Anahtar kelimeler: Kyazim Gidilerek Lojistik Borçludan Plastik Unvan Hiz Olmuş İmalat Unvanının

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026K.YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TALEP
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket unvanının .... HİZ. İÇ VE DIŞ. TİC, A.Ş. 'den 08.05.2024 tarihinde unvan değişikliğine gidilerek ..... LOJİSTİK A.Ş. olmuş olduğunu, davalı ..... PLASTİK İMALAT SANAYİ LTD. ŞTİ.'nin talepleri üzerine verilen taşıma hizmeti neticesinde müvekkili şirketin, davalı borçludan 14.08.2023 düzenleme tarihli 24.10.2023 tarihli ..... Numaralı, 14.08.2023 düzenleme tarihli 24.10.2023 tarihli ..... Numaralı, 14.08.2023 düzenleme tarihli 24.10.2023 tarihli .....Numaralı faturalara istinaden 1.250,00 EURO tutarında alacağı bulunmakta olduğunu, müvekkili şirketin, davalı/borçluya ait taşıma işlemlerini gerçekleştirmiş, Müvekkili şirketin işbu hizmeti görebilmek adına davalı şirket için yapmış olduğu işlemlere ait belgeleri dava dilekçeleri ekinde Sayın Mahkemeye sunulmuş olduğunu, bu taşıma ilişkisi sonucu karşı tarafın ödemesi gereken taşıma hizmetinden kaynaklı borcu doğmuş olduğunu, ancak davalı/borçlunun, borcunu ödememiş olduğunu, bunun üzerine davalı tarafa karşı Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış, ancak davalı/borçlunun itirazı üzerine söz konusu takibin durmuş olduğunu, Müvekkili şirket ile davalı firma arasında bir takım yüklerin taşınması konusunda anlaşma sağlanmış, söz konusu anlaşma kapsamında müvekkili şirketin üzerine düşen edimlerini eksiksiz ve kusursuz bir şekilde yerine getirmiş olmasına rağmen, davalı yan iş bu taşıma işinden kaynaklı bekleme bedellerini ödememiş olduğunu, Müvekkilinin taşımasını üstlendiği eşyayı teslime hazır hale getirmiş olup davalı yandan kaynaklı olarak araç boşaltılamamış ve bekleme yapılmış olduğunu, işbu bekleme dolayısıyla oluşan masraflar ve ücretlerin davalı yana yansıtılmış olduğunu, davalı yan ile yapılan yazışmalarda davalı yan bu bedelleri kabul etmiş olmasına rağmen borcunu ödemeden imtina etmekte olduğunu, oluşan bekleme ücretlerinin ödenmesi için Kartal ...... Noterliği 05.10.2023 Tarih ..... Yevmiye numaralı ihtarname gönderilmiş, buna rağmen yine de ödeme yapılmamış olduğunu, işbu dava konusu alacağa ilişkin olarak düzenlenen faturalara karşı herhangi bir itirazda dahi bulunulmamış olduğunu, Yukarıda izah ettikleri nedenlerle, fazlaya dair ve başkaca hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı davalarının kabulü ile Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... E. sayılı dosyasına vaki borca itirazın iptali ve takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan gerçekleştirilen nakliye hizmeti sırasında yükü zamanında boşaltmadığı iddiasıyla müvekkili şirketten "bekleme bedeli" talep etmekte olduğunu, Davacı yanın alacak talebinin haksız ve dayanaksız olduğundan, icra takibine itirazın iptali isteminin reddi gerekmekte olduğunu, Taraflar arasında imzalanmış bir taşıma sözleşmesi bulunmamakta olduğunu, Davacı yan her ne kadar, kendisinden kaynaklanmayan beklemenin söz konusu olduğunu iddia etmekte ise de bekleme olgusunun gerçekleştiğini kabul anlamına gelmemekle birlikte, talep ettiği tutarda bekleme ücretini doğuracak bir borçlandırıcı işlemin (sözleşmenin) varlığı gerekmekte olduğunu, Nitekim fatura, borçlandırıcı işleme (hukuki işleme) ilişkin değil; ifa safhasına ilişkin bir belge olduğunu, Faturanın söz konusu olabilmesi için öncelikle borç doğuran hukuki işlemin (sözleşmenin) söz konusu olması gerektiğini, Taraflar arasında böyle bir hukuki ilişki söz konusu olmadığını, Diğer yandan taraflar arasında taşıma işi ve bekleme hususlarını düzenleyen bir sözleşme olmadığı gibi; aksini kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet bir borçlandırıcı işlem söz konusu olsa idi davacının bu kez "bekleme olgusunu" ispat etmesi ve bu beklemede müvekkil şirketin kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekirdi. Yine davacının tüm bu iddialarını ispat ettikten sonra da bekleme ile oluşan masraflarını ve zararını ispat etmesi gerekmekte olduğunu, oysa daha baştan itibaren bu yönde bir borçlandırıcı işlem bulunmadığı gibi iddia etti önelik delil de sunmayan davacının davası yalnız soyut iddialara dayalı olduğundan reddi gerekmekte olduğunu, Kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet bekleme olgusu gerçekleşmiş olsa bile bu hususun müvekkili şirketin kusurundan kaynaklanmamış; müvekkili şirket üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunu, Dava dilekçesinde aksi yönde bir iddia da bulunmamakta olduğunu, Davacının düzenlediği herhangi bir borçlandırıcı işleme dayanmayan, bir sözleşme ilişkisine dayalı olmayan, neye istinaden düzenlendiği belirsiz olan faturalarına mail yoluyla itiraz edilmiş, kabul edilmediği bildirilmiş ve müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarına alınmamış olduğunu, Faturaya itiraz şekle bağlı olmadığı gibi, herhangi bir hukuki ilişkiye dayalı olmayan faturaya itiraz etmemenin de bir sonucu olmadığını, bununla birlikte söz konusu bekleme bedellerinin kabul edilmediği davacı yana bildirilmiş, bu itibarla müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarında davacı lehine alacak bulunmamakta olduğunu, Müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu, davacının icra inkar tazminatı taleplerinin reddi gerekmekte olduğunu, Davacının taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte talep edilen faiz oranı da kanuni dayanaktan yoksun olup, temerrüt olgusu gerçekleşmediğinden faiz başlangıcına ve kanuni dayanaktan yoksun olarak talep edilen faiz oranına da itiraz etmekte olduklarını, Yine davacının talep ve iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının iddiaları zamanaşımına uğramış olup, zamanaşımı itirazlarının vaki olduğunu, Yukarıda açıklanan ve sayın mahkemece resen nazara alınacak nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, Davanın reddine, Kötü niyetli olarak takip başlatılmış olması nedeniyle, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere hükmedilecek tazminatın davacıdan alınarak tarafımıza verilmesine, Yargılama harç ve giderleriyle vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı (alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği, düştü ile temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve nihayetinde toplam alacağın ne olduğu, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.Dosyamız arasına celp edilen Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının toplam 1.250,00 EURO üzerinden borçlu aleyhine fatura alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından █████/2023 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü.Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.Bilirkişiler ..... Dr. Öğr. Üyesi ..... tarafından █████/2025 tarihinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; Davacının 2023 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğunu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin mahkeme takdirinde olduğunu, davalı yana ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğunu , davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan █████/2023 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 1.250,-EUR Alacaklı oldukları, Davacı alacağının davacı yan tarafından davalı yana 14.08.2023 tarihinde düzenlenmiş ..... Numaralı ve açıklaması “bekleme bedeli” olan 450 eur tutarlı temel e-fatura, seo ..... numaralı ve açıklaması “bekleme bedeli” olan 350 eur tutarlı temel e-fatura ve seo..... numaralı ve açıklaması “bekleme bedeli” olan 450 eur tutarlı temel e-fatura bedelinin davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğunu, davacı yan tarafından toplam tutarı 1.250,-EUR olan işbu 3 Fatura için İcra Takibi yapılmış olduğunu, Temel E-Faturaların karşı tarafça E-Fatura sistemi üzerinden otomatik olarak kabul edileceğini, Temel E-Faturalara ancak iade faturası düzenlenerek veya Noter aracılığı veya KEP üzerinden itiraz edilebileceği, ancak dosya içeriğinde süresi içinde davalı tarafından davacı yana gönderilmiş bir itiraz belgesine rastlanmamış olduğu, Davacı yan tarafından dava dilekçesi ekinde muhatabın davalı olduğunu, kartal .... noterliği'ne hitaben 05.10.2023 tarihinde düzenlenmiş ihtarname talebi görülmüş olduğunu, ancak ihtarnamenin noter tasdikli suretine dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, işbu ihtar talebinde davacı yan tarafından davalı yandan 3 fatura bedeli olan 1.250 eur'nun ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 gün içinde ödenmesinin ihtar edilmiş olduğu görülmekte olduğu, davalı yan tarafından 10.10.2023 tarihli beyan dilekçe ekinde dosyaya sunulu ihtarnameye göre, davalı yan tarafından kapaklı noterliği ile 10.10.2023 tarihinde davacı yana ihtarname gönderilmiş olduğu, işbu ihtarnamede işbu ihtarnamenin davacı tarafından 05.10.2023 tarihinde kartal ...... noterliği ve ..... yevmiye no.lu ihtarnameye yanıt olarak gönderilmiş olduğunu, işbu faturada davacı alacağını oluşturan 3 faturanın kabul edilmesini gerektirecek herhangi bir mal veya hizmet alımının olmadığını, davalının davacıya herhangi bir borcunun olmadığının ihtar edilmiş olduğu görülmekte olduğu, lojistik yönden değerlendirme sonucunda davacının davalı ile ticari ilişki sürdüğü takdirde bekleme ücreti faturasını ayrı olarak fatura ederek talep edemeyeceği, taraflar arası ticari ilişki sürmediği takdirde, davacının ancak kendi katlandığını ödeme şeklinde bekleme ücreti ödemeleri varsa bunu davalıdan talep edebileceği, aksi takdirde, her bir araçta bir gün olmak üzere toplam üç gün için 1250 EURO bekleme bedeli talebinin fahiş olduğu, mahkemece hakkaniyete uygun bir miktara karar verilebileceği değerlendirildiği, davacı yan lehine karar alınması durumunda, davacı yan'ın, icra takip tarihi olan 24.10.2023 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek değişen oranlarda TCMB 'na Uygulanacağı Bildirilen En Yüksek Mevduat Faizi (EUR) talep edebileceğine ilişkin hususlar tespit edilmiştir.Dosyaya sunulan █████/2025 tarihli Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi ..... Talimat dosyasından bilirkişi .....arafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Davacının ve Davalının 2023 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı ve davalı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Davalı taraf olan ...... Plastik İmalat Sanayi ve Ltd.Şti firmasının ticari defter ve belge incelemesinde davalı ..... Lojistik A.Ş. “den 2023 yılında 23.750,00 EURO (610.109,94 TL) tutarında hizmet aldığı karşılığında ise 23.750,00 EURO (610.109,94 TL) ödeme yaptığını ve davalı tarafa borcunun olmadığı, dava alacak konusu olan 14.08.2023 tarih seo ..... 450,00 euro, 14.08.2023 tarih seo..... 350,00 euro ve 14.08.2023 tarih seo..... 450,00 euro olmak üzere toplam 1.250,00 euro tutarındaki 3 faturanın davalı coko werk plastik imalat sanayi ve ltd.şti firmasına ait ticari defter kayıtlarında bunmadığını, ilgili faturaların temel e-fatura olduğunu, temel e-faturaların karşı tarafça e-fatura sistemi üzerinden otomatik olarak kabul edileceğini, temele-faturalara ancak iade faturası düzenlenerek veya noter aracılığı veya kep üzerinden itiraz edilebileceği, ancak dosya içeriğinde süresi içinde davalı tarafından davacı tarafa gönderilmiş bir iade, iptal ve itiraz belgesine rastlanmamış olduğu hususları tespit edilmiştir.Bilirkişiler ....... tarafından █████/2025 tarihinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ..... Plastik İmalat Sanayi Limited Şirketi firmasına ait ..... sayılı ihracat beyannamelerine konu taşıma işlerinde, taşıma aracının belirlenen süreden fazla tahsiste kaldığı, bu beklemeye davalı tarafın sebebiyet verdiği, davacının bekleme ücretlerini rücu etmekte haklı olduğu, ancak dosya kapsamında beklemenin nerede, neden ve kimden kaynaklandığına dair somut bir veri bulunmadığı, faturaların mesnet teşkil edecek bir dayanağının olmadığı, araç beklemelerinin davalı ihracatçıdan kaynaklandığına ilişkin ispatlayıcı bir belgenin sunulmadığı, talep edilen bekleme ücretlerinin sabit olmadığı, gün bazında fahiş miktarlar içerdiği, kök rapor değerlendirme sonuçlarını değiştirecek yeni bir hususun ortaya çıkmadığı, bu nedenlerle itirazlara yönelik sağlıklı bir değerlendirme yapılamadığı belirtilerek, davacının bekleme ücreti alacağına ilişkin taleplerinin reddinin gerektiği hususları ifade edilerek talep ve dava etmiştir.Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının fatura alacağı dayanak gösterilmek suretiyle davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Taraflar arasında bir kısım emtianın taşınması konusunda anlaşmaya varıldığı; dosyada mübrez belgelerden davacı tarafından söz konusu taşıma işinin tamamlanarak davalı adına dava konusu faturaların düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından davalı adına 14.08.2023 tarihinde “bekleme bedeli” açıklamalı 450 eur tutarlı temel e-fatura, “bekleme bedeli” açıklamalı 350 eur tutarlı temel e-fatura ve “bekleme bedeli” açıklamalı 450 eur tutarlı temel e-fatura olmak üzere toplam 1.250 eur bedelli 3 adet fatura düzenlendiğini, söz konusu fatura bedellerinin ödenmediği iddiası ile huzurda görülen dava açılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık faturaya konu malların taşınması sırasında meydana gelen beklemenin davalıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ile davalının bekleme bedellerinden sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafından beklemenin davalıdan kaynaklanan sebeplerle meydana geldiği, bu nedenle de davalının bekleme ücretinden sorumlu olduğu iddia edilerek söz konusu iddialarının ispatı bakımından bir kısım mail yazışmalarına dayanılmıştır. Davalı tarafça söz konusu mail yazışmaları inkar edildiğinden söz konusu mail yazışmalarına mahkememizce itibar edilmemiştir. Bekleme ücretinden taşıtanın yani somut uyuşmazlıkta davalının sorumluluğuna gidilebilmesini gerektirir dosya ekinde somut bir veri/belge bulunmadığı, öncelikle faturaların kesilmesine mesnet beklemenin nerede, neden ve kimden kaynaklandığının tespitinin gerektiği, ancak gerek faturalarda gerek dosya eki belgelerde beklemenin sebebiyeti hakkında somut bir bilgi ve dayanak bulunmamaktadır. Dosya kapsamında davacının dava dışı fiili taşıyıcılara veya sair şekilde katlandığı bekleme ücreti de sabit değildir. Oysa, davacının masraf olarak bekleme ücreti ödemesi söz konusu ise bunu süre ve araçlar bazında ortaya koyması gerekir. Sırf “bekleme ücreti” adı altında talep edilen miktarlar ve düzenlenen faturalar müstenidatları ortaya konulmadığı görülmektedir.Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde delilleri arasında açıkça yemin delilinin belirtilmiş olması nedeni ile mahkememizce davacıya iddialarının ispatı bakımından yemin delili hatırlatılmıştır. Davalı şirket yetkilisi tarafından mahkememiz huzurunda; "Davacı ...... Lojistik A.Ş. tarafından gerçekleştirilen dava konusu taşımalarda, araçların yükleme ve/veya boşaltma süreçlerinde tarafımızdan kaynaklanan herhangi bir gecikme nedeniyle beklemediğini, bu taşımalar kapsamında davacıya ait araçların tarafımızdan kaynaklı olarak bekletilmediğini, bu nedenle davacının bekleme bedeli talep etmesini gerektiren bir durum bulunmadığını ve buna bağlı herhangi bir maliyetin kabul edilmediğini ve bu yönde bir ödeme taahhüdünde bulunulmadığına namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." şeklinde usulüne uygun olarak yemin eda edilmiştir. Yemin delili, kesin delillerden olup davalı şirket yetkilisinin usulüne uygun yemin beyanı doğrultusunda ispatlanamayan davanın reddi ile davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-AÇILAN DAVANIN REDDİNE,2-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.902,99 TL harç düşüldükten sonra fazla alınan 2.170,99 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 55.927,36 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,7-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin ve davalı şirket yetkilisinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip .....☪e-imzalıdır.☪Hakim .....☪e-imzalıdır.☪