Anahtar kelimeler: Düşme Haller Derhal Sistemlerinin Edenin Görüşü Verilebilecek Hükmüne Belgede Yarar
11. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
SUÇLAR
:Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
A. Sanık ...'ün resmi belgede sahtecilik suçundan verilen düşme hükmüne yönelik temyizinin incelenmesinde;
Derhal beraat kararı verilebilecek haller dışında, zamanaşımı nedeniyle verilen düşme hükmüne yönelik sanığın temyizinde hukuki yarar bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılanlar vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan verilen düşme hükmüne yönelik temyizinin incelenmesinde;
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan düşme hükmünün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığa atılı suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Katılanlar vekili ve sanık ...'ün nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizlerinin incelenmesinde;
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılanlar vekili ve sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nin 158/1-f-son maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun suç tarihi itibarıyla hapis cezasının alt sınırının 3 yıl adli para cezasının da haksız menfaat miktrarının 2 katından az olamayacağının belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece sanık hakkında 2 yıl hapis ve 1.200,00 TL adli para cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
Katılanların, kendisini vekil ile temsil ettirmesine ve sanığın atılı nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûm olmasına rağmen katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Yasaya aykırı, katılanlar vekili ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!