Anahtar kelimeler: Ölüğünü Ölmeden Murise Silivri Silivrideki Sıkıntılar Ölümünden Vasiyetname Muris Murisin

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Silivri 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın 18.03.2018 tarihinde ölüğünü, murisin ölümünden 6 ay sonra Silivri Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.09.2018 tarihli duruşmasında davacı mirasçıların vasiyetname bırakıldığından haberdar olduklarını, davalının murise ölmeden önce başına türlü türlü sıkıntılar getirdiğini, murisin iş bu vasiyetname ile davalıya Silivri'deki ev ile bankalardaki paralarını bıraktığının ortaya çıktığını, tüm davacıların dava konusu vasiyetnameyi kabul etmediklerinden, davalı tarafın ehil olmayan murisin iradesinin sakatlanması ile yapılan mevzu bahis vasiyetnamenin hem şekle uygun olmadığı hem de murisin vasiyetname tarihinde fiil ehliyetine sahip olmadığından iptaline kararı verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; murisin vasiyetnamenin düzenlediği 2009 yılında gerekli olan sağlık raporunu almış ve noter huzurunda davaya konu vasiyetnameyi düzenlediğini, kanunen gerekli olan mirasbırakanın ayırt etme gücüne sahip olması gerektiğini, sağlık raporunun alınmasının şart koşulmadığını, murisin çocuğunun olmaması sebebiyle kalça kemiği kırılması akabinde yeğenleri tarafından bakıldığını ancak kısa bir süre sonra tek başına yaşamaya başladığını, kırıklar sebebiyle kendi yaşamını tek başına idame ettirmekte zorlandığını, murise davalının 5 yıldan fazla yanında yaşamak suretiyle yardımcı olduğunu ve bu yardımları sebebiyle de davalı lehine muris tarafından vasiyetname düzenlendiğini, murisin kendi hür iradesiyle vasiyetnameyi düzenlediğini ve davalının yanından ayrılmasından sonra da bu vasiyetnameyi iptal ettirmediğini, bu nedenle açılmış olan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vasiyetnamenin iptal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanlarıyla vasiyetnamenin zorlama, aldatma veya korku ile yapıldığının ispatlandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.