Anahtar kelimeler: Zmss Uğradıklarını Yaya Kaldıklarını Ölümü Çarpması Desteğin Desteği Destekten Vefat
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., 2025/8 K.
Karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 09.02.2008 tarihinde davalı ...’un sürücüsü olduğu ve davalı ... nezdinde ZMSS poliçesi olan aracın, yaya konumunda olan davacıların desteği ... ...'e çarpması sonucu oluşan trafik kazasında desteğin vefat ettiğini, desteğin ölümü üzerine davacıların destekten yoksun kaldıklarını ve manevi zarara uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 2.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminat, davacılar ... ve ... için 2.000,00'er TL maddi, 10.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davacı ... yönünden maddi tazminata ilişkin talebini 10.025,91 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın müvekkili şirketçe sigortalandığını, poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacılar tarafından eldeki dava açılmadan önce müvekkiline müracaatta bulunulduğunu, müvekkilinin davacılara 03.04.2008 tarihinde tazminat ödediğini, müvekkili şirketin üzerine düşen görevi yerine getirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazayla ilgili olarak ceza davasında yaptırılan bilirkişi incelemelerinde müteveffanın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ceza davasında müvekkilinin 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün ertelenmesine karar verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.04.2015 tarihli ve ███████ E., ███████ K. sayılı ilk kararı ile dosya kapsamında alınan 19.03.2014 tarihli kusur bilirkişi raporunda, davalı sürücü ...'un kazanın meydana gelmesinde %15, davacıların desteğinin ise %85 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, 01.12.2014 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, davalı sürücünün % 15 oranında kusurlu, davacıların desteğinin gelirinin asgari ücretin 2,98 katı tutarında olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı, davalı ...Ş. tarafından dava açılmadan önce 03.04.2008 tarihinde davacılardan ...’e 1.384,41 TL, ...’e 2.218,36 TL, ...’e 17.779,86 TL olmak üzere toplam 21.382,63 TL kısmi ödeme yapıldığı, her bir davacı için rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat tutarlarından, kısmi ödemenin güncellenmiş halinin mahsup edilmesi sonucu, davacılardan ... için ödenmesi gereken bakiye tazminatın bulunmadığı, ...için 46,68 TL, ... için ise 10.025,91 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı gerekçesiyle davacı ...’in destekten yoksun kalma tazminatı davalı ... tarafından tamamen karşılanmış olduğundan bu davacı yönünden maddi tazminat talebinin reddine, davacılardan ...’in maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, ...’in maddi tazminat davasının ise tamamen kabulü ile, davacı ... ... için 46,68 TL, ... için 10.025,91 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... şirketinden -poliçede yazılı limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile- dava tarihinden itibaren, diğer davalıdan ise olay tarihi olan 09.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacılardan ... için 8.000,00 TL, ...için 3.000,00 TL, ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 09.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 02.04.2015 tarihli ve ███████ E., ███████ K. sayılı ilk kararının süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 06.06.2018 tarihli ve ██████████ E., █████████ K. sayılı ilamıyla; desteğin gelirinin asgari ücretin 2,98 katı tutarında olduğunun ispat edilemediği, gelirin net asgari ücret kadar olduğu kabul edilmek suretiyle destek zararının hesaplanması gerektiği gerekçesiyle davalı ... vekilinin desteğin gelirine ilişkin temyiz itirazının kabulü ile kararın bozulmasına, davacılar vekilinin tüm ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesinin istenmesi üzerine aynı Dairenin 29.01.2020 tarihli ve █████████ E., ████████ K. sayılı ilamı ile karar düzeltme isteğinin reddine hükmedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 27.04.2021 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı ikinci kararı ile bozma ilamı uyarınca alınan 17.12.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, davalı sürücünün % 15 oranında kusurlu olduğu, davacıların desteğinin gelirinin asgari ücret tutarında olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı, davalı ...Ş. tarafından dava açılmadan önce 03.04.2008 tarihinde davacılardan ...’e 1.384,41 TL, ...’e 2.218,36 TL, ...’e 17.779,86 TL olmak üzere toplam 21.382,63 TL kısmi ödeme yapıldığı, her bir davacı için dava tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat tutarlarından, kısmi ödemenin güncellenmiş halinin mahsup edilmesi sonucu, davacılardan ..., ...ve ... için ödenmesi gereken bakiye tazminatın bulunmadığı, davalı ...Ş.'nin kısmi ödemesi ile davacıların zararının karşılanmış olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatı davalı ... tarafından tamamen karşılanmış olduğundan bu davacı yönünden maddi tazminat talebinin reddine, davacılardan ...ile ...'in maddi tazminat taleplerinin reddine, davacıların manevi tazminat talepleriyle ilgili verilen karar Yargıtay’ca onandığından bu kararın kesinleştirme işlemlerinin yapılmasına, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 27.04.2021 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 02.10.2023 tarihli ve █████████ E., ██████████ K. sayılı ilamıyla; dosya kapsamından, mahkemenin 02.04.2015 tarihli ve ███████ E., ███████ K. sayılı ilk kararının davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edildiği, yapılan temyiz incelemesinde Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 06.06.2018 tarihli ve ██████████ E., █████████ K. sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verildiği, davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesinin istenmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 29.01.2020 tarihli ve █████████ E., ████████ K. sayılı ilamı ile davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar verildiği, şu durumda mahkemenin ilk kararını temyiz etmeyen davalı ...Ş. yönünden mahkemece verilen 02.04.2015 tarihli ve ███████ E., ███████ K. sayılı ilk kararın kesinleşmiş olduğu, anılan davalıya bozmanın sirayet etmemesi gerekirken, davalı ...Ş. yönünden bozmadan sonra mahkemece verilen 27.04.2021 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı ikinci karar ile yeniden hüküm kurularak davacıların maddi tazminata ilişkin davalarının reddine hükmedilmesinin doğru olmadığı, o halde davalı ...Ş. yönünden mahkemece verilen 02.04.2015 tarihli ve ███████ E., ███████ K. sayılı ilk kararın kesinleştiğinin anlaşılmasına göre, anılan davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... yönünden mahkemece verilen 02.04.2015 tarihli ███████ Esas, ███████ Karar sayılı ilk kararın kesinleştiğinin anlaşılmasına göre, anılan davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacılardan ...ile ...'in maddi tazminat taleplerinin reddine dair karar Yargıtayca onandığından bu kararın kesinleştirme işlemlerinin yapılmasına, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... hakkında verilen kararla ilgili Yargıtayca bozma kararı verilmediğinden bu kişi ile ilgili daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu kişi ile ilgili verilen kararın kesinleştirme işlemlerinin yapılmasına, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, Yargıtay bozma kararından evvel harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda hüküm kurulduğundan ve bu hüküm kesinleştiğinden bu konular hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece usulü kazanılmış hak ilkesinin ihlal edildiğini, mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozma kararı kapsamında karar verilmediğini, mahkemece bozma kararına uyulmak suretiyle müvekkillerinin usulü kazanılmış hak elde ettikleri nazara alınmak suretiyle müvekkillerinin maddi tazminat taleplerinin davalı ... yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiğini veya karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkillerinin ilgili maddi tazminat taleplerinin davalı ... yönünden ilk karar kapsamında red edilmediğini, davalı ... yönünden kabul kararının kesinleşmiş olduğunu, mahkemenin davacılardan ...ve ... yönünden maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi yönünde karar verilmesinin usul ve yasaya ve bozma ilamına aykırılık oluşturduğunu, mahkemece 22.01.2025 tarihli son kararda davacılar ...ve ... yönünden maddi tazminat taleplerinin reddine dair kararın kesinleştiğinden bahsedildiğini, halbuki böyle bir durumun olmadığını, usulü kazanılmış hak ilkesi ve bozma kararı kapsamında müvekkilleri lehine ve davalı ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretlerine hükmedilmesi gerektiğini, çünkü red kararı değil, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini, davanın açılmasına davalı ... şirketinin sebebiyet verdiğini, mahkemece verilmiş olan hükmün gerek kusur yönünden gerekse taktir edilen maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadan karar verildiğini, desteğin aylık kazancının asgari ücret olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, desteğin aylık kazancının 1.500,00 TL’nin üzerinde olduğunu, desteğin aylık kazancının %10’un çok üzerinde artacağı nazara alınmadığını, bu açıdan ek rapor gerektiğine dair taleplerinin mahkemece kabul edilmediğini, bilirkişi raporunda davacılar ... ve ... ile ilgili hesapta kaza tarihinin değil, rapor tarihinin baz alındığını, halbuki kaza tarihi ve dava tarihinin baz alınması gerektiğini, davacı ...'in halen evli olmadığını, evlenme şansının bulunmadığını, %1’lik indirimin bu nedenle kabul edilemeyeceğini, bu açıdan hesaplamanın eksik olduğunu, ek rapor alınması gerektiğine ilişkin taleplerinin mahkemece kabul edilmediğini, mahkemenin 02.04.2015 tarihli ve ███████ E., ███████ K. sayılı ilk ilamını davalı ...Ş.'nin temyiz etmediğini, mahkemece verilen ilk kararın davalı ... tarafından temyiz edildiğini, bu halde bozma kararının ödemeyi yapan ve ilk kararı temyiz etmeyen ... Sigorta A.Ş.’ye sirayet etmesinin mümkün olmadığını, davalı ...Ş. hakkında verilen ilk kararın kesinleşmiş olduğunu, bu nedenle davalı ...Ş. hakkında verilen kararda değişiklik olmaması gerektiğini, mahkemece verilen ilk kararın davalı ...Ş. yönünden kesinleşmesine rağmen bu husus nazara alınmadan hüküm tesis edilmiş olduğunu, mahkemenin 02.04.2015 tarihli ve ███████ E., ███████ K. sayılı ilk kararından sonra bu ilamın icrası suretiyle davalı ...Ş. tarafından yapılan ödemelerin nazara alınmadığını, kusur oranının doğru tespit edilmediğini, davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının kabul ya da red edilmediğini, bu hususta herhangi bir karar verilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya kapsamından, mahkemenin 02.04.2015 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı ilk kararı ile maddi tazminat bakımından davacılardan ...’in maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ...’in maddi tazminat davasının ise tamamen kabulü ile davacı ... ... için 46,68 TL, ... için 10.025,91 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... şirketinden -poliçede yazılı limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile- dava tarihinden itibaren, diğer davalıdan ise olay tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verildiği, bu kararın davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edildiği, yapılan temyiz incelemesinde Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 06.06.2018 tarihli ve ██████████ E., █████████ K. sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verildiği, davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesinin istenmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 29.01.2020 tarihli ve █████████ E., ████████ K. sayılı ilamı ile davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar verildiği, şu durumda mahkemenin ilk kararını temyiz etmeyen davalı ...Ş. yönünden mahkemece verilen 02.04.2015 tarihli ve ███████ E., ███████ K. sayılı ilk kararın ve bu kararda davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat miktarlarının kesinleşmiş olduğu görülmüştür.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 06.06.2018 tarihli ve ██████████ E., █████████ K. sayılı ilamı üzerine desteğin gelirinin asgari ücret kadar olduğu kabul edilerek yapılan hesaplama sonucu davacıların bakiye tazminat alacaklarının kalmadığının tespit edildiği, söz konusu tespitin yalnızca ilk kararı temyiz eden davalı ... bakımından geçerli olduğu, davacıların maddi tazminata ilişkin taleplerinin yalnızca davalı ... yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, zira davalı ...Ş.'nin ilk kararı temyiz etmemekle bozma ilamından faydalanamayacağı, davalı ...Ş.'nin ilk kararda hükmedilen davacılardan ...için 46,68 TL ve ... için 10.025,91 TL tazminat miktarlarından sorumlu olduğu, buna rağmen davacılar vekili tarafından temyiz edilen mahkemenin üçüncü ve son kararının hüküm fıkrasının (2) nolu bendinde, davacılardan ...ile ...'in maddi tazminat taleplerinin reddine dair karar Yargıtayca onandığından bu kararın kesinleştirme işlemlerinin yapılmasına, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Şu durumda, davalı ...Ş. yönünden davacılardan ...ve ...'in maddi tazminata ilişkin taleplerinin kabulüne dair mahkemece verilen 02.04.2015 tarihli ve ███████ E., ███████ K. sayılı ilk kararın kesinleştiği, anılan davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine dair mahkemenin 27.04.2021 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı ikinci kararının ise yalnızca davalı ... yönünden kesinleştiğinin anlaşılmasına göre, davacılardan ...ile ...'in maddi tazminat taleplerinin reddine dair kararın her iki davalı bakımından kesinleştiği anlamına gelecek şekilde hüküm tesis edilmesi hatalı olup, kararın bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (2) nolu bendinde yer alan "Davacılardan ...ile ...'in" ibaresinden hemen sonra gelmek üzere "davalı ... yönünden" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde davacılara iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!