Anahtar kelimeler: Yağmaya Artırmayan Reddeder İsanık Beş Görüşü Yağma Suçlar Teşebbüs Talebi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Nitelikli yağma, yağmaya teşebbüsSUÇ TARİHLERİ
: 2013, 28.01.2019HÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaI-Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Karşı Temyiz Talebi Hakkında5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “ ... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ... ise ... hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.09.2024 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,II-Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere Karşı Temyiz Talebi HakkındaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A. İlk DereceSöke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c,, 53 maddeleri uyarınca 10... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.B. İstinafİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.01.2024 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiKatılanların ve tanığın beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, tedbir kararı için verdikleri miktarı dahi doğru söylemediklerininden beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, şikâyetçi beyanlarının kovuşturma aşamasında ayrıntılı alınması gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine aksi halde lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiMakinenin sıfır bedeli ile katılan beyanlarının uyuşmadığı, buna dair belgelerin, taraflarınca sunulan faturaların, tanık M.B.'nin mahkeme beyanlarının katılandan sorulması gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 150. maddesinin tartışılması gerektiğine, su vasfı tayinin yanlış olduğuna suç olsa dahi güveni kötüye kullanma suçunun oluşacağına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (c) bendinin yanı sıra (d) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından, bozma sebebi yapılmamıştır.2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık görülmemiştir.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,04.02.2026 tarihinde karar verildi.K A R Ş I O YSanık ...'nun iş yerinde 29.10.2019 günü yapılan aramada, alacaklısı ..., borçlusu ..., kefil olarak ...'nın bulunduğu 05.04.2013 ödeme tarihli 12.500,00 TL bedelli senet ve alacaklısı ..., borçlusu ..., kefili ... olan 20.04.2013 ödeme tarihli 12.500,00 TL bedelli senet ele geçirilerek el konulduğu, katılan ...'nın alınan beyanında özetle, "...'ın söylemesi üzerine sanık ... ile tanışıp konuştuklarını, sanığın kendilerine çok yakın davrandığını, ...'in adamı olarak öğrendikleri sanık ...'in de büroda bulunduğunu, ....'in büroya girmeden önce cep telefonlarını alarak dolaba koyduğunu, ...'in kendilerine "ben size bu 60 bin TL'yi borç olarak vereyim durumunuz iyileştiğinde birkaç ay sonra verirsiniz sıkıntı olmaz" dediğini ve nakit olarak 60 bin TL parayı ...'dan aldığını, bu parayı alırken ....'in de şahit olduğunu, parayı alırken ...'in hiçbir şekilde verdiği paradan faiz alacağıyla ilgili bir şey demediğini, aradan yaklaşık bir ay geçtikten sonra ...'in kendilerini para verdiği işyerine çağırması üzerine eşi ve baldızı ile işyerine gittiklerini, ...'in "ben bu parayı size hayrıma vermedim, bunun bana bir getirisi olması lazım, ben bu para ile mazot alsaydım daha çok kazanırdım, bu sebeple siz bana verdiğim para karşılığı %10 faiz vereceksiniz" dediğini, bu söylemlere eşinin ve baldızının şahit olduğunu, faiz verme konusuna karşı çıkarak durumlarının iyi olmadığını ve veremeyeceklerini söylemeleri üzerine ...'in sert bir şekilde bağırıp çağırarak belinde bulunan tabancasını çıkartıp masaya koyduğunu ve “bu faizi bana vereceksiniz” dediğini, kendilerinin çok korktuğunu ve bu arada ...'in 2 adet senet çıkardığını ve tabancasını sertçe masaya vurarak “bu senetleri imzalayacaksınız bu senetler size verdiğim 60 bin TL paranın fazine karşılık” dediğini, eşi ...'nın iki adet senedi yazdığını ve borçlu olarak imzaladığını, kendisinin de kefil olarak imzaladığını, bu iki senedin ifadesi esnasında fotokopileri gösterilen ve ...'in işyerinde yapılan aramada ele geçirilen 2 adet senet olduğunu, bu senetlerin kendisine ve eşine zorla imzalattırılması esnasında diğer sanık ...'in de odada olduğunu ve belinde bulunan silahını gösterip imzalamaları konusunda kendilerine baskı yaptığını, imzaladıkları bu senetlerde ...’in alacaklı kısmına ... yazdırdığını, bunu da kendisini arka planda tutmak için yaptığını düşündüğünü, ...'in senetleri zorla imzalatmasından sonra devamlı sıkıştırmaya başladığı için sus payı olması ve biraz müsaade etmesi için eşi ve baldızının....’ye gelerek 4 bin TL gibi miktarda parayı nakit olarak ...’e verdiklerini ancak karşılığında hiçbir belge verilmediğini, hatta devam eden süreçte bu iki senet ile ilgili ...'in İzmir İli .... İcra Dairesinden eşi hakkında icra işlemi başlattırdığını, yine senetlerin zorla imzalattırıldığı gün ...'in ayrıca size verdiğim 60 bin TL içinde teminat göstermeniz lazım” dediği, bunun üzerine 400 bin TL'ye aldıkları makineyi 60 bin TL'ye kağıt üzerinde zorla sattıklarını, devam eden günlerde işyerlerine ... ve ....'in teftiş eder gibisine gelip gittiklerini, ...'in işyerinde kullandıkları 2 adet kamyonlarını “biz satalım, parasıyla da bize olan borcunuzu ödersiniz” şeklinde teklifte bulunduğunu, o dönemde ne yapacaklarını bilemedikleri ve şaşkın bir vaziyette bulunduklarından dolayı ne derlerse kabul ettiklerini ve 2 adet kamyonlarını da satmalarını kabul ettiklerini, sanık ..., tanık ... ve iki kişinin daha işyerine geldiklerini, ...'in makineyi almaya geldiklerini, ...'in yanında gelen kişilerin makineyi söküp kamyona yüklediklerini " beyan ettiği, yine katılan ...'ın ve ...'nin baldızı tanık...'nin katılan ...'nin senetleri imzaladıkları güne dair anlatımlarını doğruladıkları, tanık ...'ın alınan beyanında ise özetle, "...'yi sanık ... ile tanıştırdığını, o dönemde ...'in tefecilik yaptığı yönünde duyumlarının olduğunu, ...’nın ...'den 60.000 TL civarında faizle para aldığını duyduğunu, ...’nin düştüğü maddi sıkıntı nedeniyle eşiyle birlikte Söke’ye gelmesi üzerine ...'in petrol ofisinde hep birlikte oturup konuştuklarını, bu esnada ...’nin işyerinde bulunan o dönemde yeni almış olduğu parke yapma makinesinin ...'in alacağı para karşılığında teminat olarak fatura üzerinden satışı yapıldığını öğrendiğini, fatura düzenlenirken orada bulunmadığı için ne yaşandığını bilmediğini, ...'nin ve eşinin tehdit edilip edilmediğini bilmediğini, gittiğinde sanık ...’in olup olmadığını hatırlamadığını, bir müddet sonra kendisine söylendiği üzere iki kamyonuyla ...’nin işyerine gittiğini, arkadan da ...'in geldiğini, temin edilen işçilerin makineyi söküp kamyonlara yüklediklerini, ayrıca makinenin beyin kısmını yani otomasyon kısmını ...'nin makineyi kuran kişilerden yardım isteyerek söktürdüğünü, bu esnada ... ve ailesi tarafından hiçbir itiraz olmadığını, kendisine ait 2 kamyonla gidilmesinin sebebinin ise 50.000 TL civarında alacağı olduğu için makine satılması halinde bu alacağını tahsil edecek olduğu için kamyonlarının kullanıldığını, yine ifadesi esnasında fotokopileri gösterilen alacaklı kısmında ismi ve soyismi yazılı, borçlu kısmında ise ... yazılı 12.500 TL tutarlı iki adet senetten bilgisinin olmadığını, bu senetlerin düzenlendiği esnada kendisinin olmadığını, neden alacaklı kısmına kendisinin isminin yazıldığını bilmediğini, senetlerin kesinlikle kendisinin bilgisi haricinde düzenlenen senetler olduğunu beyan ettiği, her ne kadar sanıklar üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de, sanık ...'in soruşturma aşamasında alınan savunmasında, ...'nin sanık ...'den faizle para aldığını ...'tan duyduğunu, yine ...'tan ...'nin aldığı borca karşılık işyerinde bulunan parke yapma makinesini teminat olarak ...'e sattığını duyduğunu, bir süre sonra ...'in "haciz işlemi başlamış" söylemi ile ... ile birlikte ...'nin işyerine gittiklerini, işyerinde haciz işlemi gerçekleştirildiğini, işyerinde kurulu bulunan ve ...'e teminat olarak satışı yapılan makinenin de haciz edileceğini duyunca ...'nın müdahale ettiğini ve makinenin işyerine ait olmadığını, ...'ye kiraya verildiğini söylediğini, bu esnada ... tarafından faks ile evrakların gönderildiğini ve makinenin haciz işlemi dışında tutulduğunu, aynı gün yada ertesi gün ...’nın 2 adet kamyonu ile ...’nın işyerinde bulunan makinesinin sökülüp Söke’ye ...’nun benzinliğinin bahçesine getirildiğini, makinenin sökülme ve getirilme aşamasında ... ile birlikte bulunduklarını, makinenin işyerinden alınırken ... ve ... hiç tepki vermediğini, bunu kendilerinin istediğini, devamla, ..., ... ve...'nin ...'den faizli para almalarından sonra 1 kere ofise gelerek ...'e elden para verdiklerine şahit olduğunu ancak miktarını bilmediğini" beyan ettiği, sanığın söz konusu beyanlarının zorla senet imzalatma gününe dair katılan beyanları ile uyumlu olduğu, sanığın katılan beyanı ile uyumlu olarak ..., ... ve...'nin birlikte faizli para almalarından sonra ofise geldiklerine şahit olduğunu beyan ettiği, sanığın bu yöndeki beyanlarının tevil yoluyla ikrar mahiyetinde olduğu, sanık ...'in katılanların bir tefeciden borç aldıklarını ve icralık oldukları için parke taşı makinesini üzerine geçirmek istedikleri ve bununla ilgili 60.000,00 TL'lik fatura kestikleri yönündeki beyanlarının ise tanık beyanları ile diğer sanık ...'in savunma içeriği nazara alındığında suçtan kurtulmaya yönelik kabul edildiği, katılanların beyanlarının olay günü orada olduğunun sanık ...'in soruşturma aşamasında alınan beyanı ile de sabit olan tanık...'nin ve yine tanık ...'nın beyanları ile desteklendiği, bu haliyle katılanların dosya kapsamında somut deliller ile desteklenen zorla senet imzalatıldığına ve yine aynı gün faizin teminatı olarak 400 bin TL'ye aldıkları makineyi 60 bin TL'ye kağıt üzerinde zorla sattıklarına yönelik beyanlarına mahkememizce itibar edildiği, sanığın katılan ...'ye borç para verdikten sonra, karşılığında faiz adı altında para talep ettiği, sanığın faiz karşılığı olarak ... ile birlikte katılanlara işyerinde ele geçen senetleri zorla imzalattığı, bu olay sırasında sanık ...'in bağırıp çağırarak belinde bulunan tabancasını çıkartıp masaya koyduğu ve “bu faizi bana vereceksiniz” dediği, diğer sanık ...'in ise belindeki silah göstererek katılanları tehdit ettiği, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri, katılanların sanıkların silahlı tehdidi sonucunda senetleri ve makinenin satışına yönelik evrakları imzaladıkları ve bu suretle ... ve ...'in birlikte hareket ederek katılanlar ... ve ...'ye yönelik silahla, birden fazla kişi ile yağma suçunu işledikleri gerekçesi ile sanıkların mahkûmiyetine karar verilmiş, söz konusu karar Daire çoğunluğu ile onanmıştır.Sayın çoğunluğun onama isteyen görüşüne katılmıyoruz. Şöyle ki; tanık ...'ın yargılamadaki yeminli beyanında; Müşteki ... ile aralarında ticari ilişkiler olduğu, kendisinden mazot alabileceği bir yer olup olmadığını sorduğunu, kendisini ...'e yönlendirdiğini, kendisinin ... ile ticari ilişkilerinin olduğunu, ticari ilişkilerini anlattığını, ...'in iş yerinde de ele geçen senetleri müşteki ...'den borcu karşılığı aldığını, ...'den mazot aldığı için senetleri müşteki ...'nin ...'e ödeyeceğini ancak ödemediğini, söz konusu senetlerin ... ve eşinden olan alacağına karşılık düzenlenmiş olduğunu belirttiği,Yağma suçu bir başkasının, kendisinin veya yakınının hayatına vücuduna veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malın alınması veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması olup, tehdidin buna elverişli nitelikte olması gerekir. 5237 sayılı Kanun'un 148. maddesinin 1. fıkrasında yağma suçunun temel şekli, 2. fıkrasında senedin yağması, 3. fıkrasında cebir karinesine yer verilmiş, 149. maddesinde nitelikli yağma, 150. maddesinde ise kişinin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla yağma suçunu işlemesi ile yağmada değer azlığı düzenlenmiştir.Suçun mağduru, aleyhine suç işlenen kimse yani suçun kurbanı ve doğrudan zarar görendir. Bu nedenle olayı yetkili mercilere intikal ettirebileceği gibi kamu davasında taraf olma hakkına da sahiptir.Maddi gerçeği arama mahkemelere verilmiştir. Bu durumda yargılanacak her uyuşmazlıkta; şüphelilik, uyuşmazlığın somut olması ve uyuşmazlığın çözümü şeklinde özellikler vardır. Öncelik olayın öğrenilmesidir. Olay ise delillerle öğrenilebilir. Deliller objektif bakımdan ihtimaldir. İhtimal belli dereceye gelince kanaat olacaktır. Şüphe yerini kanaate bıraktığında ispatta belirlilik ortaya çıkacaktır. Yani şüphenin yenilmesi ile belirliliğe ulaşılır. Ceza muhakemesinin asıl amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır. Buna ulaştıracak araç ise delillerdir. Eylemlerin bir suç olup olmadığının belirlenmesi için eylemin olup olmadığı delillerin yorumu ile saptanır.Ceza yargılamasında sanığın bir ve/veya birkaç olayda mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından ortada bir şüphe varsa, bu da mutlak surette sanık yararına değerlendirilmelidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz.Bu bilgiler ışığında somut olayımızda, sanıkların hiçbir aşamada suçlamayı kabul etmedikleri, sanıkların alacaklısı başka biri olan senet düzenlettirmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kaldı ki; senette alacaklı gözüken tanık ...'nın mahkemede yeminli ifadesinde senetlerin aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacak için düzenlendiğini, söz konusu senetlerin icra takibine konulduğunu, olaydan 6 yıl gibi uzun bir süreden sonra başka bir olay nedeni ile senetlere ulaşılması sonucu müştekilerin soyut beyanına göre hüküm kurulduğu, 6 yıldır müştekilerin şikâyet etmelerine engel olacak herhangi bir olayın olmadığı, taraflar arasında husumet bulunduğu, ceza dairemizin yaygın uygulamalarında bu tür olaylarda müşteki beyanlarının tek başına mahkûmiyet hükmü için yeterli görülmediğine yönelik bir çok kararının bulunduğu anlaşıldığından, sanıkların söz konusu yağma suçundan mahkûmiyetlerini gerektirecek nitelikte her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli delil bulunmadığından beraatleri yerine mahkûmiyeti cihetine gidilmesi görüşüne katılmıyoruz.