Anahtar kelimeler: Sorgu Grubunda Kesen Kyb Kayden Doğumlu Yaş Görüşü Adalet Başvuran

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: HırsızlıkİNCELEME KONUSUKARAR
: MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre; kayden 15.09.1996 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun, suç tarihi olan 21.12.2012 günü itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunduğu, 5237 sayılı Kanun'un 66/2 ve 66/1-e maddeleri gereğince anılan suç yönünden dava zamanaşımı süresinin ise 5 yıl 4 ay olduğu, zamanaşımı süresini kesen son işlemin 18.12.2013 tarihli sorgu olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 03.04.2018 tarihi ile ikinci suçun suç tarihi olan 15.07.2020 tarihleri arasında 2 yıl 3 ay 12 gün zamanaşımı süresinin durduğu, suça sürüklenen çocuğun sorgu tarihi olan 18.12.2013 tarihi ile kararın açıklandığı tarih olan 21.03.2024 tarihi arasındaki süreden duran zamanaşımı süresi olan 2 yıl 3 ay 12 gün çıkartıldığında 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, davanın zamanaşımı sebebiyle düşürülmesi yerine yazılı şekilde suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlardaki hukuka aykırılıklara yönelik olarak gidilebilir.2. İncelemeye konu kararın; suça sürüklenen çocuğun ve müdafiinin yokluğunda verildiği, suça sürüklenen çocuğa anılan kararın tebliği için çıkarılan tebligatın muhatabın adreste tanınmadığından bahisle bila-ikmal iade edildiği, sonrasında ise suça sürüklenen çocuğa karar tebliği yapıldığına ilişkin dosya içerisinde ve UYAP'ta bir bilgi yahut belgeye rastlanılmadığı, kararın suça sürüklenen çocuk müdafiine ise usûlüne uygun olarak tebliğ edildiği; ancak suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından süresinde temyiz edilmediği ve buna göre hükmün istinaf edilmeden 16.04.2024 tarihinde kesinleştiğinden bahisle 17.04.2024 tarihli kesinleşme şerhi düzenlendiği anlaşılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 24.02.2022 tarihli ve ███████-573 Esas, ████████ Karar sayılı kararında "...sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir. Burada yapılan tebliğin, kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayı ve müdafinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması halinde eski hâle getirme imkânının bulunup bulunmadığının incelenerek koşullarının bulunması hâlinde eski hâle getirme talebinde bulunma imkânı amacı taşıdığından kanun yollarına başvurma süresinin müdafiye yapılan tebligat ile başladığı kabul edilmelidir." şeklinde yer alan kabul dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuğa yokluğunda verilen kararın usûlüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinin, bununla birlikte daha evvel Yargıtay bozmasından geçen dosyada, yasa yolunun temyiz olarak belirtilmesi gerekmesine karşın hükmün yasa yolu bildiriminde istinaf yolunun açık olduğu belirtilmek suretiyle suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin yanıltıldığının, ayrıca suça sürüklenen çocuk tarafından inceleme konusu karara yönelik 18.02.2025 tarihli dilekçe ile eski hâle iade ve infaz durdurma talebinde bulunulduğunun, Şırnak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2025 tarihli ek kararıyla itiraz yolu açık olmak üzere talebin reddine karar verildiğinin, ancak eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Kanun'un 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olmasına göre, Şırnak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2025 tarihli ek kararının (temyiz hakkının tanınmasına dair talebin reddi yönünden) yok hükmünde olduğunun anlaşılması karşısında; dosyanın temyiz yoluyla Yargıtay tarafından incelenmesi gerektiğinden inceleme konusu hükmün kesinleşmediği tespit edilmiştir.3. Henüz kesinleşmediği belirlene inceleme konusu hükmün, temyiz yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.