Anahtar kelimeler: Kiraz Beraatlerine Süreç Görüşü Hukukî İstemlerinin Edenlerin İzmir Neticesinde Edilebilir
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Dolandırıcılık
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun uyarınca temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıkların dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13.Ceza Dairesinin, 09.12.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilip duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157/1,43/1,62/1, 52/2,4 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis 15 gün ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına vehak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafii temyizi;sanıkların suç işleme kastının olmadığına,suçun yasal unsurlarının oluşmadığına
ilişkindir.
III. GEREKÇE
Tanık olarak dinlenen ...'ın annesine ait ziynet eşyaların bir kısmını anne ve babasının haberi olmadan aldığı, olay tarihinde lise öğrencisi olan tanık ...'ın okul kantininde veresiye olarak almış olduğu şeylerin parasını ödemek için zaman zaman annesine ait bilezikleri bozdurması ve borcuna karşılık olarak sanık ...'a satması için bir kaç kez ziynet eşya getirdiği, sanıklardan ...'nun bu ziynet eşyalarını kuyumcuya satıp tanık ...'nin kantindeki borcuna gelen kısmı çıkardıktan sonra kalan parayı tanık ...'ye geri verdiği, aynı şekilde sanıklardan ... de ziynet eşya götürdüğü ve satması konusunda kendisine yardımcı olmasını istediği, sanık ...'un aldığı ziynet eşyaları kuyumcuya giderek sattığı, tanık ...'nin kendisine olan borcuna gelen kısmı çıkardıktan sonra kalan parayı tanık ...'ye geri verdiği, tanık ...'nin bu şekilde bir kaç kez evden ailesinin bilgisi dışında ziynet eşyaları alarak satması için sanıklara götürdüğü, sanıklardan ...'nun tanık ...'ye ailesinin bilgisinin olup olmadığını sorduğu tanığın ise altınları kendi aldığını, ailesinin bilmesine gerek olmadığını söylediği daha sonra bu durumu ailesinin öğrenmesi üzerine katılanların oğulları olan Tanık ...'ye sordukları ancak ...'nin olayı başta ailesine anlatmadığı daha sonra anne ve babasının karakola gidip şikayetçi olmaları üzerine durumu anlattığı iddia ve kabul olunan olayda;
Malvarlığının yanında irade özgürlüğünün de korunduğu dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için fail kendisi veya başkasına yarar sağlamak amacıyla bilerek ve isteyerek hileli davranışlar yapmalı bu davranışlarla bir başkasına zarar vermeli, verilen zarar ile eylem arasında uygun nedensellik bağı bulunmalı ve zarar da nesnel ölçütler göz önünde bulundurularak belirlenecek ekonomik zarar olmalıdır.
Somut olayda; mağdurun altınları kuyumcuda bozdurabileceği halde ailesinin bilgisi olmaması nedeniyle sanıklara götürdüğü, sanıkların mağdurun altınların gerçek değerini öğrenmesini engelleyecek nitelikte hileli bir davranışının bulunmadığı, soyut yalan boyutunu aşmayan beyanlarla dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağı sanıkların dosya kapsamına uygun olarak kabul edilen eylemlerinin TCK’nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satınalınması veya kabul edilmesi suçuna temas ettiği gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. Maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!