Anahtar kelimeler: Lastik Yönüne Bakımı Seyrederken Ktk Kara Yapımı Tevkifat Onarımının Hasarlı

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülen Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının kasko sigortası teminatı altında ki, dava dışı ---idaresindeki ---- plakalı otomobilin 01.06.2023 tarihinde, --- - yönünden ----- yönüne seyrederken lastik parçasına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği; davalının, kara yolunun yapımı, bakımı, işletmesi ile görevli olduğu ve KTK 13. maddesini gereğince kusurlu ve zarardan sorumlu olduğu; Davacı tarafından sigortalı aracın onarımının yaptırıldığı ve 27.06.2023 tarihinde -----63.549,23 TL (6.785,78 TL kısmının tevkifat olarak vergi dairesine), 20.07.2023 tarihinde ----- Hizmetlerine 3.526,02 TL (376,51 TL kısmının tevkifat olarak vergi dairesine), 20.12.2023 tarihinde ---- 2.074,44 TL (221,51 TL kısmının tevkifat olarak vergi dairesine) ödendiği ve toplam ödemenin 69.149,58 TL olduğu açıklanarak; ---- plakalı aracın toplam 69.149,58 TL onarım bedelinin ödenme tarihleri itibariyle avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;----- plakalı araç hızının görüş ve yol şartlarına göre yüksek olması nedeniyle kazanın meydana geldiği ve sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu; bütün otoyol boyunca her noktaya her an müdahale edilmesi mümkün olmadığı için kusur ve sorumluluklarının olmadığı açıklanarak davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
: Davada, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın █████/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ----- plakalı araca ilişkin olarak 69.149,58 TL hasar bedeli ödediği hususlarında ihtilafın bulunmadığı, ihtilafın meydana gelen kazanın taraflarının kusur durumları sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin kadri maruf olup olmadığı ve davalıdan rücu koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Dosyanın makine mühendis bilirkişiye verilerek ön inceleme duruşmasında zapta geçen uyuşmazlık konusunda rapor aldırılmasına, karar verilmiştir.
Bilirkişi █████/2024 Tarihli raporunda; Davalı ----, bakım ve işletmesinden sorumlu olduğu --- Otoyolunu trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmadığı ve ----- plakalı otomobilin karayoluna düşen bir araç lastiğine çarparak hasar görmesine neden olduğu için KTK 13 maddesinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; Sürücü --- idaresindeki ----- plakalı otomobili ile seyrederken yol üzerine düşen araç lastiğini yeterince önceden fark etme ve kazayı önleme imkanı olamayabileceği için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı; Tazminata konu --- plakalı, ---- model, 199.253 km’de, 01.06.2023 tarihinde kazaya karışmış,----adına tescilli otomobilin toplam onarım bedelinin 69.149,58 TL olduğu ve 3 parça halinde ödendiği; ---Şirketi’nin ----- numaralı Genişletilmiş Kasko Sigortası Poliçesi ile ---. adına tescilli ---- plakalı otomobilin 13.10.2022 – 13.10.2023 tarihleri arasında, kazanın meydana geldiği 01.06.2023 tarihini de kapsayacak şekilde, rayiç değeri ile sigorta teminatı altında olduğu; Genel Şartların A.1/a maddesi gereğince sigortalı araçtaki hasarların kasko sigortası teminatı altında olduğu; Davalı ve davacının sigortalısı tacir oldukları için ----- Şirketi tarafından hasar tutarlarının, ödenme tarihleri itibariyle avans faizi ile talep edilebileceği;
Dava konusu ----plakalı otomobilin onarım bedelinin, 63.549,12 TL kısmının ödenme tarihi 27.06.2023 itibariyle,
3.526,02 TL kısmının ödenme tarihi 20.07.2023 itibariyle,
2.074,44 TL kısmının ödenme tarihi 20.12.2023 itibariyle,
avans faizi ile talep edilebileceği;
rapor edilmiştir.
Bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığından davalı vekilinin yeniden rapor aldırılması talebinin reddine, karar verilmiştir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve----- sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeniyle davacının zararından davalı sigorta şirketinin, sigortalı sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir.
Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ----- sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay ---- HD'nin 03.12.2020 tarih ----.). Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının ---- Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere "Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak.... hesaplanır" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay ---HD 07.03.2016 tarih ve ----sayılı ilamı)Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay --- HDB'nın 05.06.2014 tarih ve ----- sayılı ilamı) Yine, hasar bedeli, araç rayicinin %50'sini aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir.(Yargıtay ----. HDB'nın 18.05.2016 tarih ve ---- sayılı ilamı);
Davada, Davalı--- bakım ve işletmesinden sorumlu olduğu ---- Otoyolunu trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmadığı ve ---- plakalı otomobilin karayoluna düşen bir araç lastiğine çarparak hasar görmesine neden olduğu için KTK 13 maddesinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; Sürücü--- idaresindeki ------ plakalı otomobili ile seyrederken yol üzerine düşen araç lastiğini yeterince önceden fark etme ve kazayı önleme imkanı olamayabileceği için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı; Tazminata konu ---- plakalı, --- --model, 199.253 km’de, 01.06.2023 tarihinde kazaya karışmış, -----. adına tescilli otomobilin toplam onarım bedelinin 69.149,58 TL olduğu ve 3 parça halinde ödendiği; ---- Şirketi’nin ---- numaralı Genişletilmiş Kasko Sigortası Poliçesi ile ---- adına tescilli ----plakalı otomobilin 13.10.2022 – 13.10.2023 tarihleri arasında, kazanın meydana geldiği 01.06.2023 tarihini de kapsayacak şekilde, rayiç değeri ile sigorta teminatı altında olduğu; Genel Şartların A.1/a maddesi gereğince sigortalı araçtaki hasarların kasko sigortası teminatı altında olduğu; Davalı ve davacının sigortalısı tacir oldukları için---- Şirketi tarafından hasar tutarlarının, ödenme tarihleri itibariyle avans faizi ile talep edilebileceği;
Dava konusu ----- plakalı otomobilin onarım bedelinin, 63.549,12 TL kısmının ödenme tarihi 27.06.2023 itibariyle,
3.526,02 TL kısmının ödenme tarihi 20.07.2023 itibariyle,
2.074,44 TL kısmının ödenme tarihi 20.12.2023 itibariyle,
avans faizi ile talep edilebileceği; tespit ve kabul edildiği, davalı tarafından yetki itirazında bulunulduğu, davalı vekilinin yetki itirazının HMK 16. Md. Gereğince esas hükümle birlikte İstinafa tabi olmak üzere reddine karar verilmiş, davalının iddiasını yasal ve inandırıcı deliller ile kanıtlayamadığından davanın kabulü ile 63.549,12 TL bedele ödeme tarihi olan █████/2023 itibariyle, 3.526,02 TL bedele █████/2023 itibariyle , 2.074,44 TL bedele █████/2023 itibariyle avans faizi ile işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine; karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1-DAVANIN KABULÜ İLE 63.549,12 TL bedele ödeme tarihi olan █████/2023 itibariyle, 3.526,02 TL bedele █████/2023 itibariyle , 2.074,44 TL bedele █████/2023 itibariyle avans faizi ile işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine;
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 4.723,61 TL harçtan, peşin alınan 1.180,91 TL harcın mahsubu ile toplam 3.542,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı taraf yararına AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 1.180,91 TL peşin harcın ve 8.233,00 TL bilirkişi ücreti ve posta giderleri olmak üzere toplam 9.8941,51 TL' nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Kullanılmayan gider avansı varsa karar hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!