Anahtar kelimeler: Yağma Görüşü İstemlerinin Edenlerin Suçlar Neticesinde Edilebilir Yetkilerinin Mahkûmiyet Sayisi
6. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇLAR
: Nitelikli yağma
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Sanıklar ..., ..., ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Yapılan Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Yağma suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) hırsızlık suçu ile beraber Malvarlığına Karşı Suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Hırsızlık ve yağma suçunda mülkiyet ve zilyetlik hakkı korunmakla beraber yağma suçunda ayrıca kişi hürriyeti ve vücut bütünlüğü korunmaktadır. Yağma öğretide bileşik suç olarak nitelendirilmekte olup bileşik suçlarda her bir suçun ayrı ayrı tamamlanması ile suç tamamlanmış olacağı kabul edilmektedir. Tehdit veya etkili eylem suçunun tamamlanmış olması yağma suçunun tamamlanmış olması için yeterli olmayıp bileşen hırsızlık suçunun tamamlanması yani kişinin malının da alınmış sayılması ile yağma suçu tamamlanmış olacaktır. Öğretide yağma ve hırsızlık suçunun hareket ve netice suçu olduğu hususunda görüş ayrılığı bulunmaktadır. Hareket suçlarında hareketin gerçekleşmesi suçun tamamlanması için yeterli görülmekte olup netice suçlarında hareketin ve akabinde neticenin gerçekleşmesi ile suç tamamlanmış sayılmaktadır.
Hırsızlık suçunu hareket suçu kabul eden öğreticiler ve uygulamacılar bakımından hırsızlık suçunun tamamlanması için kanunda yazılı maddi unsur olan alma hareketinin gerekçede tarif edildiği şekilde gerçekleşmesi gerekmektedir. Netice suçu olarak kabul edenler açısından ise suçun tamamlanması için zilyedin zilyetliğinin sona ermesi yani tasarruf olanağının ortadan kalkması neticesinin gerçekleşmesi gerekmektedir. Maddenin gerekçesinde alma hareketi veya neticesi şu şekilde belirtilmiştir. “Almak fiilinden maksat, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerinde zilyetlikten ... tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelmesidir. Bu tasarruf olanağı ortadan kaldırılınca suç da tamamlanır. ” uygulamada malı alan hırsız kesintisiz takip ile yakalanıp mal geri alındığında gerekçeye uygun bir şekilde suçun teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilmektedir. Yine uygulamada kesintisiz takibin bizzat malın sahibi tarafından yapılması şartı aranmamakta malın alındığı yere veya malın alındığı binanın kapısına gelen komşular veya kolluk tarafından kesintisiz takip ile hırsızın yakalanıp malın geri alınması halinde de suçun teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilmektedir.
Aynı neviden yağma suçunda da kanunda tarif edilen alma hareketi, netice suçu kabul edersek zilyetliğin sonlandırılması neticesi gerekçede şu şekilde tarif edilmiştir. “Malın teslim edilmesi veya alınması, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten ... tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelmesini ifade eder.” Görüldüğü üzere alma fiili maddelerin gerekçesinde gerek hırsızlık gerekse yağma suçu açısından aynı şekilde tarif edilmiştir. Bunun sebebi hırsızlık suçunun yağma suçunun bileşen suçu olması bakımındandır. Dolayısı ile hırsızlık suçu gibi yağma suçunda da suçun tamamlanması için zilyedin zilyetliğinin sonlandırılması ve zilyetlikten ... tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi, bu hakların gayri meşru zilyet olan sanığa geçmesi gerekmektedir.
Alma fiili bakımından her iki suçun gerekçesinde aynı tarif yapılmasına rağmen öğreti ve uygulamada hırsızlık suçu bakımından teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilen fiil yağma suçunda gerçekleşmiş kabul edilmektedir. Cebir veya tehdit ile malı alınan mağdur veya mağdurun bulunduğu mahalde bulunan veya gelen tanık veya kolluk görevlilerinin sanığı mal ile beraber kesintisiz takip ile yakalamış olmalarına rağmen suçun tamamlandığı kabul edilerek uygulama yapılmaktadır. Ceza Genel Kurulumuzun uygulaması da bu yöndedir.
Ceza Genel Kurulu'nun yağma suçunun teşebbüs aşamasında kalması ve tamamlanmasına ilişkin içtihatlarında belirtildiği üzere;
Neticesi hareket ile bitişik bir suç olan yağma teşebbüse elverişli bir suçtur. Failin, cebir veya tehditle suçun icra hareketlerine başladıktan sonra elinde olmayan nedenlerle malı alamadığı hâllerde, yağma suçu teşebbüs derecesinde kalmış sayılır. Yağma suçunda almanın gerçekleşmesi hırsızlık suçunun aksine, failin malı egemenlik alanına sokmasına bağlı değildir. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya alınmasına karşı koyamamalıdır. Malın teslim edilmesi veya alınması ise suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten ... tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelmesini ifade etmektedir. Başka bir anlatımla, cebir veya tehdidin etkisiyle mal teslim edildiğinde veya alındığında suç tamamlanmış sayılacaktır. Bu nedenle sanığın malı alıp giderken yakalanması hâlinde suça teşebbüs değil, tamamlanmış suç söz konusu olacaktır. Yağma suçunun tamamlanması için malın zilyedinden alınması yeterlidir (... Centel-Hamide Zafer-Özlem Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Cilt:1, 4. Baskı, Beta Yayınevi, Ankara 2017, s. 405-406).
Somut olay değerlendirildiğinde;
Olay tarihinde sanıkların mağdur ...'ın fıstık bahçesinin bulunduğu yere gittikleri, sanıkların mağdura ait fıstık bahçesinden yaklaşık 52 kg fıstığı toplayarak söz konusu aracın bagajına koydukları, bu esnada fıstık bahçelerinde bekçilik yapan mağdurlar ..., ... ve ...'ın sanıkları fark ederek durumu telefonla mağdur ...'e bildirdikleri, mağdur ...'in de köylülere haber vererek bir süre sonra olay yerine geldikleri, ardından mağdurlar ..., ... ve ...'ın sanıkların bulunduğu yere doğru yakalamak amacıyla yaklaştıkları sırada, sanıkların araca binerek kaçmaya çalıştıkları, kaçarken de sanık ...'ın malın alınmasına karşı konmaması için elindeki tüfekle mağdurlar ..., ... ve ...'a 2 el ateş ettiği, mağdurların direncinin kırıldığı, eylemin tamamlandığı, bundan sonra sanıkların bulunduğu aracın arazideki kuma saplanması üzerine mağdurlar ve köylüler tarafından yakalandıkları olayda yağma eyleminin tamamlandıktan sonra teşebbüs haline dönüşemeyeceği gözetilmeden teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz isteği yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II-Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Yapılan Temyiz İsteminin İncelemesininde;
Sanık ...'ın kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında suçlamayı kabul etmemesi, olayı kardeşi ...'ın gerçekleştirdiğini beyan ettiği, olay yakalama tutanağında sanıkların yakalandığında kimlik kartları olmadan sadece sözlü beyana itibar edilerek tutanak düzenlenmesi ve Sanık ...'in savunmasında cezaevine giren kişinin de kardeşi ... olduğunu belirtmesi karşısında cezaevinden parmak izlerinin ve fotoğraflarının getirtilerek karşılaştırılması, tanık sıfatıyla ...'ün beyanlarının alınması ve tarafların arasındaki açılmış dosyalar var ise araştırılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekide eksik araştırmayla hüküm kurulması,
Kabule göre;
Olay tarihinde sanıkların mağdur ...'ın fıstık bahçesinin bulunduğu yere gittikleri, sanıkların mağdura ait fıstık bahçesinden yaklaşık 52 kg fıstığı toplayarak söz konusu aracın bagajına koydukları, bu esnada fıstık bahçelerinde bekçilik yapan mağdurlar ..., ... ve ...'ın sanıkları fark ederek durumu telefonla mağdur ...'e bildirdikleri, mağdur ...'in de köylülere haber vererek bir süre sonra olay yerine geldikleri, ardından mağdurlar ..., ... ve ...'ın sanıkların bulunduğu yere doğru yakalamak amacıyla yaklaştıkları sırada, sanıkların araca binerek kaçmaya çalıştıkları, kaçarken de sanık ...'ın malın alınmasına karşı konmaması için elindeki tüfekle mağdurlar ..., ... ve ...'a 2 el ateş ettiği, mağdurların direncinin kırıldığı, eylemin tamamlandığı, bundan sonra sanıkların bulunduğu aracın arazideki kuma saplanması üzerine mağdurlar ve köylüler tarafından yakalandıkları olayda yağma eyleminin tamamlandıktan sonra teşebbüs haline dönüşemeyeceği gözetilmeden teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, açıklanan nedenle Şanlıurfa 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,
Bozma nedenleri yönünden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesinin yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın korunmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
24.12.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!