Anahtar kelimeler: Karafirik Mezrasında Siverek Toplulaştırması Toplulaştırma Zımnen Tarla Geliştirme İçi Projesi

T.C.
D A N I Ş T A YDÖRDÜNCÜ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Genel MüdürlüğüVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı tarafından, Şanlıurfa İli, Siverek İlçesi, ... Köyü Karafirik Mezrasında Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan toplulaştırma işleminin ... ada ...parsel sayılı taşınmaz yönünden yeniden yapılması yönündeki ...tarih ... sayılı başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacıya ait olan kök ... sayılı parsel ile toplulaştırma sonucunda yeni verilen ... ada ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu konum, yola cepheli olma durumu, geometrik şekilleri, tarımsal faaliyet yönünden elverişlilik ve verimlilik esaslarına göre eşdeğer oldukları, eski kök parsel 20 hisseli iken yeni parselin iki müşterekli olduğu, davacının taşınmazından yapılan kamu yatırım payı kesintisinin yasal sınırın altında yapıldığı dolayısıyla dava konusu parselde yapılan toplulaştırma işleminin toplulaştırma amaç ve ilkeleri ile hukuka uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından davacı tarafından yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, karara esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen dava konusu parsellere ilişkin toplulaştırmanın nasıl yapılacağı hususunda anlaşmaya varıldığına dair █████/2017 tarihli tutanakta yer alan imzanın kendisine ait olmadığı halde bu husustaki itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığı, yapılan toplantı ve askıların nasıl ve ne şekilde yapıldığı ile ilgili herhangi bir bilgisinin olmadığı, tebligatların gereği gibi yapılmadığı, kendisine itiraz hakkı tanınmadığı, eski parselinin küçük parçalara bölündüğü, yeni verilen parsellerin birbirine uzaklığının değerlendirilmediği, tarlasına ulaşımının engellendiği, yeni verilen parselde büyük taş ve kayaların bulunduğu ayrıca yapılan DOP kesintilerinin fazla olduğu hususunun gerektiği gibi incelenmediği dolayısıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Cevap verilmemiştir.TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hükme bağlanmıştır.Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı'nın 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden, davacının hissedar olduğu kök ... sayılı parselde bulunan yaklaşık 193,5 dönümlük hissesine karşılık hakedişinin, davacının eski kök ... parselinden uzağa, eski hissesinin olmadığı kök ... ve ... parsele taşınarak iki ayrı parsele bölündüğü, yeni oluşturulan parsellerden yaklaşık 3 dönüm kamu yatırım payı kesintisi, bunun yanısıra yaklaşık 9 dönüm endeks farklılığı nedeniyle azaltım yapıldığı ve eski 20 hisseli kök parsel yerine yeni oluşturulan ... ada ... parselin iki ve ... ada ... parselin de dört hissedarlı olarak davacıya tahsis edildiği anlaşılmaktadır.Mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacıya ait olan kök ... sayılı parsel ile toplulaştırma sonucunda yeni verilen ... ada ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu konum, yola cepheli olma durumu, geometrik şekilleri, tarımsal faaliyet yönünden elverişlilik ve verimlilik esaslarına göre eşdeğer oldukları, eski kök parsel ... hisseli iken yeni parselin dört müşterekli olduğu, davacının taşınmazından yapılan kamu yatırım payı kesintisinin yasal sınırın altında yapıldığı, netice olarak dava konusu parselde yapılan toplulaştırma işleminin toplulaştırma ilkeleri ile hukuka uygun olarak tesis edildiği belirtildiğinden İdare Mahkemesince rapordaki tespitler esas alınarak davanın reddine karar verildiği görülmektedir.Uyuşmazlıkta, davacının eski kök ... parselinden hakedişinin bulunduğu yerden kök ... parsele taşınarak hissedarlar eşi ve eşinin kardeşi ... ve onun eşi ...'un diğer hissedarlar olduğu dört hisseli, ... ada ... parsel ile kendisi ve eşinin hissedar olduğu ... ada... parselde hissedar sayısı azaltılarak, hatta ... ada ...parselde aile işletmesi olacak şekilde hisselendirilerek yapılan dava konusu toplulaştırmanın arazinin mülkiyet hakkının kullanımının daha kolay, ekonomik ve verimli olması yönünden toplulaştırma tekniği ve hukuka uygun olduğu söylenebilir ise de maliklere mümkün mertebe eski taşınmazının bulunduğu yerden ve tek parça halinde verilmeye çalışılması aksi uygulamanın ise teknik ve hukuki yönden gerekçelendirilmesi gerektiği göz önünde bulundurulduğunda davacının yaklaşık 193,5 dönüm olan taşınmazının bulunduğu yerde verilmesi yerine uzağa taşınarak ve kullanım bütünlüğü bozularak iki ayrı parselde, birbirine mesafeli ve hisseli olarak verilmesinin toplulaştırma tekniğine ve amacına uygun olmadığı ayrıca yapılan toplulaştırmada eski taşınmaz yerine verilen yeni parsellerde bulunan tarıma elverişsiz taşlık alanın yüzölçümü göz önünde bulundurularak işlem yapılmasının hakkaniyete uygun olacağı, öte yandan taşınmazların eşdeğer verimlilikte, parsel derecelendirmelerinin benzer olduğu anılan bilirkişi raporunda değerlendirilmesine karşın endeks farklılığı kaynaklı alan azalmasının yaklaşık 9,6 dönüm civarı önemli bir yüzölçümüne tekabül ettiği gözetildiğinde bu hususun da ayrıntılı olarak denetime elverişli belgelerle gerekçelendirilmeksizin yapılan dava konusu toplulaştırma işleminde anılan parseller yönünden hukuka uygunluk görülmemiştir.Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin kabulüne,2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.