Anahtar kelimeler: Boğaziçi Beykoz İmara Ruhsatsız Encümen Yıkılmasına Süreci İli İlçesi Dördüncü
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No
: ████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi, ... Sk. No:... D:... numaralı, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda ruhsatsız yapılar yapıldığının 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu uyarınca düzenlenen ... tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edildiğinden bahisle, tespit edilen imara aykırı yapıların 2960 sayılı Boğaziçi İmar Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca yıkılmasına ve önceki ... tarih ve ... sayılı encümen kararının para cezasına ilişkin kısmının kaldırılarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesine göre davacıya ve dava dışı E.M.'ye müşterek ve müteselsilen 299.899,85-TL para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı düzeltme encümen kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunda yapılan tespitle birlikte değerlendirildiğinde; Yapı Tatil Tutanağında belirtilen 7 adet yapı alanından, ... ve ... nolu alanlara ilişkin yapı tatil tutanağında net bir alan tespitinin yapılmadığı, bunun yerine 1+2+3 nolu alanların toplanması sureti ile 567,02 m2 olarak genel bir tespitin yapıldığı, ancak bilirkişi tarafından yapılan ölçümde yapı alanlarının toplamının 499,95 m² olduğunun tespit edildiği, bu nedenle yapı tatil tutanağında aykırılığa konu alanın hatalı tespit edildiği için, yapı tatil tutanağının yapının fiili durumunu doğru yansıtmadığı anlaşıldığından, dava konusu encümen kararının dayanağı olan yapı tatil tutanağının usulüne uygun düzenlenmediği, kaldı ki yapı tatil tutanağındaki aykırı alan tespiti ile dava konusu encümen kararındaki alanın da uyumlu olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, usulüne uygun olmadığı anlaşılan yapı tatil tutanağı esas alınarak tesis edilen yapının yıkımı ile davacıya para cezası verilmesine ilişkin dava konusu encümen kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İdare Dava Dairesince; davalı idarenin, ''yıkım yönünden'' dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısma karşı yaptığı istinaf başvurusu incelendiğinde, istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuki ve kanuni gerekçeleri Dairemizce de uygun bulunan mahkeme kararının anılan kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, davalı idarenin istinaf talebinin reddi gerektiği, davalı idarenin, ''idari para cezası yönünden'' dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısma karşı yaptığı istinaf başvurusu incelendiğinde ise, davacı tarafından ... tarihinde işbu dava açıldıktan sonra idarece tesis edilen ... tarih ve ..-... sayılı encümen kararı ile işbu davaya konu idari para cezasının kaldırıldığı ve idari para cezası yönünden yeniden işlem tesis edildiği, bu işlemin de davacı tarafından ayrıca davaya konu edildiği, dolayısıyla hukuken icra kabiliyeti kalmadığı anlaşıldığından dava konusu encümen kararının para cezasına ilişkin kısmı bakımından davanın konusuz kaldığı, bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin yıkıma yönelik istinaf talebinin reddine, idari para cezası yönünden ise istinaf talebinin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının idari para cezası yönünden kaldırılmasına, bu kısım yönünden konusuz kalması nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Dayanak yapı tatil tutanağındaki tespitlerin hukuka uygun olduğu, yıkım kararının da hukuka uygun olduğu, keşif tarihi ile tespit tarihi arasında yaklaşık 6 ay geçtiği, uyuşmazlık konusu yerin aynı halde olmasının beklenemeyeceği, işlem dosyasındaki fotoğraflarla bilirkişi raporunda çekilen fotoğraflar incelendiğinden bu farkın açıkça görüleceği, metrekare ölçüm farkının tutanağın iptalini gerektirmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı; İstanbul Boğaziçi Alanının kültürel ve tarihi değerlerini ve doğal güzelliklerini kamu yararı gözetilerek korumak ve geliştirmek ve bu alandaki nüfus yoğunluğunu artıracak yapılanmayı sınırlamak için uygulanacak imar mevzuatını belirlemek ve düzenlemektir" hükmü, 11. maddesinde; "Boğaziçi Alanındaki yapılar, kazı izni verildiği günden itibaren Boğaziçi İmar Müdürlüğünce inşaat ruhsatına ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen esaslara göre denetlenir. Boğaziçi İmar Müdürlüğü, denetleme sırasında inşaat ruhsatı ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen imar mevzuatına aykırılıkları bir tutanakla tespit eder. Tutanak tanziminde mal sahibi veya müteahhit veya fenni mesulün bulunması esastır. Bunların bulunmamaları halinde inşaatta çalışan herhangi bir kişinin bulunması da yeterlidir. Terkedilmiş bir inşaatta tutanak, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. İnşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırılığı tespit edilen yapılar için, tutanak tanzimi ile birlikte inşaat mühürlenir. Yapının mühürlendiğini belirten belge ve levhalar yapının muhtelif cephelerine asılır. Bu suretle durum mal sahibine veya müteahhide veya fenni mesule tebliğ edilmiş sayılır..."; aynı Kanunun 12. maddesinde; "Kullanma izni verilen yapıların, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce tespit edilecek önceliklere göre ve bir program dahilinde, projelerine ve imar mevzuatına uygunluğu denetlenir. Denetleme sırasında tespit edilen aykırılıklar bu Kanunun 11. maddesinde belirtilen esaslara göre tespit edilir ve derhal Boğaziçi İmar Müdürlüğüne bildirilir. Tutanak tanziminde mal sahibi veya yönetici veya kiracının bulunması esastır. Terkedilmiş yapılarda tutanak Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. Yapıda imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentiler, bu kanunun 13. maddesinde belirtilen esaslara göre Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yıkılır ve yıktırılır..." "Yıkım işleri" başlıklı 13. maddesinde, "Yıkım işleri: Aşağıda belirtilen yapılar Boğaziçi İmar İdare Heyetinin kararı ve Boğaziçi İmar Müdürünün yazılı emri ile yıkılır veya yıktırılır. a) İnşaat ruhsatı olmayan yapılar, b) Yapının, inşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırı yapılmış bölümleri, c) Boğaziçi İmar Müdürlüğünce mühürlenerek yapımı durdurulmuş yapıların mühürlendikten sonra yapılan ilaveleri, d) Yapılarda kullanma izni verildikten sonra imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentileri. Bu Kanun hükümlerine göre yıkılması gereken yapılar tespit edildiğinde Boğaziçi İmar Müdürlüğünce derhal valiliğe bildirilir. Vali, Boğaziçi İmar İdare Heyetini en geç yedi gün içinde toplayarak konunun karara bağlanmasını sağlar ve kararı Boğaziçi İmar Müdürlüğüne gönderir. Yıkım emri 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine bağlı kalınmaksızın güvenlik kuvvetleri veya belediye zabıta kuvvetleri tarafından mal sahibine veya müteahhide tebliğ edilir. Bu tebligat onbeş gün içinde tamamlanır. Tebligatın bu şekilde yapılması mümkün olmadığı takdirde, yıkım emri yapı mahallinde görülebilecek bir yere onbeş gün müddetle asılır ve bu işlem bir tutanakla belirlenir. Bu suretle durum mal sahibi veya müteahhide tebliğ edilmiş sayılır. Tebligatın tamamlanmasından itibaren onbeş gün içinde yapı, mal sahibi veya müteahhit tarafından yıkılmadığında, yıkım işlemi Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yerine getirilir ve yıkım masrafları % 20 fazlası ile mal sahibi veya müteahitten tahsil edilir." hükümlerine yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 46. maddesinde; 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 6. maddesiyle oluşturulan kurulların kaldırılarak, görev ve sorumlulukların 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 2. maddesinde belirlenen ve █████/1983 onay tarihli plana göre Boğaziçi alanında gösterilen "Boğaziçi Sahil Şeridi" ve "Öngörünüm" bölgelerindeki uygulamalar İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığınca, "Gerigörünüm" ve "Etkilenme" bölgelerindeki uygulamaların da ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yerine getirileceği, hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun 18 Mayıs 2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16. maddesi ile eklenen, geçici 16. maddesinin birinci fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, █████/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara █████/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve █████/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükmüne, dördüncü fıkrasında; "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmü; dokuzuncu fıkrasında "Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz." hükmü; onbirinci fıkrasında ise, "Bu madde hükümleri, █████/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, █████/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara █████/2018 tarihine kadar başvurulması (█████/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, başvuru süresi 15/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.), bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve █████/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi (█████/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, yapı kayıt bedeli ödeme süresi 30/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) halinde yapı kayıt belgesi verilebileceği düzenlenmiş olup; başvuranların beyanına göre Bakanlık veya yetkilendireceği kurum ve kuruluşlarca verilen yapı kayıt belgelerinin, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar ilgililere geçici süreliğine bazı haklar tanıdığı; 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinin 9. ve 11. fıkralarında ise, anılan Kanun hükmünden yararlanması yasaklanan yapı ve alanların belirlendiği, bu bağlamda, anılan Kanun hükmü uyarınca yapı kayıt belgesi verilemeyecek yapılardan olduğu ya da alanlarda bulunduğu anlaşılan ya da Kanun'da açıkça belirtildiği üzere █████/2017 tarihinde ve bu tarihten sonra yapıldığı tespit edilen veyahut ilgili özel kanunlarındaki düzenlemeler ile korunan doğal, tarihi ve arkeolojik sit alanları, kültür varlıkları, ormanlar, meralar ve kıyılar gibi alanlarda bulunan yapılar hakkında, aslında düzenlenmemesi gereken yapı kayıt belgesinin düzenlendiğinin anlaşılması durumunda, söz konusu yapı kayıt belgesinin, yapı kayıt belgesini düzenleyen idare tarafından iptal edilmesi gerektiğine kuşku bulunmamaktadır. Ayrıca yapı sahibinin beyanına dayalı düzenlenen yapı kayıt belgesi ile kayıt altına alınan yapıların, belgenin düzenlenmesine temel oluşturan 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi ile belirlenen şartları taşımadığının ilgili idaresince tespiti halinde anılan Kanuna dayanılarak hazırlanan Tebliğin 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yine yetkili idaresince iptal edilmesi ve bu belgenin sağladığı hakların geri alınması mümkün olduğu gibi, yargısal incelemesi devam eden davalarda da Yasanın istisna kapsamına aldığı alanlarda yapılan yapılar ile █████/2017 tarihinden sonra yapıldığı idaresince somut olarak kanıtlanan yapıların yapı kayıt belgesi ile sağlanan haklardan yararlanamayacağı da açıktır.
Öte yandan, yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; ruhsatsız yapılar ile inşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırılığı tespit edilen yapılar için, tutanak tanzimi ile birlikte inşaatın mühürleneceği, yapının mühürlendiğini belirten belge ve levhaların yapının muhtelif cephelerine asılacağı, bu surette durumun tebliğ edilmiş sayılacağı anlaşılmakta olup; ruhsatsız ya da ruhsat ve eklerine aykırı imalatların yıkım işlemi yönünden düzenlenmesi zorunlu olan yapı tatil tutanağı ile tespit edileceği, ihtilaf konusu imalatın açık ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptanması gerektiği, buna karşın, "aykırılıktan etkilenen alan" konusunda yapı tatil tutanağında bulunan eksikliklerin, yapının tespitinde tereddüte yol açmadığı sürece, özellikle tamamen ruhsatsız yapılarda yıkıma konu imalatlardaki aykırılıkların tespiti konusunda eksiklik bulunmasının, ''yıkım işlemi açısından'' dayanak niteliğindeki yapı tatil tutanağını hukuka aykırı hale getirmeyeceği; ancak, imar mevzuatına aykırı olarak ruhsatsız ya da ruhsat ve eklerine aykırı yapılan imalatlar hakkında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilebilmesi için, para cezasının hesaplanmasında dikkate alınacak aykırılığa konu alanın ne kadar olduğu, yapının mülkiyet durumu, yapının bulunduğu alanın özelliği, durumu, niteliği gibi hususları içeren "tespitler"in tutanakta yer almasının zorunlu olduğu sonucuna varılmaktadır.
Dosyanın ve Dairemizin E
:████████ sayılı (... tarih ve ... encümen kararı), E:... sayılı (... tarih, ... nolu düzeltme encümen kararı) dava dosyalarının birlikte incelenmesinden; bakılan uyuşmazlıkta, ilk önce ... sayılı CİMER şikayetine istinaden yapı mahallinde idarenin inşaat mühendislerinden oluşan teknik personelince, krokide ... numaralarla gösterilen ruhsatsız yapılar tespit edilerek ... numaralı yapı yönünden ise, yan duvarların ve çatısının değiştirilerek yükseltildiği tespitine yer veren ... tarih ve ... sayılı yapı tatil tutanağının ve yapıdaki aykırılıklara uygulanması gereken idari para cezalarının gösterildiği aynı tarihli raporun tanzim edildiği, taşınmazda ruhsatsız olarak yapılan yapıların 2960 sayılı Boğaziçi İmar Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca yıkılması ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. md. a) ve b) bentlerine göre 282.018,34-TL para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı ilk encümen kararının alındığı, anılan encümen kararının davacıya tebliği üzerine davacı tarafından davalı idareye ... tarihli dilekçe ile başvurularak "yapı tatil tutanağına konu yapıların bir kısmının kendisi, bir kısmının ise ... tarafından yapıldığının" bildirilmesi ve bu hususun ... tarafından da aynı tarihli dilekçe ile beyan edilmesi üzerine dava konusu ... tarih ve ... sayılı tashih encümen kararı alınarak yapı malikleri olan davacı ile dava dışı ...'a müştereken ve müteselsilen toplamda 299.899,85-TL idari para cezası verilmesi şeklinde önceki encümen kararının düzeltildiği, ... tarih ve ... encümen kararının iptali istemiyle açılan davada (Dairemizin E:████████ sayılı dosyası), mahkemesince ... tarihinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 15.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Yapı Tatil Tutanağında toplam aykırılık alanı 702,05 m² olarak belirtilmesine rağmen, dava konusu encümen kararında 787,02 m² alan üzerinden hatalı işlem tesis edildiği, bu yönüyle bilirkişi tarafından esas incelemeye geçmeden, dava konusu encümen kararının, yapı tatil tutanağına göre
hatalı düzenlendiğinin anlaşıldığı, Yapı Tatil Tutanağında belirtilen 7 adet yapı alanından,
davacı tarafından yapılan yapı alanlarının ..., ..., ... ve ... nolu alanlar olduğu, ..., ... ve ... nolu alanlara
ilişkin ceza muhatabının davacı olmadığı, davacı tarafından yapılan alanlardan ... nolu alanın
... öncesi yapıldığı, yapının aynı şekli ve ölçüleri ile günümüze kadar geldiği, Yapı Kayıt
Belgesi kapsamında olduğunun, ... nolu yapı alanına ilişkin idarece tesis edilen işlemlerin yerinde
olmadığı; ... ve ... nolu alanlara ilişkin yapı tatil tutanağında net bir alan tespitinin yapılmadığı, bunun
yerine 1+2+3 nolu alanların toplanması sureti ile 567,02 m² olarak genel bir tespitin yapıldığı,
yapılan tespitin yapı tatil tutanağının taşıması gereken teknik niteliklere haiz olmadığı, ayrıca
yapı kayıt belgesi kapsamında olan ... nolu alan dahil edilse bile, bilirkişi tarafından yapılan ölçümlerde ..., ... ve ... nolu yapı alanlarının toplamının 567,02 m² değil, 177,80+225,00+97,15=499,95 m² olduğu, ayrıca ... ve ... nolu yapı alanlarına ait yapı sınıflarının idarece davacı aleyhine hatalı belirlendiği, sonuç olarak, dava konusu yapı tatil tutanağında saptanan hususların, davacı açısından yapıların
fiili durumunu doğru yansıtmadığı, idarece davacı adına düzenlenen dava konusu Encümen
Kararında Etkilenen Alan, md.42/ç alanı, Temel Para Cezası ve neticede imar Para Cezasının
hatalı belirlendiği, yukarıda niteliği ve kullanım amacı açıklanan dava konusu taşınmazda yapılan imalatların "YAPI" niteliğinde olup kanun kapsamına girdiği, söz konusu taşınmaz üzerinde yapılan işlemlerin inşası için yapı ruhsatı gerektiği, Yapı Tatil Tutanağında belirtilen ... nolu Alanın Yapı Kayıt Belgesi kapsamında olduğu, bu alana ilişkin tespitlerin raporun 6,13 ve 14. sayfalarında ayrıntılı olarak açıklandığı, bu yönüyle idarece ... nolu alana ilişkin tesis edilen işlemlerin yerinde olmadığı, diğer Alanların ise █████/2017 sonrasında yapıldığı, bu alanlara ilişkin sunulan herhangi bir yapı kayıt belgesinin de olmadığı, dava konusu parselin imar durumu göz önüne alındığında; söz konusu taşınmazda yapılan ... nolu imalatların mer'i imar planı ve imar mevzuatı çerçevesinde ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaate yer verildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 11. maddesine göre taşınmaz mahallinde düzenlenen dava konusu işleme dayanak █████/2022 tarihli yapı tatil tutanağında, imara aykırılıkların somut olarak tespit edildiği, kroki yardımı ile ruhsatsız olarak yapılan yapı ve imalatların ayrı ayrı gösterildiği ve yapılara ilişkin yüzölçümü bilgilerine yer verildiği, tutanak ekinde söz konusu yapılara ilişkin fotoğrafların yer aldığı, dolayısıyla, █████/2022 tarihli yapı tatil tutanağının usulüne uygun olarak düzenlendiği, yıkım kararının uygulanması bakımından herhangi bir tereddüte yol açmadığı, tamamen ruhsatsız olan yapıların yıkım işlemine dayanak olma açısından somut, ayrıntılı ve gerekçeli tespitler içerdiği ve yasada öngörülen gerekli unsurları taşıdığı, idarece yapılan tespit tarihinden yaklaşık 6 ay sonra mahkemesince yaptırılan keşif esnasında bilirkişi tarafından yapıların mevcut durumlarında tespit edilen bir kısım değişikliklerin, sırf bu nedenle yapı tatil tutanağını kusurlandırmayacağı, yıkım işleminin yapıya ilişkin ve yapıyı esas alan bir işlem olduğu da dikkate alındığında, ruhsatsız yapıldığı tespit edilen ... nolu yapıların başka birisi tarafından yapılmış olmasının ise yıkım işlemini etkilemeyeceği açıktır.
Bu durumda, dava konusu işleme dayanak yapı tatil tutanağının usulüne uygun olarak düzenlendiği, uyuşmazlık konusu yapılardan ... nolu yapı için alınmış yapı kayıt belgesi bulunmakta ise de, diğer yapılara ilişkin yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi, yapı kayıt belgesi vb. bulunmadığı anlaşıldığından, anılan diğer 6 adet yapının yıkımı yönünden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bunun yanında, mahkemesince, öncelikle ... nolu yapı için alınmış olan (06.11.2018 tarihli) ilk yapı kayıt belgesinin geçerliliğini koruyup korumadığı araştırılmak suretiyle, ... nolu yapı ile diğer yapılar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle yıkıma ilişkin işlemin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yıkım yönünden işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!