Anahtar kelimeler: Faturası Adreste Taşınır Tüketim Kaçak Tanzim Borçlunun Ara Malları Tahakkuk

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2026
NUMARASI
: ███████ E
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;davalı borçlunun kullanımında bulunan ... hizmet numaralı adreste █████/2025 tarihinde yapılan kontrolde kaçak elektrik kullanımının tespit edildiğini, davalı adına kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini, davalı adına 195.324,97-TL tutarında kaçak elektrik tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, tüm bu nedenlerle, öncelikle davalı borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karışlığında ihtiyati haciz konulmasına, davalı borçlunun İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine hükmolunulacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece █████/2025 tarihli ara karar ile ; talebin kabulüne, ( 214.662,14-TL) alacak yönünden alacağın %20'sine tekabül eden (42.932,42-TL) teminat karşılığında İİK'nun 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarının İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde İHTİYATEN HACZİNE, Borçlular ve 3.'ncü şahısların muhtemel zararına karşı alacak olan ve yukarıda belirtilen teminat vezneye yatırıldığında veya bu miktar kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesine şeklinde hüküm kurulmuştur.
Davalı tarafından sunulan █████/2026 tarihli dilekçesinde özetle; alacağın likit, muaccel ve kesin nitelikte olmadığını, muacceliyet koşulunun gerçekleşmediğini, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, tebligat eksikliği ve savunma hakkının sınırlandığını, hesaplamanın denetlenebilirliğinin bulunmadığını, davacının kendi tutanakları arasındaki çelişki ve talebin orantısız olduğunu, Tüm bu nedenlerle, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, bu talebin yerinde görülmezse talep fazlasının 19.337,17-TL yönünden haczin kaldırılmasına karar verilmesi istenmiştir.
Mahkemece █████/2026 tarihli ara karar ile" talep edenin alacağının dosyadaki belgelere göre rehinle temin edilmemiş olduğu, alacağının istenebilir olduğu, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan Kaçak/Usulsüz Elektirik Kullanım Tespit Tutanakları, bu tutanaklara istinaden düzenlenen faturalar vs. belgelerin kanaat verici belge niteliğinde olduğu, yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği kanaatine varıldığından" şeklindeki gerekçe ile İhtiyati Hacze İtirazın Reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu ;
Mahkemece verilen kararı, davalı istinaf etmiştir.
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; alacağın varlığının tartışmalı olduğu, yaklaşık ispatın sağlanmadığı, talebin dayanağı tutanağın güvenirliğinin şüpheli olduğu, ibraz edilen delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiği, Davacı tarafından sunulan video kaydının, bilgi ve rızası dışında, kendisi kasten oyalanıp,dikkati dağıtılarak gizlice elde edilmiş olduğunu,davacı tarafından talep edilen miktarın (195.324,97 TL) ile mahkemece hükmedilen ihtiyati haciz miktarı (214.662,14 TL) arasında 19.337,17 TL fark bulunduğu, bu durumun HMKm.26'da düzenlenen taleple bağlılık ilkesine açıkça aykırı olduğu, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.
HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davanın dayanağı olan İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında , dava dışı şirket ile davalı hakkında toplam 214.662,14-TL alacağın tahsili için ilamsız takip yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.
Davalı-borçlunun itiraz dilekçesinde , hakkında kaçak tutanağı düzenlenen şirketin temsilcisi olduğunu beyan ettiği ,kaçak kullanıma,tutanağa ,borca itiraz ettiği görülmektedir.
İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir.
2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir: Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”,
Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi;
“İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.
İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir.
6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içermektedir.
Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve █████████ E., ██████████ K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)
Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve ███████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır
Dosyadaki bilgi ,belgelere, takip dosyasındaki borca itiraz dilekçesi içeriğindeki ; şirket temsilcisi olduğuna dair beyanı dikkate alınarak ve tutanak düzenlenen yerle ilgisinin bulunmaıdğı yönünde bir beyanının da bulunmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede; talebin para alacağına ilişkin bulunduğu , somut olay ve dava konusu bakımından yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, dava konusu alacağın muaccel olduğu ve ödenmediği, rehin ile temin edilmediği, mevcut delil durumuna göre , İİK'nın 257. md. hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiği değerlendirilerek, tarafların hak ve menfaat dengesi ve ölçülülük ilkesi de gözetilerek, ilgili yönetmelikteki hesaplamada esas alınacak miktar ve süreye ilişkin düzenlemelere göre yargılamada sübut konusu ve varsa borç ve miktarı tesbit edileceğinden, yaklaşık ispat gözetilerek , yeterli teminat karşılığında (teminat süresinde yatırılmakla) davacının ihtiyati haciz talebinin kabulüne ve itirazın reddine karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı tarafın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!