Anahtar kelimeler: Vardıklarını Damadı Ağustos Yapmakta Ayında Bölümde Parselde İnşaatı Zamanda Almak

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 10 74... parselde 7 numaralı bağımsız bölümde bulunan taşınmazı 2012 yılı Ağustos ayında satın almak için inşaatı yapmakta olan ... İnşaat yetkilisi ... ... ile 188.500,00 TL üzerinden anlaşmaya vardıklarını, davacıya kredi verilmediğini, davacının aynı zamanda damadı olan davalı ... ile onun üzerine kredi çekilmesi hususunda ortak bir karar verdiklerini, davalı adına kredi verildiğini, inşaatı yapmakta olan ... İnşaat yetkilisi ... ...'ye de alacaklısının kendisi, borçlusunun ..., kefilinin ise davacı olduğu 100.150,00 TL bedelli bir bono imzalattığını, bono borcunu davacının ... ...'ye elden ödediğini, taşınmazın tüm ödemelerini davacının yaptığını, ilgili taşınmaz için kredi ödemelerini de davacının oğlu ............. kredi hesabına göndermek suretiyle gerçekleştirdiğini, davacının hem davalıya olan güveni, hem daha sonra dava konusu taşınmazı kendisine devredeceğine olan inancı, hem de kendi adına kredi çıkmaması nedeniyle taşınmazı davacı adına tescil ettirdiğini, davalının ... 2. Noterliğinin 7998 vevmiye numaralı düzenleme şeklinde vekâletnamesi ile davacıya taşınmaz alım yetkisini içerir vekâlet verdiğini, bu belgelerin inanç sağlamak adına davalı tarafça verildiğini, dava konusu taşınmazın davalı adına tescil edildiği andan itibaren malik sıfatıyla davacı ve eşi tarafından kullanıldığını, elektrik ve su aboneliklerinin davacı üzerine olduğunu, site aidatlarının davacı tarafından ödendiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tescilinin iptalini ve davacı adına tapuya kayıt ve tescilini, olmadığı takdirde taşınmazın bedelinin denkleştirici adalet kuralları çerçevesinde davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taşınmazı alabilmek için başka bir taşınmazını sattığını, davalının 120.000,00 TL ödemeyi doğrudan müteahhite kameralar önünde ödediğini, kalan parayı kredi çekerek doğrudan müteahhite ödediğini ve iddiaların aksine Garanti Bankasına yapılan ödemelerin de davalı tarafından yapıldığını, davacının yaptığı herhangi bir ödemenin olmadığını, davacının oğlunun ailesinin bu evde kalması dolayısıyla kira parası adı altında ödemeler yaptığını, ödemelerin kredi hesabına değil, davalının başka hesabına yapıldığını, kredi için yüksek meblağlı son taksitin de, diğer ödemelerin de davalı tarafından yapıldığını, tanık dinlenmesine muvafakatinin olmadığını, davacının evi alabilecek maddi durumunun olmadığını, davalının dava konusu taşınmazı aldığında kendisinin aynı yerde bir evinin daha bulunduğunu, davalının kayınbabasının durumunun iyi olmaması ve eski eşinin ısrarları ile kendileri de Türkiye'ye geldiklerinde rahat etmeleri için bu yeni evde oturmalarına elektrik, su faturalarını üzerine almalarına bir karşı çıkmadığını, davalı ve davacının kızının boşandığını, davalının ekonomik sıkıntıları nedeniyle elinde yalnızca dava konusu evin kaldığını, hukuki yollara başvurarak taşınmazından davacının çıkartılması isteminde bulunduğunu, bu istemin hemen akabinde de davacının işbu davayı açtığını, davacının tek amacının evden çıkma süresini uzatmak olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile delil başlangıcı bulunmadığı, davacının dayandığı yemin delili doğrultusunda davalının yemini eda ettiği ve yemin delilinin kesin delil olduğu, davacının davasını ispat edemediği, terditli talep olan bedel talebinde ise ödemeleri yaptığı iddia olunan kişinin davacı değil oğlu olduğu gözetildiğinde aktif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın tapu iptali ve tescil talebi yönünden esastan reddine, bedel iadesi talebi yönünden usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla, davalı tarafından davacıya verilen vekâletnamedeki yetkinin içeriğinden, vekâletnamenin dava konusu taşınmazın inanç sözleşmesine dayalı olarak devredildiğine dair delil başlangıcı niteliğinde olduğunun anlaşıldığını, mahkemenin bu konudaki tespitinin hatalı olduğunu, dava dilekçesi ekinde yer alan senet altındaki kefillik durumu ve senet evrakının arka kısmında yer alan ve davalının ıslak imzası olan belgenin yerel mahkemece ayrıntılı olarak dikkate alınmadığını, bu belgenin de delil başlangıcı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, tanık beyanları incelendiğinde dava konusu taşınmazın inançlı işleme konu olarak davalı üzerine tescil edildiğinin açıkça anlaşıldığını, davacı adına ödemeleri yapan, davacının oğlu .............davaya dâhil edilerek bu hususta yapılan ödemelerin açıklığa kavuşturulması gerekirken bu husus üzerinde durulmadan bedel iadesi talebi yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davacının oğlu tarafından yapılan ödemelerin davalının kredi ödemelerine denk geldiğini, yabancı banka üzerinden yapılan havalelerde açıklama kısmında ".... Türkiye'de bulunan ... adına kayıtlı daire için otomotik para ödemesidir" ibaresinin bulunduğunu, bu hususu yabancı bankadan sorarak tercümesinin yaptırılması şeklinde talep etmelerine rağmen dikkate alınmadığını, aksine bilirkişinin dekontlarda açıklama yoktur şeklindeki hatalı raporunun Mahkemeyi yanılttığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescili terditli bedel istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.