Anahtar kelimeler: Devretmediğini Satışı Ödemesine Davayı İii Kesinlik Şartı Eksiklikleri Bağımsız Mirasçısı

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ
: 06.06.2024SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Mahkemenin 06.06.2024 tarihli ek kararı davalı ... mirasçısı .... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve davalılar arasında dava konusu 70 parsel, 3 numaralı bağımsız bölümün satışı hakkında sözleşme düzenlendiğini, müvekkilinin bedelini ödemesine rağmen davalılar taşınmazı devretmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar davayı kabul etmiştir.III. MAHKEME KARARI1. Mahkemece, 01.01.1994 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.2. Mahkemece 06.06.2024 tarihli ek kararı ile davalı ... mirasçısı ....... hükmün tamamlanmasına yönelik talebi hakkında Mahkeme kararının 0.02.1997 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten itibaren ilamın icrasına yönelik 10 yıllık sürenin geçmesi nedeniyle hükmün tamamlanamayacağı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... mirasçısı ... temyiz dilekçesinde; davalı ... davalı olduğu ve payının iptaline karar verildiği halde Mahkeme kararının hüküm kısmında payının belirtilmesine rağmen isminin yazılması nedeniyle tapuda işlem yapılamadığını ileri sürerek Mahkeme kararının düzeltilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, temyiz istemine konu karar tavzih talebine yönelik verilen ek karardır.1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Mahkeme ilamları verilmesi tarihinden itibaren, 10 yıl içinde karşı tarafa tebliğ edilmezse zamanaşımına uğrar (İİK 39/1). İlam, hükmün verilmesi tarihinden itibaren 10 yıldan fazla bir zaman geçtikten sonra, borçluya tebliğ edilirse, borçlu, süresi içinde temyiz yoluna başvurarak hükmün yalnız ilamın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle bozulmasını sağlayabilir.3. Ancak, ilamların 10 yıllık zamanaşımına tâbi olması kuralının bazı istisnaları vardır. Taşınmazın mülkiyetine ve taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin ilamlar zamanaşımına tâbi değildir; çünkü, ayni haklar zamanaşımına uğramaz. Ayrıca, şahıs ve aile hukukuna ilişkin ilamlar da zamanaşımına uğramazlar.4. Somut olayda, Mahkemece 06.06.2024 tarihli ek kararı ile davalı ... mirasçısı ...'nın hükmün tamamlanmasına yönelik talebi hakkında Mahkeme kararının 06.02.1997 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten itibaren ilamın icrasına yönelik 10 yıllık sürenin geçmesi nedeniyle hükmün tamamlanamayacağı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş ise de ayni hakka ilişkin kararda ilam zamanaşımı söz konusu olmadığı gözetilmeksizin tavzih talebinin reddine karar verilmesi doğru değildir. Ancak, dosya incelemesinde davacı vekilinin 15.07.1997 tarihinde temyize konu tavzih talebiyle aynı yönde tavzih talebinde bulunduğu ve 01.10.1995 tarihinde ise duruşma açılarak talep hakkında tavzih yapıldığı anlaşılmış ise de Mahkemece buna ilişkin karar verilmemiştir. O halde 01.10.1997 tarihli tavzihe yönelik duruşmaya uygun olarak tavzih talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.V. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.