Anahtar kelimeler: Karaman Cins Mera Vasfı İli Konya Mahallesi Eski İlçe Kesinlik
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçe, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 28.02.1979 tarihinde kadastro tespiti mera vasfı ile davalı ... Belediyesi adına yapılan 1347 (388) ada 81 parsel numarasında kayıtlı taşınmazın Karaman Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan düzeltme işlemi ile cins değişikliği yapılarak 1347 (eski 1199) ada 1 65... parsel numaraları ile yeniden davalı ... Belediyesi adına tespit ve tescil edildiğini, davalı tarafından 3194 sayılı İmar Kanunun 18. maddesi uyarınca imar uygulaması yapmak suretiyle mera vasfından çıkarılan 13 49... parsel sayılı arsa vasfı ile davalı adına tescil edilen taşınmazın, 4342 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi kapsamında kalmadığını, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve davalı tarafından yol olarak kullanılmak üzere terk edilmek suretiyle pasif hale getirilen 13 49... parsel sayılı 1.122,00 m² yüzölçümlü taşınmazın Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 10 yıllık hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığını, tapu tescilinin 3 88... parsel üzerinden 28.02.1979 tarihinde gerçekleşen sonrasındaki imar planı ile mera vasfının kalktığı ve parselasyon işlemi üzerine mülkiyete konu olmaktan bile çıkan dava konusu 13 49... parsel sayılı taşınmaz hakkında Karaman Belediyesi aleyhine tapu tescilinin üzerinden 45 yıl geçtikten sonra tapu iptal davası açılamayacağını, 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiğini açıkça ortaya koyduğunu, İmar Kanun'u gereğince Hazine mülkiyetinde olsaydı bile belediyeye bedelsiz devredilmesi gereken bir taşınmaz konumunda olduğunu, 1986 tarihli ifraz işlemi ile tapudan terkin edildiğini, davaya konu taşınmazın mera niteliği taşımadığını, davacı iddialarının hukuki bir dayanağının bulunmadığını, hak düşürücü süre yönünden davanın öncelikle usulden reddine ve davanın esas yönünden de reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " dava konusu taşınmazın tedavüllü tapu kaydı, mahallinde harita mühendisi, ziraat mühendisi ve GDU bilirkişiler eşliğinde yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporları, 4342 sayılı Mera Kanunun Geçici 3. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede; dava konusu edilen taşınmazın evveliyatında kadastro tespitinde "mera" vasfı ile davalı ... Belediyesi adına tescil edildiği, █████/2005 tarihi itibariyle belediye sınırları içerisinde, █████/2003 tarihinden önce kesinleşmiş imar planı içerisinde "yol vasfı" kaldığı, taşınmaz civarının yerleşim yeri olarak işgal edildiği, mera niteliğini yitirdiği, mera niteliği ile kullanılmasının teknik açıdan mümkün olmadığı, taşınmazın yol olarak 01.01.2003 tarihinden önce var olduğu, 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddedeki koşulların oluştuğu, dinlenen mahalli bilirkişilerce de 85-90 yıllarında taşınmazın yol vasfında olduğu ve civarının da yerleşim yeri olarak kullanıldığı anlaşıldığından taşınmazın 4342 sayılı Mera Kanununu Geçici 3. maddesi kapsamında kaldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu, taşınmazın öncesinin mera olduğu ve Belediye adına tescilinin yolsuz olduğunu, Mera Kanunu'nun geçici 3. maddesinin koşullarının oluşmadığını, meraların tahsis amacı değişse bile Hazine adına tescili olması gerektiğini, şerh dahi konulmamış olduğunu, hava fotoğraflarından da geçici maddedeki şartların oluşmadığının anlaşıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!