Anahtar kelimeler: Kayyımı Kayyımın Sonlandırılarak Atanması Kayyım Anadolu İçindeki Medeni Talebi İstanbul

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
KARAR TARİHİ
: █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ ████████
KONUSU
: Kayyımlık(temsil ve yönetim kayyımı atanması)
İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesi ile İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesince, "...mevcut kayyımın yetkisinin sonlandırılarak ...'ün kayyım olarak atanması talebi ve bu talebi değerlendirme görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "... Türk Medeni Kanununun 426/2. maddesine göre "Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa" kayyım tayini gerektiği açık kanun hükmü karşısında TMK'nın 2. kitabının üçüncü kısmında yer olan uyuşmazlığın çözümünde sulh hukuk mahkemesi görevlidir. ..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir.Talep, daha evvel yaşı küçükler için atanmış kayyımın değiştirilmesi istemlidir. Sulh Hukuk Mahkemesince, temsil kayyımı atanmasına karar verildikten sonra mevcut kayyımın yetkisinin sonlandırılarak yeni bir kayyum atanması şeklinde talepte bulunulması üzerine ek kararla asliye ticaret mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilmiştir Talep , aynı şirketin ortakları olan anne ve yaşı küçük çocukların aralarında menfaat çatışması bulunduğundan dolayı çocuklara ait şirket hisselerinin sevk ve idaresi için kayyım atanması istemine ilişkindir.TMK 403/2. maddesine göre, kayyımın, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanacağı, aynı yasanın 426/2. maddesine göre, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaati çatışması durumunda veayhut, TMK 345. maddesinde, çocuk ile ana baba arasında veyahut onların menfaatine olacak şekilde çocuğun üçüncü kişiye karşı borç altına girmesinde bir kayyım atanacağı, TMK 427. maddede ise, vesayet altına alınması için yeterli bir sebep bulunmamakla beraber, bir kişi malvarlığını kendi başına yönetmek veya bunun için temsilci atamak gücünden yoksunsa, vesayet makamınca, bir yönetim kayyımı atanacağı, TMK 397/2. maddede ise, vesayet makamının, sulh hukuk mahkemesi olduğu ve TMK 403/2. maddesinde, bu Kanunun vasi hakkındaki hükümleri, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da uygulanacağı açıklanmıştır. Her ne kadar TTK 5. maddesinde, ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerinde ticaret mahkemesinin görevli olduğu açıklanmış ise de, HMK 382de sayılan ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri arasında kayyım atanması sayılmadığı gibi tacir olmayan kişinin malvarlığına konu malın salt ticari nitelikte olması, kayyım atanması işleminin ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olarak kabulü için yeterli değildir. Bu durumda, küçüğün miras yoluyla tevarüs ettiği şirket hisseleri bakımından temsil ve yönetim kayyımı atanması görevi, TMK'nın 2. kitabının üçüncü kısmında yer olan 426 ve devamı maddelerine göre sulh hukuk mahkemesine aittir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE █████/2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!