Anahtar kelimeler: Şar Hisseli Kurduklarını İkna Uyum Kardeşleri Ortağın Piyasa Arttırımına Eşit

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan RetİLK DERECE MAHKEMESİ
: Adana 2. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların kardeşleri..., ... ve ...ile birlikte eşit hisseli olarak davalı şirketi kurduklarını, her bir ortağın 960'şar payı bulunduğunu, ...'in, şirketin piyasa koşullarına uyum sağlaması ve yüksek miktarda kredi kullanılabilmesi için sermaye arttırımına gidilmesi konusunda müvekkillerini ikna etmesi sonucu 10.06.2009 tarih ve ... nolu ortaklar kurulu kararı ile şirketin sermayesinin 800.000,00 TL'ye yükseltildiğini, 3200 payın...'e, 3840 payın ...'e, ... payın ...'e, 3520 payın ...'e ve 16960 payın ...'e verildiğini, oysa davacılara ait taşınmazların hiçbir bedel alınmaksızın 04.06.2008 tarihinde şirkete sermaye olarak devredildiğini, buna rağmen müvekkillerinin hisselerinin artmadığı gibi düştüğünü, ...'in hiçbir bedel koymamasına rağmen payının arttığını, ...'in ortaklar kurulu kararını tek başına tanzim ederek şirketin diğer ortaklarına imzalattığını, müvekkillerine davalı şirketin aile şirketi olması nedeniyle önlerine koyulan tutanakların okumadan imzalatıldığını, önceki sermaye taahhüdü yerine getirilmeden yeniden sermaye artırım kararı alınmasının şirketin sermaye ihtiyacından ziyade ortakları zarara uğratma, ortaklık paylarını azaltmak amacıyla yapıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 381. maddesi uyarınca sermaye artırım kararının batıl olduğunu, şirket müdürü ...'in hile ile kardeşlerinden imza alarak ortaklık payını artırdığını, sermaye artırım kararının mutlak butlanla batıl olduğunu, bu nedenle hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini ileri sürerek 10.06.20 09... /02 nolu ortaklar kurulu kararının butlan ile malul olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu edilen 10.06.2009 tarihli genel kurulun tüm ortakların katılımıyla yapıldığı, kararın oybirliğiyle alındığı, davacıların ya da herhangi bir ortağın itirazı ya da muhalefeti olmadığı, karar 6762 sayılı Mülga Türk Ticaret Kanunu'nun (Mülga TTK) yürürlükte olduğu dönemde alındığı, gerek Mülga TTK'nın 381. maddesinde gerekse TTK'nın 445. maddesinde belirtilen 3 aylık süre içinde dava açılmadığı, kararın TTK'nın 447. maddesi gereğince mutlak butlan ile batıl olduğunun ileri sürüldüğü, karardan itibaren yaklaşık 13 yıl geçtiği, daha sonra başka genel kurul kararları da alındığı, diğer taraftan 16.11.2018 tarihli genel kurul kararı ile şirketin tasfiyesine karar verildiği, ortakların şirketin sermayesinin artırıldığından ve oluşan yeni pay durumundan 2009 yılından itibaren haberdar olduğu, bu pay durumuna göre sonraki genel kurulların yapıldığı, dava dilekçesinde bir taraftan ...'in sermaye artırmanın ve sermayenin en az 800.000,00 TL'ye çıkarmanın gerekliliği, ortaklar tarafından daha önce devredilen taşınmazlarla sermaye artışı yapılacağı konusunda bilgilendirdiği beyan edilirken, diğer taraftan ortaklar kurulu kararını okumadan imzaladıkları ve ...'in hile ile imza aldığının ileri sürüldüğü, davanın tasfiye kararından, soruşturma dosyasından ve mahkemenin ████████ D.iş sayılı dosyasında yapılan tespitten sonra açıldığından hakkın kötüye kullanılması niteliğinde görüldüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olduğu, davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, limited şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.