Anahtar kelimeler: Kayseri Yazim Esası Borçlular Sunulan Takibi Eski Dayanak Tarafça Başlatıldığını

T.C.
KAYSERİBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: TespitİSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen █████/2026 tarih ve ████████ E - ████████ K kararına karşı süresi içinde davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Borçlular aleyhine █████/2016 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas (Eski esası Kayseri 1. İcra müdürlüğünün ...E) sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, icra takibine dayanak belgelerin █████/2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi olduğunu, bu nedenle borcun doğum tarihinin borca dayanak sözleşmenin imzalandığı █████/2015 tarihi olduğunun kabulünün gerektiğini, bedelinin borçlular tarafından ödenmiş olmasına rağmen borç doğumundan sonra █████/2017 tarihinde vergi levhası kaydını başlatanın davalı ... adına kaydedilen menkul ve gayrimenkullerin tespiti neticesinde de davalıların muvazaalı nam-ı müstear niteliğinde tasarruf işlemlerinin borç doğumundan sonra gerçekleştirildiğinin ortaya çıkacağını, müvekkilinin alacaklı olduğu Kayseri Genel icra müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası kapsamında borçlunun ticari faaliyetlerini sürdürdüğü adrese █████/2023 tarihinde haciz ve muhafaza işlemi için gidildiğini, bu adresin borçluların ticari faaliyetlerini yakın akrabası ve eski çalışanı üzerinden muvazaalı olarak sürdürdükleri adres olduğunu, bu durumun davalı ...'ın borçluların yakın akrabası olmasından, mahalde borçlulara ait nitelikli ve muhasebesel evraklar görülmesinden borçlu ve davalının muhasebelerinin bir tutulmasından, hatta muhasebecilerinin dahi aynı olmasından davalının borçlunun eski çalışanı olmasından, davalı ile borçlunun aynı iş konulda faaliyet göstermesinden açıkça anlaşıldığını, gidilen haciz mahalinde davalı ... tarafından istihkak iddiasının ileri sürüldüğünü, istihkak iddiasının red olduğunu, borçluların; alacaklı müvekkilinden mal kaçırmak ızrar kastıyla davalı ... ile eylem ve fikir birliği içerisinden borç doğumundan sonra; Nam-ı müstear durumunu kötüye kullanılarak tasarruf işlemlerini gerçekleştirdiği sabit olduğundan muvazaalı nam-ı müstear niteliğindeki tasarruf işlemleri tespit edilerek işbu tasarrufların TBK Md. 19 hükmü gereğince İİK Md. 283/1 hükümleri kıyasen uygulanarak iptalini ve aslında borçlular tarafından bedeli ödenmiş ve borçluların mal varlığında olması gereken menkul ve gayrimenkullerin tespit edilerek davalılar üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan cebri icra yolu ile haciz ve satış yetkisi verilmesine, Borçluların ticari faaliyetlerini eski çalışanları ve yakın akrabaları olan davalı ... adına kayıtlı görünen ticari işletme üzerinden devam ettirdiği istihkak davasının reddine ilişkin yerel mahkeme ve istinaf ilamları ile de vaki olup; perdenin kaldırılması teorisi gereğince muvazaalı işlemlerin tespiti ile tmk md 2 gereğince dürüstlük kuralını ihlal eden davalının müvekkilinin Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... E. (Eski esası: Kayseri 1. İcra Müdürlüğü ... E.) dosyasındaki alacak masraf faiz ve fer'ileri ile birlikte tazmin yaptırımı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan dosyada görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğu, bu nedenle usulden reddine karar verilmesini, Müvekkil, mevcut işyerini ... isimli kişiden kiraladığını ve bunun karşılığında da borç altına girdiğini, lehdarı ... olan bono keşide edildiğini, müvekkili ile ... ile bayilik sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye göre müvekkilinin, ...'nın bayisi olmuş ve ona ait ürünlerin de satışını yapacağını, bu firmanın müvekkiline hem araç hem de mal desteği verdiğini, müvekkilinin ...'ya ait malları (konsinye mal) satarak kar elde etmekte olduğunu, dava dilekçesinde müvekkilinin borçlular ile aynı işkolunda çalıştığı ve onlarla akraba olduğu binaenaleyh bu durumun muvazaaya karine teşkil edeceği ileri sürülse de tamamen soyut ve mesnetsiz iddialara dayanan taleplerin reddi gerektiğini, bu nedenlerle müvekkile karşı açılan davanın öncelikle usulden, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde esastan reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesi talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkeme kararında; "...Dosya kapsamından, davanın █████/2025 tarihinde açıldığı, her ne kadar dava görevsiz mahkemede açılmış ise de, yukarıda anılan ilke ve esaslar uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının da görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihe göre belirlenmesi gerektiği, zira görevli mahkemede görülmeye başlanan dava yeni bir dava olmayıp görevsiz mahkemede açılmış olan davanın devamı niteliğinde olduğu, yasa değişikliğinin yürürlük tarihinin █████/2019 olduğu, somut uyuşmazlıkta dava öncesinde arabuluculuk yoluna başvurulmadığı, bu hususun dava dilekçesinin 4. sayfasında davacı tarafça da belirtildiği, davacının arabulucuya başvurmadığı hususu kendi beyanı ile sabit olduğu gibi dava dilekçesinin herhangi bir yerinde arabuluculuk görüşmesinden bahsedilmediği, dava dilekçesi ekinde de arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı görülmektedir. Eldeki davanın zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olduğu (Bknz Emsal Bursa BAM 10. HD. █████████ esas, ████████ karar, Gaziantep BAM 11. HD. ████████ esas ████████ karar, Antalya BAM 11. HD. ████████ esas ████████ karar) dava öncesinde arabuluculuk yoluna başvurulmasının eldeki dava açısından da dava şartı olduğu tartışmasızdır.Bu durumda, arabululucuk dava şartının uyuşmazlığın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmediği, uyuşmazlığın ticari dava olmasından kaynaklandığı, görevli mahkemeye dosya gönderildiğinde de davanın açıldığı tarihin görevsiz mahkemedeki dava açılış tarihi olduğu, dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurulmamış olması karşısında bu tarih itibariyle dava şartının yerine getirilmediği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı, usul ekonomisi gözetilerek davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan dolayı reddi yönünde re'sen hüküm kurulması gerektiği anlaşılmaktadır.Mahkememizce re'sen gözetilmesi gereken ve sonradan tamamlanabilir nitelikte olmayan dava şartına ilişkin 6102 sayılı TTK m. 5/A ve 7155 sayılı Kanun 18/A hükümleri gözetilerek davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. Arabuluculuk tutanağının sunulmaması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı Kanun'un 18/A. maddesi uyarınca davanın Dava Şartı Yokluğu Sebebiyle Usulden Reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalılar arasında TBK MD 19 hükmü kapsamında muvazaa nedenine dayalı NAM-I MÜSTEAR olarak gerçekleşen işlemler olduğundan perdenin kaldırılması teorisi gereğince ; müvekkilinin alacaklı olduğu icra takibindeki asıl alacağın, faiz , fer'i ve masraflarından borçluların nam-ı müstearı olan davalıların sorumlu tutulması ve fazlaya dair talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500.000,00 TL alacaklarının tahsiline karar verilmesi istemlerinden ibaret muvazaa nedeniyle alacak davalarının Kayseri 14. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ E. Sayılı dosyasında ikame edildiğini, Kayseri 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ E. Ve ████████ K. Sayılı ilamı ile verilen görevsizlik kararının taraflarınca istinaf kanun yoluna götürülmüş olup ; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ████████ E. ████████ K. Sayılı ilamı ile istinaf başvurumuzun kesin olarak reddine karar verildiğini, istinaf ilamı uyarınca, taraflarınca dosyanın görevli Kayseri Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesinin talep edildiğini, ardından dosyanın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. Sayısına kaydının yapıldığını, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. ████████ K. Sayılı ilamı ile '' ...HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Arabuluculuk tutanağının sunulmaması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı Kanun'un 18/A. maddesi uyarınca davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞU SEBEBİYLE USULDEN REDDİNE, '' karar verildiğini, yerel mahkeme tarafından eksik ve hatalı değerlendirme sonucunda usul ve yasaya aykırı bir şekilde davanın usulden reddine kararı verildiğini, bu nedenle istinaf incelemesi yapılarak Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. Ve ████████ K. Sayılı kararının istinaf incelemesi sonucu ortadan kaldırılmasına karar verilerek davanın esasına girilmek üzere dosyanın yerel mahkemeye iadesine karar verilmesini, yerel mahkeme tarafından arabuluculuk tutanağının bildirilmesi için taraflarına süre verilmeksizin davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olup ; istinaf incelemesi sonucunda kararın kaldırılmasına karar verilmesini ... tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun (“7155 sayılı Kanun”) ile Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesinin eklendiğini, yeni düzenleme ile konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı haline getirildiğini, mezkur dava dosyasının , görevsizlik kararı verilerek Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmeden önce niteliği gereği ticari dava olmayıp ; TTK m.5/A hükmünün işbu davada uygulama alanının bulunmadığını, ancak görevsizlik kararı sonrası Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen yargılama kapsamında taraflarına arabuluculuk tutanağının bildirilmesi için süre verilmeksizin davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, huzurdaki davanın ilk olarak Asliye Hukuk Mahkemesi ' nde ikame edildiğini, ardından Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan dosyanın görevli bulunan Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiğini, Asliye Hukuk Mahkemesince başlangıçta davanın ticari dava olduğu tespit edilemediğinden Arabuluculuk Kanunu kapsamında bir inceleme yapılmadığını, ancak dava şartı yokluğu nedeniyle doğrudan ret kararı verilmesinin hukuki dinlenilme hakkına ve hak arama özgürlüğüne aykırı olduğunu, arabuluculuğun eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı olduğunu, anlaşmazlık tutanağının getirilmesi için taraflarına süre verilmemiş olup , yerel mahkeme gerekçesi ve kararının tümüyle hatalı olduğunu, dolayısıyla ; somut olayda dava açıldığı tarihte arabuluculuk dava şartı bulunmadığından, sonradan verilen görevsizlik kararı nedeniyle görevli mahkeme tarafından arabuluculuk yapılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulü ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. Ve ████████ K. sayılı kararının istinaf incelemesi sonucu ortadan kaldırılmasına, davanın esasına girilmek üzere dosyanın yerel mahkemeye iadesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.İlk derece mahkemesinin dava konusu olayda davaya bakmakla Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli bulunduğu yönündeki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde Mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde Mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir.Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.Yargıtay 11. HD █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamında;... Bununla birlikte, dava genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesine açılmakla mahkemece uyuşmazlığın ticari dava olarak nitelendirilmesi halinde dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine intikalinden önce arabuluculuk dava şartının tamamlanması mümkündür. "şeklinde tespitlerde bulunmuştur.Eldeki davanın 27.01.2025 tarihinde Kayseri 14. Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığı, Dairemiz ████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamı ile görevin Asliye ticaret mahkemesinde olduğunun belirtildiği bu karar üzerine Asliye Hukuk mahkemesince 25.4.2025 tarihinde Asliye Ticaret mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, dosyanın 09.03.2026 Tarihinde Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesine kayıt edildiği mahkemece 12.03.2026 tarihinde ara bulucu dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği görülmüştür.Yukarıda ayrıntılı şekilde belirtilen 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesindeki düzenleme uyarınca davacı tarafa Asliye Ticaret Mahkemesine dava açmadan önce ara bulucuya baş vurduğuna dair son tutanağı sunması için bir haftalık kesin süre verilerek/ihtarını içeren davetiye gönderilerek oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.Açıklamalar ışığında; davacının istinaf talebinin HMK 353/1-a-6 md uyarınca kabulüne karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile;2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen █████/2026 tarih ve ████████ E - ████████ K sayılı kararın KALDIRILMASINA,3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,4-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine ,5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. █████/2026