Anahtar kelimeler: Batıkentsincan Metro Kızılayçayyolu Yazma Tenfiz Bam Tanıma Projeleri Esaskarar Devri

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ████████
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ24. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ E.- ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Tanıma Ve TenfizİSTİNAF TALEBİNDEBULUNAN
: Davalı vekiliKARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZMA TARİHİ
: █████/2026Mahkemece verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:TALEP
: Davacı vekili; davalı ... İnşaat ile Ankara Büyükşehir Belediyesine ait M2 Kızılay-Çayyolu ve M3 Batıkent-Sincan metro projeleri kapsamında kurulan adi ortaklık ilişkisi çerçevesinde taraflar arasında yapılan tasfiye ve hisse devri sözleşmelerine rağmen davalının ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşmeler uyarınca uyuşmazlığın ICC tahkimi yoluyla çözümlendiğini ve verilen hakem kararı ile davalının toplam 2.961.200 Euro ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, ayrıca teminat amacıyla düzenlenen ve davalı tarafından verilen 436.660 Euro ve 263.340 Euro bedelli iki adet bono (toplam 700.000 Euro) bulunduğunu, davalının bu borçları ödemekten kaçındığını ileri sürerek, █████/2023 tarihli hakem kararının 5718 sayılı MÖHUK hükümleri uyarınca Türkiye'de aynen tanınması ve tenfizi ile icra kabiliyeti kazanmasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili; hakem kararının iptali için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde dava açıldığını, bu nedenle eldeki davada bekletici mesele yapılması gerektiğini, ayrıca uyuşmazlık konusu 700.000 Euro tutarlı bonoların teminat senedi niteliğinde olduğunu, buna rağmen hakem kararında bu hususun yeterince değerlendirilmediğini, kararın bu haliyle uygulanması halinde davalının aynı borcu iki kez ödeme riskiyle karşı karşıya kalacağını, tahkim yargılamasında taraf eşitliğini ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, hakemlerin tüm talepler hakkında karar vermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.MAHKEME KARARI
:Mahkemece; davanın kabulü ile; Uluslararası Ticaret Odası Tahkim Mahkemesi (ICC)'nin 26968/ELU (c.26978/ELU) sayılı 06.03.2023 tarihli kararının MÖHUK'un 60 ve devamı maddeleri ile New York Sözleşmesi uyarınca tanıma ve tenfizine karar verilmiş, verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna gidilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili istinaf talebinde, mahkemece verilen tanıma ve tenfiz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tahkim yargılamasında hakemlerin tarafların tüm iddia ve itirazlarını değerlendirmediğini ve özellikle 700.000 Euro bedelli bonoların teminat senedi niteliği taşıyıp taşımadığı hususunda açık bir hüküm kurulmadığını, bu durumun davalının aynı borcu mükerrer şekilde ödeme riskiyle karşı karşıya kalmasına yol açtığını, bu suretle kamu düzenine aykırılık oluştuğunu, ayrıca tahkim yargılamasında taraf eşitliği ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, davalıya savunma hakkını etkin kullanma imkânı tanınmadığını, hakem kararının 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu m.15 kapsamında iptal sebeplerini taşıdığını ve bu hususların mahkemece yeterince incelenmeden karar verildiğini ileri sürerek, kararının kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava, hakem kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir.Yabancı hakem kararlarının tanıma ve tenfiz taleplerine ilişkin olarak hukukumuzda uygulanacak olan temel düzenlemelerden ilki 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) 60 ilâ 63 üncü madde hükümleridir. Bununla birlikte yine MÖHUK’un 1/2 nci maddesi gereğince ülkemizin bu hususta taraf olduğu milletlerarası sözleşme ünde olup bunlar hakkında Anayasa’ya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Bu düzenlemelere göre yabancı hakem kararlarının tanıma ve tenfizi hususunda ülkemizin taraf olduğu milletlerarası bir sözleşmenin mevcudiyeti hâlinde öncelikle bu sözleşme hükümleri uygulama alanı bulacaktır.Nitekim ülkemizin de taraf olduğu 08.05.1991 tarihli ve 3731 sayılı Kanun ile onaylanan Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki 10.06.1958 tarihli New York Sözleşmesi (New York Sözleşmesi), yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizinde, MÖHUK’un 2/1 ve Anayasa’nın 90/son hükümleri kapsamında bir milletlerarası sözleşme olup anılan sözleşme, kapsamında yer alan yabancı hakem kararlarının tanıma ve tenfizi yönünden özel düzenleme olarak öncelikle uygulanacaktır. Dolayısıyla New York Sözleşmesi hükümleri kapsamı dışında kalan hakem kararlarının tanıma ve tenfizinde MÖHUK hükümleri uygulama alanı bulacaktır.New York sözleşmesinin 1 inci maddesi sözleşmenin uygulama alanını açık bir şekilde düzenleme altına almıştır. Buna göre sözleşme, gerçek veya tüzel kişiler arasında doğan uyuşmazlıklarda, tanınması ve tenfizi istenen devletten başka bir devlet toprağında verilen hakem kararlarının tanınmasına ve icrasına uygulanır. Sözleşme aynı zamanda tanınması ve tenfizi istenen devlette millî sayılmayan hakem kararları hakkında da uygulanır.Yabancı hakem kararının Türk kamu düzenine aykırı olup olmadığının denetlenmesi sırasında kararın içeriğinin kamu düzenine aykırı olup olmadığı değil, kararın ülkemizde icra edilmesinin ve kararın icrasının sonuçlarının Türk kamu düzenine aykırı olup olmadığı incelenmelidir. Zira tenfiz hâkimince, yabancı hakem kararı esastan incelenemez ve hukuka uygunluğu denetlenemez. Şu durumda tenfiz hâkiminin, tenfiz şartları dışında, kararın içeriği üzerinde incelemede bulunma hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Aksi hâlin kabulü, tenfiz hâkimini üst mahkeme görevini kendinde bulması şeklindeki bir sonuca götürecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████-660 e., █████████ k. sayılı ilamı)İstinaf olunan mahkeme kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa yönelik değerlendirmenin doğru olduğu, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında tahkim şartı bulunduğu, tahkim kararının iptaline yönelik itirazların işbu davada değerlendirilemeyeceği, yabancı hakem kararının Türk kamu düzenine ve genel ahlaka aykırılığının ispatlanamadığı, münhasıran Türk mahkemelerinin yetkisine giren bir konu olmadığı, kararın tenfiz şartlarının oluştuğu, buna göre verilen mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalının istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir.İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf talebinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Eksik alınan 304,40 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Başkane-imzalıdırÜyee-imzalıdırÜyee-imzalıdırKatipe-imzalıdır