlerin yazılı olarak kabul edilmesi halinde değer taşır.'' hükmü yer almaktadır. Yukarıda belirtmiş olduğu üzere kooperatife katılmak isteyen gerçek veya tüzel kişilerin öncelikle kooperatif yönetim kuruluna yazılı olarak başvurması gerekmektedir. Kural olarak ortaklık için sözlü başvuru geçerli olmadığı gibi, hiçbir başvuru olmaksızın yönetim kurulunun bir kişiyi ortak olarak kabul etmesi de mümkün değildir. ---- Ancak, uygulamada yazılı ortaklık başvurusu ile ilgili bir karar alınmamakta ya da alınan karar ilgiliye tebliğ edilmemektedir. Bu durumda başvurudan sonra kooperatif ile ortak arasında seyreden ilişkiye göre bir sonuca varmak gerekir. Şöyle ki; eğer başvurudan sonra başvuranla kooperatif arasında diğer ortaklar gibi bir hukuki ilişki başlamış ise, ortaklığın zımmen benimsendiği kabul edilmelidir. Örneğin başvuran kişi peşinat yatırmış, normal aidatları yatırmaya devam etmiş, genel kurul toplantılarına davet edilmiş ve bu toplantılara kabul edilmiş, kooperatif üye sıfatıyla yazışmalar yapılmış, konut tahsis edilmiş veya tamirat ve tadilat yapmasına izin verilmişse bu kişi hakkında yönetim kurulunun ortaklığa kabul kararı olmasa bile kişinin eylemli olarak ortak olduğunun kabulü zorunludur. ----
Davaya konu somut olayda yargılama aşamasında ve istinaf başvuru dilekçesinde, davalının davacı kooperatif üyesi olmadığı, ileri sürülmüş ve uyuşmazlığa konu takip dosyasında davacı kooperatif alacağı 2009 ile 2014 dönemine ilişkin kooperatif aidatına dayandırılmıştır. Dava dilekçesinde, davalıya ait ödenmeyen üye aidat alacağının tazmini talepli takip başlatıldığı belirtilmektedir. Nitekim davalı tarafça ibraz edilen █████/2009 tarihli belgede davalının kooperatif üyeliğinden çıkarılacağı belirtilmiş olup, davalının kooperatife üye olması halinde üye olduğu dönemlerin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu haliyle öncelikle davalının kooperatif üyesi olup olmadığı, kooperatif üyesi olması halinde üyeliğin başlangıç döneminin tereddüte mahal bırakılmaksızın tespiti ile davacının davalı aleyhine başlattığı takipte haklılık durum ve oranı araştırılmalıdır. Mahkemece iş bu nedenle kooperatif alanında uzman bilirkişi tayin yoluna gidilerek, kooperatife ait 2007-2014 dönemini kapsar şekilde düzenlenen kayıtları incelenerek rapor tanzim edilmesi gerekmektedir." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, istinaf kararı üzerine yeniden yargılamaya yapılmak üzere dosya mahkememizin ---- Esasına kaydedilmiştir.İtirazın iptali istemine konu icra dosyası incelendiğinde, davacının davalı hakkında kooperatif aidat alacağına dayalı olarak 126.180,00 TL asıl alacak ve 126.186,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 252.366,66 TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalının yasal sürede borca itiraz ettiği, davacı vekilinin 126.180,00 TL asıl alacak, 63.093,33 TL işlemiş faiz ve asıl alacağı takip tarihinden itibaren aylık % 1,5 faiz oranı uygulanmak suretiyle itirazın iptalini talep ettiği, iş bu davanın yasal 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmış olduğu anlaşılmıştır.
BAM kararı doğrultusunda rapor düzenlenmek üzere dosya Kooperatif konusunda uzman bilirkişi --- ve Mali Müşavir bilirkişi ----- oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi rapor ile alınan rapor içeriliğinin denetim mahkemesince kurulan karara uygun olmadığı anlaşıldığından dosyanın istinaf ilamı doğrultusunda rapor tanzimi için kooperatifler hukuku alanında uzman bir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ----- tarafından sunulan █████/2026 tarihli rapor içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının kooperatif üyesi olup olmadığı, kooperatif üyesi olması halinde üyeliğin başlangıç tarihi ile davacının davalı aleyhine başlattığı takipte haklılık durum ve oranı, takip öncesi davacı tarafından feragatname ve taahhütname verilip verilmediği, feragatnamenin geçerli olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre; davalının, davacı kooperatifin 2009-2017 tarihleri arasında düzenlenen genel kurul hazirun cetvellerinde üye olarak yer aldığı ve davacı kooperatif tarafından düzenlenen █████/2009 tarihli "Feragatname ve Taahhütname" başlıklı yazıda üye olarak belirtildiği, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitlere istinaden █████/2006 tarihinde kooperatife ait 6 adet bağımsız bölümün davalı adına tapuya tescil edildiği, davalının, iş bu 6 adet bağımsız bölümü diğer ortaklardan değil direkt davacı kooperatiften aldığı, söz konusu tesciller ile ilgili olarak başkaca bir hukuki ilişkinin tespit edilemediği, kooperatiflere zımni ortak olunabileceği ancak önceki döneme ait olarak net bir tarihin tespit edilemediği bu durumda davalının en geç █████/2006 tarihinde davacı kooperatif üyesi olduğunun kabulü gerektiği, Kooperatifler Kanunu m.23 hükmünce her bir ortağın kooperatife karşı hak ve yükümlülüklerinde eşit konumda olduğu, dolayısıyla aidat ödeme borcundan her bir ortağın ortaklık payı miktarınca sorumlu olduğu, davacı kooperatif yönetim kurulunun yasanın bu düzenlemesinin dışına çıkmak istemesi halinde bunun usulünün bu hususu genel kurul gündemine alması ve genel kurul tarafından da bu uygulamanın açıkça veya alınacak kararla zımnen kabul etmesi gerektiği, bu nedenle davacı kooperatif yönetim kurulunun davalıya düzenlendiği █████/2009 tarihli feragatnamenin geçerli olmadığı kaldı ki █████/2009 tarihli genel kurulda davalı payına düşen aidat borcunun tahsili için cebri icra işlemlerine dair yetki ve onay verildiği, yine söz konusu taahhütnamede davalının ister ise kooperatif üyeliğinden çıkabileceğinin düzenlendiği ancak bu yönde bir talepte bulunulmadığı, yine aynı şekilde davalının 6 adet bağımsız bölümü satmasının veya malikliğini devretmesinin de üyeliğini kendiliğinden sona erdirmeyeceği, davalının peşin ya da sabit ödemeli ortak olsa dahi ortak giderlerden (personel gideri, yönetim ve denetim kurulu huzur hakkı, büro gideri, vergi ve resimler ile altyapı ve çevre düzenlemesi gideri vb.) sorumlu olduğu ve aidatını zamanında ödememesi sebebiyle gecikme faizinden sorumlu olacağı, davacı kooperatifin takip dosyasında genel kurulca alınan karar gereğince % 60 ve % 36 gibi gecikme faizi talep ettiği ancak kooperatifin talep edebileceği faiz oranının en fazla aylık % 1.5 olabileceği, bu kapsamda denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama kapsamında davacının davalıdan taleple bağlı kalınarak █████/2009 ile █████/2014 tarihleri arası için126.180,00 TL aidat alacağı ve 61.330,50 TL işlemiş faiz toplamı 187.510,50 TL talep edebileceği, işlemiş faiz yönünden fazlaya ilişkin istemin yerinde olmadığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, ----. İcra Müdürlüğü'nün ---- Es. sayılı icra dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 126.180,00 TL asıl alacak ve 61.330,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 187.510,50 TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacağa borç tamamen ödeninceye kadar yıllık %18 faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine alacak likit itiraz haksız bulunduğundan takdiren itiraza konu alacağın %20'si oranında hesaplanan 37.500,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile --- İcra Müdürlüğü'nün ----- Es. sayılı icra dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 126.180,00 TL asıl alacak ve 61.330,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 187.510,50 TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacağa borç tamamen ödeninceye kadar yıllık %18 faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alacak likit itiraz haksız bulunduğundan takdiren itiraza konu alacağın %20'si oranında hesaplanan 37.500,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından başlatılan takibin kötü niyetli olduğunu gösterir bir delil sunulmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
4-Alınması gereken 12.808,84 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 1.970,52 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.838,32 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafça yapılmış, 35,90 TL başvurma harcı, 1.970,52 TL peşin harç olarak toplam 2.006,42 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılmış, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak 17.262,70 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 17.102,16 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılmış 200,00 TL yargılama giderinden red edilen kısma isabet eden 1,86 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Kabul edilen miktar üzerinden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Red edilen miktar üzerinden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 1.762,83 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!