Anahtar kelimeler: Aşkındır Birikimli Cerrahi Poliçenin Plastik Hekim Hayat Kapsadığını Uzmanı Vade

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2022/6 91... /1077 KararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Samsun Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: 2021/5 28... /153 KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Dr. ...'ın plastik cerrahi uzmanı olup 25 yılı aşkındır hekim olduğunu, davalı şirket ile aralarında 24.05.2001-24.05.2016 vade tarihli ... numaralı poliçe düzenlendiğini, poliçe gereğince müvekkilinin gerekli ödemeleri yaptığını, poliçenin birikimli hayat poliçesi olması yanında vefat ve mesleki maluliyet teminatlarını da kapsadığını, mesleki maluliyet teminat miktarının 28.000 USD olduğunu, müvekkilinin 2015 yılı içinde opere servikal diskopati rahatsızlığına yakalandığını ve çeşitli hastanelerde tedavi gördüğü ve ameliyat olduğunu, müvekkilinin plastik cerrah olup mesleği ve uzmanlığı bakımından %100 malul olduğunu, OMÜ tarafından sunulan görüşte müvekkilinin icra etmiş olduğu mesleği icabı %100 kesin ve daimi mesleksel maluliyetinin bulunduğunu, poliçe şartlarına göre müvekkilinin tam mesleksel maluliyetinin bulunduğunun kabul edildiğini, üniversitenin sunmuş olduğu raporda zaten müvekkilinin maluliyet durumunun en az 6 ay uzadığının kabul edildiğini, 22.904 USD sigorta tazminat alacağının sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının taleplerinin teminat dışı olduğunu, davacıya ait poliçenin 04.02.2016 tarihli talebi doğrultusunda 15.03.2016 tarihinde kapatıldığını ve kar paylı birikim ve getiri tutarı olan 16.507,69 USD karşılığı olan 47.692,37 TL'nin 16.03.2016 tarihinde ödendiğini, mahkemenin ████████ Esas sayılı dosyasında hükme esas alınan rapor ile 18.09.2018 tarihli ATK raporunun çelişkili olduğunu, davacının tam maluliyete uğradığını iddia etmişse de mesleğine halen devam ettiğini belirterek, alacağın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 22.904 USD'nin 02.02.2016 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince 6102 sayılı TTK'nın 1420. maddesinde "Sigorta sözleşmesinden ... bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482. madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar" düzenlemesinin yer aldığı, mahkemenin kesinleşen 11.09.2020 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında; dosyada rizikonun gerçekleştiğinin öğrenilmesiyle ilgili ilk raporun 26.06.2015 tarihli ... Hastanesi Sağlık Kurulu raporu olduğu, rizikonun bu tarihten itibaren başladığı kabul edilmiş olup, zamanaşımı hesaplaması TTK m.14 20... .06.2015 tarihli rapor üzerinden alınıp, hüküm bu hali ile kesinleştiği, Eldeki davada, rapor tarihi 26.06.2015 olup, kanunda öngörülen 6 yıllık zamanaşımı süresinin 26.06.2021 tarihinde dolduğu görülmektedir. Buna karşın 7226 sayılı kanunun Geçici 1.maddesi uyarınca "(1) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/███████ tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden, itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur." hükmünün getirildiği, , akabinde █████/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair" Cumhurbaşkanı Kararı ile süreler █████/2020 tarihine kadar uzatılmıştır. Düzenlemeye göre kalan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Yine 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 15.bendine göre "Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez." düzenlemelerinin bulunduğu, Kanunun öngördüğü zamanaşımı süresinin 26.06.2021 tarihinde doluyor olması, davanın 30.08.2021 tarihinde açılmış olması ve anılan tüm düzenlemeler dikkate alındığında; eldeki dava yönünden ... süreler nedeni ile talebin zamanaşımına uğramadığının anlaşıldığı, davalı yanın esasa ilişkin savunmaları değerlendirildiğinde ise, istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen mahkeme hükmünün bulunması nedeni ile yeniden değerlendirilmediği" gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; uyuşmazlık konusu alacağın yabancı para cinsinden ödenmesi talep edilmiş olup yabancı para cinsinden tahsili talep edilen alacağa hükmedilen faiz türü ve oranının hatalı olduğunu, zamanaşımı definin 6102 TTK yönünden değerlendirilmesi durumunda taleplerin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespiti için riziko tarihi ile muacceliyet tarihinin netleştirilmesi gerekmekte ise de mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını, dava konusu taleplerin teminat dışında olduğunu, bu nedenlerle mahkeme kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından hayat sigortası poliçesi düzenlenen davacının tazminat talebine ilişkindir.1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2 . Taraflar arasında 24.05.2001 başlangıç tarihli yaşadıkça isimli yaşam sigorta poliçesi tanzim edildiği, poliçede mesleki maluliyet teminatı bulunduğu görülmektedir. Davacının sigorta şirketine yaptığı başvuruyla mesleki maluliyet teminatının tarafına ödenmesini istediği, davalı tarafından 16.03.2016 tarihinde "kar paylı birikim ve getiri tutarı" olan 16.507,69 USD karşılığı 47.692,37 TL'nin ödendiği, davacının maluliyet teminatı talebi üzerine ████████ Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı, açılan kısmi davada taleple bağlı kalınarak 5.096 USD üzerinden hüküm kurulduğu, istinaf taleplerinin Samsun BAM 3. HD'nin 03.12.2020 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile esastan reddedilmesi üzerine kararın 03.12.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.Davacının alacağının muaccel olduğu tarihte yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1420/1. maddesindeki "Sigorta sözleşmesinden ... bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482. madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar" hükmü ile iki yıllık bir zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Buna göre, 6102 sayılı TTK'nın 1420/1. maddesi uyarınca, davacının mesleki maluliyetini 26.06.2015 tarihinde öğrendiği iş bu dava tarihi olan 30.08.2021 tarihinde iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle; davaya konu talebin özünü sigorta bedeli oluşturduğundan, TTK'nın 1420/1. maddesi gereği, alacağın muaccel olduğu tarihten sonraki 2 yılın sonunda davacı alacağının zamanaşımına uğradığı; TTK'nın 1420/1. maddesindeki altı yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının da mümkün olmadığı; ek davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı ve davalı vekilinin yasal sürede zamanaşımı def'ini ileri sürdüğü gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerekmiştir.VI. KARAR1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.