Anahtar kelimeler: Zilyet Aşkın Süredir Murisi Payının Devri Miras Parsellerin Kısımlarında İlamına
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

EK KARAR TARİHLERİ
: 18.07.2025, 28.07.2025
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkemece bozma ilâmına uyularak verilen karar davacı ... ve ... vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların murisi ...'ün 05.06.1964 tarihinde öldüğünü, ... adına kayıtlı olan dava konusu 2413, 1317, 2055, 6 42... sayılı parsellerin dava dilekçesinde belirtilen kısımlarında 30 yılı aşkın süredir zilyet olduklarını ileri sürerek miras payının devri sözleşmeleri uyarınca ... adına kayıtlı 2413, 1317, 2055, 6 42... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde zilyet oldukları kısımların iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazlardan 2413 parsel sayılı taşınmazın ... adına kayıtlı iken kamulaştırıldığını, tapulu taşınmazların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların taşınmazlarda zilyet olmadıklarını, miras payının devri sözleşmelerinin geçerli olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
3. Davalılardan ........... ... mirasçıları ile ........ mirasçıları davayı kayıtsız şartsız kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.04.2021 tarihli ve 2021/1 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 14.04.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar ... ve ... mirasçıları vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairemizin 30.05.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile "davacılar vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile dava konusu eski 2413 parsel sayılı (yeni 5 18... parsel sayılı) taşınmazda ........ın davacılardan ...’e yönelik kabul beyanı olduğu, eski 642 parsel sayılı (yeni 4 76... parsel sayılı) taşınmazda ...... ve ........ davacılardan ...’e yönelik kabul beyanı olduğu, eski 2055 parsel sayılı (yeni 6 10... parsel sayılı) taşınmazda ......ın davacılardan ...’e yönelik kabul beyanı olduğu, yine eski 2055 parsel sayılı (yeni 6 10... parsel sayılı) taşınmazda .........ın davacılardan ...’e yönelik kabul beyanı olduğu, eski 1612 parsel sayılı (yeni 6 82... parsel sayılı) taşınmazda .......’ın davacılardan ...’e yönelik kabul beyanı olduğu, yine eski 1612 parsel sayılı (yeni 6 10... parsel sayılı) taşınmazda .....’ın davacılardan ...’e yönelik kabul beyanı olduğu, eski 1317 parsel sayılı (yeni 5 05... parsel sayılı) taşınmazda ise.......... ve .........nın davacılardan ...’e yönelik olduğu mahkemece kabul eden tüm davalıların payı üzerinden davacılar adına eşit olarak tescil kararı verilerek kabul beyanları hatalı değerlendirilerek talep aşımına neden olacak şeklinde paylara yönelik hatalı hüküm kurulduğu; dava konusu eski 642 parsel sayılı (yeni 4 76... parsel sayılı) taşınmazın tamamı üzerinden hüküm kurulmuş olmasının doğru görülmediği, ayrıca davaya konu taşınmazların tapu kaydının pasif hale geldiği, güncel tapu kaydı getirtilerek saptanacak yeni duruma göre bir karar verilmesi gerektiği, yine davalılardan ...’ın vefat ettiği anlaşıldığından ölü kişi adına hüküm kurulmuş olmasının isabetli olmadığı, muris adına kayıtlı taşınmazlarda murisin toplam payının 2880 pay olarak hesap edilmesi gerektiği" gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemece bozmaya uyularak 28.03.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı karar ile dava kısmen kabul edilmiş 15.05.2023 tarihli tavzih kararı ile davayı kabul eden davalılar yönünden harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin hükümlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.
4. Dairemizin 17.01.2024 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmı ile, "davacılar vekilinin 15.06.2021 tarihli temyiz dilekçesinde davayı kabul eden davalıların kabul beyanlarının, davaya konu her parsel yönünden ayrı ayrı değerlendirerek sadece belli davalılar yönünden paylarının iptalinin talep edildiği, böylece taleplerin azaltıldığı ve davayı kabul eden davalıların bir kısmı yönünden tescil taleplerinden feragat edildiğinin anlaşıldığı, hâl böyle olunca Mahkemece, davacılar vekilinin 15.06.2021 tarihli temyiz dilekçesindeki talepleri doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken usuli kazanılmış hakka aykırı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu, öte yandan, dosya içerisinde Karayolları Genel Müdürlüğünden gelen yazı cevaplarında davaya konu 2413 parsel sayılı taşınmazın 55 74... 'sinin kamulaştırıldığının belirtildiği, Mahkemece, 2413 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmaya ilişkin belgelerinin getirtilip kamulaştırma işlemlerinin kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, kamulaştırma kesinleşmişse kamulaştırılan kısmın ifrazı için davacı vekili ile davalı ...'ne uygun bir süre verilerek güncel tapu kayıtlarına göre karar verilmesi gerektiği, kabule göre de, hükmün tavzihi başlıklı HMK'nın 305. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." hükmüne aykırı olarak harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden hükmün tavzih kararı ile değiştirilmesinin de doğru görülmediği" gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2. Mahkemece 18.07.20 25... .07.2025 tarihli ek kararlar ile davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekilinin tavzih taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece hüküm kurulurken davayı kabul eden davalıların kabul beyanının hatalı yorumlandığını, bozma ilâmına uyulmasına rağmen gereklerinin yerine getirilmediğini ve aykırı karar verildiğini, iptal ve tescil hükümlerinde hataların bulunduğunu, yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden Mahkemenin verdiği tavzih kararının hatalı olduğunu, davayı kabul eden davalılardan yargılama gideri ve vekâlet ücreti taleplerinin olmadığını belirterek kararın aleyhlerine olan kısmının bozulmasını, lehe olan kısmının onanmasını, ayrıca tavzih talebinin reddine dair kararın bozulmasını istemiştir.
2. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların 04.06.20 21... .08.2025 tarihli dilekçeleri ile davayı kabul eden davalılardan yargılama gideri ve vekâlet ücreti taleplerinin olmadığını bildirdiklerini, Mahkemece talebe ve bozma kararına aykırı şekilde karar verildiğini, tavzih talebi dilekçesinin tüm taraflara tebliğ edilmesi gerekirken edilmediğini belirterek kararın ve tavzih talebine ilişkin ek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; miras payının devri sözleşmelerinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Anayasa'nın 141. maddesinde bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı düzenleme altına alınmıştır.
2. Bu düzenleme doğrultusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294. maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafları iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi en az aynı Kanun'un 297. maddesinde belirtilen hüküm sonucunun tutanağa geçirilerek okunması suretiyle olur.
3. 6100 sayılı Kanun’un 297. maddesinde, İlk Derece Mahkemesi kararında bir mahkemenin gerekçe ve hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır.
4. Mahkemelerce verilecek kararların hüküm sonuçlarının gerekçeleriyle tutarlılık arz etmesi gerektiği açık olup, bu husus kamu düzeni kapsamında re'sen incelemeye tâbi tutulan sebeplerden olup; kısa karar, bir davayı sona erdiren (nihai) temyizi mümkün olan son kararlardandır. Bu kararla mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Asıl olan kısa karardır. Bu gibi hâllerde de 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli kararında buna uygun olarak düzenlenmesi gereklidir (10.04.1992 gün ve 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı). Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun ███████-23 Esas, 268 Karar, 2012/6–97 Esas, 203 Karar, ███████–149 Esas, 291 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
6. Somut olayda, davacıların yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden davayı kabul eden davalılardan talepleri olmadığına dair dilekçelerine rağmen, Mahkemece gerekçeli kararda davacılar vekilinin davayı kabul eden davalılar yönünden yargılama gideri talebi olmadığı yönündeki beyanı dikkate alınarak "...yargılama giderleri davacılar üzerinde bırakılmıştır..." şeklinde gerekçe belirtilmesi karşısında, hüküm kısmında çelişki oluşturacak şekilde davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davayı kabul eden davalılardan alınmasına karar verilmesi, gerekçe ve hüküm çelişkisi oluşturduğundan bozmayı gerektirmiştir.
7. Öte yandan Mahkemece, gerekçeli kararın hüküm kısmında "E1" olarak gösterilen bölümde "4 76... parsel (642 eski parsel) sayılı taşınmazın ... adına kayıtlı olan 2/3 hissesinin Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilâmına göre 288000 pay olarak kabulü ile davalılar ve dâhili davalılar ... hissesine düşen ███████████ payın, ... hissesine düşen ███████████ payın, ... hissesine düşen ███████████ payın, Şehbil Koca hissesine düşen ███████████ payın tapu kaydının ayrı ayrı iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline" şeklinde karar verilmiş ise de: davacılar vekilinin 15.06.2021 tarihli temyiz dilekçesi doğrultusunda bu parsele ilişkin davayı kabul eden davalı Rukiye Doğan'ın bir kısım mirasçıları yönünden iptal ve tescil hükmü kurulmamış olması da doğru görülmemiş hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
8. Davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilen ve tavzih talebinin reddine dair kararlar yönünden yapılan incelemede hükmün tavzihi başlıklı 6100 sayılı Kanun'un 305/2 hükmünde yer alan "Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." hükmü uyarınca, usul ve yasaya uygun bulunduğundan ek kararların onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulüne, temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
2. Mahkemenin 18.07.2025 tarihli ve 28.07.2025 tarihli ek kararların ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, fazla yatırılan temyiz giderinin temyiz eden bir kısım davalılara iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!